İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/929 E. 2026/489 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/929
Karar No
2026/489
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/929 KARAR NO : 2026/489

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03.07.2025 KARAR TARİHİ : 12.05.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ----- plakalı aracını müvekkili şirkete kasko sigortası ile sigortalattığını, 12.05.2024 tarihinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında ---- sevk ve idaresindeki ------- plakalı çekicinin asli kusurlu olarak arkadan çarpması sonucu sigortalı aracın hasar gördüğünü, hasar tespiti için bağımsız ekspertiz müessesine başvurulduğunu, 06.06.2024 tarihli ekspertiz raporu ile hasar miktarının 290.753,91-TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin ----- firmalarına toplam 290.753,90-TL tutarında tazminat ödemesi yaptığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472/1 maddesi uyarınca kanuni halefiyet gereği alacaklı sıfatını kazandığını, sigortalıdan alınan kasko taahhüt belgesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve devamı maddeleri gereğince de hak sahibi olduğunu, kazaya sebebiyet veren çekicinin olay tarihinde ---- Şirketi adına kayıtlı olduğunu, diğer davalı ---- ise zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, ödenen tazminatın bir kısmının ---- tahsil edildiğini, kalan 200.000,00-TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini, ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasında takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle; alacağın teminatsız olması nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 258/1 maddesi uyarınca davalı ------Şirketi'nin malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını, davalıların icra takibine yönelik haksız itirazlarının iptali ile takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ihtiyati haciz ve tedbir taleplerinin İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesi uyarınca yasal koşulları taşımadığını, kambiyo senedine dayanmayan ve rehinle temin edilmemiş bir alacak için yaklaşık ispatın sağlanamadığını, davalının mal kaçırma girişiminin bulunmadığını, ----- plakalı aracın --- yüksek limitli sigorta poliçeleri ile teminat altına alındığını, dava konusu meblağın sigorta şirketlerinden tahsilinin mümkün olduğunu, ---- Bölge Adliye Mahkemesi --- Hukuk Dairesi'nin ------ karar sayılı dosyasında benzer bir olayda orantılılık koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin elli altı işçi istihdam eden, 2025 yılında 1.400.000.000-TL ciro yapan ve otuz beş ülkeye ihracat gerçekleştiren saygın bir firma olduğunu, ihtiyati haciz kararının şirketin ticari itibarına ve ekonomik yapısına telafisi imkansız zararlar vereceğini, davanın esasına yönelik olarak ise alacağın fatura ve belgelere dayalı olup objektif denetlenebilir raporlarla saptanmadığını, kaza mahallinde hasar tespiti yaptırılmadığını, davalı şirket aleyhine dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, uyuşmazlığın sigorta şirketleri ile davacı arasında çözülmesi gerektiğini, davalı şirketin kötüniyetli olmadığını ve alacağın likit olmadığını, tüm bu nedenlerle; ihtiyati haciz talebinin reddini,---- plakalı araç için ---. nezdinde düzenlenen ----- numaralı poliçe nedeniyle davanın ----. firmasına ihbarını, davanın esastan reddini, icra inkar tazminatı talebinin reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirkette bulunan ZMMS poliçe limitinin 400.000,00-TL olduğunu, 30.12.2024 tarihinde 42.825,70-TL maddi hasar, 17.02.2025 tarihinde ---- 20.000,00-TL değer kaybı, 01.07.2024 tarihinde ---- 200.000,00-TL maddi hasar ve 30.07.2025 tarihinde --- 137.174,30-TL maddi hasar ödenmesi neticesinde poliçe limitinin tükendiğini, sigorta şirketleri arasındaki ödemelerin aylık toplu yapılması nedeniyle ilgili şirketlere müzekkere yazılmasını talep ettiğini, davacının dayandığı delillerin tarafına tebliğ edilmediğini ve bu usuli eksiklik giderilene kadar cevap verme hakkını saklı tuttuğunu, 18.12.2018 tarihli yasal değişiklik uyarınca arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, icra dosyasının celbi ile bir yıllık hak düşürücü sürenin ve alacak zaman aşımının araştırılmasını, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince sigortacıya usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarının gerçeği yansıtmadığını, kusur tayini için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, müvekkil şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle; davanın dava şartı yokluğundan veya esastan reddini, aksi halde sorumluluğun poliçe limiti ve kusur oranıyla sınırlandırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davacı tarafından kasko sigortası ile sigortalanan ----plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan ve diğer davalının maliki olduğu --- plakalı çekici ve buna bağlı ------ plakalı yarı römorku ile 12.05.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mal sigortaları türünden olan Kasko Sigorta Genel Şartlarının teminatın kapsamını belirlenen A.1. maddesine göre, gerek hareket ve gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında aracı ani ve harici etkiler sonucunda sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisime çarpması ... gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyetle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu oluşan maddi zararlar bu tür sigortanın teminatı kapsamındadır. TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Davanın ZMMS poliçesi ile sigortalayan sigorta şirketine, araç malikine ve araç sürücüsüne karşı açılması sebebiyle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir.Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır. İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı taraf, talebini zarara sebep olan araç sürücüsüne, araç malikine ya da her ikisine karşı ileri sürebilir. KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir.Kaza tespit tutanağında; sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı çekici ve buna bağlı ------ plakalı yarı römorku ile yolun sağ şeridinden ---- istikametine seyir esnasında, ----- ışıklı kavşağına yaklaşık 200 metre kala duramayarak, hemen önünde kırmızı ışık yandığı için bekleyen sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araca aracının ön tarafı ile arkadan çarpması ve bu aracın sol şeride geçerek yolun sol şeridinde seyreden önündeki araç sürücüsü --- idaresindeki ---- plakalı araca ve bu aracın önündeki sürücüsü ---- idaresindeki ----- plakalı araca çarpması sonucu dört araçlı zincirleme yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. --- plakalı araç, ------ poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 29.12.2023 tarihi ile 29.12.2024 tarihi arasında geçerli olmak üzere davacı sigorta şirketi tarafından rayiç değer üzerinden sigortalanmıştır. Davalı ---- ait --- plakalı çekici, ------ poliçe numaralı karayolları motorlu araçlar zorunla mali sorumluluk sigorta poliçesi ile 31.01.2024 tarihi ile 31.01.2025 tarihi arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır. Kaza tarihinde araç başına maddi 200.000,00 TL, kaza başına maddi 400.000,00 TL teminat bulunmaktadır. Ayrıca poliçede 5.000.000,00 TL İMM klozu bulunmaktadır. Davacı tarafından kasko sigortası ile sigortalanan ---- plakalı aracın dava konusu hasarla ilgili davacı tarafından ---- numaralı hasar dosyası açılmış ve yapılan ekspertiz sonucunda, 16.06.2024 tarihli ekspertiz raporunda araçta tespit edilmiş olan KDV dahil 290.753,90 TL hasar bedelinin, 14.06.2024 tarihinde tedarikçi firmaya 3.120,00 TL ve 12.07.2024 tarihinde aracın onarımını yapan anlaşmalı Servise 287.633,90 TL olmak üzere toplam 290.753,90 TL ödenmiştir. Davacı tarafından, ödenen 290.753,90 TL tazminatın rücuen tahsili amacıyla dava dışı ------ başvurmuş ve ZMS/Trafik Sigortası limitini aşan 90.753,90 TL'nin -----. tarafından davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı ZMM sigortacısı sigorta şirketi tarafından; 01.07.2024 tarihinde ----- 200.000,00 TL, 30.12.2024 tarihinde ---- 42.825,70 TL, 17.02.2025 ----- 20.000,00 TL değer kaybı ve 30.07.2025 tarihinde (dava tarihi olan 03.07.2025 tarihinden sonra) davacıya 137.174,30 TL ödeme yapılmıştır. Bu haliyle davalı sigorta şirketi tarafından toplam 400.000,00 TL ödeme yapılmış ve poliçe teminatı tükenmiştir. Davacı tarafından davalılar ve dava dışı ---aleyhine ----- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı icra dosyasında 200.000,00 TL asıl alacak ve 44.802,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 244.802,74 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalıların itirazı üzerine takibin davalılar yönünden durduğu, davacı tarafça somut davada itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu kazadaki kusur durumu ve davacı tarafından sigortalanan araçtaki zararın tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından ZMM kapsamında sigortalanan ve diğer davalı şirketin maliki olduğu araç sürücüsünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacı tarafından sigortalanan araçtaki hasar bedelinin 290.753,90 TL olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından ZMM kapsamında sigortalanan ve diğer davalı şirketin maliki olduğu araç sürücüsünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacı tarafından sigortalanan araçtaki hasar bedelinin 290.753,90 TL olduğu sonucuna varılmıştır.Davacı tarafından sigortalısı için ödenen 290.753,90 TL'nin gerçek zararı yansıttığı ve davacı tarafından icra takibine konu edilen 200.000,00 TL asıl alacak talebinde haklı olduğu sonucuna varılmıştır.Dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 137.174,30 TL ödeme yapılmış ve yukarıda açıklandığı üzere ZMMS poliçe teminatı tükendiğinden davalı sigorta şirketinin asıl alacak yönünden, yapılan ödeme miktarını aşacak bedelden sorumluluğu kalmadığı anlaşılmış ve dava tarihinden sonra yapılan ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, asıl alacaktan bakiye kalan zarardan araç maliki davalı şirketin sorumluluğunun devamına karar verilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde; “...Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içerisinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi yer almaktadır. Davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi, davaya konu kazanın sigorta şirketine ihtar ya da ihbar edildiği tarihten itibaren sekiz iş günü sonrasıdır. Somut davada, davacının davalı sigorta şirketine 17.07.2024 tarihinde başvuru yaptığı, sekiz iş günü sonunda 30.07.2024 tarihinde temerrütün gerçekleştiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden 30.07.2024 tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş faiz hesaplanmış ve davalı sigorta şirketinin takip tarihi itibariyle işlemiş faiz sorumluluğunun 30.728,92 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı malik şirket yönünden, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi ile icra takip tarihi arasında işlemiş faiz sorumluluğu bulunduğundan takip talebinde talep edilen 44.802,74 TL işlemiş faizden sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle; davalı---- Şirketi ve davalı ----Şirketi yönünden takip tarihi itibariyle 137.174,30 TL asıl alacak ve 30.728,92 TL işlemiş faiz olmak üzere ve müştereken ve müteselsilen olmak üzere takibin devamına, davalı ----- Şirketi'nin 30.07.2025 tarihinde davacıya yaptığı 137.174,30 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, bakiye kalan asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden davalı araç maliki şirketin sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Davacının alacağının belirli olmadığı, alacağın yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile belirli hale geldiği, buna göre alacağın likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne; ---- İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı icra dosyasına davalılarca yapılan itirazın iptaline, A)Davalı ---- Şirketi ve davalı ------ Şirketi yönünden takip tarihi itibariyle 137.174,30 TL asıl alacak ve 30.728,92 TL işlemiş faiz olmak üzere ve müştereken ve müteselsilen olmak üzere takibin devamına, davalı----- Şirketi'nin 30.07.2025 tarihinde davacıya yaptığı 137.174,30 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, B)Davalı -------Şirketi'nin yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, hükmün "1/A" maddesinden bakiye kalan asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden takibin devamına, C) İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 11.469,47-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 2.956,61-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 1.224,01-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 7.288,85-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan toplam 4.180,62-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti, 327,90-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 19.030,80-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/929, K. 2026/489, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-929-e-2026-489-k-f91520b81e47