İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/922 E. 2026/1012 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/922
- Karar No
- 2026/1012
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2025/922 KARAR NO : 2026/1012
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 16.12.2025 KARAR TARİHİ : 02.11.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin .... Müdürlüğü hizmet sahasında bulunan, "..." adresinde, 30.10.2024 tarihinde, davalı ... tarafından yapılan/ yaptırılan çalışmalar esnasında davacı kuruma ait fiberoptik kablolar ile alt yapı tesislerine hasar verildiğini, hasarın ardından, müvekkili şirket teknik elemanlarınca hasar durumunun tutanakla tespit edildiğini, ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirket çalışanları tarafından hasar tespit edilmiş olup, hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetveli düzenlendiğini, akabinde kamu hizmeti niteliğinde olan iletişim hizmetinin aksamaması için ivedilikle hasarın giderilmesi adına gerekli çalışmalar yapıldığını, arızanın giderildiğini, zararın tazmini ve alacağın tahsilini sağlamak amacıyla ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20'sinden az olmamak üzere davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu hasarın tarihi itibariyle ileride doğabilecek bir ihtilaf halinde ihtiyaten zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davada idari yargı yerlerinin görevli olduğunu (Emsal;Uyuşmazlık Mahkemesinin Esas No: ...Karar No: ...Karar Tarih: 29/11/2021, Uyuşmazlık Mahkemesinin Esas No:...Karar No: ... Karar Tarih: 27/12/2021tarihli), müvekkili idarenin müteahhit firması olan; ... Şirketi, ...Şirketi İş Ortaklığı tarafından “...” kapsamında; çalışma yapıldığını, davanın bu firmalara ihbarını istediklerini, dolayısıyla iş bu davada husumetin müvekkili idareye de yöneltilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup müvekkili idare açısından davanın husumetten yönünden reddi gerektiğini, zararın illiyet bağının ispatı gerektiğini, davacının kendi çalışanları olan tanık dinletme talebini kabul etmediklerini, talep edilen zararın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; haksız fiil nedeniyle verilen zarar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir husus bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği hasara neden olan olayda, mahkemenin davada görevli olup olmadığı, davalıların davada pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, var ise olayda tarafların kusur oranları ve varsa davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Görev Yönünden; Davalılar vekilleri davaya bakmaya idari yargı yarlerinin görevli olduğunu belirterek yargı yolu görev itirazında bulunmuştur. Öncelikle; Her ne kadar davalı ...'nin hizmet kusurundan dolayı taraf olduğu davalarda adli yargı mahkemelerinin davaya bakmaya görevli olmadığı, uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı mahkemeleri olduğuna dair uyuşmazlık mahkemesi kararları bulunmakta ise de (Emsal; 05/02/2024 tarih ve ... E. ... K.ile 27/11/2023 tarih ve ... E. ..K.ile 27/12/2021 tarih ve ... E.... K.vb), İstanbul BAM 4.HD.ise farklı düşünmektedir. Yargıtay HGK’nın 21/09/1983 gün ve ...E....K. ile 29/11/1995 gün ve ... E. ... K. sayılı kararlarına atıf yaparak, ...'nin 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı, haksız eylem teşkil eden faaliyetten kaynaklanan uyuşmazlığın yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi doğru olduğu kabul edilerek ...'nin bu yöndeki istinaf sebeplerini, yine ilk derece mahkemelerince verilen "...Hizmet kusurundan kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine.." yönelik kararları yerinde bulmamaktadır (Emsal: Dairenin 24/09/2025 tarih ve... E. ...K. İle 05/02/2025 tarih ve ... E. ... K. İle 29/01/2025 tarih ve ... E. ... K.ile 29/01/2025 tarih ve ...E.... K.ile 31/10/2024 tarih ve ... E....K.ile 29/05/2024 tarih ve ... E. ... K.ile 17/04/2024 tarih ve... E. .. K.ile 20/03/2024 tarih ve... E.... K.ile 25/10/2023 tarih ve ...E. ... K.ile 20/09/2023 tarih ve ...E. ... K.ile 07/06/2023 tarih ve ...E....K.ile 27/10/2022 tarih ve ... E....K.ile 14/03/2022 tarih ve... E.... K.vb). Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına direnmek usul hukuku açısından mümkün değildir. AHİM uygulamaları dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemeleri yargı çevresindeki emsal uyuşmazlıklar yönünden farklı ilk derece mahkeme kararlarının varlığı adil yargılanma hakkının ihlaline, hukuki istikrar ve güvenin bozulmasına yol açar. Bu nedenle aksine uygulama hukuki istikrar, güven ve adil yargılanma haklarına zarar vereceğinden İstanbul BAM 4.HD.nin yukarıdaki açıklanan görüşüne uymanın zorunlu olduğu düşünülmüştür. Aksi halde her dosyada dairenin görüşünü bilerek görevsizlik kararı verip daireyi bu kararları da kaldırmaya zorlamak anlamına gelebilecek eylemli direnme kararı niteliğinde karar vermek doğru görülmemiştir. Bu nedenle söz konusu kararların kaldırılması ve Uyuşmazlık Mahkemesinin içtihalarında belirtilen hizmet kusurundan kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddi yoluna gidilmemiş, yargılamaya devam edilmiştir. Hak Düşürücü Süre Yönünden; 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 05.05.2025 tarihinde, davalı aleyhine, dava konusu olaya dayanarak, 3.092,38.-TL asıl alacak, 789,02.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.881,40.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 12.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08.05.2025 tarihinde Büyükçekmece İcra Müdürlükleri yetkili olduğundan icra dairesinin yetkisine, hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek takibi durduğu, davacının da 16.12.2025 tarihinde 3.881,40 .-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Zamanaşımı Def'i Yönünden; Davalı/borçlu vekilinin ödeme emrine karşı verdiği borca itiraz dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, bu def'inin yargılamada incelenmesi gerektiği (Emsal: Yargıtay HGK.nun 22.09.2021 tarih ve ... E. ...K.) gibi cevap dilekçesinde de zamanaşımı def'inde bulunduğu, davalıya dava dilekçesinin 25.12.2025 tarihinde tebliğ edildiği, 25.12.2025 tarihinde davaya cevap verildiği, zamanaşımı def'inin süresi içerisinde yapıldığı, davanın haksız fiile dayanan tazminat davası olduğu, TBK.nun 72.maddesi gereğince davanın 2-10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, dosya içeriğine göre hasar tarihinin 30.10.2024 olduğu, hasar tazminatının 05.05.2025 tarihinde icra takibi başlatılarak talep edildiği, TBK.nun 154/2.maddesi gereğince zamanaşımının kesildiği, davanın da 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 16.12.2025 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir. Husumet İtirazı Yönünden; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde kazıyı yapan firmanın yüklenicisinin dava dışı firmalar olduğunu, kendilerinin eser sahibi olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuş ise de iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin “adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de Türk Borçlar Kanunu’nun 66. maddesi hükmü uyarınca müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağından (Emsal; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E...., K...., T. 17.11.2009 ) davalı vekilinin husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; ... Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü'nün ... tarih ve ..... sayılı yazıları ile "İlgi yazınızda; Davacı, ...ŞİRKETİ ile Davalı, ... MÜDÜRLÜĞÜ arasında mahkemenizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davası nedeniyle; kayıtlarımızı tetkiki ile 30.10.2024 tarihinde, dava konusu "..." adresinde yapılan kazı çalışmalarına ilişkin altyapı ruhsat formu (kazı izin belgesi), spot (kazı krokisi) ve çalışma yapılan yerin fotoğraflarının ve sair tüm kayıtların eksiksiz bir şekilde çıkartılarak, mahkemenize gönderilmesi istenmektedir. Bahse konu kazı çalışmalarına ait altyapı kazı izinlerinin, ...'nin yetki ve sorumluluğunda bulunan AYBİS (Altyapı Bilgi Sistemi) üzerinden düzenlendiği anlaşılmıştır. AYBİS sistemi üzerinde yapılan sorgulamada ... tarihli ve ... ruhsat numaralı,... tarihli ve ... ruhsat numaralı kazı ruhsatlarının mevcut olduğu görülmüştür. Söz konusu kazı izinleri ve bunlara ilişkin detaylı bilgi ve belgeler İstanbul Büyükşehir Belediyesi ilgili birimlerine... tarih ve ... sayılı yazımız ile tarafınıza cevap verilmesi hususunda bilgi verilmiştir." denilmiştir. ... Başkanlığı İstanbul Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazıları ile "İlgi yazıda; Davacı, ... ŞİRKETİ ile Davalı, ... MÜDÜRLÜĞÜ arasında mahkemenizde görülmekte olan itirazın iptali davası nedeni ile ilgili bilgi ve belge talep edilmiştir. İlgi yazıda belirtilen ... adresinin de olduğu;...'ne 219 metrelik “Kanal Onarım” kazısı için 25.10.2024 — 30.11.2024 tarihleri arasında ... sayılı Altyapı Kazı Ruhsatının verildiği tespit edilmiş olup, bahse konu ruhsata ait kazı krokisi, ve çalışma yapılan yerin güzergah fotoları yazımız ekinde mahkemenize gönderilmiştir." denilmiştir. Mahkememizce alınan 07.09.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; (1) Hasarın davalı ... ile yüklenicisi ve ihbar olunan ...ŞTİ + ... tarafından "...” kapsamında yapılan kazı çalışmasında hasarın meydana geldiği, (2) Davacı davalı aleyhine ... 29. İcra Dairesinin ...E. sayılı ödeme emrinde 3.092,38 TL asıl alacak ve 789,02 TL faizi olmak üzere toplam 3.881,40 TL İcra takibinin olduğu, (3) Dava konusu mahalde davacıya ait alt yapının usulüne uygun şekilde inşa edilmediği, (4) Yukarda izah edilen nedenlerden dolayı davacının %50, davalı ... ile yüklenicisi ve ihbar olunan .....ŞTİ + ....ŞTİ. İş ORTAKLIĞI nın müştereken %50 oranında kusurlu oldukları, (5) Davacının gerçek zararının 3.088,72 TL asıl alacak ve 776,04 TL faiz olmak üzere toplam 3.864,76 TL hesaplandığı, (6) Davacı, davalllardan gerçek zararın %50 oranında 3.864,76 TL x %50 = 1.932,38 TL alacaklı olduğu, (7) ... 29. İcra Dairesinin ... Esas sayılı Takibin hesaplanan 1.932,38 TL’den devam etmesinin gerektiği, alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Tarafların Kusur ve Sorumlulukları Yönünden; Bilirkişi heyeti raporuna göre; Dava konusu mahalde, davalının denetiminde yapılan kazı çalışması sırasında, davacıya ait fiber optik kablo tesisine zarar verildiği, davacı ilgili çevrede oluşan kesintisinin giderilmesi için oluşan hasarı giderdiği, dosya kapsamında mevcut 30.10.2024 tarihli hasar tutanağı, hasar süreci bilgilendirme formu, fotoğraflar ve diğer yazışmaların değerlendirilmesinin neticesinde, davalı denetiminde yapılan kazı çalışmasında davacının fiber optik hatlarına zarar verdiği tespit edildiği, dava dosyasına sunulan fotoğrafların incelenmesinden davacı şirketin fiberoptik kabloların yeterli derinlikte tesis edilmediği, boru içerisinden geçirilen fiber optik kablonun alt ve üstüne darbelere karşı güvenliğinin sağlanmasının gerektiği, kablo zergengahı boyunca ikaz bandı sermediği, bu yüzden davacının % 50 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafın da kazı çalışmalarına başlanılmadan Alt yapı Kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, hasarın meydana geldiği adreste alt yapı kazı ruhsatının alındığı kazı ruhsatı alınmış olsa bile davalı denetiminde yapılan kazı çalışmasında, bölgede alt yapısı olabilecek davacıya uyarı yapılmadan, davacıdan gözcü talep etmeden ve alt yapı araştırması yapmadan kazıya başladığı, davalıların tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle hasara sebebiyet verildiği, bu nedenle % 50 oranında kusurlu olduğu yönündeki tespit oluşa ve dosya kapsamına uygundur. Bu nedenle söz konusu kusur oranlaması mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Zarar Yönünden; Olay nedeniyle meydana gelen hasarın giderilmesi, 3.kişi taşeron firma konumundaki ... LTD.ŞTİ tarafından yapılan gerekli malzeme bedellerini kapsayan 1.205,94 TL malzeme bedeli ve 1.885,78 TL tutarındaki işçilik tutarı olmak üzere toplam 3.088,72 TL olarak hesaplandığı, raporun 5.sayfasında tablo ile gösterildiği, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı olan 3.092,38.-TL ile hemen hemen aynı olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporuna itibar edilerek zararın bu miktar olduğunun kabulüyle, taraflar eşit kusurlu olduğundan davacının talep edebileceği zarar miktarı (3.088,72.-TL : 2=) 1.544,36.-TL olarak belirlenmiştir. İşlemiş faiz yönünden ise; hasar tarihi olan 30.10.2024 ile takip tarihi olan 05.05.2025 arası işlemiş avans faizi 388,02.-TL olarak hesaplanmıştır (...). Buna göre davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 1.544,36.-TL asıl alacak + 381,77.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.926,13.-TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. İcra takibine konu alacak likit olmadığından, kusur durumu, tazminat hesabı gibi hususların netleştirilmesinin yargılamaya ihtiyaç duyması nedeniyle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebi ile davacının kötü niyetli takip başlattığının ispat edilememesi nedeniyle davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının ... 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 1.544,36.-TL asıl alacak, 381,77.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.926,13.-TL üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 732,00-TL olup, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç toplamı 1.230,80-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 182,80-TL, bilirkişi ücreti 27.500,00-TL'den oluşan 27.685,80-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 13.738,97-TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK DAVCIYA ÖDENMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 1.926,13-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 1.955,27-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; A) 2.282,73-TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK, B) 2.317,27-TL'sinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/11/2026
KATİP ¸e-imzalıdır
HAKİM ¸e-imzalıdır