İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/916 E. 2026/32 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/916
- Karar No
- 2026/32
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/916 Esas KARAR NO : 2026/32
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 10/10/2025 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; 08/10/2025 tarihinde ... Mahallesi ... Cad. ... Kapı No:4 D:Z28 Bahçelievler/İstanbul adresindeki deponun kapanışı ile ilgili noter onaylı evrak talep edildiği, şirket Genel Kurul Müzakere Defteri'nin şirketin muhasebe işlemlerini takip eden Mali Müşavir ile görüşüldüğü, ancak 08/10/2025 tarihinde noter kapanışı yapılan defterlerin araçla taşınarak dağıtımı yapıldığı sırada kaybolduğunun öğrenildiğini belirterek, Genel Kurul Müzakere Defterinin zayi olduğuna dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, SGK yazı cevabı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; TTK 82. Md gereğince davacı Genel Kurul Müzakere Defterinin zayi olması nedeni ile zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu Madde 82/7 maddesinde; Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Davacının söz konusu TTK 82/7. maddesindeki düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması gerekmektedir. TTK'nın 82. maddesinde neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmemiş, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir. Bu nedenle, talebe konu belgelerin somutlaştırılması gerekmekte olup, genel kapsamlı bir zayi kararı verilmesi mümkün değildir. (Yargıtay 11. HD 08.12.2014 tarih ve 2014/12543 E.-2014/19170 K. Sayılı ilamı) Yine, ticari defter ve belgeleri için zayi belgesi düzenlenmesini talep eden tarafın zayi olduğunu iddia ettiği ticari defter ve belgelerin mevcudiyetine karine teşkil edecek ve bu konuda olumlu kanaat edinmesini sağlayacak bilgi ve belgeleri ibraz etmesi gerekir. 6102 Sayılı TTK'nin 18/2 maddesine göre her tacirin , ticarethanesine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan hususlar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; talep dilekçesindeki açıklama ve anlatıma göre talep eden şirketin ticari defterinin kaybolduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere uyuşmazlığın hukuki niteliği dava dilekçesindeki açıklamalara göre değerlendirilir. Buna göre somut olayda ticari defterinin kaybolmasının yasanın aradığı esasen mücbir sebepler olan yangın, sel ve deprem nedenlerine girmediği gibi; yasadaki gibi ifadesinden mütevellit her türlü tedbir ve dikkate rağmen defterin irade dışında kayıp edildiğine yönelik bir husus da bulunmadığı, esasen ticari defterinin 'keyfe keder' kayıp edilmesine hukuki sonuç bağlanmasının talep edildiği anlaşılmıştır. Ne var ki; talebin bu haliyle yasal bir dayanağı bulunmadığından hukuken karşılanamayacağı, 6102 Sayılı TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tacir sıfatına haiz olan talep eden şirketin temsilcisinin ticari defterlerin saklanması ve korunması bakımından TTK'nin 18/2 maddesi ğereğince tacir olmanın hüküm ve sonuçları bakımından basiretli bir iş insanı gibi hareket etme yükümlülüğünü ve sorumluluğunu yerine getirmediği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, ileri sürülen vakıanın 6102 sayılı TTK'nin 82/7, TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri kapsamında ispat edilemediği gibi mahkememizce samimi ve inandırıcı da bulunmadığından işbu talebin reddine karar verilmek suretiyle; 6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. ( AY.138/1, 141/4, TMK, 1, 2, 6, HMK, 25, 27, 29, 30, 33, 187, 190, 198, TTK, 18/2, 64, 82/1/d, 82/7) HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 615,40-TL harcın mahsubuyla bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı şirket yetkilisi yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/01/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır