İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/913 E. 2026/262 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/913
Karar No
2026/262
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/913 Esas KARAR NO : 2026/262

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalı taraf arasında 2023 yılı sonuna kadar kumaş alım satım konusunda ticari ilişki kurulduğunu, davacı müvekkili şirketin davalı taraftan alacağını tahsil etmek istediğinde davalı şirket hakkında konkordato için geçici mühlet kararı verildiğinin öğrenildiğini, davalı şirket hakkında verilen geçici mühlet kararı kaldırıldıktan sonra davacı müvekkili şirketin davalı şirket ile alacağı konusunda görüşmeler gerçekleştirdiğini ve tarafların 26.03.2025 tarihli mutabakat uyarınca davalı şirketin 31.12.2024 tarihi itibariyle davacı müvekkili şirkete 2.755,90 Amerikan Doları borçlu olduğu hususunda yazılı mutabakata vardıklarını, mutabakat belgesinin davacı müvekkili şirketin "...@...com" mail hesabından davalı şirketin "...@...com.tr" ve "...@....com.tr" mail hesaplarına "Merhaba, Ekte yollamış olduğum mutabakat mektubunu mutabık isek kaşe imza yapılarak firmamıza ve bağımsız denetçimize geri dönüş yapılmasını rica ederiz. Mutabık değil isek ekstre rica ederiz." üst yazısıyla gönderildiğini, söz konusu iletinin ayrıca davalı şirketin aksi karar alınıncaya kadar şirket müdürü seçilen aynı zamanda şirketin %50 pay sahibi ...'e (...@....com.tr) gönderilerek "... Hanım, Konuyla ilgili Muhasebe ye talimat vermenizi rica ederim" denildiğini, şirket müdürü ve %50 pay sahibi ....'ün "Bu formu ... adına kase imza yapıp yollayalım. ... için" üst yazısıyla "...@....com.tr" adresine gönderdiğini ve neticeten mutabakat belgesinin davalı tarafça kaşe ve imza yapılarak davacı müvekkili şirkete gönderildiğini, davacı müvekkilinin davalı taraf ile davalı tarafa ait; ...@....com.tr, ....@...com.tr, ...@....com.tr, ...@....com.tr, ...@....com.tr ve ...@....com.tr mail adresleri üzerinden ticari işlemler konusunda görüşmeler yaptığını, davalı tarafın taraflar arasında kaşelenip imzalanan yazılı mutabakata rağmen borcunu ödememesi nedeniyle Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... E. Sayılı dosyasında davalı taraf aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 14.07.2025 tarihli dilekçesiyle icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, dava konusu talepler ile ilgili öncelikle zorunlu arabuluculuk müracaatında bulunulduğunu, davalı taraf ile uyuşmazlık konusu üzerinde anlaşılamamış olması sebebiyle Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ...... Arabuluculuk dosya numaralı dosyasında "Anlaşmazlık Tutanağı" tanzim edilerek imza altına alındığını, dava konusu olayda taraflar arasındaki alacak, fatura ve açık hesap ilişkisine dayanmakta olup ayrıca tarafların borç miktarı yönünden mail üzerinden kaşeli ve imzalı mutabakat yaptıklarını, davalı tarafın 2024 yılında konkordato talebinde bulunduğunu, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasının 05.06.2024 tarihli kararı uyarınca şirket hakkında verilen geçici/kesin konkordato mühletinin kaldırılmasına ve konkordato talebinin reddine karar verildiğini, davalı tarafın bu sürecinin devamında davacı müvekkili şirket ile görüşmelerinde borcunu ödeyeceğini söylediğini, 26.03.2025 tarihinde yukarıda detaylıca izah edildiği şekilde 31.12.2024 tarihi itibariyle davacı müvekkili şirkete 2.755,90 Amerikan Doları borçlu olduğu hususunda kaşeli ve imzalı mutabakat belgesini mail olarak gönderdiğini iddia ederek; davalı tarafın Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... E. sayılı icra dosyasına haksız itirazının iptali ile takibin asıl alacak ve işlemiş-işleyecek faiz ve faiz oranı yönünden devamına, dava konusu icra takibine itiraz eden kötüniyetli davalı borçlu aleyhine %20’dan aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı borçlunun borcunu karşılayabilecek derece de taşınır, taşınmaz malları, banka hesapları ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine taraflar arasında imzalanan 26.03.2025 tarihli mutabakat belgesi uyarınca öncelikle teminatsız olarak, Mahkeme aksi takdirde ise takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.

Uyuşmazlığın; taraflar arasında kumaş alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ..... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ..... Moda Baskı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, fatura alacağından kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 2.755,90-USD asıl alacak, 18,57-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.774,47-USD'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 15/07/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 14/07/2025 tarihli dilekçesi ile zaman aşımına, asıl borca, gecikme zammı oranına, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 16/07/2025 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Marmara Kurumlar, Beylikdüzü ve Büyükçekmece Vergi Dairelerinden; taraf şirketlerin 2020- 2025 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma (inkar), sunulan ve toplanan deliller, takip dosyası, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, dava ve takip konusu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BA formlarında bildirilmiş olup olmadığı hususları ile takip ve dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 01/02/2026 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 01/02/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''...davacı tarafın 2020-2021-2022-2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 26.01.2026 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2021-2022-2023 yılına ait toplam 124 adet ve KDV dahil 1.083.074,82 TL=79.302,76 USD tutarlı fatura kaydının olduğu, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediği tespit edilemediği, takibe konu cari hesaba ilişkin davalı tarafın davacı tarafa yaptığı 2022 yılına ait toplam 3 adet ve 900.000,00 TL=53.138,40 USD tutarlı ödeme kaydının olduğu, iş bu ödemelerin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediği tespit edilemediği, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2021-2022-2023 yılına ait toplam 38 adet ve KDV dahil 347.380,91 TL=13.751,41 USD tutarlı fatura kaydının olduğu, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediği tespit edilemediği, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa yaptığı 2021-2022-2023 yılına ait toplam 13 adet ve 1.746.853,60 TL=121.445,65 USD tutarlı ödeme kaydının olduğu, iş bu ödemelerin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediği tespit edilemediği, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2021 yılına ait 11 adet, 2022 yılına ait 25 adet, 2023 yılına ait 2 adet olmak üzere toplam 38 adet faturanın olduğu, 2021 yılına ait 9 adet, 2022 yılına ait 24 adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, geriye kalan 3 adet faturanın BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca karşılıklı olarak beyan edilemediği, 2023 yılına ait 2 adet faturanın BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca karşılıklı olarak beyan edilemediği, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2021 yılına ait 42 adet, 2022 yılına ait 75 adet, 2023 yılına ait 7 adet olmak üzere toplam 124 adet faturanın olduğu, 2021 yılına ait 30 adet, 2022 yılına ait 73 adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, geriye kalan 14 adet faturanın BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca karşılıklı olarak beyan edilemediği, 2023 yılına ait 7 adet faturanın BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca karşılıklı olarak beyan edilemediği, davacının davalı tarafla olan cari hesap ilişkisinin 01.01.2020 tarihli ve 8.551,36 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2020-01.01.2021 tarihinde davalı tarafın davacı taraftan 2.985,16 TL alacaklı olduğu ancak 01.04.2021 tarihli ve 2.985,16 TL tutarlı kayıt işlemi ile bakiyenin kapatıldığı, davalı tarafla olan cari hesap ilişkinin 22.01.2021 tarihli ve 62,94 TL=8,50 USD tutarlı kayıt işlemi ile yeniden aktif hale getirildiği ve cari hesap ilişkisinin TL ve USD tutarlı olarak tutulduğu, 12.10.2023 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 58.930,78 TL=2.755,90 USD alacaklı olduğu, 09.07.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 111.159,70 TL=2.755,90 USD alacaklı olduğu, davacı tarafından dosya muhteviyatına sunulan 26.03.2025 tarihli mutabakat mektubunda, davacı tarafın davalı taraftan 31.12.2024 tarihi itibariyle 2.755,90 USD alacaklı olduğunun bildirildiği, iş bu mutabakat mektubunun tarafların kaşesi ile karşılıklı olarak imzalandığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 2.755,90 USD alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, netice itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 2.755,90 USD asıl alacağı talep edebileceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli .... E. .... K. sayılı, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ... E. .... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ... E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları, 01/02/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, 01/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2020-2021-2022-2023-2024-2025 yıllarına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2021-2022-2023 yılına ait toplam 124 adet ve KDV dahil 1.083.074,82 TL=79.302,76 USD tutarlı fatura kaydının olduğu, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın davacı tarafa yaptığı 2022 yılına ait toplam 3 adet ve 900.000,00 TL=53.138,40 USD tutarlı ödeme kaydının olduğu, iş bu ödemelerin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2021-2022-2023 yılına ait toplam 38 adet ve KDV dahil 347.380,91 TL=13.751,41 USD tutarlı fatura kaydının olduğu, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa yaptığı 2021-2022-2023 yılına ait toplam 13 adet ve 1.746.853,60 TL=121.445,65 USD tutarlı ödeme kaydının olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 2.755,90 USD alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları/hizmeti teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların/hizmetin davalıya tesliminin kanıtlandığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları, taraflar arasındaki mutabakat ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davalının mutabakat tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin aynı koşullarda DEVAMINA, 2-İİK.nun 67.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacak üzerinden (asıl alacak miktarı olan 2.755,90-USD'nin icra takip tarihi itibariyle geçerli TL karşılığının) %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 7.785,53-TL harçtan peşin alınan 1.390,59-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 555,80-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 5.839,14-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 1.390,59-TL peşin harç, icra dosyasına yatırılan 555,80-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.561,79-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan tebligat, posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.137,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026

Katip ....

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/913, K. 2026/262, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-913-e-2026-262-k-da3cfddb13ea