İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/915 E. 2026/331 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/915
Karar No
2026/331
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/915 Esas KARAR NO : 2026/331

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Çeşitli boyutlarda ve türlerde koli - ambalaj üretim ve satımı şeklinde ticari faaliyetlerini yürüten ... ("Müvekkil") ile davalı ... ("Davalı") arasında uzun süreli olarak ticari ilişki devam ettiğinin, Bu ticari faaliyetler gereği Müvekkil üzerine düşen yükümlülükleri eksiklik bir şekilde yerine getirerek gerek satımı konusunda anlaşılan ürünleri gerekse bu teslime ilişkin faturaları düzenleyerek davalıya gönderdiğinin, Ancak 2024 yılına gelindiğinde davalı tarafından ödemelerin yapılmasında sorunlar yaşanmaya başladığının, Taraflar arasında 2024 yılındaki ticari faaliyetler için Müvekkil toplamda 42 tane fatura düzenlendiğinin, Düzenlenen bu faturaların toplam bedeli 7.811.382,15.-TL olduğunun, davalı, Müvekkil'den aldığı mal ve hizmetlerin karşılığı olarak ödemesi gereken miktarın bir kısmını 2024 yılından itibaren parçalar halinde ödediğinin, Davalının yapmış olduğu ödemeler toplamda 3.853,664,00.-TL olduğunun, ancak davalı aradan geçen bunca zaman içerisinde haklı sebep olmamasına rağmen bakiye kalan kısma ilişkin hiçbir ödeme yapmadığının, müvekkil'in eksik bakiyenin ödenmesi hususunda yapmış olduğu tüm girişimlerin sonuçsuz kalması sebebiyle son çare olarak davalı aleyhinde huzurdaki alacak davasının açılması zaruri olduğunun, bu nedenle davanın kabulü ile müvekkil'in ticari satımdan kaynaklı ödenmemiş bakiye fatura alacağı için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00.-TL'nin işlemiş faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 24/12/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Tarafların inceleme gün ve saatinde 6100 sayılı HMK’nun 219, 220 ve 222. maddeleri gereğince ticari defter ve kayıtlarının mahkemeniz kaleminde hazır bulundurulmasına, aksi halde ticari defter ve kayıtlara dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına ilişkin ihtarın, davalıya 07/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği; ancak davalının, 19/12/2025 Tarihinde saat 14:25 de mahkemeniz kaleminde yapılan bilirkişi incelemesine katılmadığı ve defterlerini de sunmadığı gibi yerinde inceleme de talep etmediğinden, davalının ticari defterleri incelenemediği, Davacının inceleme gününde GİB Defter Beyan Sistemi'nde elektronik ortamda tutulmuş olan 2024 yılı işletme defterini incelemeye sunduğu; işletme defterinde, cari hesapların kullanılmadığı; işbu deftere, defter sahibinin gelir ve giderlerine dayanak faturaların/belgelerin kayıt edilebildiği, dolayısıyla işletme defteri kayıtlarından taraflar arasındaki cari hesaba ilişkin borç/alacak tutarını tespit etme imkanı bulunmadığı; Davacının, alacağına dayanak olarak sunduğu 2024 yılında davalı adına tanzim ettiği tüm faturaları, 2024 yılı işletme defterinin gelir kısmına kaydettiği ve BS formları ile de beyan ettiği; davalının ise, işbu 42 adet faturanın hiçbirini BA formları ile beyan etmediği, ancak, davalının 2024 yılında davacıya 2.625.150,00 TL tutarında ödeme yaptığı; dava dilekçesi ekinde sunulan whatsapp yazışmalardan ayrıca, davalının davacıya olan borçlarını ödemeyi genel itibariyle ötelediği ve/veya kısmi ödemeler yaptığının da anlaşıldığı, Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olmakla birlikte, davacının davalı adına tanzim ettiği faturalar, davalının yaptığı kısmi ödemeler ile davacının sunduğu ..... yazışmalarından taraflar arasında 2024 yılında ticari ilişkinin olduğunun anlaşıldığı, Ayrıca, dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan davalının alacağına dayanak 42 adet faturanın kendilerine tebliğ edilmediğine veya söz konusu faturalara itiraz edildiğine veya fatura içeriği malların kendilerine teslim edilmediğine ilişkin olarak davalı tarafından yapılan herhangi bir itiraza rastlanmadığı / bu hususlara ilişkin herhangi bir belge de sunulmadığı, Netice itibariyle, davacının sunduğu faturalar ile davalının yaptığı ödemelere ilişkin davacının sunduğu dekontlar ve tahsilat makbuzları ve ayrıca bankalardan gelen cevabi yazılar ekindeki hesap ekstrelerine göre; davacının davalı adına tanzim ettiği KDV dahil toplam 7.811.522,75 TL tutarındaki faturalar karşılığında, davalı tarafından yapılan ödemelerin toplamının 2.625.150,00 TL olduğu; bu haliyle de davacının alacağına dayanak faturaların karşılığının 5.186.372,75 TL'sinin ödenmediğinin tespit ve hesap edildiği; ancak, dava dilekçesinde davalının yaptığı ödemelerin toplam 3.853.664,00 TL olduğunun beyan ve kabul edildiği; bu haliyle de davacının, işbu raporda tespit edilen tutardan daha yüksek tutarda kabul ettiği işbu ödeme tutarına (3.853.664,00 TL'ye) göre hesaplama yapıldığında ise, davacının alacağına dayanak 7.811.522,75 TL tutarındaki faturaların karşılığının 3.957.858,75 TL'sinin ödenmediğinin (7.811.522,75 - 3.853.664,00 = 3.957.858,75 TL), hesaplandığı, bu haliyle de davacının davalı adına tanzim ettiği toplam faturalar karşılığında tahsil edemediği 3.957.858,75 TL'yi davalıdan talep edebileceğinin değerlendirmesinin Mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye fatura alacağına istinaden alacak talebinin yerinde olup olmadığı, davacının dava tarihi itibariyle alacağı olup olmadığı, varsa asıl alacak miktarının tespiti davasısıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye fatura alacağına istinaden alacak talebinin yerinde olup olmadığı, davacının dava tarihi itibariyle alacağı olup olmadığı, varsa asıl alacak miktarının tespitine ilişkindir. Davacının 2024 yılına ait Satış Alış Karşılaştırması, BS Formları (Mal ve Hizmet Satışı Yapılan Kişilere İlişkin Bilgiler) incelendiğinde, davacı alıcı firmaya 2024 yılında 42 adet fatura ile KDV hariç 6.509.602,28 TL tutarında satış yaptığını beyan ettiği, Karşıt Alış karşılaştırmasında da davalının 42 adet fatura ile KDV hariç 6.509.602,28 TL tutarında alış kaydının doğrulandığının görüldüğü, Davalının 2024 yılına ait BA Formları (Mal ve Hizmet Satın Alınan Kişilere İlişkin Bilgiler) incelendiğinde, davalı satıcı firmadan 2024 yılında alış yaptığına ilişkin herhangi bir beyanının olmadığı, Dolayısıyla bilirkişi incelemesinde davacının 2024 yılında davalıya 42 adet fatura ile yapmış olduğu KDV hariç toplam 6.509.602,28 TL tutarındaki satışların (bu satışlara istinaden davacının davalı adına tanzim ettiği tüm faturaların), davalı tarafından BA formları ile beyan edilmemiş olduğu, ancak bu alışların davacıya ait Satış Alış Karşılaştırması BS Formları Karşıt Alış karşılaştırmasında doğrulandığı, tespit edilmiştir. Tutulması zorunlu defterler ve defter tasdiklerine ilişkin olarak, davacının 2024 yılı işletme defterinin GİB Defter Beyan Sistemi'nde elektronik ortamda tutulmuş olduğu; gerek 6102 sayılı TTK’nın m. 64, 65, 562 ve 1527 hükümleri, gerekse VUK m. 182,242 ve ayrıca Defter-Beyan Sistemi Uygulamasına İlişkin ...... Seri No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümleri ile VUK m. 397, 416, 421, 424, 431, 433 uyarınca, davacının 2023 yılı işletme defterinin açılış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu görülmüştür. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 89/1’de cari hesap sözleşmesi tanımlanmıştır. Anılan hükme göre, cari hesap sözleşmesinin söz konusu olabilmesi için, en az iki taraf arasında alacak ve borç doğuracak şekilde para, mal veya hizmet değişiminin bulunması gerekmektedir. Muhasebe sistemine göre "cari hesap"; birbirleriyle ilişkide (nakit, mal veya hizmet) bulunan gerçek ve tüzel kişilerin yaptıkları iş veya hizmet ilişkisinden dolayı aralarındaki borç ve alacak doğuran işlemlerini kaydettikleri hesap veya hesaplardır (yani cari hesap kayıtlarında alıcı ve satıcıların tek taraflı olarak alacak ve tahsilatlarını takip ettiği 120/Alıcılar Hesabı veya borç ve ödemelerini takip ettiği 320/Satıcılar Hesabı kullanılmaktadır). İşletme defterinde ise, cari hesaplar kullanılmamakta, işbu deftere defter sahibinin gelir ve giderlerine dayanak faturaları/belgeleri kayıt edilmektedir. Yani işletme defteri kayıtlarından taraflar arasındaki cari hesaba ilişkin borç/alacak tutarını tespit etme imkanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, davacının 2024 yılı işletme defterinden sadece taraflar arasında tanzim edilmiş olan faturaların (yani davacının alacağına dayanak olarak sunduğu faturanın kayıtlı olup olmadığı) tespit edilebilmektedir.

Davacının alacağını ispatladığı gözetildiğinde, aksini ispat yükünün davalı üzerine geçtiği borcun ödendiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı tarafından ticari defter ve kayıtların tebligata rağmen kesin süre içerisinde inceleme gününde hazır edilmediği, 6100 sayılı Kanun'un 220. Maddesinin 3. Fıkrası ve 222. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince davacının ticari defter ve kayıtlarının delil olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının aksini ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..../..... Esas, .../..... Karar sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "..ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ise ...../... Esas ve ...../.... Karar sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Somut olayda, davalı müflis şirket kesin süreye rağmen, 2014 ve 2015 yılı ticari defter ve kayıtlarını sunmamıştır. Yukarıdaki Yargıtay kararında belirtildiği üzere mahkemece, HMK 220/3. madde gereğince, davalının sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunun kabul edebilmesi mümkündür. Bu durumda davacının sunduğu defter ve kayıtlara göre davacının cari hesap alacağı ve karşılıksız çıkan çeklerden dolayı ... TL alacağı bulunduğunun kabul edilmesi gerekir. denmiştir. Netice itibariyle, davacının sunduğu faturalar ile davalının yaptığı ödemelere ilişkin davacının sunduğu dekontlar ve tahsilat makbuzları ve ayrıca bankalardan gelen cevabi yazılar ekindeki hesap ekstrelerine göre; davacının davalı adına tanzim ettiği KDV dahil toplam 7.811.522,75 TL tutarındaki faturalar karşılığında, davalı tarafından yapılan ödemelerin toplamının 2.625.150,00 TL olduğu; bu haliyle de davacının alacağına dayanak faturaların karşılığının 5.186.372,75 TL'sinin ödenmediğinin tespit ve hesap edildiği; ancak, dava dilekçesinde davalının yaptığı ödemelerin toplam 3.853.664,00 TL olduğunun beyan ve kabul edildiği; bu haliyle de davacının, işbu raporda tespit edilen tutardan daha yüksek tutarda kabul ettiği işbu ödeme tutarına (3.853.664,00 TL'ye) göre hesaplama yapıldığında ise, davacının alacağına dayanak 7.811.522,75 TL tutarındaki faturaların karşılığının 3.957.858,75 TL'sinin ödenmediğinin (7.811.522,75 - 3.853.664,00 = 3.957.858,75 TL), hesaplandığı, bu haliyle de davacının davalı adına tanzim ettiği toplam faturalar karşılığında tahsil edemediği 3.957.858,75 TL'yi davalıdan talep edebileceği anlaşılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; - 3.957.858,75 TL'nin 1.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 30/09/2025 tarihinden, bakiye 3.956.858,75-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 13/02/2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 270.361,33-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL harçtan ve 67.574,00-TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 202.171,93-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç 615,40-TL başvurma harcı ve 67.574,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 68.804,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 7.640,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 549.364,46-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2026

Başkan ...... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Katip ........ ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/915, K. 2026/331, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-915-e-2026-331-k-db7a55bd6410