İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/91 E. 2025/1003 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/91
Karar No
2025/1003
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/91 Esas KARAR NO : 2025/1003 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ: 29/01/2025 KARAR TARİHİ: 21/11/2025 Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... ŞİRKETİ arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve firmaya kredi tahsis edildiğini, davalı ... anılan sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalının ödemelerini aksatılması, borçlunun piyasaya borçlandığının istihbar olunması üzerine müvekkili banka sözleşmenin kendisine verdiği yetkiye dayanarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmeler uyarınca kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin yapılmaması üzerine, İzmir ... Noterliğinin 25.11.2024 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi keşide edilerek temerrüde düşürüldüğünü, keşide edilen bu ihtarnameye rağmen de borcun ödenmemesi üzerine, davalı/borçlu hakkında İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacak saklı kalmak kaydıyla müvekkili banka alacağının tahsilini teminen genel haciz yolu ile ilamsız takip işlemlerine geçildiğini, kefil ... ... numaralı krediden sorumlu tutulduğunu, davalı/borçlu hakkında yapılan icra takibinde borca, faize, ödeme emrine, talep edilen faiz oranına, masraf dahil tüm fer'ilere itiraz ettiğini, itiraz üzerine dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapıldığının, görüşme neticesinde sonuç alınamamış, anlaşmadıklarını, davalıların borca itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13 ve devamı maddelerinde ihtilaf halinde bankanın defter ve kayıtlarının delil olacağı hususunda anlaşmaya varıldığını, yapılan anlaşma HMK anlamında bir delil sözleşmesi olduğunu, müvekkili banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda borçlunun itirazlarında haksız oldukları ortaya çıkacağını, takipten itibaren işleyecek faiz oranı da tamamen yasal ve haklı olduğunu, faiz taraflar arasındaki sözleşmeye ve yasalara uygun olduğunu, itirazın da yasal dayanağı olmadığını, takip dosyasına örnekleri ibraz edilen sözleşmede davalıların itiraz ettikleri bütün hususlarda düzenlemeler bulunduğunu, borçlular ve müvekkili banka arasında imzalanan Genel Nakdi Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin 10.5 maddesi ile kabul edildiği üzere kredi borcu ödeme vadesinde ödenmediğini veya borcun sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde borcun hangi krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın, alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeneceğini, borçlu kabul ve taahhüt ettiğini, bu husus, sözleşmenin borçlular tarafından imzalanması nedeniyle borçlu cari hesap borcu için işlenen temerrüt faizine dayanak oluşturduğunu, takip konusu alacak likid ve muayyen olduğunu, Yerleşik Yargıtay kararları gereğince takip konusu alacak belirli, borçlu tarafından tayin ve tespit edilmesi mümkün nitelikte ise alacak likid sayıldığını, borçluların itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde İcra İflas Yasasının 67/2 maddesi gereğince müvekkili lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmesini talep ettiklerini, İcra İflas Yasasının 63. maddeleri gereğince borçlu/davalı, icra dosyasına ileri sürdüğü itiraz nedenlerini değiştiremez ve genişletemeyeceğini. itiraz nedenlerinin değiştirilmesine ve genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, davalının İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 28.897,44 -TL üzerinden (25.901,29 TL asıl alacak + 2853,48 TL işlemiş faizi + 142,67 TL BSMV ) (fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacağımız saklı kalmak kaydıyla)

üzerinden itirazının iptaline ve takibin devamına, hakkında yapılan yasal takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalı hakkında asıl alacağın %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, her türlü hata unutma ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından tek bir yerde imzası bulunan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi geçerli olmadığını, kefalet kaydının geçerllilik koşulları olarak nitelenen bu koşullar; sözleşmenin konusunun emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka, kişilik haklarına aykırı olmaması veya sözleşme konusunun imkânsız olmaması (TBK. m. 27), irade beyanlarının sıhhatli olması (TBK. m. 30-39), geçerli bir asıl borcun bulunması, kefil olma iradesi ve ehliyetine sahip olunması, eşin rızası ve geçerlilik şekline uyulması gerektiğini, herhangi bir çıkar elde etmeksizin taahhüt altına giren kefilin, düşünmeden borç altına girmesini önlemek amaç edinildiğini, davacının alacak iddia etmiş olduğu söz konu sözleşmede müvekkilinin müteselsil kefilliğine ilişkin herhangi bir aydınlatma yapıldığı hususunda şüphesi bulunulduğunu, müteselsil kefalet ile adi kefalete ilişkin ayrımın açık ve anlaşılır olarak müvekkiline aksettirilmesi zarureti bulunduğu sözleşmeden tek taraflı menfaat sağlayan davacı tarafa ait bir sorumluluk olduğunu, bu sorumluluğun yerine getirilmemesi ise sözleşmede bulunan haksız şartlara işaret etmekte olup TBK'nın 27. Maddesine açıkça muhalefet etmekte olup geçersizliği gündeme geleceğini, kefaletin süre bakımından sınırlandırılmaması ve sözleşmede yer alan "... ŞTİ.'nin ... A.Ş'den kullandığı/kullanacağı kredilerden doğmuş ve doğacak borçlarına, mevcut ve gelecekteki diğer kefillerden bağımsız olarak aşağıdaki tutar ile sınırlı olmak üzere anılan borçlu ile beraber müteselsil kefil olduğunuzu" şeklindeki ibare ile sınırları muayyen olmayan kefalet kaydının geçerli olduğunun kabulü mümkün olmadığını, kefalet sözleşmelerinin en önemli yönü katı şekil kurallarına tabi olmasıdır. “Dar anlamda nitelikli yazılı şekil” kuralının uygulanması bunun en net görünümü olduğunu, TBK. 583. Maddeye göre aranacak şekil şartlarının “resmi şekil” ile yapılacak kefaletlerde uygulanıp uygulanmayacağı hususunda kanunda bir açıklama olmadığını, ancak TBK. 583. Madde gereğince kefilin el yazısıyla “azami miktarı”, “kefalet tarihini” ve “varsa müteselsil kefalet veya aynı anlamı taşıyan ibareyi” yazması, düzenleme şeklinde resmi yapılacak bir kefalet sözleşmesi için aranması gerektiğini, amaç, kefilin yaptığı sözleşmede kefili uyarmak olduğunu, ilgili resmi kurumlarca yapılacak kefaletlerde bu uyarılar, resmi memurlar tarafından bizzat kefile iletilecek ve kefil bilgilendirileceğini, ayrıca uygulamada, evleviyet kuralı gereğince de, resmi şeklin koruma yönü, dar anlamda nitelikli yazılı şekle göre daha etkili olduğunu, müvekkilinin süre sınırı tayin edilmemiş ve azami olarak 350.000,00-TL tutar ile sınırlı olduğu kefillik sözleşmesinin takip süresinde geçerli olduğunu savunmak mümkün olmadığını, müvekkilinin kefil olduğu dosyada mesul tutulduğu meblağ cevap tarihi itibariyle 671.743,08-TL olduğunu, müvekkiline usule uygun bir ihtar yapılmadığını, İzmir ... Noterliği'nin 25.11.2024 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi kapsamında tebliğe havi şerhi ve Tebligat Kanunu 21/2 maddesi uyarınca bila tebligat çıkarıldığına dair emare dosyada mübrez olmadığını, dolayısıyla davacı tarafın usule uygun bir ihtarda bulunduğunun kabulü mümkün olmadığını, bu nedenle doğrudan asıl borçlunun sorumluluğuna başvurulmaksızın müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesi işbu dava ve takibin usulden reddini gerektirdiğini, müvekkilinin diğer kefil ...'ın maliki olduğu asıl borçlu ... isimli şirketin kullandığı krediye ilişkin kefillik sözleşmesinin tarihi farklı olduğu gibi kefalet artış beyanı ve sözleşme limiti artışı gibi bölümlerden haberi bulunmadığı gibi imzası da bulunmadığını, sözleşme incelendiğinde kredi tarihi ve borçlu şirket maliki ...'ın kefillik tarihinin 24.09.2021, müvekkilinin ise 24.03.2022 tarihinde kredi sözleşmesini imza ettiği sarih olduğunu, dolayısıyla farklı tarihlerde kefil olunan kredi sözleşmesinin müvekkilinin kefilliği yönünden geçerli olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, itirazın kabulü ile davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine, İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatarak müvekkilinin mağduriyetine neden olan davacı/alacaklı aleyhine işbu icra takibinden doğan alacağın %20'sine tekabül edecek meblağdan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT: Mahkememizce deliller toplanmış, İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Dava; İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında alacağın varlığı ve miktarı, icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı, Somut olayda; davacı bankanın tarafından, dava dışı ... ŞİRKETİ arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve dava dışı şirkete kredi tahsis edildiği, davalı ... anılan sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dava dışı şirket borcunu ödememesi üzerine davalı ve dava dışı şirkete ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen borç ödenmediğinden borçlu hakkında İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından takibe geçildiği, davalı takip konusu borca itiraz ederek takibi durdurduğu anlaşılmış olup, Bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun ve hükme esas almaya elverişli nitelikte olduğu, bilirkişi raporuna göre; itirazın iptali ile ilgili dava açılan davalı ...ve dava dışı ... Şirketi'nin ... numaralı Taksitli Ticari Kredi borcu ile ilgili müteselsil kefil olduğu, kefalet tutarının 350.000,00 TL. ile sorumlu olduğu, Asıl Alacak (İstenen: %150 yıllık diğer) 25.901,29 TL., İşlenmiş Faiz 1.672,79 TL., 83,63 TL. Bsmv %5 olmak üzere 27.657,71 TL. Toplam banka alacağın olduğu tespit edildiği, Mahkememizce bilirkişi raporu denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmekle bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulü ile davalı itirazının toplam 27.657,71 TL alacak yönünden iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, i-)İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile; 27.657,71 TL alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine, ii-)Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 27.657,71 TL TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 1.889,29 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.273,89 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın kabul oranına göre takdir ve tayin edilen 27.657,71 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın red oranına göre takdir ve tayin edilen 1.239,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 70,00 TL e-tebligat masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 210,00 TL tebligat masrafı toplamı 4.280,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 4.096,38 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harcın toplamı 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde alacağı re'sen iadesine, 8-Davalı tarafından yatırılan delil avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde alacağı re'sen iadesine, 9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı, Dair; HMK 341/2 hükmü mucibince kanunyolu olmaksızın miktar itibarıyla KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/11/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/91, K. 2025/1003, T. 21.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-91-e-2025-1003-k-b69b7b062f33