İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/883 E. 2026/511 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/883
Karar No
2026/511
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/883 Esas - 2026/511 , T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/883 KARAR NO: 2026/511

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ:

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2025 KARAR TARİHİ : 16/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili; müvekkiline ait ve davalı nezdinde kasko sigortalı aracın 29.11.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasarlandığını, gerçek hasar bedelinin sigorta şirketince karşılanmadığını, hasar bedeli hesabında orijinal parça esas alınması gerektiğini, eşdeğer parça, iskonto ve KDV uygulamaları nedeniyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 TL hasar bedeli (hasar tazmini ve hasar farkı) alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hasar dosyasının getirtilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, dava değerinin Tüketici Hakem Heyeti görev sınırı içerisinde kaldığını belirterek dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmesini talep etmiştir. Esasa ilişkin olarak ise müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, talep edilen zararların kasko poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını, zarar miktarının poliçe hükümleri çerçevesinde bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini, KDV’den sorumlu olmadıklarını ve poliçede kararlaştırılan iskonto uygulamasının geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. TOPLANAN DELİLLER: -Davaya konu araçlara ve varsa davaya konu kazaya ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazı yazılmış ve cevabi yazı dosya arasına alınmıştır. -Dava konusu kazaya ilişkin hasar dosyası sigorta kuruluşundan celp edilmiştir. -Dava konusu araçların tescil bilgileri sistem üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. -Davaya konu olayda kusur oranının tespiti ile hesaplama yapılmak üzere Bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, bilirkişilerce tanzim olunan rapor dosyaya kazandırılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davaya konu uyuşmazlık trafik kazasından kaynaklı zararının kasko sigortacısından tahsili talebine ilişkindir. Davalı tarafından görev itirazında bulunulmuş olup, öncelikle bu hususta değerlendirme yapmak gerekmiştir. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Davacının tüketici sıfatına sahip olup olmadığı, sigortalı aracın ticari araç olup olmadığı saptanarak görevli mahkemenin tespit edilmesi gerekir. Bir başka anlatımla davacının tüketici olması, aracın hususi otomobil niteliği bulunması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi iken davacının tüketici sıfatına sahip olmaması, aracın ticari araç olması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri ticaret mahkemesi olacaktır. (Ankara BAM 21. HD.2022/1107 E, 2024/1259 K sayılı ilamı) davaya konu uyuşmazlıkta Davacı araç ticari amaçla kullanılan bir araç olup, davalı sigorta şirketi de tacirdir. Bu durumda TTK'nun 4/1. maddesindeki nisbi ticari dava koşulları oluşmuştur. Bu durum karşısında, kasko sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle kasko sigortacısına açılan davada asliye ticaret mahkemeleri davaya bakmakla görevlidir. Davalının göreve ilişkin itirazlarının reddi gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafından davaya konu taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği belirtilmiş ise de; hasar tutarlarının tespiti uzmanlık gerektirir bir husus olup kusur durumu da yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafından alacak miktarının tam ve net bir şekilde belirlenebilmesi mümkün olmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuken herhangi bir engel olmadığının kabulü gerekmiştir. Davalı tarafından davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığı belirtilmiş ise de kazanın meydana geldiği tarih ile davanın açılış tarihi ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması karşısında davalının bu yöndeki itirazlarına da itibar edilmemiştir. Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanlığı olan Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilmiş, Mahkememizce alınan 27/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''.... plakalı araç sürücüsü .....’in yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/b, 84/a ile Trafik yönetmeliğinin 95/c ile 157/a-1 madde bentlerine aykırı hareketleri ve trafik kazasına neden olmakla OLAYDA BİRİNCİ DERECEDE ETKEN ve %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, ....... plakalı araç sürücüsü ....’ın yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/b, 84/a ile Trafik yönetmeliğinin 95/c ile 157/a-1 madde bentlerine aykırı hareketleri ve trafik kazasına neden olmakla OLAYDA BİRİNCİ DERECEDE ETKEN ve %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, "nın belirlendiği tespit edilmiştir. Hasar Bedeli Yönünden; 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesinde, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükü davalı sigorta şirketine aittir. Bir başka anlatımla davalı sigortacı kazanın ihbar edilen şekilde gerçekleşmediğini, meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür. (Ankara BAM 21. HD. 2022/535 E, 2024/570 K sayılı ilamı) Davalı tarafından bu hususta herhangi bir delil dosyaya sunulmuş değildir. Dolayısı ile yukarıda açıklandığı üzere davacının uğramış olduğu zarardan davalı kasko şirketinin sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekmiştir. Dosyaya alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüş, tarafların kusur yönündeki değerlendirmelere herhangi bir itirazı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından tespit edilen hasar bedeli üzerinden tarafların kusurları oranında yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Genişletilmiş Kasko Sigortacısı yönünden ise; TTK'nun 1427. maddesinde sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4. bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüte düşeceği belirtilmiş (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/11/2017 tarih 2016/19039 Esas 2017/10425 Karar, 01/03/2018 tarih 2017/1161 Esas 2018/1453 Karar) olup kasko şirketi yönünden emsal ilam doğrultusunda temerrüt tarihi belirlenmiş ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesine karar veriliştir. Davaya konu araç ticari araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; Davanın KABULÜNE; 1-83.611,80 TL hasar bedelinin davalıdan temerrüt tarihi olan 11/09/2025 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine işletilmesine, 2-Alınması gereken 5.711,53-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 1.428,00 TL harç olmak üzere toplam 2.043,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.668,13-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 615,40-TL peşin harç ve tamamlama harcı olan 1.428,00-TL olmak üzere toplam 2.043,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan 8.476,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.140,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/06/2026

Katip .... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/883, K. 2026/511, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-883-e-2026-511-k-ab059555b856