İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/862 E. 2026/537 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/862
- Karar No
- 2026/537
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/862 Esas KARAR NO : 2026/537
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/11/2025 KARAR TARİHİ : 24/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalıya çevre danışmanlık hizmeti verildiğini, verilen hizmetler için davalıya faturalar tanzim edildiğini, davalının Mart 2025 dönemine ait 36.600 TL ve Nisan 2025 dönemine ait 36.600 TL tutarlı faturalardan kalan 70.400 TL.yi ödenmediğini, 24/06/2025 tarihli mutabakat metnine rağmen davalının ödeme yapılmadığı, müvekkilinin davalıdan 70.400 TL alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davalının ... 23. Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz ile takibin durmasını sebebiyet veren davalı aleyhine, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ödenmediğini iddia ettiği dava konusu faturaların müvekkili davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, ancak işbu faturalara ilişkin tutarların tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, ticari defterler incelendiğinde ödemenin ortaya çıkacağını, dava konusu fatura bedellerinin ödenmiş olması sebebiyle müvekkili şirketin davacıya bir borcunun bulunmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek,, davanın esastan reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesine talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: ... 23. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında imzalanan mutabakat mektubu, cari hesap ekstresi, dava konusu faturalar, celp edilmiş incelenmiştir. SMMM-Bağımsız Denetçi ....08/06/2026 tarihli raporunda özetle ve sonuç olarak "...Tüm dosya kapsamı ve tarafların sunmuş olduğu sunmuş olduğu yasal ticari defterler, defter kayıtları ve dayanağı belge ve bilgiler üzerinde yapılan incelemede; Davacının, davalıdan, 06.10.2025 icra takip tarihi itibariyle 70.400 TL alacağının bulunduğu, tarafların bu alacak tutarında mutabık olduğu, mutabık kalınan alacağın kaynağının, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen ve aşağıda bilgileri sunulan faturalardan kalan ve davalı tarafından ödenmeyen bakiyeden oluştuğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde tespit edilmiştir.¸ Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı takip borçlusunun davalı olduğu, davacının toplam 70.400 TL (iki adet fatura) alacak için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla İİK m. 67/1 uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmış, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı ile dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu noktasında çekişme bulunmamaktadır. Davacı, fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürmektedir. Davalı, fatura bedellerinin eksiksiz ve tam olarak ödendiğini savunmuştur. Faturaların, her iki tarafın ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu, bu suretle davacının çevre danışmanlık hizmetini - edimini yerine getirdiği sabit görülmüştür. Uyuşmazlık, davacının alacaklı olup olmadığı ve özellikle takibe dayanak faturaların davalı tarafça ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı faturaların ödendiği ileri sürülmekle birlikte, taraflar arasında imzalanan 24/06/2025 tarihli mutabakat belgesinde davacının dava konusu faturalar sebebiyle davalıdan 70.400 TL alacaklı olduğu ihtirazı kayıt konulmaksızın aynen kabul edilmiş, ayrıca defterler arasındaki mutabakata yönelik yapılan görüşmeler ve mail yazışmalarında da hesap bakiyeleri arasında farklılık bulunmadığı, davacının dava konusu iki adet fatura sebebiyle cari hesaptan bakiye 70.400 TL alacaklı olduğu mail yazışmalarında aynen kabul ve ikrar edilmiştir. Davacı ticari defterler incelendiği takdirde alacaklı olduğunun tespit edileceğini, davalı ise ticari defterler incelendiği takdirde faturaların ödendiğinin görüleceğini -ispat edileceğini savunmuştur. Delil olarak, ticari defter ve belgelere dayanılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m.222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4). Mahkememizce, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali bilirkişi raporunda, hem davacının hem de davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı ve davalı lehine delil olma vasfını taşıdığı, takibe konu iki adet faturanın tamamının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi ticari defter ve belgelerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 70.400 TL alacaklı gözüktüğü, davalının kendi ticari defter ve belgelerine göre takip tarihi itibariyle davacıya 70.400 TL borçlu gözüktüğü, bu suretle tarafların ticari defter ve belgeleri arasında herhangi bir farklılık bulunmadığı, faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların birbirini teyit eden ticari defterleri uyarınca davacının takip tarihi itibariyle takibe konu edilen faturalar sebebiyle davalıdan 70.400 TL alacaklı olduğu ispatlanmıştır. Ayrıca takibe konu fatura alacaklarının ödendiği noktasında taraf defterlerinde muhasebesel yönden herhangi bir kayıt, ödeme belgesi veya dayanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı taraf, faturaları ödediğini ispatlayamamış, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 70.400 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Mali bilirkişinin 08/06/2026 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, muhasebesel yönden sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş ve raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Bu çerçevede, hükme esas alınan 08/06/2026 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne, davalının ... 23. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen devamına ayrıca alacağın faturalara dayanması, likit bir alacak olması ve 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının ... 23. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen DEVAMINA 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 70.400,00 TL ) %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 4.809,02 TL harçtan, peşin alınan 850,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.958,76 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 850,26 TL peşin harç, 105 TL posta ve tebligat masrafı ve 9.500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.455,26 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/06/2026
Katip
Hakim