İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/860 E. 2025/832 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/860
- Karar No
- 2025/832
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/860 Esas KARAR NO : 2025/832
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 25/11/2025 KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı bankanın kredilerini temerrüde düşürürken, 03.03.2023 tarihli ve 6883 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın gereği olarak "faaliyet terki" tespitine dayandığını, oysa bu tespitin, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 26.09.2025 tarihli resmi yazısı ile; "sehven yapılan resen terk işleminin iptal edildiği ve mükellefin faaliyetine kesintisiz devam ettiği" beyanıyla tümüyle ortadan kaldırıldığını, yetkili tek makam olan Vergi Dairesi'nin bu kesin beyanına rağmen, davalı bankanın bu işlemi (faiz desteğini iptali) geri almamakta ısrar ettiğini, bankanın, resmi kamu belgesini yok sayarak işlemde direnmesi, maddi dayanağı ortadan kalkmış bir işleme hukuki sonuç yüklemeye çalışmak olduğunu ve TMK m. 2 (Dürüstlük Kuralı) ihlali olduğunu, bankanın, resmi yazıya rağmen tarafımdan "o tarihe ait fatura hareketleri" gibi yetki aşımı niteliğinde belgeler istemesi ve bunu yapmaması durumunda işlemi sürdürmesi, haksızlığı katmerlediğini, davalı Kooperatifin temeli çürük olan Banka alacağına dayanarak rücu hakkını kullanmakta ve tarafıma hukuk dışı yöntemlerle baskı uyguladığını, Kooperatif tarafından gönderilen 21.11.2025 tarihli mesaj ile; 333.375,38 TL üzerinden "Pazartesi günü hesaplara bloke ve ev haciz işlemi başlayacak" tehdidi tarafıma bildirildiğini, davacı olarak, borcun sözleşmeye uygun gerçek ve yasal karşılığı olan 79.428,06 TL (Ekim-Kasım 4 taksit) tutarının Sulh Hukuk Mahkemesi'nde tevdi edilmek suretiyle borcunu ödeme iradesinin ispatlandığını haksız borç ve icra tehdidi nedeniyle HMK m. 389 uyarınca tedbir kararının elzem olduğunu belirterek, davanın esası hakkında karar verilinceye kadar, davalıların hukuken yok hükmündeki bir temerrüde dayanarak başlatacağı tüm icra takiplerinin davacıya ait banka ve yatırım hesaplarına konulacak blokelerin ve gayrimenkul hacizlerinin, davanın sonuna kadar teminatsız veya en düşük teminat karşılığında durdurulmasına, davalıların borcun tamamını muaccel kılma işleminin haksız olduğuna ve davacının, haksız faizler hariç, normal taksitler üzerinden borçlu olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Dosyada taraf teşkili sağlanmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı md.5/A-f.1: ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' şeklindedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca, ''Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Eldeki davanın para alacağına dair menfi tespit talebi istemine ilişkin olduğu, bu nedenle eldeki davanın dava tarihi itibariyle "dava şartı olarak arabuluculuk" kapsamında olduğu ... Arabuluculuk Bürosuna, iş bu davanın açılış tarihi olan 25/11/2025 tarihi itibarı ile son tutanağı tanzim olunmuş herhangi bir zorunlu arabuluculuk dava şartına ilişkin müracaatının bulunup bulunmadığına dair yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda, başvurunun 28/11/2025 tarihinde gerçekleştiğinin bildirildiği ve arabuluculuk başvuru dilekçesi ile başvuru formunun gönderildiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; eldeki davanın dava tarihi itibariyle arabuluculuk dava şartının arandığı davalardan olmasına karşın davacının davayı açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı, zira ... Arabuluculuk Bürosu tarafının cevabi yazısından da iş bu davanın açılış tarihi olan 25/11/2025 tarihi itibarı ile zorunlu arabuluculuk dava şartına ilişkin müracaatının bulunmadığı, yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ile dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMK'nun 115/2 ile 115/3 maddeleri çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Bu nedenlerle Mahkememizce 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115/2-3 maddeleri ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin 20/09/2023 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-HMK 114/2, HMK 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE 2-Harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/12/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*