İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/80 E. 2026/828 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/80
- Karar No
- 2026/828
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/80 Esas KARAR NO : 2026/828
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/01/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; taraflar arasında düzenlenen 16/12/2022 tarihli sözleşmede; müvekkilinin inşaatını yaptığı Kayseri İli, Talas İlçesi, Harman Mahallesi, 1932 ada, 1 parselde bulunan 3 bloklu projenin “temel perde duvarları, çatı terasları, katlı otopark perde duvarları ile otopark üzeri su yalıtımı” yapılması hususunda sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin 2. maddesine göre davalı tarafından otopark üzeri yalıtımın Polyuera %100 saf malzeme ve yaklaşık 2 mm püskürtme sistem ile yapılacağı ve beton üzeri epoksi astar uygulanacağı, yine 2. Maddede otopark metrajının 3.400 m2 olduğu, sözleşmenin 3. Maddesinde Polyurea 90100 saf malzemetastartişçilik bedelinin KDV hariç m2 bedeli olan 14,25 Euro üzerinden müvekkili tarafından sözleşme bedelinin ödendiğini, URBAN Teknik AŞ. tarafından kapalı otopark üzerine polyurea uygulamasından sonra müvekkili tarafından kapalı otopark üzerine çevre düzenlemesi ile ilgili kilitli parke uygulaması yapılmaya başlandığı, peyzaj yapımı esnasında bir kısım deformasyonların (yırtılma, kavlama, sökülme vb.) görüldüğünu, uygulama yapılan polyurea kalınlıklarının yetersiz kalınlıkta olduğu ve eksik uygulama yapıldığının fark edildiği, sözleşmenin 2. Maddesinde polyurea uygulamasının yaklaşık 2 mm olarak yapılacağı hükmüne rağmen; malzemenin 1,3 mm olduğunun Kayseri 1.ATM 2024/7 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı firma yetkilisi ile yapılan Whatsapp yazışmalarında da davalının eksik-hatalı işlemler yaptığı ve bu durumu en kısa sürede gidereceğini dile getirdiği, davalı firma ile yapımı için anlaşmaya varılan 3 adet binanın çatılarının yağmurlar dolayısıyla aktığı, haricen yapılan kontrollerde ise çatılarda da ayıplı-eksik malzeme kullanıldığı Kayseri 1.ATM 2024/338 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı/yüklenici firmanın, eksik-ayıplı imalatlarına karşın, yatay ve dikey dilatasyon için yaklaşık 3.3 kat fazla fatura kestiği, 240 m2 polyurea kaplamanın bedelini haksız şekilde talep ettiğinin anlaşıldığını, davalı firmanın; taraflar arasındaki sözleşmenin 2, 5 ve 8.2 maddelerine aykırı imalat ve uygulama yaptığını, davalı firma, eksik-hatalı imalatlarından dolayı, müvekkilinin teslime hazır haldeki inşaatlarında teslim sürelerini geciktirdiğini, davalı firmanın uyguladığı yalıtım-kaplama işlerinin tamamında gizli ayıp olduğunun aşikar olduğunu, zira davalının uyguladığı polyurea maddesinin belirlenen kalınlıkta ve kalitede olmadığı süreç içinde anlaşılmış olup buna ilişkin derhal bilirkişi tespiti yaptırıldığı ve davalıya tespit bilirkişi raporunun tebliğ edildiğini, ayrıca süreç içinde gizli ayıpların ortaya çıkması anında davalıya telefon ile bilgi verildiğini, davalı firmanın derhal bilgilendirildiğini, 04.01.2024 ve 10.07.2024 tarihlerinde tespit yaptırıldığı ve davalı firmaya tespitin tebliğ edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.3 maddesi gereğince davalının eksik-kusurlu imalatlarından dolayı toplam imalat ve montaj bedelinin %20 si oranında cezai şart ödemesi gerektiğini, bu haliyle müvekkilinin dava konusu işten hem cezai şart alacağı hem de tazminat alacağı bulunduğunu, şimdilik 5.000 TL ayıplı imalat alacağı ve 5.000 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Kayseri 1.ATM 2025/7 D.İş sayılı dosyasının tek taraflı yapıldığını ve bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, bilirkişi raporunda polyurea malzeme kalınlığının ortalama 1,3mm olarak belirtildiğini ancak bunun sebebinin davacı olduğunu, kendilerinin uyarmasına rağmen sahada 40 tonluk iş makinası ve kamyon gibi araçların çalıştırıldığını, hasar gören malzemelerin söküldüğünü ve bilirkişi tarafından bu numunelerin ölçülmesinin hatalı olduğunu, bununla birlikte sözleşmede malzemenin 2mm olacağına dair net bir ifade bulunmadığını, işin sözleşme kapsamında bitirildiğini ve davacı tarafından işin kabul edildiğini, herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, yine çatı hususunda yapılan Kayseri 1.ATM 2024/338 D.İş sayılı dosyasından da haberdar olmadıklarını ve kendilerine raporun tebliğ edilmediğini, çatı işlerinin sözleşmede bulunmadığını, çatı terasları için 1.132,61 m2 polyurea ve 367,95 m2 jotun boya işinin 29/11/2021 tarihinde, 650,08 m2 polyurea işinin ise 10/08/2022 tarihinde bitirilerek faturalandırıldığını, dolayısıyla sözleşme kapsamında yer almadığını, ve çok daha önceden sözlü anlaşma ile yapıldığını, sözleşmede 1700 kg poliüretan köpük kullanılacağı belirtilmesine rağmen müvekkili tarafından fazladan 545 kg daha kullanıldığını, malzeme ve işçilik bedelinin davacı tarafça ödenmediğini, otopark üzerinde iş makinaları kullanılması ile deforme olan ve yenilenen 240 m2 polyurea malzeme bedelinin ödenmediğini, 250 mtül dikey ve yatay dilatasyon malzeme bedelinin ödenmediğini, otopark metrajının 3400 m2 olarak belirlenmesine rağmen 3500 m2 yapılması ile 100 m2 polyurea bedelinin de ödenmediğini, fazladan yapılan işlere ait 1.706.879,52 TL bedelinde kesilen faturanın davacı tarafından noter aracılığıyla iade edildiğini ve yalnızca 1.250.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddine, aksi halde davacının alacaklı olduğu kanaatine varılacaksa fazladan yapılan işler bedelinin mahsup edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesi nedeniyle ayıplı imalattan doğan alacak ve cezai şart talebine ilişkindir. Yargılama devam ederken celse arasında davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 17/09/2026 tarihli dilekçesiyle; davalı ile uzlaşma yapılması nedeniyle davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadıklarını, vekâletnamesinde ise feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili ise UYAP üzerinden sunduğu 18/09/2026 tarihli dilekçesiyle; karşılıklı yargılama gideri ve vekâlet ücreti talepleri bulunmadığını bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davalı tarafın da masraf ve vekalet ücreti istemediği hususu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3'üne isabet eden 488,00-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 127,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin talep edilmemesi nedeniyle davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirmiş ise de talep edilmemesi nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/09/2026
Başkan ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Üye 193651 ¸E-imzalıdır Katip ... ¸E-imzalıdır