İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/746 E. 2026/773 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/746
- Karar No
- 2026/773
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/746 Esas KARAR NO : 2026/773
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/10/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkilinin şahıs şirketi olarak tekstil malzemeleri alım satım işleri ile iştigal ettiğini, işbu dava konusu fatura olan ... fatura no.lu, 24.05.2025 tarihli ve 1.623.947,60 TL bedelli faturaya mündemiç tekstil ticari emtiası ile davalı taraf ile anlaştığını ve emtiayı davalı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine ... İcra Dairesi ... takip numaralı dosya ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle 5.000,00 TL üzerinden davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirketin, iç çamaşırı işi için farklı firmalardan teklifler aldığını, davacı firmanın ise teklifte bulunduğunu ve faturalara konu eşyayı faturaya konu bedelle teslim edeceğini taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin de malların teslim edilmesi karşılığında ödemeyi yapacağını kabul ettiğini, davacı şirket tarafından yargılamaya konu fatura düzenlendiğini, ancak malların teslim edilmediğini, fatura ve cari hesap kaydı bir alacağın varlığına karine teşkil etse de bu karinenin tek başına ispat için yeterli olmadığını, müvekkili şirket tarafından teslim alınmayan ve teslimatının ispatlanmadığı fatura alacağının, müvekkilinin davacı şirkete borcu olduğunu kanıtlamadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %40 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporları dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında gerçekleşen ürün alım satım konusunda yapılan anlaşma gereğince taraflarca yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, mal tesliminin sağlanıp sağlanmadığı, davacının faturaya dayalı ... İcra Dairesi ... takip numaralı dosyası kapsamında davalıdan şimdilik 5.000 TL miktarında alacaklı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Davaya konu ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 1.623.947,60-TL fatura alacağı, 15.338,52-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 1.639.286,12- TL'lik ilamsız takipte bulunduğu,ödeme emrinin borçluya tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 07/07/2025 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Mahkememizin 10/02/2026 tarihli celse ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 11/03/2026 tarihli raporda özetle; "Ticari Defte inden: Davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, lehine delil olabileceği, Davacı Alacağı Yönünden: Davacının kendi kayıtlarında taleple bağlılık ilkesi gereğince, takip tarihi itibariyle alacağının 1.623.947,60 TL olarak kabul edilebileceği değerlendirilmiştir. Faiz Yönünden: Davalı borçlunun yasaya uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü yolunda dosyada herhangi bir delile rastlanılmadığı, dolayısıyla davacının takip öncesi dönem için işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Mahkememizin 02/04/2026 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 22/06/2026 tarihli ek raporda özetle; "Davalı vekili tarafından yapılan itiraz ile ilgili olarak tarafımca kök raporda yapılan incelemede, davalının takibe konu alacağa ilişkin faturaya yasal süresi içerisinde itiraz etmediği, davalı defterlerinin kendilerinden kaynaklı olarak incelenemediği hususları da dikkate alınarak söz konusu malların davalı şirkete teslim edildiğine dair karine oluştuğu belirtilmiştir. Bununla birlikte söz konusu faturaya ilişkin yapılan incelemede de faturanın altında “İRSALİYE YERİNE GEÇER” bilgisinin yer aldığı tespit edilmiştir. Bu bilgiler çerçevesinde hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu özellikle belirtilerek malların teslim edilmiş olduğunun Sayın Mahkemece kabul edilmesi halinde davacının alacağına ilişkin tespit yapılmıştır. Dolayısıyla bu aşamada davalının vaki itirazları ile ilgili olarak kök raporda varılan kanaatte herhangi bir değişiklik cihetine gidilmemiştir...." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Davacı vekilince 30/06/2026 tarihli dilekçe ile davanın kısmi olarak ikame edildiği tarihte asıl alacak miktarı 4.500,00TL, takip öncesi faiz alacak miktarı 500TL üzerinden ikame edildiğini, bu davanın esas alacak miktarının 1.623.947,60TL olarak ve takip öncesi faiz alacak miktarını 15.338,52 TL olarak tamamladıklarını, toplam dava değerinin toplam 1.639.286,12 TL olduğuna ilişkin dava değerinin arttırılmasını talep ettikleri, bir suretinin davalı şirkete tebliğ edildiği ve buna ilişkin harcın yatırılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında kural olarak ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı taraf üzerinde ise de ileri sürülen savunmaya göre ispat yükünün yer değiştirmesi söz konusu olabilmektedir. Davalı taraf fatura konusu ürünlerin teslim edilmediğini savunduğundan fatura konusu hizmetinin verildiği hususunda ispat yükü davacı alacaklı üzerinde bulunmaktadır. Bu doğrultuda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mali raporda yapılan tespitlere göre, davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, lehe ve aleyhe delil vasfını haiz olduğu, davalı tarafça yapılan ihtarata rağmen inceleme gün ve saatinde ticari defterlerinin ibraz edilmediği, yerinde inceleme talebinde bulunulmadığı görülmüş, takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının takibe konu alacağa ilişkin faturaya yasal süresi içerisinde itiraz etmediği, söz konusu malların davalı şirkete teslim edildiğine dair karine oluştuğu, davalı tarafından söz konusu hizmetin fatura karşılığının ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge ibraz edilmediği, davalı tarafça defterleri sunulmayarak ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulünün gerektiği, davacının ıslah talebinin 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı anlaşıldığından (Ankara BAM 27. HD'nin ...Esas ve... Karar sayılı ilamı) HMK'nın 222.maddesi de nazara alınarak davacının fatura alacağı nedeniyle dava açmakta kısmen haklı olduğu ancak işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatiyle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalının ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 1.623.947,60-TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak miktarı likit olduğundan asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 1.623.947,60-TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihine göre alınması gereken 110.931,86 TL harçtan peşin ve ıslah olarak alınan toplam 19.798,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 91.133,38 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Peşin ve ıslah olarak alınan toplam 19.798,48TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 245.352,66 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 13.500,00 TL bilirkişi ücreti, 222,51 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 14.425,41 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 14.290,43 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.764,44 TL nin davalıdan, geriye kalan 35,56 TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 8-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 29/09/2026
Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır