İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/737 E. 2025/737 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/737
Karar No
2025/737
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/737 Esas - 2026/539 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/737 Esas KARAR NO : 2026/539

DAVA TARİHİ : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 06/10/2016

Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/291 Esas Sayılı Dosyasında:

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 17/04/2017 KARAR TARİHİ : 18/06/2026 K. YAZIM TARİHİ : 19/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın müşterilerinden olan dava dışı ...Müh. … A.Ş’ye, davalılar ...ve ...’in müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi kullandırıldığını, şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine hesap kat ihtarının asıl borçlu ve kefillere keşide edildiğini, sonrasında borcun ödenmemesi nedeniyle ... Esas sayılı dosyası ile nakdi-gayrinakdi alacağa ilişkin ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davalıların haksız itirazı sonucunda takibin durduğunu iddia ederek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, İİK’nun 67/2.maddesine göre %20’den az olmamak üzere tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalılar ...ve...cevap dilekçeleri ile özetle; 14/12/2013 tarihi itibariyle asıl borçlu şirket ile ortaklık ilişkilerinin sona erdiğini, bu hususunun asıl borçlu şirkete ve bankaya bildirildiğini, kefaletten vazgeçildiğini, kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmede yer alan yazıların kendilerine ati olmadığını, ayrıca davalı ...imzanın da kendisine ait olmadığını bildirerek davanın reddini istemişlerdir. Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/291 Esas Sayılı Dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın müşterilerinden olan dava dışı ...Müh. … A.Ş’ye, davalı ...’nun müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi kullandırıldığını, şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine hesap kat ihtarının asıl borçlu ve kefillere keşide edildiğini, sonrasında borcun ödenmemesi nedeniyle ... Esas sayılı dosyası ile nakdi-gayrinakdi alacağa ilişkin ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davalıların haksız itirazı sonucunda takibin durduğunu iddia ederek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, İİK’nun 67/2.maddesine göre %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/291 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 14/12/2013 tarihi itibariyle asıl borçlu şirket ile ortaklık ilişkilerinin sona erdiğini, bu hususunun asıl borçlu şirkete ve bankaya bildirildiğini, kefaletten vazgeçildiğini, kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmede yer alan yazıların kendilerine ati olmadığını, ayrıca davalı ...imzanın da kendisine ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. DELİLLER -Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi -Hesap kat ihtarnamesi -Hesap ekstreleri, geri ödeme planı, faiz oranlarını gösterir kayıtlar -... Esas sayılı dosyası -Bilirkişi rapor-ek raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl dava dosyasında davacı vekilince açılan dava ile; davacı banka ile dava dışı borçlu ...Müh. … A.Ş arasında imzalanan kredi sözleşmesinde davalılar ... .... .... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların haksız itirazı sonucunda takibin durduğu ileri sürülerek itirazların iptaline karar verilmesini talep edildiği, Birleşen dava dosyasında ise; asıl dava dosyasına konu kredi sözleşmesi kapsamında müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer alan...hakkında asıl davaya konu icra takip dosyasında (... Esas sayılı) ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının haksız itirazı sonucunda takibin durduğu ileri sürülerek itirazların iptaline karar verilmesini talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce verilen ilk karar ile her iki dava dosyası bakımından 'konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığında dair karar'' verildiği kararın temyiz edilmesi üzerine .... .... .... Karar sayılı Bozma ilamı ile ''............. Davacı banka ile davalı asıl borçlu ...Müh. … A.Ş.’ye arasında 09.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeyi davalılar .... .... .... ’nun müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, akdedilen sözleşmeye istinaden borçlu firmaya ticari kredi kullandırıldığı ve çek karnesi verildiği, asıl borçlunun borcunu zamanında ödememesi üzerine asıl borçlu ve kefillere noterden hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, hesap katının usulüne uygun yapıldığı ve ihtarnamenin de usulüne uygun düzenlendiği, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılar aleyhine 02.08.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, icra takibine vaki itiraz üzerine 06.10.2016 tarihinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında 30.12.2016 tarihinde, davacı Banka ile asıl borçlu arasında imzalanan yapılandırma sözleşmesi ile dava konusu kredilerin yeniden yapılandırıldığı görülmüştür. Mahkemece yeniden yapılandırma sözleşmesi ile oluşturulan ödeme planı uyarınca mevcut icra takibine konu borcun muacceliyet, vade ve faiz oranlarının değiştirildiği, davalıların kefil olmaları nedeniyle sorumluluklarının asıl borçlunun sorumlu olduğu miktar ve ödeme şekline bağlı olduğu, önceki takipte talep edilen borcun sükut ettiği, bu nedenle davalı kefiller hakkında yapılmış eski icra takibindeki şart ve tutarlarda takibin devamının talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın konusuz kaldığı ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de 30.12.2016 tarihli yeniden yapılandırma sözleşmesi ve ödeme planında geçerli taksitlere uyulmadığı taktirde icra takibi ve takip şartlarının avdet edeceği hususu gözden kaçırılmıştır. Davacı Banka tarafından, yapılandırma sözleşmesi uyarınca hazırlanan ödeme planına uyulmadığı da iddia edildiğine göre, mahkemece yapılacak iş 30.12.2016 tarihli yapılandırma sözleşmesine uyulup uyulmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesidir. Hal böyleyken mahkemece eksik incelemeye dayalı hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

.........” gerekçesiyle hükmün bozulmasına dair karar verildiği mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamı sonrası davacı vekilince dosyaya sunulan beyan dilekçesi ile; taraflar arasında imzalanan müstakil bir yapılandırma sözleşmesi bulunmadığı, bu nedenle dosyaya sunulamadığı, davalı tarafça imzalanan 30.12.2016 tarihli ödeme beyanının eski sözleşmenin devamı niteliğinde olduğunun belirtildiği anlaşılmış, davacı vekilince dosyaya sunulan 30.12.2016 tarihli dava dışı asıl borçlu ...Müt. Plan. İnş. Müh. Ener. Mad. ve Taş. A.Ş. tarafından düzenlenip imzalanan belge ile; "...Mühendislik Planlama İnş. A.Ş. Lehine bankanız nezdinde yapılandırılan kredilerin peşinatı olan 30.000 TL'nin 09.01.2017 tarihine kadar ödeyeceğimizi, ödenemediği takdirde yapılandırma kredisinin bozulacağını ve icra takibinin başlayacağını kabul, beyan ve taahhüt ederiz." şeklinde beyan içerdiği belirlenmiştir. Mahkememizce bozma kararı doğrultusunda bankacı bilirkişiden ek rapor alınmış, 04.03.2006 tarihli bilirkişi raporunda neticeten; Davacı banka tarafından ... 2. İcra Dairesi'nin 02/08/2016 tarihli, 2016/15224 E, sayılı dosyası ile; 3.822.006,51 TL asıl alacak, 48.908,37 TL İşlemiş faiz , 2.445,41 TL BSMV ve 296,60 TL ihtarname masrafı toplamı 3.873.656,89 TL üzerinde icra takibi başlatıldığı, akabinde eldeki davanın açıldığı, davacı banka tarafından icra takip tarihinden sonra, 30/12/2016 tarihinde, dava dışı borçlu şirkete 4.444.237- TL üzerinden 48 ay vadeli 6 ay ödemesiz 6 ay kısmi ödemeli esnek yapılandırma kredisi kullandırıldığı, yapılandırma kredisine ilişkin dosya içeriğinde sözleşmeye rastlanılmadığı, ayrıca davacı banka şubesinden de söz konusu sözleşmenin temin edilemediği, Ödeme planı, mevcut hesap hareketleri ve dosya kapsamına kazandırılan hesap dökümleri birlikte incelendiğinde; 30/01/2017 — 30/06/2017 tarihleri arasında ödemesiz dönem bulunduğu, 31/07/2017 —29/12/2017 tarihleri arasında aylık 30.000,00 TL (faiz * BSMV) tutarında kısmi ödemelerin öngörüldüğü, 31/01/2018 tarihi ile kredi vade sonu olan 30/11/2020 tarihleri arasında ise aylık 176.696,92 TL taksit ödemesi bulunduğu, dava dışı firmanın davacı banka nezdinde açılan 13789429 numaralı ve 47892146 numaralı vadesiz hesap ekstreleri incelendiğinde; 31/07/2017 — 29/12/2017 tarihleri arasında aylık 30.000,00 TL (faiz * BSMV) tutarında kısmi ödemelerinden 4 taksitin ödendiği, mevcut tahsilatların asıl borçlu firmanın hesaplarında bulunan bakiyeler ile birlikte toplam 50.290,00 TL tutarında hesaba yatan bakiyeden karşılandığı, 28/04/2017 tarihinden sonra hesapların 4.256,27 TL ve 19.102,50 TL bakiye verdiği , 30/11/2017 tarihinde taksit vadesinde ilgili hesaplarda yeterli bakiye bulunmadığı ve aynı tarihte kredinin takip hesaplarına aktarıldığı, dosya kapsamında göre yapılan incelemede; 31/07/2017 vadeli taksit için 21/02/2017 tarihinde 30.000,00 TL , 31/08/2017 vadeli taksit için 28/04/2017 tarihinde 30.000,00 TL, 29/09/2017 vadeli taksit için 28/04/2017 tarihinde 30.000,00 TL, 31/10/2017 vadeli taksit için 28/04/2017 tarihinde 30.000,00 TL tahsil edildiği, toplam 4 adet taksitin toplamı 120.000,00 TL olduğu, 30/11/2017 tarihinde taksit vadesinde ilgili hesaplarda yeterli bakiye bulunmadığı ve aynı tarihte kredinin takip hesaplarına aktarıldığı, sonrasında kredi borcuna ilişkin düzenli bir ödeme akışının bulunmadığı, en son 29/05/2020 tarihinde 19.102,50 TL tahsilat yapıldığı ve toplamda 139.102,50 TL tahsilat sağlandığının tespit edildiği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede; Davacı banka ile davalı asıl borçlu ...Müh. … A.Ş’ye arasında 09/02/2011 tarihli 7.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeyi davalılar... .... .... ’nun 7.000.000,00 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, akdedilen sözleşmeye istinaden borçlu firmaya ticari kredi kullandırıldığı ve çek karnesi verildiği, davalı asıl borçlunun borcunu zamanında ödememesi üzerine asıl borçlu ve kefillere noterden hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, hesap katının usulüne uygun yapıldığı ve ihtarnamenin de usulüne uygun düzenlendiği, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından ... Esas sayılı sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiği, ancak davalıların borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, davacı bankanın ise eldeki dava ve birleşen dava ile borçlu kefillerin itirazlarının iptalini talep ettiği anlaşılmakta ise de; Bozma ilamı sonrası davacı vekilince dosyaya sunulan 16.03.2026 tarihli beyan dilekçesi ile; taraflar arasında imzalanan müstakil bir yapılandırma sözleşmesi bulunmadığı, davalı tarafça imzalanan 30.12.2016 tarihli ödeme taahhütnamesinin eski sözleşmenin devamı niteliğinde olduğunun belirtildiği ne var ki dosyada mübrez 30.12.2016 tarihli beyan dilekçesinin dava dışı asıl borçlu ...Müt. Plan. İnş. Müh. Ener. Mad. ve Taş. A.Ş. tarafından tek taraflı olarak düzenlenip imzalandığı, anılan belgede; "...Mühendislik Planlama İnş. A.Ş. Lehine bankanız nezdinde yapılandırılan kredilerin peşinatı olan 30.000 TL'nin 09.01.2017 tarihine kadar ödeyeceğimizi, ödenemediği takdirde yapılandırma kredisinin bozulacağını ve icra takibinin başlayacağını kabul, beyan ve taahhüt ederiz." şeklinde beyan içerdiği asıl ve birleşen dosyada yer alan davalıların gerek beyan dilekçesi gerekse eki ödeme planı altında imzalarının bulunmadığı belirlendiği, ayrıntıları dosyada yer alan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere , davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında, eldeki itirazın iptali davaları açıldıktan sonra ve davaların devamı sırasında dava konusu kredilelerin yeniden yapılandırılarak yeni bir ödeme planı ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, 30/12/2016 tarihli ödeme planı oluşturulduğu, yine ayrıntıları 19.04.2021 tarihli bilirkişi raporunun 10.sayfasında ifade edildiği üzere, ... kredi ödeme plan no ile düzenlenen yapılandırma kredisinin 30.12.2016 tarihinde kredi kullandırımı olarak ...nolu kredi hesabına borç kaydedildiği, kullandırılan kredinin 13789429 nolu mevduat hesabına “...nolu hesaptan kredi kullanımı” açıklaması ile alacak kaydedildiği, mevduat hesabından yapılan virmanlarla toplam 4.015.218,96 TL ile firmanın kredi anapara, faiz, BSMV, gecikme faizi, karşılıksız çek banka yasal sorumluluk bedeli ve kredi faizi açıklamasıyla kredi geri ödemeleri yapıldığı ayrıca dava dışı borçlu şirketin kredilerinin revize edilmesi ve limit değişikliği masraflarının tahsil edildiği, bu şekilde eski kredi sözleşmesinden doğan borcun banka hesaplarında kapatıldığı, dava dosyalarına konu borcun muacceliyet, vade ve faiz oranlarının değiştirildiği, davalıların müşterek ve müteselsil kefaletlerinden doğan sorumluluklarının bu şekilde sona erdiği anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın konusuz kaldığı kanaatine varılarak karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve davalıların icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle borcunun bulunduğu, bu nedenle davalıların dava açılmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmakla yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarına dair aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Asıl ve birleşen davada, davanın konusu kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Asıl davada; a-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 48.127,93 TL harcın düşümü ile fazla alınan 47.395,93 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ile 48.127,93 TL peşin harç olmak üzere toplam 48.157,13 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı tarafından yatırılan 12.781,60TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ç-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6.maddesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Birleşen davada; a-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 48.127,93 TL harcın düşümü ile fazla alınan 47.395,93 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvuru harcı ile 48.127,93 TL peşin harç olmak üzere toplam 48.159,33 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6.maddesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/737, K. 2025/737, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-737-e-2025-737-k-e85e1695fcc8