İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/73 E. 2025/205 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/73
Karar No
2025/205
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/73 Esas - 2025/205

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ( Direnme )

ESAS NO : 2025/73 KARAR NO : 2025/205

DAVA : Hedef sistemi buluşu hakkında Muarazanın giderilmesi DAVA TARİHİ : 27/10/2015 KARAR TARİHİ : 26/05/2025 Yazım Tarihi: 22 /06/2025 İDDİA: Davacı ... dava dilekçesinde ÖZETLE; 1975 yılında ... atış yarışmalarında kullanılmak üzere ... adına buluşunu yaptığını bir hedef sistemine ... sayılı ... gereği ... hakkının olduğu halde ... verilmeyerek bunun yerine iradesi dışında ... Ödül Yönetmeliğine göre 3.000 TL ... verildiğini, o yıllarda ... arasında her yıl birlik devletleri arasındaki askerlerin tanışmaları ve kaynaşmaları için hafif silah yarışmalarının yapıldığını, yarışmanın kurallarını karara bağlamak için üye ülkelerin orduları arasından birer subay üyenin temsil edilerek yarışmanın kurallarının karara bağlandığını, bu kuralın bütün üye ülkeleri için bağlayıcı nitelikte olduğunu, kendisinin de o yıllarda ... hafif silah teknisyen astsubay olarak ... atış ekibinde görevli olduğunu, ....'dan yayınlanan bir emir üzerine ... atış yarışmaları elektronik hedef sistemiyle yapılacak ve atış ekibi bu sisteme göre yetiştirilebilecek kullanılacak hedef sisteminin yurtiçinde olmadığı, yurdışından ithal etmek gerektiği belirtilerek bu sistemin dışarıdan getirtilmesinin 4 Milyon TL'ye mal olacağını, bu pahalı sistemin yapılması için bütün .... Personelinin çaba gösterilmesinin istenildiğini, kendisinin kafasında tasarlandığı, hedef sistemi yapmayı başardığını, devlet hazinesine büyük tasarruf sağlayacak sonuca ulaşması sebebiyle kendisine ... Ödül yönetmeliğine göre ... verildiğini, ...'nın diğer maddelerinden yararlandırılmadığını mağdur edildiğini belirterek; mağduriyetinin giderilerek 1975 yılında buluşunu yaptığı hedef sisteminden ...'nca ne kadar üretilip toplam üretim maliyeti ortaya çıktıktan ve mahkemeye intikal ettikten sonra mucit hakkının belirlenmesi için ... sayılı ... ...'nın 32. maddesinde ifadesini bulan hak alacağının, aynı ...'nın 24. maddesi hükümleri de dikkate alınarak tespitinin yapılmasını, yasanın ön gördüğü bütün haklarının ...'dan alınarak tarafına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacının müvekkil idare bünyesinde çalışırken, ...'nın emri üzerine yarışma usulüyle dava konusu "Hedef Sistemi'ni .......'la birlikte tasarlayıp ürettiği, Ancak buna karşılık o dönemde 31/05/1968 tarih 12912 sayılı RG'de yayımlanan ... Ödül Yönetmenliğine uygun olarak 3.000 TL ... ile taltif edildiğinin sabit olduğunu, Davacının başından beri eser üzerindeki mali haklarını devrettiğini,5846 sayılı FSEK.’nun 18/2 nci maddesinde “Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır.” hükmüne yer verildiğini, Kaldı ki, İdarenin bu yarışmayı açarken bunun için mali bir bedel veya ödül kararlaştırıp vadetmemesine rağmen, davacının bunu bilerek anılan yarışmaya katıldığını, Davacıya o dönem itibariyle ... olarak 1975 yılı için 3000 TL. gibi küçümsenemeyecek bir bedelle ödüllendirildiğini, Davacının, başından beri eser üzerindeki mali haklarını devrettiğini, izinsiz bir kullanımdan söz edilemeyeceğinin aşikâr olduğunu, Davalı idarenin böyle bir konuda yarışma düzenlemesi ve ortaya çıkacak eserin idarece onaylanması sonucunda bu eserin kullanılmamasının beklenemeyeceğini, idarenin kullanım uygulama amacı olmayan ödüllü bir yarışma düzenlemesinin beklenmesinin abesle iştigal olduğunu, İdarenin, zaten yarışma sonucunda uygun görülen hedef sisteminin kullanılacağını, zira o güne kadar bu sistemin ithal edildiğini ve artık kendi üretimi olan sistemi uygulamak niyetinde olduğunu, bu yöndeki iradesini ve ihtiyacını belirterek dava konusu yarışmayı düzenlediğini, Aslında davacının da dava konusu eserin seçilmesi halinde müvekkili İdare tarafından kullanılacağını, mali mülkiyetinin İdareye geçeceğini bilerek ve kabullenerek söz konusu yarışmaya katıldığını, Davacının davasını ... Sayılı ... Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 35 inci ve benzeri hükümlerine dayandırmaya çalışıldığını, Aralarında sözleşme olan tarafları ilgilendiren bu hükmün davacı hakkında uygulanamayacağını, O dönemde davacı İdarenin emri ve yönetiminde kamu personeli olarak çalıştığının ortada olduğunu,12 Eylül 1980 darbesini bahane ederek, yıllar sonra -40 yıl sonra- böyle bir davayı açmasının kendisi için mesleki açıdan riskli olduğu düşünülse bile, -her ne kadar hangi tarihte emekli olduğunu belirtmemiş olsa da-emekli olduktan sonra bile zamanaşımını geçirdiğini, Davanın MK.’nın 2.maddesinde düzenlenen objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağını, manevi hak ihlali yönünden ise BK:60 maddesindeki zamanaşımının geçtiğinin açık olduğunu, Ayrıca, davacının, dava konusu eser karşılığında İdareden maddi bedel ödülü almasına rağmen, bu kadar süre (40 yıl) sonra dava yoluna giderek müvekkili idareden tazminat talebinde bulunmasının kötü niyetin göstergesi olduğunu, Davacının dava konusu eserin adına tescili veya ... talebinin, müvekkili İdareye karşı yöneltilemeyeceğini, davanın bu yönüyle de husumet yokluğundan dolayı reddinin gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. BİRİNCİ DEĞERLENDİRME ; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı taraf " 1975 yılında ... hafif silah teknisyen astsubay olarak ... atış ekibinde görevli olduğunu, 1975 yılında ... atış yarışmalarında kullanılmak üzere ... adına buluşunu yaptığını bir hedef sistemine ... sayılı ... gereği ... hakkının olduğu halde ... verilmeyerek bunun yerine iradesi dışında ... Ödül Yönetmeliğine göre 3.000 TL ... verildiğini" ileri sürerek "1975 yılında buluşunu yaptığı hedef sisteminden ...'nca ne kadar üretilip toplam üretim maliyeti ortaya çıktıktan ve mahkemeye intikal ettikten sonra mucit hakkının belirlenmesi için ... sayılı ... ...'nın 32. maddesinde ifadesini bulan hak alacağının, aynı ...'nın 24. maddesi hükümleri de dikkate alınarak tespitinin yapılmasını, yasanın ön gördüğü bütün haklarının ...'dan alınarak tarafına verilmesini" talep ve dava etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 29/06/2016 tarih ve ... sayılı kararla ÖZETLE "..... gerek ... sayılı ... gerekse Borçlar Kanunu hükümleri, dikkate alındığında işin esasına girilmeksizin ... hakkı en uzun süreyle 20 yıl korunduğu, davacının ... sayılan buluşa ilişkin hakkın doğumunun 1975 olduğu ileri sürüldüğünden ileri sürülen def'i karşısında Zaman aşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine .. " şeklinde karar verilmiştir. Bu kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup ....'nin 05/06/2018 Tarih ve ... sayı ile ÖZETLE ; " Dava, davacının, davalı kurumun çalışanı olduğu dönemdeki buluşundan doğan hak alacağının tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu buluşun, 1975 yılında yapılan bir yarışma sonucu davacı tarafından gerçekleştirildiği ve bunun karşılığında davacıya 3.000 TL ödül verildiği taraflar arasında tartışmasızdır. Davacı taraf, dava konusu buluşla ilgili olarak herhangi bir tescil başvurusunda bulunmadığına göre ... sayılı ...’nın dava konusu uyuşmazlığa uygulanma imkanı bulunmayıp, uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekir. Bu durumda, öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu buluşla ilgili olarak, davacı tarafından genel hükümlere dayalı hak sahipliği iddiasına karşılık yarışma sonucu bu hakkın kendisine devredildiğine yönelik davalı savunmasına dayalı olarak ortaya çıkan muarazanın giderilmesi ve sonucuna göre de davacının alacak hakkı bulunup bulunmadığının ve miktarının tespiti gerekirken; mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir."şeklindeki karar ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. 2.nci DEĞERLENDİRME ; Taraf teşkilinden sonra bozma ilamına uyularak gerekli araştırma ve inceleme yapılmıştır. Bozmaya konu dava dosyası hakkında başta ... ve diğer kuvvet komutanlıklarına "... 2 Haziran 1975 tarihli yazısı ve davacının dilekçesi EK' te geçen hedef sisteminin kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise ne kadar süreyle kullanıldığı, bu hedef sisteminin varsa parasal değeri ( o yıla ait) ne olduğu, bu hedef sistemindeki davacının katkısı varsa görevi ile bağlantısının olup olmadığı, hedef siteminden dolayı davacının kurumdan aldığı 3.000 TL. ... dışında herhangi bir alacağı olup olmadığı, varsa da miktarının ne olduğu, ayrıca bu konuda kendisine ödeme yapılıp yapılmadığı" sorulmuş; Yine " davacı ... (30/08/2021 tarihli ) ve vekilinin talep dilekçeleri (21/03/2022 tarihli) , ( renkli görsel fotoğraflar ) ve ... ilgili kurumundan gelen yazılar ekte gönderilerek bu yazılar incelenerek DAVACININ BULUŞU İLE İLGİSİ OLDUĞU BELİRTİLEN ... Stok numaralı "...; a) Bu Ünitenin , "Buluş" vasfında olup olmadığı, kim tarafından ilk kez ve ne zaman oluşturulduğu, bir tarifnamesi (açıklaması) bulunup bulunmadığı, yukarıda geçen 1975 yılında 3.000 TL. ... alan davacı ... ile bir bağlantısı bulunup bulunmadığı; b) Davanın açıldığı 27/10/2015 tarihinden geriye yönelik son 10 yıl içerisinde "..." üretilip üretilmediği, ve üretilmiş ise ... kayıtlarında davacının buluşu olduğu belirtilen Hedef sistemine bağlı kullanılıp kullanılmadığı, c) Üretilmiş ise ne kadar üretildiği, üretim tarihinde maliyet tutarının ne olduğu; d) Yine daha önceden üretilmiş ise ,1975-1980 yılları arasında ne kadar üretildiği, ve üretim tarihinde maliyet tutarının ne olduğu, Arşiv kayıtlarından da yararlanılarak araştırılması ve konu hakkında mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. Bu çerçevede değişik birliklerden değişik tarihlerde yazı cevapları gelmiştir. Daha sonra teknik yönü de dikkate alınıp bilirkişi heyetinden rapor alınması yönüne de gidilmiştir. 18/10/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE;"-Öncelikle ... başvurusu yapılmamış olmasına ilişkin mesele ele alındığında; şüphesiz talebin dayandırıldığı ve kararlarda gönderme yapılan ... hükümleri uyarınca çalışanların vazifeleri sırasında geliştirmiş oldukları buluşlar ile ilgili işverenleriyle birlikte karşılıklı hak ve sorumlulukları mevcuttur. Yükümlülüklerin işveren tarafından yerine getirilmemesi buluşun serbest buluş niteliği kazanmasına sebebiyet vereceğinden ve serbest buluşun da çalışanın hür iradesiyle başvuru yapabileceği de açıktır. -Bu haliyle ortada bir ... ya da ... başvuru olmadığı için davacının . ... kapsamındaki buluşun adına tescili talebi de dâhil tüm alacak taleplerinin bu uyuşmazlığın konusu olamayacağı açıktır. Nitekim uyuşmazlığın ... s. ... hükümleri kapsamında çözümlenemeyeceği hususu ...’nin bozma kararında tespit edilerek belirtilmiştir. Kaldı ki davacı tarafından dava konusu yapılan sistem ve taraflar arasındaki işçi-işveren ilişkisi 1975 yılına, yani ... sayılı ...’dan önceki yürürlük Kanun olan İhtira Beratı kanunu dönemine denk gelmekte olup, İhtira Beratı Kanununda çalışan buluşları ile ilgili hükümlerin bulunmadığını belirtmekte de fayda vardır. Velev ki bu süreç ... sayılı ... dönemine bile denk gelseydi, ... m.145 hükmünden zamanaşımı süresi için Borçlar Kanunu’nu zamanaşımı ile ilgili hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmakta olduğundan genel zamanaşımı süresi 10 yıl olarak uygulama alanı bulacaktı. Hal böyleyken davacının uyuşmazlık konusu olayın 1975 yılında gerçekleştiğinden hareketle işbu dava tarihine kadar takribi 40 yıllık bir sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığından “... hakkı olduğu halde ... verilmediği” iddiasına ilişkin tüm taleplerin zamanaşımına uğradığı sabittir. -Öte yandan 1975 yılında yürürlükte olan genel kanun niteliğindeki 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu’nun “Borçların Teşekkülü-Akitten Doğan Borçlar” faslında düzenlenen “İlan suretiyle vuku bulan vaitler” kenar başlıklı 8. maddesi (dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK m. 9 ile paralel) “Bir iş veya bir şey mukabilinde ilan suretiyle bir bedel vadeden kimse, vadine tevfikan o bedeli vermeğe mecburdur. O iş veya o şey husule gelmeksizin o kimse vadinden nükül ederse vadettiği bedeli tecavüz etmemek üzere diğerinin hüsnü niyetle yaptığı masrafı ödemeğe mecburdur. Fakat umulan muvaffakiyetin elde edilemeyeceğini vaadi yapan kimse ispat ettiği surette, bu mecburiyete mahal kalmaz” şeklindedir. - Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı ....'nın emri ile dava konusu hedef sistemin tasarlandığı, ... Ödül Yönetmenliğine uygun olarak davacıya 3.000 TL ... ile verildiği bu manada hedef sistemin tasarlanması için esasen bir yarışma düzenlenmiş olduğu, Yargıtay Bozma ilamında da uyuşmazlık konusu buluşun “1975 yılında yapılan bir yarışma sonucu davacı tarafından gerçekleştirildiği ve bunun karşılığında davacıya 3.000 TL ödül verildiği” şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Buna göre davanın esasen 818 sayılı BK m. 8’e dayandığı ve ortaya çıkan muarazanın bu hüküm çerçevesinde giderilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. - 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu m. 1 ile “İki taraf karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan ettikleri takdirde, akit tamam olur” ve m. 2 ile “İki taraf akdin esaslı noktalarında uyuşurlar ise ikinci derecedeki noktalar sükûtla geçilmiş olsa bile akde münakit olmuş nazariyle bakılır. İkinci derecedeki noktalar hakkında uyuşulamadığı takdirde hakim, işin mahiyetine bakarak onları tayin eyler. Akitlerin şekillerine müteallik hükümler mahfuzdur. Rızanın beyanı sarih olabileceği gibi zımni dahi olabilir” hükümleri düzenlenmiştir. - Somut olayda davalı tarafından düzenlenen yarışmaya katılan davacının ilan tarihinden itibaren tasarlanacak ürünün .... tarafından kullanılacağını bildiği ve resmi belgelere göre dava dışı .... ...'la ürünü tasarladığı, bu ürün ile yarışmayı kazanarak para ödülünü aldığı bu bağlamda tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulmuş bu akit sonucunda yine tarafların edimlerini karşılıklı olarak ifa ettikleri anlaşılmaktadır. Şu halde davalının, davacıya karşı sözleşmeden doğan borcunu ödediği başka bir borcunun da bulunmadığı değerlendirilmektedir. -Sayın Mahkeme bu hususlara ilaveten dava konusu hedef sisteminin silahlı kuvvetler birimlerinde kullanılıp kullanılmadığı; Kullanılmış ise hangi tarihlerde ne kadar süreyle kullanıldığı, Envanter kayıtlarında bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa kaç adet cihaz ünitesi olduğu, Envanter kayıtlarından silinmiş ise ne zaman silindiği, hedef sisteminin varsa parasal değeri ne olduğu, bu hedef sistemindeki davacının katkısı varsa görevi ile bağlantısının olup olmadığı sorularının yanıtlanmasını istemiş olup; anılan sorurlar yukarıda belirtilen müzekkere cevaplarında ilgili birimler tarafından ayrıntılı olarak yukarıda arz edildiği gibi cevaplanmıştır. Bu cevaplar özet olarak derlendiğinde ... kodlu hedef sisteminin bir kısım birimlerin envanterinde yer almakla beraber sistemin aktif olarak kullanılmadığı anlaşılmaktadır. - Yine anılan müzekkerelerden ürünün envanter kayıtlarında 2005 tarihli fiyatlandırmasının 100 USD, 2006 fiyat güncellemesinin 750 USD, 2007 yılında ise 2.714,25 TL olarak güncellendiği 09.06.2023 itibariyle birim fiyatının 2.498,88 TL olarak kayıtlarda yer aldığı bilgisine ulaşılmıştır. - ... kodlu sistemin davacı tarafından geliştirilen sistem olup olmadığı hususuna ilişkin davacı tarafından dosyaya teknik bir açıklama sunulmamış olduğundan heyetimiz tarafından herhangi bir tespit yapılması da mümkün olmamıştır. Diğer bir ifadeyle davacının ödül aldığı çalışmaya ilişkin o tarihlerde resmi kayıtlara geçmiş teknik açıklamalar içeren bir doküman dosya kapsamında yer almadığından ... koldu ürün ile o ürünün aynı ürünler olup olmadığına dair kıyaslama yapılabilecek veri dosya kapsamında mevcut değildir. SONUÇ VE KANAAT; Genel hükümler çerçevesinde davacının davalı kurumdan aldığı 3.000 TL ... dışında herhangi bir alacağının bulunmadığı " şeklinde ifade edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 19/02/2024 tarih ve ... sayı ile ÖZETLE " Davacı taraf " 1975 yılında ... hafif silah teknisyen astsubay olarak ... atış ekibinde görevli olduğunu, 1975 yılında ... atış yarışmalarında kullanılmak üzere ... adına buluşunu yaptığını bir hedef sistemine ... sayılı ... gereği ... hakkının olduğu halde ... verilmeyerek bunun yerine iradesi dışında ... Ödül Yönetmeliğine göre 3.000 TL ... verildiğini" ileri sürüp buluşu hakkında ... sayılı ... hükümlerinin tatbikini talep etmiş ise de uyulmasına karar verilen Yargıtay ilamında " Davacı taraf, dava konusu buluşla ilgili olarak herhangi bir tescil başvurusunda bulunmadığına göre ... sayılı ...’nın dava konusu uyuşmazlığa uygulanma imkanı bulunmayıp, uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekir. " geçen kanaate iştirak edilerek somut olayda ... sayılı ... uygulanmamış, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi için genel hükümlere göre değerlendirme yapılmıştır. Bilirkişi heyet raporunda geçen "1975 yılında yürürlükte olan genel kanun niteliğindeki 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu’nun " ilgili hükümlerinden hareketle; yine raporda geçen "- Somut olayda davalı tarafından düzenlenen yarışmaya katılan davacının ilan tarihinden itibaren tasarlanacak ürünün .... tarafından kullanılacağını bildiği ve resmi belgelere göre dava dışı .... ...'la ürünü tasarladığı, bu ürün ile yarışmayı kazanarak para ödülünü aldığı bu bağlamda tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulmuş bu akit sonucunda yine tarafların edimlerini karşılıklı olarak ifa ettikleri anlaşılmaktadır. " kısmından bakıldığında gerek davacının gerekse davalı kurumun karşılıklı anlaşılan iradeleri ile ... hafif silah yarışmalarında kullanılan "..." adlı buluşun davacı ve dava dışı ölü kişi tarafından üretilip hizmete sunulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; Dosyaya yansıtılan tüm delil ve belgelere göre; 1975 yılında Uluslararası Askeri alanda yapılan ... hafif silah yarışmalarında kullanılan "..." adlı buluşun üzerinde davacı ... ile birlikte dava dışı (mirasçıları davadan haberdar edilmişler) 1947 doğumlu ... Köyü Nüfusuna kayıtlı 2022'de ölü ... (...) adlı şahısların bu buluş üzerinde birlikte hak sahibi olduklarına (tespitine) kanaat getirilmiştir. Diğer yönden yukarıda adı geçen buluşla ilgili olarak davacı ...'ye o tarihlerde geçerli ... Ödül Yönetmenliğine uygun oran üzerinden 3.000.00 TL parasal oran şekilde ... verildiğinin de tespitine ayrıca karar verilmiştir. Bazı askeri birimlerden gelen yazılardan davacı ile dava dışı şahsın birlikte hak sahibi olduğu "..." adlı buluşun ...'nın ilgili bazı birimlerinde değişik tarihlerde "..." şeklinde kullanıldığına kanaat getirilerek bu husustan hareketle " Davanın açıldığı 27/10/2015 tarihinden geriye yönelik son 10 yıl içerisinde "..." üretilip üretilmediği, ve üretilmiş ise ... kayıtlarında davacının buluşu olduğu belirtilen Hedef sistemine bağlı kullanılıp kullanılmadığı, Üretilmiş ise ne kadar üretildiği, üretim tarihinde maliyet tutarının ne olduğu; Yine daha önceden üretilmiş ise , 1975-1980 yılları arasında ne kadar üretildiği, ve üretim tarihinde maliyet tutarının ne olduğu, Arşiv kayıtlarından da yararlanılarak araştırılması ve konu hakkında mahkememize bilgi verilmesi" sorulmuş, değişik askeri birimlerden gelen ve dosyada bulunan yazı cevapları kapsamında yukarıda belirtilen buluşun 1975 yılından sonrada davalı ... birimlerinde kullanıldığının (ilgili envanter kayıtlarında bulunduğu) tespitine, karar verilmiştir. Davalı ..., davaya konu edilen fikri gayret ödülüne konu buluşun yarışma sonucu bu hakkın kendisine devredildiğine yönelik savunmada bulunmuş ise de; bu konuda davacı tarafın (veya dava dışı şahsın ) mali haklarını devrettiğinde dair yazılı ve resmi herhangi bir belge/döküman sunulmadığından dolayısıyla davalının bu yöndeki savunması askıda kaldığına kanaat getirilerek yukarıdaki buluş konusunda davacı ...'nin bu hakkını yazılı bir belge ile davalı ...'ye devretmediğinin tespitine, davacı ...'nin o tarihlerde almış olduğu Fikri Hak Ödülü dışında bahse konu "..." adlı buluşun üzerinde dava dışı ... (...) ile birlikte mali ve manevi hak sahibi olduğunun tespitine, şeklinde karar tesis edilmiştir. Dava dilekçesinde belirsiz bir oran (alacak) miktarı üzerinden herhangi bir tazminat oranı talebinde bulunulmadığı gibi tüm yazışma ve araştırmalara rağmen davaya konu edilen fikri gayret ödülüne konu buluşun mali değeri tam ve doğru olarak tespit edilemediğinden davacı tarafın bu konuda mali ve manevi hakkının saklı tutulmasına, şeklinde ayrıca karar tesis edilmiştir. Taraflara arasındaki muaraza bu şekilde giderilerek diğer taleplerin (mesela sadece davacının hak sahibi olduğu , ayrıca mucit hakkının belirlenmesi için ... sayılı ... ...'nın 32. maddesinde ifadesini bulan hak alacağının, aynı ...'nın 24. maddesi hükümleri de dikkate alınarak tespitinin yapılması gibi ) reddine de ayrıca karar verilmiştir." şeklinde gerekçelendirme ile; " 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-1975 yılında Uluslararası Askeri alanda yapılan ... kullanılan "..." buluşun üzerinde davacı ... ile birlikte dava dışı 1947 doğumlu ... Köyü Nüfusuna kayıtlı 2022'de ölü ... (...) adlı şahısların bu buluş üzerinde BİRLİKTE HAK SAHİBİ OLDUKLARININ TESPİTİNE, 3-Yukarıda adı geçen buluşla ilgili olarak davacı ...'ye o tarihlerde geçerli oran üzerinden 3.000.00 TL parasal oran şekilde ... verildiğinin TESPİTİNE, 4-Yukarıda belirtilen buluşun 1975 yılından sonrada davalı ... birimlerinde kullanıldığının (ilgili envanter kayıtlarında bulunduğu) TESPİTİNE, 5-Yukarıdaki buluş konusunda davacı ...'nin bu hakkını yazılı bir belge ile davalı ...'ye devretmediğinin TESPİTİNE, 6-Yukarıdaki buluşla ilgili olarak davacı ...'nin o tarihlerde almış olduğu Fikri Hak Ödülü dışında ... (...) ile birlikte mali ve manevi hak sahibi olduğunun TESPİTİNE, 7-Dava dilekçesinde belirsiz bir oran (alacak) miktarı üzerinden herhangi bir tazminat oranı talebinde bulunulmadığından davacı tarafın mali ve manevi hakkının SAKLI TUTULMASINA, 8-Diğer taleplerin REDDİNE, 9-Taraflara arasındaki muarazanın bu şekilde GİDERİLMESİNE, " şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. ....'nin 16.12.2024 tarih ve ... sayı ile ÖZETLE; " .Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiştir. Ancak bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma çerçevesinde alınan bilirkişi raporunda davacının davalıdan genel hükümlere göre bir alacağının bulunmadığı belirlenmiştir. Zira davacıya ait ürünün silahlı kuvvet birimlerinde kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise hangi tarihte ne kadar süreyle kullanıldığınıın belirlenemediği gibi envanterlerde yer alan ürünün davacının ürünü olup olmadığının da tespit edilemediği, kaldı ki davacının ürününün tam olarak teknik özelliklerini belirtmediği, yine envanter kayıtlarında bahsedilen ürünün en son olarak 09.06.2023 tarihi itibariyle birim fiyatının güncellenerek 2.498,88 TL olarak kayıtlarda yer aldığı, davacının da yarışma sonucunda 1975 yılında 3.000,00 TL ödül aldığı dikkate alındığında davacının davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı gibi teknik olarak ne olduğu belli olmayan ürün üzerinde eser sahipliğine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Hal böyle iken davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilerek dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. DİRENME GEREKÇESİ; Yukarıda geçen .... H.D.. Bozma ilamında " davacının davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı gibi teknik olarak ne olduğu belli olmayan ürün üzerinde eser sahipliğine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Hal böyle iken davanın reddine karar verilmesi gerekirken " şeklinde gerekçe belirtilmiş ise de ; Yargıtay'ın önceki kararında da geçtiği şekilde " buluşla ilgili olarak, davacı tarafından genel hükümlere dayalı hak sahipliği iddiasına karşılık yarışma sonucu bu hakkın kendisine devredildiğine yönelik davalı savunmasına dayalı olarak ortaya çıkan muarazanın giderilmesi " gerekmektedir. Zira davacı taraf kendisinin olduğunu ileri sürdüğü ve gelen yazılardan da silahlı kuvvetlerde kullanılan davaya konu edilen buluş mahiyetindeki konuda bir değerlendirme yapılmadır. 1975 yılında Uluslararası Askeri alanda yapılan ... da kullanılan "..." buluşun üzerinde bir hak sahipliği olduğu da anlaşıldığından bu muarazanın giderilmesi gerektiğinden hareketle; Mahkememizin 19/02/2024 tarih ve ... sayılı kararında geçen " somut olayda ... sayılı ... uygulanmamış, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi için genel hükümlere göre değerlendirme yapılmıştır. Bilirkişi heyet raporunda geçen "1975 yılında yürürlükte olan genel kanun niteliğindeki 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu’nun " ilgili hükümlerinden hareketle; yine raporda geçen "- Somut olayda davalı tarafından düzenlenen yarışmaya katılan davacının ilan tarihinden itibaren tasarlanacak ürünün .... tarafından kullanılacağını bildiği ve resmi belgelere göre dava dışı .... ...'la ürünü tasarladığı, bu ürün ile yarışmayı kazanarak para ödülünü aldığı bu bağlamda tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulmuş bu akit sonucunda yine tarafların edimlerini karşılıklı olarak ifa ettikleri anlaşılmaktadır. " kısmından bakıldığında gerek davacının gerekse davalı kurumun karşılıklı anlaşılan iradeleri ile ... hafif silah yarışmalarında kullanılan "..." adlı buluşun davacı ve dava dışı ölü kişi tarafından üretilip hizmete sunulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; Dosyaya yansıtılan tüm delil ve belgelere göre; 1975 yılında Uluslararası Askeri alanda yapılan ... hafif silah yarışmalarında kullanılan "..." adlı buluşun üzerinde davacı ... ile birlikte dava dışı (mirasçıları davadan haberdar edilmişler) 1947 doğumlu ... Köyü Nüfusuna kayıtlı 2022'de ölü ... (...) adlı şahısların bu buluş üzerinde birlikte hak sahibi olduklarına (tespitine) kanaat getirilmiştir. Diğer yönden yukarıda adı geçen buluşla ilgili olarak davacı ...'ye o tarihlerde geçerli ... Ödül Yönetmenliğine uygun oran üzerinden 3.000.00 TL parasal oran şekilde ... verildiğinin de tespitine ayrıca karar verilmiştir. Bazı askeri birimlerden gelen yazılardan davacı ile dava dışı şahsın birlikte hak sahibi olduğu "..." adlı buluşun ...'nın ilgili bazı birimlerinde değişik tarihlerde "..." şeklinde kullanıldığına kanaat getirilerek bu husustan hareketle " Davanın açıldığı 27/10/2015 tarihinden geriye yönelik son 10 yıl içerisinde "..." üretilip üretilmediği, ve üretilmiş ise ... kayıtlarında davacının buluşu olduğu belirtilen Hedef sistemine bağlı kullanılıp kullanılmadığı, Üretilmiş ise ne kadar üretildiği, üretim tarihinde maliyet tutarının ne olduğu; Yine daha önceden üretilmiş ise , 1975-1980 yılları arasında ne kadar üretildiği, ve üretim tarihinde maliyet tutarının ne olduğu, Arşiv kayıtlarından da yararlanılarak araştırılması ve konu hakkında mahkememize bilgi verilmesi" sorulmuş, değişik askeri birimlerden gelen ve dosyada bulunan yazı cevapları kapsamında yukarıda belirtilen buluşun 1975 yılından sonrada davalı ... birimlerinde kullanıldığının (ilgili envanter kayıtlarında bulunduğu) tespitine, karar verilmiştir. Davalı ..., davaya konu edilen fikri gayret ödülüne konu buluşun yarışma sonucu bu hakkın kendisine devredildiğine yönelik savunmada bulunmuş ise de; bu konuda davacı tarafın (veya dava dışı şahsın ) mali haklarını devrettiğinde dair yazılı ve resmi herhangi bir belge/döküman sunulmadığından dolayısıyla davalının bu yöndeki savunması askıda kaldığına kanaat getirilerek yukarıdaki buluş konusunda davacı ...'nin bu hakkını yazılı bir belge ile davalı ...'ye devretmediğinin tespitine, davacı ...'nin o tarihlerde almış olduğu Fikri Hak Ödülü dışında bahse konu "..." adlı buluşun üzerinde dava dışı ... (...) ile birlikte mali ve manevi hak sahibi olduğunun tespitine, şeklinde karar tesis edilmiştir. Dava dilekçesinde belirsiz bir oran (alacak) miktarı üzerinden herhangi bir tazminat oranı talebinde bulunulmadığı gibi tüm yazışma ve araştırmalara rağmen davaya konu edilen fikri gayret ödülüne konu buluşun mali değeri tam ve doğru olarak tespit edilemediğinden davacı tarafın bu konuda mali ve manevi hakkının saklı tutulmasına, şeklinde ayrıca karar tesis edilmiştir. Taraflara arasındaki muaraza bu şekilde giderilerek diğer taleplerin (mesela sadece davacının hak sahibi olduğu , ayrıca mucit hakkının belirlenmesi için ... sayılı ... ...'nın 32. maddesinde ifadesini bulan hak alacağının, aynı ...'nın 24. maddesi hükümleri de dikkate alınarak tespitinin yapılması gibi ) reddine de ayrıca karar verilmiştir." şeklinde gerekçe ile önceki aynen kararda direnilerek ; "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-1975 yılında Uluslararası Askeri alanda yapılan ... kullanılan "..." buluşun üzerinde davacı ... ile birlikte dava dışı 1947 doğumlu ... Köyü Nüfusuna kayıtlı 2022'de ölü ... (...) adlı şahısların bu buluş üzerinde BİRLİKTE HAK SAHİBİ OLDUKLARININ TESPİTİNE, 3-Yukarıda adı geçen buluşla ilgili olarak davacı ...'ye o tarihlerde geçerli oran üzerinden 3.000.00 TL parasal oran şekilde ... verildiğinin TESPİTİNE, 4-Yukarıda belirtilen buluşun 1975 yılından sonrada davalı ... birimlerinde kullanıldığının (ilgili envanter kayıtlarında bulunduğu) TESPİTİNE, 5-Yukarıdaki buluş konusunda davacı ...'nin bu hakkını yazılı bir belge ile davalı ...'ye devretmediğinin TESPİTİNE, 6-Yukarıdaki buluşla ilgili olarak davacı ...'nin o tarihlerde almış olduğu Fikri Hak Ödülü dışında ... (...) ile birlikte mali ve manevi hak sahibi olduğunun TESPİTİNE, 7-Dava dilekçesinde belirsiz bir oran (alacak) miktarı üzerinden herhangi bir tazminat oranı talebinde bulunulmadığından davacı tarafın mali ve manevi hakkının SAKLI TUTULMASINA, 8-Diğer taleplerin REDDİNE, 9-Taraflara arasındaki muarazanın bu şekilde GİDERİLMESİNE,," şeklinde karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Mahkememizin 19/02/2024 tarih ve ... sayılı Önceki Kararda AYNEN DİRENİLMESİNE, 2-Davanın KISMEN KABULÜNE, 3-1975 yılında Uluslararası Askeri alanda yapılan ... kullanılan "..." buluşun üzerinde davacı ... ile birlikte dava dışı 1947 doğumlu ... Köyü Nüfusuna kayıtlı 2022'de ölü ... (...) adlı şahısların bu buluş üzerinde BİRLİKTE HAK SAHİBİ OLDUKLARININ TESPİTİNE, 4-Yukarıda adı geçen buluşla ilgili olarak davacı ...'ye o tarihlerde geçerli oran üzerinden 3.000.00 TL parasal oran şekilde ... verildiğinin TESPİTİNE, 5-Yukarıda belirtilen buluşun 1975 yılından sonrada davalı ... birimlerinde kullanıldığının (ilgili envanter kayıtlarında bulunduğu) TESPİTİNE, 6-Yukarıdaki buluş konusunda davacı ...'nin bu hakkını yazılı bir belge ile davalı ...'ye devretmediğinin TESPİTİNE, 7-Yukarıdaki buluşla ilgili olarak davacı ...'nin o tarihlerde almış olduğu Fikri Hak Ödülü dışında ... (...) ile birlikte mali ve manevi hak sahibi olduğunun TESPİTİNE, 8-Dava dilekçesinde belirsiz bir oran (alacak) miktarı üzerinden herhangi bir tazminat oranı talebinde bulunulmadığından davacı tarafın mali ve manevi hakkının SAKLI TUTULMASINA, 9-Diğer taleplerin REDDİNE, 10-Taraflara arasındaki muarazanın bu şekilde GİDERİLMESİNE, 11-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 27,70 TL'nin düşümü ile bakiye 587,700 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 12-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 13-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 14-Davacının yaptığı; 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 500,80 TL tebligat gideri, 27,70 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 5.528,50 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 2.764,25 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 15-Davalının yaptığı; 100,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2'si olan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 16-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı asılın yüzüne karşı davacı vekili ile davalı ... vekilinin yokluğunda 6100 Sayılı HMK'nın Geçici 3/2 madde yollaması ile, HUMK 427 vd.m. uyarınca, tebliğden itibaren 15 günlük yasal süre içinde Yargıtay (Hukuk Genel Kurulu) temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/05/2025

Katip ... Hakim ... E- imzalıdır E- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/73, K. 2025/205, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-73-e-2025-205-k-be297a3df6a4