İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/723 E. 2026/110 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/723
Karar No
2026/110
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/723 Esas KARAR NO : 2026/110 Karar

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 26/08/2025 KARAR TARİHİ : 12/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nun, ... Cafe isimli işletmenin sahibi olduğunu, faaliyet konusu gereği müşterilerine canlı futbol karşılaşmaları yayını sunmak için ... platformunun iş ortağı ve bayisi olan davalı ... Ticaret Ltd. Şti.’den 14.07.2023 tarihinde sezonluk ticari yayın aboneliği satın aldığını, aboneliğe istinaden "Ticari Üyelik Sözleşmesi", müvekkil ile ... platformunun bayisi ve iş ortağı ... İletişim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. arasında yapıldığını, abonelik bedelinin tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, taraflar arasında ticari abonelik sözleşmesi tesis edildiğini, bu üyeliğin, işletmeye ... platformundaki maç yayınlarını yasal ve ticari olarak sunma hakkı verdiğini, 22.02.2024 tarihinde, işletmenin, müşteri kapasitesinin tamamen dolu olduğu ve kamuya açık şekilde faaliyet gösterdiği sırada; davalı şirketin avukatı ve iki kolluk görevlisi “kaçak yayın” iddiasıyla işletmeye geldiğini, müşterilerin ve personelin gözü önünde işyeri içerisinde fotoğraflamalar yaptığını ve sözde kaçak yayın yapıldığına dair bir tutanak düzenlediğini, olayın gerçekleştiği esnada, müvekkilinin bizzat işletmede bulunduğunu, tüm sürecin müşteriler, personel ve kamuoyu önünde cereyan ettiğini, müvekkilinin, denetim sırasında derhal yasal abonelik sözleşmesini, ödemeye dair dekontu ve yayın esnasında ekranın sağ alt köşesinde bulunan, yalnızca ticari aboneliklere özgü “...” logosunu hem davalı şirketin avukatına hem de kolluk görevlilerine açıkça gösterdiğini, işletmede yürütülen yayının tamamen hukuka uygun ve sözleşme kapsamında gerçekleştiğini beyan ettiğini, buna rağmen, kaçak yayın tespitine ilişkin tutanak düzenlendiğini ve müvekkilinin, müşteri ve çalışanların huzurunda “kaçak yayıncı” isnadıyla töhmet altında bırakıldığını, davalı şirketin, müvekkil hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na Türk Ceza Kanunu’nun 163. maddesi kapsamında “karşılıksız yararlanma” suçlamasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin, savcılık nezdinde bizzat ifade verdiğini ve olayın tamamının yasal abonelik kapsamında yürütüldüğünü, tüm ödeme ve üyelik belgelerini sunarak beyan ettiğini, soruşturma sonucunda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Soruşturma Numaralı dosyasında müvekkili hakkında ... Karar Numaralı “Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK)” verildiğini, herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı ve yayının yasal olarak gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, dava konusu ticari yayın aboneliğinin, davalı şirketin hazırladığı standart sözleşme üzerinden tesis edildiğini, sözleşmenin tanzimi, taraf bilgilerinin sisteme girilmesi ve abonelik kayıtlarının oluşturulması işlemleri, davalı şirketin inisiyatif ve kontrolünde yürütüldüğünü, davacının, sözleşme sürecinde vergi levhasını ibraz ettiğini, davalı bu belgedeki verilerden hareketle sözleşme ve sistem kayıtlarını oluşturduğunu, neticede müvekkilinin ticari itibarının ve kişilik haklarının haksız yere zedelenmesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi ile Türk Ticaret Kanunu’nun 54. ve devamı maddeleri ve Sayın Mahkemeniz'in re'sen dikkate alacağı nedenleriyle: müvekkili lehine 150.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine, zedelenen ticari itibarın iadesi ve kamuoyu nezdinde yanlış algının giderilmesi için; olayın geçtiği ilçede tirajı yüksek bir gazetede veya farklı mecralarda, giderleri davalıya ait olmak üzere, mahkemenizce uygun görülecek özür ve tekzip metninin yayımlanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacının manevi tazminat talebinin, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, davacı tarafından davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı tarafından tutanak müvekkili firma tarafından düzenlemiş gibi haksız bir isnatta bulunulduğunu, oysa olay günü yapılan işlemin, savcılığın talimatı üzerine kolluk kuvvetleri tarafından gerçekleştirildiğini, tespit işleminin kamu gücü eliyle yapıldığını, müvekkilinin doğrudan ve münferit sorumluluğundan bahsedilemediğini, bu nedenle davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili ... ile ... Dijital Yayıncılık Anonim Şirketi arasında imzalanan İş Ortaklığı ve Bayilik Sözleşmesine istinaden müvekkili firma tarafından, ticari amaçlı olarak işletmesinde maç yayını yapmak isteyen kişilere lisans satışı yapıldığını, lisans satın almadığı halde maç yayını yapan işletmeler tespit edilerek şikayetçi olunduğunu, kaçak maç yayını yapan işletmelerin tespiti için müvekkili firma tarafından sahada çalışan bir ekip görevlendirildiğini, çalışanlar tarafından ticari üyeliği bulunmadığı halde maç yayını yapan işletmelerin tespit edilerek raporlandığını, bu şekilde belirlenen işletmelerle ilgili Savcılığa suç duyurusunda bulunularak haklarında işlem başlatıldığını, saha ekipleri tarafından ... isimli bir işletmede maç yayını yapıldığı tespit edilerek durum rapor edildiğini, firma kayıtlarından yapılan kontrol üzerine ... adına herhangi bir üyelik kaydının bulunmadığının görülmesi üzerine, firma tarafından ilgili adresin, hukuk bürosuna bildirildiğini, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında, 22/02/2024 tarihinde oynanacak ... maçı esnasında işletmedeki ... yayının kolluk kuvvetleri tarafından tutanakla tespiti talep edildiğini, ... yetkililerinin kim olduğu bilinmediğinden, şüpheli olarak "... yetkilileri" gösterildiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacı talep ettiği tazminat miktarı ile duymuş olduğu manevi üzüntüyü gidermekten ziyade sebepsiz olarak zenginleşme amacında olduğunu ortaya koyduğunu, yukarıda açıklandığı üzere müvekkilinin davacıya yönelik herhangi bir haksız eyleminin bulunmaması göz önünde bulundurularak davacının manevi tazminat talebinin reddine, aksi kanaatte olunması halinde manevi tazminat tutarında indirim yapılmasına karar verilmesi gerektiğini, davanın öncelikle usulden reddine, davacının haksız ve mesnetsiz davasının tamamen reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, Taraflar arasındaki yayın aboneliği kapsamında davalının usulsüz işlem yaptığı iddiasından kaynaklı olarak manevi tazminat talebine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... Numaralı dosyasında; 07/07/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, Davalının davacının yayın aboneliğini aldığını bilmesine rağmen davacının ihbar edilip edilmediği,22.02.2024 tarihinde davacının yayın hakkının devam edip etmediği, 22.02.2024 tarihli tutanağın tutulması ve bu hususun yaşandığı zaman itibari ile davacının manevi zararının oluşup oluşmadığı, TTK m.58, TTK m.54-56 şartlarının oluşup oluşmadığı, mahkememizin görevli olup olmadığı hususunda toplandığı anlaşılmıştır. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma Sayılı dosyası incelendiğinde; davalı tarafından 5237 sayılı TCK nun 163/2 maddesine muhalefetten suç duyurusunda bulunulduğu, 23/02/2024 tarihli tutanaktan kaçak maç yayını yapıldığına ilişkin tutanak tutulduğu, soruşturmanın devamında davacı tarafından dosyada da mevcut 14/07/2023 tarihli sözleşmenin sunulduğu ve 16/04/2025 tarihinde soruşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, takipsizlik kararının taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı tanığı ... 22/01/2026 tarihli celsedeki beyanında; "ben yaklaşık 17 senedir davacının işletmekte olduğu kafede şef garson olarak görev yapmaktayım, bizim müşteri potansiyelimiz genellikle sosyo ekonomik seviyesi yüksek insanlardır, ... maçının olduğu gün biz yayına başladığımızda 3-4 kişi birden içeri girerek televizyondan ve işletmenin fotoğraflarını çekmeye başladılar, içlerinde sanırım 1 tanesi avukat, diğeri de polisti, diğer iki kişinin kim olduğunu bilmiyorum, onların bu şekilde girmesi müşterilerde huzursuzluk yarattı, 2005 yılından beri açık olan bu yerde genelde aynı müşteri çevresi gelmektedir, biz kendilerine lisanslı yayın yaptığımızı söyledik, logoyu gösterdik, onlar gittikten sonra bir kısım müşteriler "Hayırdır, yasal olmayan yayın mı yapıyorsunuz?" şeklinde beyanda bulundular. Bu nedenle kafeyi terk eden kimse olmadı ancak bu şekilde sorulması dahi beni rahatsız etti. Bu olay nedeniyle davacının müşteri kaybı olup olmadığını bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... 22/01/2026 tarihli celsedeki beyanında; "ben 15 senedir davacının işletmiş olduğu kafede muhasebe işlemleri ile ilgilenmekteyim, anlaşmaları genelde ben yapıyorum ... ile yapılan anlaşmayı da bizzat ben yaptım. Olay gününü çok net hatırlıyorum ...'nin maçı vardı, biz maçı açtıktan kısa bir süre sonra bir avukat ve bir polis ile iki kişi daha direk kafeteryaya geldiler. Kaçak yayın olduğunu söyleyip fotoğraf çekmeye başladılar. Ben kendilerine sözleşmeyi ve ödeme dekontlarını gösterdim ancak buna rağmen fotoğraflama yapmaya devam ettiler. Bizim müşterilerimiz genelde tanıdık müşterilerdir, yaklaşık 20 senedir hizmet vermekteyiz, onlar gittikten sonra sırf bu nedenle kafeyi terk eden kimse olmadı ancak bizimle "kaçak yayın mı yapıyorsunuz, bize kaçak yayın mı izletiyorsunuz" şeklinde konuşuldu ve dalga geçildi, daha sonraki yayınlarda da bu alay konusu oldu, benim bizzat belge gösterdiğim ve yayının kaçak olmadığını izah etmeye çalıştığım müşterimiz dahi oldu, davacının bu nedenle müşteri kaybı bir kaç maç oldu dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: sözleşmeye ben aracılık ediyorum ancak imzayı patronlar atmaktadır. Kafenin ismi ...'dir, sözleşmede kafenin işletme ismi mi yahut davacı asilin ismi mi yazıyor bilmiyorum, ben yalnızca aracılık yapmaktayım. Sözleşmede adresin yazılıp yazılmadığını veya açık adresin doğru yazılıp yazılmadığını bilmiyorum. Tv ekranında ... in kendi ambleminin olması o yayının kaçak olmadığı anlamına gelmektedir. Gelen kişilere bunu söyledik, kaçak yayın olsa bu e yazısı olmazdı dedik. Bizim bu beyanımızın tutanağa geçip geçmediğini bilmiyorum. Bu beyanlarımıza rağmen yine de fotoğraflama yapıldı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Türk Ticaret Kanunu 3. Kısmı Haksız rekabete ilişkin “hukuki sorumluluk” başlığını taşıyan TK. m. 56 hükmüne göre: “(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, €) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir", Yine TTK. m. 59 hükmüne göre: “Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler" şeklindedir. TBK Kişilik hakkının zedelenmesi başlıklı 58. Maddesi " Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir." şeklindedir. 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi, aynı yasanın 114/1-c bendi ile 115/1. Hükmü nedeni ile öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. Somut olayda davacının tacir olup olmadığına ilişkin araştırma yapılmış 28.02.2025 tarihli Büyükçekmece Vergi Dairesi yazı cevabından birinci sınıf tacir olduğu anlaşılmıştır. Davalı ise tüzel kişi tacirdir. Davacı tarafından davalı şirketin kişilik haklarının ağır surette ihlal edilmesi nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuş olup; her iki tarafın tacir olduğu, uyuşmazlığın davcının ticari işletmesine ilişkin olduğu anlaşılmakla ticari nitelikteki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden bu yöndeki davalı itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Benzer yönde; T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar, 22/09/2025 Tarih. Dosya esasa ilişkin iddia ve savunmalar, tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davalı tarafından Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına 20/02/2024 tarihinde 5237 sayılı TCK nun 163/2 maddesine muhalefetten suç duyurusunda bulunulduğu, 22/02/2024 tarihinde Büyükçekmece Hazırlık Bürosunca Büyükçekemce İlçe Emniyet Müdürlüğüne 22/02/2024 tarihli akşam 23.00 de oynanacak maç bakımından kolluk araştırması yapılması istendiği, 23/02/2024 tarihli tutanaktan kaçak maç yayını yapıldığına ilişkin tutanak tutulduğu, tutulan tutanak incelendiğinde "ekran sağ altta "e" sembolünün olduğunun da tespit ediliği, müşteki vekili ile işletme yetkilisinin tutanakta imzasının olduğu, soruşturmanın devamında davacı tarafından dosyada da mevcut 14/07/2023 tarihli sözleşmenin sunulduğu ve 16/04/2025 tarihinde soruşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ... İletişim Hiz. Tic. Ltd. Şti ... Dijital Yayıncılık A.Ş. ".... Ticari Üyelik Yayın Hizmet Satış Sözleşmesi" incelendiğinde, şirket yetkilisinin, şirket yetkilisinin vergi numarasının, işyeri adresinin yazdığı anlaşılmaktadır. Davalının ise yaşanan olay ile ilgili "davacının ticari üyelik aldığı süreçte eksik bilgiler" verilmiş olmasından kaynaklı saha araştırmasında görevli olanların tespiti ile kedisinin yaşanan duruma sebep olduğu yönünde beyanda bulunmuştur. Davalı taraf tüzel kişi tacirdir. Dolayısıyla TTK madde 18 uyarınca basiretli davranma yükümlülüğü mevcut olup tüm ticarî faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek, sağduyu sahibi olmak, ileriyi düşünmek ve işlemlerini ona göre organize etmek zorundadır. Her ne kadar davalı sözleşmede eksik bilgi olduğuna dair savunmada bulunmuş ise de sözleşmede kendisinin de imzası olup verilen bilgiler ile yetinildiği anlaşılmaktadır. Bu kez sözleşme yapılır iken bu bilgiler ile yetinen davalı saha araştırması yaptırırken eksik bilgi verildiği iddiası Türk Medeni Kanunu’nun 2. Maddesine de aykırı niteliktedir. Kaldı ki dinlenen tanık beyanlarından da anlaşıldığı gibi gelen yetkililerin kendilerine açıklama yapma hakkı tanınmadan fotoğraf çekilmeye başlanması, isanslı yayın yaptıklarını söylemeleri, logoyu göstermelerine rağmen 23:14 te tutanakta izleyen kişi sayısı olarak 40-41 kişinin olduğu tespit edilen cafede tutanak tutulması ile kendilerine müşteriler tarafından yansıyan olumsuz izlenim ve davranışlara ilişkin açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde davalının eylemi nedeni ile davacının TTK 56,59. Maddeleri ile TBK madde 58 gereğince davaının kişisel itibarın ve ticari itibarin zarar görmüş olduğunu ispatladığı anlaşılmakla her iki tarafın tacir olduğu da dikkate alınarak davacının manevi tazminat miktarı olarak belirlenen 50.000,00 davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Vekalet ücreti bakımından; Anayasa Mahkemesinin 2024/29 E. ve 2024/226 K. Sayılı kararıyla manevi tazminat talepli davalarda reddedilen tutara ilişkin karşı vekalet ücreti ödenmesi uygulaması iptal edilmiş olup 14/12/2025 tarihinde yürürlüğe girdiğinden red edilen miktar bakımından vekalete ilişkin hüküm kurulmamıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-Davacının manevi tazminat miktarı olarak belirlenen 50.000,00 davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının özür ve tekzip metni yayınlanmasına ilişkin talebinin reddine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.415,50-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 2.561,63-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 853,87-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 3.415,50-TL peşin nispi harç, 175,00-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 4.205,90-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 790,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-Davalı tarafça yatırılan ve kullanılmayan avansın talep halinde davalıya iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına, 9-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/723, K. 2026/110, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-723-e-2026-110-k-9f568dadd27a