İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/717 E. 2026/221 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/717
- Karar No
- 2026/221
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/717 Esas KARAR NO : 2026/221 Bakırköy ... İcra Dairesi : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/08/2025 KARAR TARİHİ : 09/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kumaş, iplik ve diğer tekstil ürünleri ile ham maddelerinin ticaretini yapan bir Firma olduğunu, davalı ....'nun da benzer alanda faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili firma ile davalı arasında fason üretim hususunda ticaret yapıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının müvekkiline borçlandığını ancak cari hesap borcunu ödemediğini bunun üzerine Bakırköy .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durduğunu beyan ederek; davalı borçlu firmanın mal varlığı üzerine 105.002,42-TL'lik ihtiyati haciz koyulması taleplerinin kabulüne, davalı borçlu firma vekili tarafından Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra takibine karşı yapılan haksız İtirazının İptali ile takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalı borçlu firmaya tahmiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesi ile 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/son fıkrası uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin avukat olarak adlarına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı şirket arasında 2024 yılı içerisinde başlayan ticari ilişkinin sektörel gereklilikler ve güven esaslı bir işbirliği ile yürütüldüğünü, Bu ilişki çerçevesinde müvekkilinin davacı tarafa iş makinelerini ve deposunu kullanımına açtığını, yaklaşık 2,5 ay boyunca davacı tarafın, müvekkiline ait depo alanını aktif olarak kullandığını, dava dilekçesindeki iddiaların aksine, müvekkilinin yaptığı işlerin karşılığında ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına faturalarını düzenlediği ve kestiğini, düzenlenmiş faturalarla ve müvekkili davalının işyeri ile kendi zilyedindeki makinelerin davacı tarafından kullanılmasına ilişkin ödemelerle de sabit olduğunu, davacı tarafın iddialarının aksine, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından düzenlenmiş ve davacıya tebliğ edilmiş fatura ve sevk irsaliyeleri olduğu, özellikle 22.10.2024 tarihli ... numaralı fatura ile 10.12.2024 tarihli .... numaralı fatura, müvekkili tarafından fason dikim işleri karşılığında düzenlendiğini, davacının bu faturalara süresi içerisinde herhangi bir itirazı olmadığını, dolayısıyla, davacı tarafın alacak iddiası gerçeği yansıtmamakta olduğunu, bilakis davacıya yapılan işler ve düzenlenen faturalarla borcun ifa edildiğinin ortaya konulmakta olduğunu bu nedenle davacının haksız ve mesnetsiz iddialarının reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, ... bankası, Uşak Vergi Dairesi, Hazine Ve Maliye Bakanlığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, ... Bankası yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; Müvekkili aleyhine alacaklı tarafından başlatılan icra takibi sonucu hazırlanan ilamsız ödeme emrine, ödeme emrinde belirtilen borca, asıl alacağa, faize, tüm ferilerine ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, yetkili icra dairesinin Uşak İcra Müdürlüğü olduğunu, söz konusu icra takibine ilişkin itirazlarının kabulünü, müvekkili aleyhine başlatılan haksız icra takibinin durdurulmasını talep ettiklerini beyan etmiştir. Bakırköy ..... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 105.002,42 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış dava sonuçlandırılmıştır. Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19. maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir. TMK'nın 19. Maddesine göre gerçek kişilerin yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Aynı Kanunun 51. Maddesine göre tüzel kişilerin yerleşim yeri ise, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir. HMK'nın 10. Maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, borcun ifa yeri konusunda aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğine dair TBK'nın 89. maddedeki kural salt para alacakları ile ilgili olup, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemleri yönünden uygulanamayacağı Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarıyla da kabul edilmektedir. Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2019 tarih ve 2019/2763 esas, 2019/3958 karar sayılı kararında "Taraflar arasındaki ihtilâf, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığından, bu türden uyuşmazlıklardan kaynaklanan icra takiplerinin kural olarak İİK'nın 50. maddesi uyarınca HUMK'nın (HMK) hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer veya yetki sözleşmesi ile belirlenen yer icra dairelerinden birinde açılması gerekir. Bu türden sözleşmelerde para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen ve sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesinin uygulama imkânı yoktur. Gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73, gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde takip ve davaya konu olması sonucunu doğurur ki bu da; Hukuk Muhakemesi Kanunu'nda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur. Oysa, gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmeleri, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olup, karşılıklı edimleri içerir. Bu nedenle, eser sözleşmelerinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir." denilmiştir. (Ayrıca bkz. Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2015 tarih ve 2015/3705 esas, 2015/4747 karar; 24/03/2015 tarih ve 2014/3179 esas, 2015/1457 karar; 23/02/2015 tarih ve 2014/2485 esas, 2015/922 karar sayılı kararları) " şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda yapılan açıklama ve tespitler karşısında, davanın taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacağa dayalı olarak açıldığı, eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda taraflarca sözleşme ile farklı yer mahkemesini yetkili kılınmamış ise, HMK'nın 6. Maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesinin ve 10. Maddesi uyarınca da işin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğu, davalının adresinin Uşak olduğu, tarafların adresleri ve uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında Bakırköy icra dairelerinin yetkili olmadığı, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik yetki itirazının haklı olduğu, yetkili icra dairesinde usulünce yapılmış bir takip bulunmadığından 6100 sayılı HMK 114/2, 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.268,17 TL harcın mahsubuyla bakiye 536,17 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının diğer davalı yönünden yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/03/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır