İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/385 E. 2026/180 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/385
Karar No
2026/180
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av.

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ikinci el olarak satın aldığı 2019 model ... (Motor no ... Şasi no: ... hususi otomobil ) aracın alındığından itibaren giderilemeyen kronik arızası olduğunu, bu nedenle yetkili servise üst üste 10 kez götürüldüğünü, aracın günlerce serviste kalmasına rağmen sorunun giderilemediğini, davalı ... Otomotiv A.Ş satıcı distribütör, diğer davalı ... Otomobil Limited Şirketi'nin imalatçı firma olduğunu ve tüketici olan davacıya karşı birlikte sorumlu olduklarını, müvekkilinin; "aracımı ... yetkili servisine bakımını yaptırmak için teslim ettim. Aracımın bakımları yapıldıktan sonra teslim aldım ancak sonra motor arıza lambası yandı. Aracımı tekrar servise götürdüğümde arızanın neden kaynaklandığını bir türlü bulamadıklarını beyninde problem olabileceğini telefon aracılığıyla tarafıma ilettiler. Daha sonrasında yurt dışından parçayı sipariş ettiklerini 3 hafta içerisinde parçanın yurt dışından geleceğini ve işlemlerin yapılıp aracın tarafıma teslim edileceğini belirttiler. Bu bekleme sürecinin ardından ( parçanın gelmesi 5 haftayı buldu) takılan beyin problemi çözmesi daha sonra nasıl yaptıklarını bilmediğim bir şekilde aracımın sorununun giderildiği ve servisten alabileceğimi telefon ile bildirdiler. Fatura bedeli + 1.000 TL ( benzin ücreti) olarak istendi. Ücreti ödedikten sonra aracımı çıkarttım ancak tekrardan arıza lambası yandı. Tekrardan servise gidip aracımı bilgisayara bağladıklarında problemin oksijen sensöründen kaynaklandığını söyleyip arıza lambasını söndürdüler. Ancak bu benim içime sinmedi bir tanıdığımın ( araç servisi olan arkadaşım) yanına gidip aracımı bilgisayara bağlattım. Oksijen sansörü arızası nedeniyle arıza lambası yandı denilen aracımda, yakıt sistemi, turbo, partikül filtresi ve motor yağı seviyesi arızalarının olduğunu tespit ettik. Bu kısa sürede aracımın çekişten düştüğünü farkederek tekrardan ... yetkili servisine götürmek durumunda kaldım. Arkadaşlar bu sefer de 2 gün önce sadece oksijen sensöründen kaynaklı bir arıza var dedikleri aracımda Turbodan kaynaklı bir arıza tespit ettiklerini ve 85.000,00 TL karşılığında bu arızayı giderebileceklerini tarafıma ilettiler.( benden 92.000,00 TL aldılar) Benden arıza onayı tespiti aldıktan sonra aracımın tamirine başlandı. Sonra aracımın tamirine başlandı. Ve yaklaşık 1 ay sonrasında hazır olduğunu arızaların yapıldığını aracı alabileceğimi arayarak söylediler. Aracımı aldıktan 1 gün sonra tekrardan arıza lambası yandı. Tekrardan servise götürdüm, arızanın turbo tesisatından dolayı olduğunu ve 1 buçuk gün sonra aracımı tekrardan almamı söylediler. Ancak bugün 6 gün oldu ve 5. Günde yani dün bilgi almak için aradığımda beni arayacaklarını söylemelerine rağmen aramadılar. Yaşadıklarımı kısaca toparlamak gerekirse aracım alındığı günden beri götürdüğüm yetkili servis bakımlarının sonuncusundan sonra arıza lambası yandı ve bir daha sönmedi. Totelde 8 aydır aracımı kullanamama rağmen bana herhangi bir şekilde araç temin edilmedi, teklif de edilmedi. Bu süre zarfında 168.000,00 TL ödeme yaptım ve arkadaşımın arabasıyla bu süreyi geçirdim, aracım halen tekrar servistedir." beyan ettiğini, açıklanan nedenlerden dolayı; davaya konu yapılan aracın yenisi ile değiştirilmesini veya dava tarihindeki yeni araç bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya reeskont faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından huzurdaki davanın müvekkili şirkete yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde, ... Plakalı 2019 model aracın ikinci maliki olduğunu belirtirken; müvekkili şirketin satıcı distribütör olduğunu iddia ettiğini, müvekkili şirketin dava konusu aracın satıcısı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının aracın müvekkili şirketten satın alındığına dair hiçbir belgeyi dosyaya sunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu aracın satıcısı/distribütörü olmadığını, bu nedenle müvekkili şirket açısından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ve dava konusu aracın müvekkili şirketin servisinde hiç işlem görmediğini, müvekkilinin servis hizmetinden kaynaklı herhangi bir sorumluluğundan da bahsedilemeyeceğini, dava konusu aracın servis dökümüne bakıldığında, arızalarla ilgili müvekkili şirkete aracını hiç getirmediğinin görüleceğini, dava konusu aracın müvekkili şirket tarafından satılmamasına rağmen hatalı bir şekilde müvekkilinin satıcı olarak belirtildiğini, dava konusu araçta bir arıza olmuş olsa bile, bu arıza ile müvekkilinin hiçbir ilgisi bulunmadığını bu nedenle davanın müvekkili şirket yönünden öncelikle husumet nedeniyle reddine, mahkememiz aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Limited Şirketi cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin adresinin .../...” olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini bu nedenle mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, görevli ve yetkili mahkemenin “... ... Asliye Ticaret Mahkemeleridir”. Olduğunu mahkemenizin görevsizliğine ve yetkisizliğine karar verilmesini davanın usulden reddedilmesini talep ettiğini, görevsizlik kararı verilmesi halinde, davacının misli değişim talebi yönünden araç bedeli üzerinden harcın tamamlaması aksi halde Harçlar Kanunu madde 30 uyarınca işlem yapılacağının ihtar edilmesine yönelik hüküm kurulmasını talep ettiğini, dava konusu aracın davacıya, dava dışı üçüncü kişi tarafından satıldığını, müvekkili ... ise ithalatçı konumunda olduğunu, taraflar arasındaki satış sözleşmesine taraf olmadığı gibi, davacı tarafından satış sözleşmesi kapsamında ödenen satış bedelini de almadığını, müvekkili şirket ...'nun, aracın satıcısı olmadığından davanın husumet sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir, davacının, aracının kronik arızalı olduğuna ilişkin beyanlarının asılsız olduğunu, davaya konu, ... plakalı, ... şasi no'lu araç 30/10/2019 tarihinde tescil edildiğini üretici garantisi kapsamında olmadığını, davacının bu aracın 3. Sahibi olduğunu ve otomobilin geçmişinde önceki sahipliklerinde bakım ihmalleri bulunduğunu, buna rağmen 124.000 Km'ye kadar herhangi bir motor arızası ile yetkili servis girişi olmadığını, 28.07.2023 ve 02.08.2023 tarihlerinde de motor arıza uyarısı ile geldiğini ve ... sensörü ve soketi değiştiğini, bu işlemin münferit bir onarım olduğunu, araçta herhangi bir üretim kaynaklı ayıbın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; servis fişleri incelendiğinde davacının “onarım” seçimlik hakkının kullanıldığı ve yetkili servisin aracı sorunsuz ve çalışır şekilde teslim ettiğini, bu nedenlerle mahkemenin görevsizliğine ve yetkisizliğine karar verilmesini, davanın usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca; genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (m.10).Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. 6100 sayılı HMK'nın 19. maddesinde" (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usûlüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda; davacının dava konusu aracı dava dışı üçüncü kişiden satın aldığı, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesi bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkemenin davalı tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, davalı ...'nun yetki itirazında bulunduğu, diğer davalının yetki itirazında bulunmadığı, aracın ayıplı olduğu iddasına dayalı misli ile değişim talebine ilişkin olması dikkate alınarak davalı ...'nun yetki itirazının kabulüne, mahkememizin yetkisizliğine, ... ... Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının yetki itirazının KABULÜ İLE; Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili mahkemenin ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan biri süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarının görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, talep halinde yargılama giderleri konusunda Mahkememizce ayrıca hüküm kurulmasına, Dair, davacı vekilinin yokluğunda ve davalı vekillerin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/03/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/385, K. 2026/180, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-385-e-2026-180-k-2e64d2a3ac3b