İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/709 E. 2026/49 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/709
Karar No
2026/49
Karar Tarihi

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/709 Esas KARAR NO : 2026/49

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 26/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili ile iç mimarlık hizmeti alımı hususunda anlaştığını, müvekkilinin ilgili sözleşmeye istinaden tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından sözleşmeye konu iş adına fatura düzenlendiğini, bu faturanın davalı tarafa ... 63. Noterliği'nden 28/04/2025 tarihinde 13489 yevmiye numaralı ihtarname ile tebliğ edildiğini, davalı tarafın süresi içerisinde faturaya itiraz etmediğini, ardından alacağın tahsili amacıyla ... .... .... sayılı dosyasında davalı şirketin itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, alacak miktarının %20'si oranında davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline eser sözleşmesi kapsamında bir hizmet sunduğunu, müvekkilinin eser sözleşmesinde tüketici taraf olduğunu, bu yönüyle davanın görevli mahkemede açılmadığını, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu, esas yönünden ise davacının iddia ettiği gibi teslim edilen malın sözleşmeye uygun olmadığını, ayıplı olarak teslim edildiğini belirterek, itirazın iptali davasının reddine, alacaklının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünden düzenleme olması gerekmektedir Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (6102 sayılı TTK m. 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir (6102 sayılı TTK m. 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir (6102 sayılı TTK m. 12/1). Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır (6102 sayılı TTK m. 12/2). Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur (6102 sayılı TTK m. 12/3). İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 . maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak, tacirlere özgü 20 ve 53 üncü maddeler ile Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da uygulanır (6102 sayılı TTK m. 15). 5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır. TTK 24 ve devamı maddelerde düzenlenen ticaret siciline ilişkin hükümler tacir sıfatını taşımanın tescile bağlı olmadığı üstelik bu sıfatı taşımanın sonucu ve gereği olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle esnaf boyutunu aşan ticari işletme işleten kimsenin ticaret siciline kaydını yaptırmamış olması, tacir olmadığını göstermediğinden esnaf sayılmasını gerektirmez (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2016/5851 Esas, 2018/552 Karar) Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. Buna göre; a) Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 3 no'lu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar; b) Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci maddede belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 maddesinde öngörülen Bakanlar Kurulu (Cumhurbaşkanı) kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden ilgili Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekecektir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4614 Esas, 2017/6953 Karar). Somut olayda uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Davacı gerçek kişi olup varsa işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olup olmadığı, vergi dairesinden bilanço esasına göre defter tutup tutmadığı ve esnaf sınırını aşıp aşmadığı araştırılarak, tacir sıfatını taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir. Buna göre; dosya kapsamında mevcut, 03/12/2025 tarihli, Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ait yazı ekinde, davacının 2025 yılına ait gelir vergisi beyannameleri gönderilmiş olup, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, "... işletme hesabına göre defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 3 no'lu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar sayılacağı, ..." Vergi Usul Kanunu'nun 177/I maddesi; "Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 890.000 TL(2025 yılı için 2.000.000 TL) veya satışlarının tutarı 1.270.000 TL(2025 yılı için 2.800.000 TL)'yi aşanlar, Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da 1 yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 440.000 TL'yi aşanlar, (2025 yılı için 990.000 TL) 1 ve 2 no'lu bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde 2 nolu bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 890.000 TL(2025 yılı için 2.000.000 TL)yi aşanlar...." şeklinde düzenlenmiş olup; davacının 2025 yılı dönem içinde elde edilen kazanç toplamının 200.000 TL, dönem içi karının 60.773,23 TL olduğu, bu suretle davalının kazancının Bakanlar Kurulu kararı ve Vergi Usul Kanununda belirtilen limitlerin yarısını aşmadığı anlaşılmakla, davacının tacir sıfatını taşımadığı, esnaf ve küçük sanatkar sınıfında olduğu, bu nedenle nisbi ticari davanın söz konusu olmadığı, Mahkememizin görevli olmadığı, genel görevli Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaatine varılmakla, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-HMK 114 , 115 maddeleri uyarınca, dava şartı (görev) yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-Kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 20.maddesi gereğince kesinleşmeden itibaren 2 haftalık talep süresi içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilebileceğine, aksi halde davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİNE, 4-HMK'nın 331/2.maddesi gereğince yargılama, harç masraf ve giderlerinin görevsizlik kararından sonra dosyanın gönderildiği mahkemede davaya devam edilmesi halinde bu mahkemece değerlendirilmesine, aksi halde mahkememizce dosya üzerinde bu durumun tespiti ile GEREKLİ KARARIN VERİLMESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/709, K. 2026/49, T. 26.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-709-e-2026-49-k-12c01f62e088