İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/692 E. 2026/406 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/692
- Karar No
- 2026/406
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/692 Esas KARAR NO : 2026/406
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin motorlu kara taşıtları aksesuarları toptan ticareti ile iştigal ettiğini, davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden .... İcra Dairesine konu edilen miktar bakımından alacaklı durumda olduğunu, ayrıca yurt dışı ürün ithalatı için avans ödemeleri yapıldığını, davalı aleyhine .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının haksız şekilde itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinde davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin öğrenildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile şirketin ihyasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, müvekkili şirketin davalıdan cari hesap ilişkisinden kaynaklı 104.594,90 TL tutarında alacağı bulunduğunu, 31/10/2017 tarihinde 14.300,00 Amerikan Doları ve 23/01/2018 tarihinde 24.500,00 Türk Lirası tutarında avans ödemesi yapıldığını, ithal edilen ürünlerin satışından elde edilen gelirin müvekkiline ödenmediğini, toplam alacağın 78.508,24 TL olarak ticari defterlere işlendiğini, davalının icra takibine yaptığı itirazın kötü niyetli olduğunu ve alacağın likit nitelik taşıdığını, 2025/136877 sayılı arabuluculuk dosyasının 08/09/2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takibinin devamına, asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Tasfiye Memuru ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiyesinin hukuka uygun şekilde tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edildiğini, tüzel kişiliği sona eren şirketin takibin tarafı olma ehliyetinin bulunmadığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyası üzerinden yürütülen ihya sürecinin hukuka aykırı olduğunu, davacının dilekçesine konu ettiği ....İcra Müdürlüğü 2022/.... E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, takibin dayanağının İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde sayılan ilam niteliğinde belgelerden olmadığını, davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, davalı şirket tarafından davacıya kesilen iade faturalarının davacı ticari defterlerine işlendiğini, taraflar arasında cari bir alacak olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 541. maddesi uyarınca alacaklılara çağrı ilanı yapılmasına rağmen davacı şirket tarafından herhangi bir başvuru yapılmadığını, şirketin 25/08/2022 tarihinde sicilden terkin edildiğini, davacının alacaklı sıfatını hukuken taşımadığını, davanın kabulü halinde dahi şirketin ödenmiş sermayesi veya mal varlığı bulunmadığından davacı tarafın hukuki yararının olmadığını, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ait 2020, 2021 ve 2022 yıllarını içerir BA/BS formları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarını içerir BA/BS formları, faturalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafça davalı aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalıdan alacaklı olduğu, ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmediğini, taraflar arasında 2 farklı ticaret ilişkisinin bulunduğunu, bu sebeple hem cari hesaptan kaynaklı hem de ithalat için davalıya ödenen bedel yönünden alacaklı olduğunu, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapıldığını, taraflar arasında borç ilişkisinin bulunmadığını, gerekli olan iade faturaların kesilerek ticari defter ve kayıtlara işlendiğini, tasfiye aşamasında bu alacağa ilişkin herhangi bir başvuru yapılmadığını tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 08/09/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 104.594,90-TL cari hesap alacağı ve 78.508,24-TL ithalat için ödenen bedel alacağı olmak üzere toplam 183.103,14-TL borcun ödenmesi amacıyla 27/01/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 07/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 14/03/2022 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 16/04/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu; davacı tarafından, davalı ile arasındaki cari hesap ve ithalata dayalı ticari ilişki kapsamında doğan 104.594,90 TL cari hesap alacağı ile 31.10.2017 ve 23.01.2018 tarihli toplam 78.508,24 TL tutarındaki avans ödemelerinden kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin aynen devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibaret olduğu, Davacı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2016, 2017, 2018, 2019 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve 2016, 2017, 2018, 2019 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin süresinde yaptırılmış olduğu 2020, 2021, 2022 yılı ticari defterleri ile ilgili olarak, davacının 2020 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davacının 2020, 2021, 2022 yılı Envanter defterinin açılış tasdikini yasal süresi içerisinde yaptırmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfi Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, öncelikle 159 Verilen Sipariş Avansları hesabı incelendiğinde; davacı tarafından davalıya 31.10.2017 tarihinde 54.008,24 TL (14.300,00 USD) ve 23.01.2018 tarihinde 24.500,00 TL olmak üzere toplam 78.508,24 TL tutarında avans ödemesi yapıldığı ve bu ödemelerin ilgili hesap altında izlendiği görülmüş, söz konusu kayıtların cari hesap ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi neticesinde davacının takip tarihi (28.01.2022) itibarıyla davalıdan 78.508,24 TL tutarında alacaklı olduğu, Devamında 340 Alınan Sipariş Avansları hesabı incelendiğinde; bu hesap kapsamında 5.500,00 TL tutarında avans kaydı bulunduğu, söz konusu tutarın hesapta borç bakiyesi oluşturduğu ve akabinde 320 Satıcılar hesabına virmanlandığı, 320 Satıcılar hesabı incelendiğinde; davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar ile yapılan ödemelerin bu hesapta yer aldığı, yapılan kayıtlar doğrultusunda davacının davalıya 560.682,31 TL tutarında cari hesap bakiye borçlu olduğu ve söz konusu bakiyenin 120 Alıcılar hesabına virmanlandığı, Son olarak 120 Alıcılar hesabi. incelendiğinde; davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların bu hesapta yer aldığı, 320 Satıcılar hesabından yapılan virman kayıtları ile birlikte tüm kayıtlar bir arada değerlendirildiğinde, davacının takip tarihi (28.01.2022) itibarıyla davalıdan 104.594,90 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Yapılan incelemeler neticesinde, söz konusu hesaplara ilişkin kayıtların bir bütün olarak muhasebe usul ve esasları ile muhasebe bütünlüğüne uygun şekilde tutulduğu anlaşılmış olup, davacının takip tarihi (28.01.2022) itibarıyla davalıdan 78.508,24 TL avans alacağı ve 104.594,90 TL cari hesap alacağı olmak üzere toplam 183.103,14 TL alacaklı olduğu, Davalı 09/03/2026 günü saat 14:00'te Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde "Endüstriyel Kaplama/Film alzemeleri” ne ilişkin olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21 maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa ebliğ edilen söz konusu faturalara, TTK m.21/2'de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, faturalar e-fatura sistemi üzerinden davalıya gönderilmiş ve davalı tarafından faturaların kabul edildiği görülmekle fatura içerikleriyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, bununla birlikte, dosya kapsamında yer alan sevk irsaliyelerinin incelenmesinde; davacı tarafından davalı adına farklı tarihlerde düzenlenen irsaliyelerde “...” ibareli endüstriyel kaplama/film malzemelerinin yer aldığı, söz konusu ürünlerin adet ve ağırlıklı olarak metraj (m2) bazında sevk edildiğinin belirtildiği, irsaliyelerde yer alan ürün çeşitleri, miktarları ve sevk tarihleri itibariyle faturaya konu mal teslimlerini destekler nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda; 10.05.2017 tarihli 622747 seri numaralı, 07.09.2017 tarihli 622859 seri numaralı, 29.01.2018 tarihli 623005 seri numaralı, 13.02.2018 tarihli 623020 seri numaralı, 20.02.2018 tarihli 623026 seri numaralı, 10.12.2018 tarihli 864293 ve 864297 seri numaralı, 18.06.2019 tarihli 864477 seri numaralı, 19.12.2019 tarihli 864710 ve 864711 seri numaralı ile 30.12.2019 tarihli 864719 seri numaralı sevk irsaliyelerinde farklı tür ve miktarlarda endüstriyel kaplama/film malzemelerinin davalıya sevk edildiğinin kayıt altına alındığı görülmüş, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, Tarafların incelenen 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 yılları karşılaştırmalı BS/BA bildirimlerinin uyumlu olduğu görüldüğü, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalıya 31.10.2017 tarihinde 54.008,24 TL (14.300,00 USD) ve 23.01.2018 tarihinde 24.500,00 TL olmak üzere toplam 78.508,24 TL tutarında avans ödemesi yapıldığı ve bu ödemelerin davacının ticari defterlerinde 159 Verilen Sipariş Avansları hesabı altında izlendiği, ayrıca davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve içeriği “Endüstriyel Kaplama/Film Malzemeleri” olan faturaların davacının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında 120 Alıcılar hesabında yer aldığı, söz konusu fatura ve sevk irsaliyeleri ile birlikte yapılan değerlendirme neticesinde davacının takip tarihi (28.01.2022) itibarıyla davalıdan 78.508,24 TL avans alacağı ve 104.594,90 TL cari hesap alacağı olmak üzere toplam 183.103,14 TL alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). Tüm dosya kapsamı birlikte düşünüldüğünde; Taraflar arasında alım satımdan kaynaklı ve yine sipariş avanslarından kaynaklı ticari ilişkinin kurulduğu, davacı tarafın davalıya satılan malların bedelinin ödenmemesinden ve yine sipariş verilen malların avansından kaynaklı oluşan alacaktan dolayı davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalı tarafın takibe itiraz etmesi sonucu mahkememiz dosyasının açıldığı, davacı tarafın incelenen ticari defter kayıtlarına göre davalı ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu faturaların düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacının alacağına dayanak olan faturanın e-fatura niteliğinde olduğu, davacının ticari defterlerinde yer alan faturanın, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların tamamının endüstriyel kaplama/film malzemeleri açıklamasıyla oluşturulduğu, davalı yanın takipten önce yasal süre içerisinde ilgili faturalara yönelik somut bir itirazının görülmediği, faturalara ilişkin sevk irsaliyelerin düzenlendiği, tüm bu hususlar bir arada, faturalara itiraz olmadığı ve yine davalı tarafından düzenlenen faturalara karşılık herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanının olmadığı, faturanın içeriğinin ticari ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı şirket, davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde icra takibinde itirazda bulunmuş ise de davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edememiştir. Bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı 104.594,90 TL cari hesaptan kaynaklı asıl alacak, 78.508,24-TL ithalat için ödenen avanstan kaynaklı asıl alacak olmak üzere toplam 183.103,14 TL davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile; davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından 104.594,90 TL cari hesaptan kaynaklı asıl alacak, 78.508,24-TL ithalat için ödenen avanstan kaynaklı asıl alacak olmak üzere toplam 183.103,14 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden aynı şartlarla devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (36.620,62 TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 12.507,78-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.126,95-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.380,83-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 3.126,95-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 613,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.356,25-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır