İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/691 E. 2025/1020 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/691
- Karar No
- 2025/1020
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/691 KARAR NO : 2025/1020
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 04/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili tarafından Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 04/08/2025 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288, 294 ve 295. maddeleri ve devamı gereğince; öncelikle İcra ve İflas Kanunu’nun 287. Maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK.’NIN 288. maddesi çerçevesinde ilanına, İİK.’nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, tedbir tarihinden itibaren, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre (vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları prim, idari para cezaları dahil) yapılan takipler de dahil olmak üzere; hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkilleri aleyhine hiçbir takip yapılamayacağından yeni takip yapılmasının yasaklanmasına, yapılmış takiplerin iptaline, Evvelce başlayan takiplerin -ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, e-haciz kararları dâhil durdurulmasına, davacılar hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasına, rehinli menkullerin muhafazasının önlenmesine, davacıların teminatlı taşınmazlarının paraya çevrilmesinin talep edilmesi halinde İİK. 150/b. Maddesi kapsamında kira bedellerinin icra kasasına ödenmeyip, davacı şirketlere ödenmesine, davacıya ait muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı şirketlere iadesine, davacının geçici mühlet talebinden önce keşide ettiği çeklerin, geçici mühlet kararının ilanından sonra 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. Maddesi gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının İhtiyati Tedbiren önlenmesine, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato Tedbiri” şerhinin yazılmasına, davacının bankalarda mevcut hesaplarındaki paraların- konkordato sürecinde hesaplara gelecek paralar da dahil olmak üzere- üzerine herhangi bir haciz, e-haciz, ihtiyati haciz ve bloke konulmasının yasaklanmasına ve bankalarca tek taraflı olarak bu hesaplara blokaj, takas, mahsup, rehin haklarının uygulanmasının yasaklanmasına, davacı adına açılacak olan banka hesabına veya mevcut banka hesaplarının koruma altına alınmasına, bu hesaplara gönderilecek hacizlerin geri çevrilmesi yönünde tedbir kararı verilmesine, davacının tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dâhil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı şirketlere ödenmesine, davacıların 3.şahıs konumunda oldukları takiplerde kendilerine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, tensiben derhal ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve şirkete komiser tayinine, davacılara tahsis edilen elektrik, su, doğalgaz aboneliklerine ilişkin olarak tedbir kararından evvel doğmuş elektrik, su ve doğalgaz borçları ile ilgili sunulan kamu hizmetlerinin tedbiren kesilmemesine, davacıların konkordato taleplerinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir. Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlu vekilince süresinde tamamlanması üzerine borçlu hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür. Geçici komiser toplantı tutanağı ile; konkordato talep eden şirketin tüm malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespit ettirilmesine, şirket malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda bilirkişiye başvurulmasına, şirkete ait stoklar hesabı altındaki gayrimenkullerin ve binalar hesabı altındaki gayrimenkullerin rayiç değerlerinin tespiti için bilirkişi görevlendirilmesine dair toplantı tutanağı mahkememizce onaylanmıştır. Konkordato komiserleri ..... tarafından mahkememize sunulan 25/08/2025 tarihli raporunu özetle ; davacı/borçlu şirketin tacir sıfatıyla konkordato talebinde bulunduğu, davacı şirket tarafından İcra ve İflas Kanunu’nun (İ.İ.K.) 286. maddesi uyarınca konkordato talebine eklenmesi gereken kayıt ve belgeler incelenmiş; talebe eklenmesi zorunlu tüm belgelerin dosyada mevcut olduğu ve herhangi bir eksikliğin bulunmadığı, Mahkemenizce geçici konkordato komiseri olarak görevlendirilmemizi müteakip, 21.08.2025 tarihinde heyetimizce şirket merkezinde toplantı gerçekleştirilmiş; borçlu taraf ile öncelikle şirketin faaliyet alanı, yönetim yapısı ve konkordato başvurusunun gerekçeleri hakkında bilgi alınmış, ardından komiser heyetinin yetki, görev ve sorumlulukları ile sürecin işleyişi hakkında bilgilendirme yapıldığı, toplantı sonrasında alınan kararların tutanak haline getirildiği ve borçlu yetkililerince imzalandığı, borçlu yetkililerden edinilen bilgiler, yapılan tespitler, sunulan belgeler ve komiser heyetince borçlunun merkezinde gerçekleştirilen incelemeler neticesinde, şirketin ticarifaaliyetlerine devam ettiği, çalışma kabiliyetini kaybetmediği; demirbaşlar, tesis makine cihazları ve mevcut çalışma düzeninin korunduğu ve 21(yirmibir) personelin istihdam edildiği, Mahkemenizin 18.08.2025 tarihli görevlendirmesi çerçevesinde yapılan incelemede, şirketin yakın tarihte adres değişikliği yapmadığı, iflas erteleme başvurusunda bulunmadığı ve geçici mühlet öncesinde hisse değişiminde bulunmadığı, dava dosyasının “vade konkordatosu” niteliğinde olup, borcun tamamını %25 fazlası ile 2026/Aralık ayından başlamak üzere 2028/Aralık Tarihine kadar her üç ayda bir 9 Eşit Taksit şeklinde ödenmesinin teklif edildiği, borçlu şirketin borçları ve borçların ödenmesine yönelik kaynaklar raporun ilgili bölümlerinde belirtilmiş olup, ilk incelemelerde kaydi bilançoya göre borca batık durumda olmadığı; ancak Türk Ticaret Kanunu’nun 376/III. maddesi uyarınca borca batıklığın, aktiflerin (gayrimenkul, taşıtlar, demirbaş vb.) muhtemel satış fiyatları (rayiç değerleri) dikkate alınarak hazırlanacak ara bilançoya göre tespit edilmesi gerektiği ifade edildiği, borçlu şirketin tüm mal varlıklarının rayiç değerlerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, 1 adet devre mülk için gayrimenkul değerleme uzmanı, 14 aracın ve demirbaşların değer tespiti için makine mühendisi bilirkişilerin atanmasının gerektiği, davacı/borçlunun durumu ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olup olmadığı yönündeki görüş ve kanaatimizi bilirkişilerce şirketin varlıklarının rayiç değerlerinin tespitinden sonra davacı/borçlunun konkordato ön projesindeki 30.06.2025 tarihli mali tablolar ile geçici mühlet tarihi 18.08.2025 tarihli mali tabloların incelenerek görüş ve kanaate ilişkin raporun ayrıca sunulacağı yönünde beyanda bulunmuşlardır. Konkordato komiserleri ..... tarafından mahkememize sunulan 29/10/2025 tarihli raporunu özetle ; Davacı/Borçlu şirketin tacir sıfatıyla konkordato talebinde bulunduğu, borçlu yetkililerden edinilen bilgiler, yapılan tespitler, sunulan belgeler ve komiser heyetince borçlunun merkezinde gerçekleştirilen incelemeler neticesinde, Şirketin çalışma kabiliyetinin zayıfladığı; personel, demirbaş ve stokları ile mevcut çalışma düzenlerini koruyamadığı, faaliyetlerinde başarılı olamadığı, şirketin Temmuz/Ağustos/Eylül/ 2025 döneminde istihdam ettiği personel sayısı sırasıyla 21/9/6 kişi olarak tespit edildiği, mali tablolarda yapılan inceleme ve açıklamalar neticesinde: Konkordato talep eden şirketin 30.09.2025 tarihli mali verilerine göre: Şirket 6102 sayılı TTK.' nun 376/3. maddesindeki hükümlere göre öz varlığı: - Kaydi Değerlere göre; (-) 3.862.902,66 TL olup, BORCA BATIK OLDUĞU - Rayiç Değerlere göre; (-) 30.544.883,42 TL olup, BORCA BATIK OLDUĞU Şirketin konkordato kaynakları arasında gösterilen 32.500.000,00 TL tutarındaki “Ticari Alacaklar-Alınan Çekler”in şirketin fiilen uhdesinde bulunmadığı, Şirketin konkordato projesinde 20.000.000,00 TL tutarındaki nakit sermaye taahhüdünün kaynağı olarak gösterilen ..... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin, şirket hissedarının hissesinin %50’sini satın alma/devralma işleminden vazgeçtiği, Şirket yetkilileriyle yapılan görüşmelerde 52.500.000,00 TL tutarındaki kaynak açığının nasıl kapatılacağına ilişkin somut ve teyit edilebilir bir finansman kaynağı gösterilemediği,bu durum karşısında, konkordato projesinin mali temellerinin ortadan kalktığı, dolayısıyla projenin inandırıcı olmadığı gibi, fiilen uygulanabilirliğini yitirdiği, şirketin mali durumunun iyileşmesinin ve konkordato projesinin kabul ve tasdik ihtimalinin bulunmadığı, konkordato projesinde yer alan tedbirlerin gerçekleşmesinin ve Şirketin içinde bulunduğu finansal krizden çıkmasının ihtimal dahilinde olmadığı, bu tedbirlerin borçlunun mali durumunu iyileştirmek için yeterli olmadığı, heyetçe projenin başarıya ulaşma ihtimali görünmediğinden, konkordato durumunda alacaklılara iflasa nazaran daha fazla ödeme yapılması olasılığı bulunmadığı sonuç olarak, borçlu şirket için hazırlanan konkordato ön projesinde gösterilen kaynakların borç tasfiyesi için uygun olmadığı, bu kapsamda konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali olmadığı, kesin mühlet koşullarının oluşmadığı, kanaatine varıldığı yönünde beyanda bulunmuşlardır. İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. MAhkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir.
İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir.
İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. "Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. İİK m. 292'de konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı,konkordato sürecinin kesilmesi ve iflasın açılması gereken haller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hallerden birinin gerçekleşmesi durumunda,herhangi bir talebe gerek olmaksızın,borçlu iflasa tâbi ise re'sen iflasın açılmasına;iflasa tâbi olmayan borçlu bakımından ise re'sen konkordato talebinin reddine karar verecektir.Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu,konkordatoyu bir alacaklı takip etmişse onu ve varsa alacaklılar kurulunu dinlemesi gerekir.Diğer alacaklıları da gerek görürse dinler. Kanun'un 292.maddesinin 1.fıkrasında konkordato mühletinin belirli sebeplerle kaldırılması düzenlenmiştir.Maddede sayılan hallerde mahkeme daha önce konkordato mühleti vermiştir;ancak mühlet içinde ortaya çıkan haller,konkordato mühletinin amacını ortadan kaldırdığı için mahkeme kesin mühleti kaldıracaktır. Mahkemenin mühleti kaldırması, aynı zamanda konkordato talebini de reddetmesini gerektirir.Maddede bu husus açıkça düzenlenmiştir.Mahkeme mühleti kaldırarak konkordato talebini reddedecek ve re'sen borçlunnu iflasına karar verecektir. Konkordato mühleti verildikten sonra mühletin kaldırılması ve iflasa karar verilmesini gerektiren sebeplerden ilki,borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılmasının gerekli olmasıdır.Özellikle borçlunun işletmesinin devamı,devamlı ve hissedilir ölçüde,aktiflerinin azalması ve pasiflerinin artmasına yol açmaktaysa ve bu durumun konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayan bir aktif-pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa;iflasın derhal açılması ile borçlunun malvarlığının tasfiyesi sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edeceği tahmin ediliyorsa;işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimâl ise,malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. Sö z konusu şartlar altında iflasın derhal açılmasının "ultima ratio-son çare" olması gerekir. Eğer malvarlığının korunması, örneğin borçlunun tasarruf yetkisinin kaldırılması ve komisere tevdi edilmesi gibi,daha yumuşak uygun tedbirlerle sağlanabilecekse mahkeme ölçülülük ilkesi çerçevesinde bu daha yumuşak tedbirleri tercih etmelidir.
Kesin konkordato mühleti verildikten sonra konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren ikinci haldir.Bu halde mahkeme,komiserin raporundaki verilerden konkordatonun başarıya ulaşma şansının kalmadığı sonucuna varmalıdır. İİK'da iyileşmenin konkordato alacaklılar tarafından kabul edilmeden ya da mahkemece tasdik edilmeden önce gerçekleşmesi halinde, konkordatonun tasdikine kadar gidilmesine gerek kalmayacağı ve mühletin kaldırılacağı kabul edilmiştir (İİK m. 291). Mühlet içinde iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin aşikâr olması, yani tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilecektir. Örneğin, komiserin raporundan borçlunun mali ve finansal verilerinin iyileşmeyi imkânsız hale geldiği anlaşılıyorsa, komiser konkordatoyu reddedeceğini açık ve kesin şekilde ortaya koyan alacaklıların sayısından ve öneminden hareketle konkordatonun tasdiki için gerekli çoğunlukların hiç birinin sağlanamayacağı sonucuna varırsa, konkordatonun başarıya ulaşmayacağı önceden anlaşılmış olur ve bu halde mahkeme kesin mühleti kaldırarak iflasa tâbi borçlunun iflasına karar verir. Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Borçlunun kesin mühlet alabilmesi, mali durumunu iyileştirebileceği veya konkordatonun tasdik edileceğinin inandırıcı şekilde ispat edilmesine bağlıdır. Dosya kapsamı, borçlu şirket tarafından sunulan konkordato ön projesi, şirket yetkililerinin beyanları, muhasebe kayıtları, bağımsız inceleme raporları, ticari defterler ve konkordato komiserliği tarafından yapılan yerinde incelemeler birlikte değerlendirildiğinde; konkordato projesinin dayandığı kaynakların fiili durumu, borçlunun mali yapısı, faaliyet kapasitesi ve sürdürülebilirlik unsurları üzerinde durulması zorunlu görülmüştür. Borçlu şirket tarafından sunulan konkordato projesinde, toplam kaynak tutarının 84.564.624,31 TL olduğu ileri sürülmüş; bu kapsamda hazır değerler, ticari alacaklar, 20.000.000,00 TL tutarında sermaye taahhüdü ve faaliyetin devamından elde edilmesi beklenen net kâr kalemleri sayılmıştır. Ancak yapılan incelemelerde, projede yer alan kaynakların önemli bir bölümünün fiilen mevcut olmadığı, muhasebe kayıtlarında yer almakla birlikte şirketin uhdesinde bulunmadığı, sermaye taahhüdünün ise gerçekleşmediği tespit edilmiştir. Konkordato projesinde 32.500.000,00 TL olarak gösterilen ticari alacakların, gerçekte müşterilerden alınmış çeklerden oluştuğu, bu çeklerin alacak senetleri hesabında kayıtlı bulunduğu, ancak şirket yetkilisinin 24.09.2025 tarihli beyanı doğrultusunda bu çeklerin faktoring şirketlerine devredildiği, dolayısıyla şirket üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu husus, ticari defterlerde görünen 30.06.2025 ve 18.08.2025 tarihli mizanda yer alan 33.428.826,42 TL ve 30.982.747,87 TL tutarındaki çeklerin, şirket aktifini artıran bir kalem olmadığı, muhasebe kayıtlarında görünmekle birlikte şirketin gerçek varlık durumu ile bağdaşmadığı sonucunu ortaya koymaktadır. Nitekim şirket temsilcisi, muhasebe hesaplarında önceki dönemlerden gelen hatalar bulunduğunu ve bu hataların giderilmesine yönelik çalışma yürütüldüğünü belirtmiş olup, bu beyan dahi kaynak tablosundaki verilerin güvenilirliği üzerinde ciddi şüphe oluşturmaktadır. Öte yandan borçlu şirketin 30.05.2025 tarihli genel kurul kararıyla sermayesini 5.000.000,00 TL’den 40.000.000,00 TL’ye çıkarmayı kararlaştırdığı, bu artışın 20.000.000,00 TL’lik kısmının şirket ortağının hisselerinin %90,50 oranındaki bölümünün ..... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne satışı yoluyla karşılanacağı beyan edilmiştir. Ancak konkordato komiserliğince yürütülen süreçte, söz konusu firmadan şirkete herhangi bir nakit girişinin olmadığı tespit edilmiş, ayrıca şirket temsilcisi ..... firmasının hisse devralma işleminden vazgeçtiğini sözlü olarak bildirmiştir. Böylelikle projede sermaye artışı kapsamında gösterilen 20.000.000,00 TL tutarındaki kaynağın fiilen mevcut olmadığı, bu yönüyle konkordato projesinin temel dayanaklarından birinin gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu çerçevede, konkordato projesinde kaynak olarak sunulan iki temel unsurun, yani 32.500.000,00 TL ticari alacak ile 20.000.000,00 TL sermaye taahhüdünün toplam 52.500.000,00 TL’lik kaynağın gerçekte bulunmadığı, şirketin bu açık karşısında somut ve doğrulanabilir herhangi bir kaynak gösteremediği, yapılan toplantılar ve incelemelerde finansman planı sunulamadığı ortaya çıkmıştır. Bu durum, konkordato projesinin mali temellerinin çöktüğünü, projenin uygulanabilirliğinin ortadan kalktığını ve borç tasfiyesi için öngörülen kaynak akışının gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığını göstermektedir. Borçlu şirketin faaliyet kapasitesi yönünden yapılan değerlendirmede, şirketin Temmuz 2025’te 21 personel çalıştırdığı, Ağustos 2025’te bu sayının 9’a, Eylül 2025’te ise 6’ya düştüğü tespit edilmiş; personel sayısındaki bu dramatik azalma, şirketin iş hacmini sürdüremediğini, faaliyetlerini daralttığını ve operasyonel kabiliyetini kaybettiğini ortaya koymuştur. Yine yapılan mali analizlerde, şirketin 30.09.2025 tarihli verilerine göre özvarlığının kaydi değerlere göre (-) 3.862.902,66 TL, rayiç değerlere göre ise (-) 30.544.883,42 TL seviyesinde olduğu belirlenmiş, bu haliyle şirketin Türk Ticaret Kanunu’nun 376/3. maddesi anlamında borca batık durumda bulunduğu sonucuna varılmıştır. Borçlu şirketin hem özvarlığının tamamen erimiş olması, hem faaliyet kapasitesinin ciddi ölçüde zayıflaması hem de konkordato projesinin temel kaynaklarının gerçekte mevcut olmaması karşısında, konkordato projesinde öngörülen tedbirlerin şirketi mali krizden çıkarmaya elverişli olmadığı, şirketin kaynak yaratma kabiliyetinin bulunmadığı, alacaklılara iflasa kıyasla daha avantajlı bir ödeme imkânı sağlayacağına dair somut bir veri olmadığı anlaşılmaktadır. Komiser heyeti tarafından yapılan değerlendirmelerde, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı, projenin hem gerçeklik hem uygulanabilirlik kriterlerini karşılamadığı, bu nedenle kesin mühlet verilmesi koşullarının oluşmadığı yönünde kanaate varılmıştır. Tüm bu değerlendirmeler ışığında, borçlu şirketin konkordato projesinde sunulan kaynakların fiilen mevcut olmadığı, projenin mali temellerinin çöktüğü, şirketin borca batık durumda bulunduğu, faaliyetlerini sürdürebilecek bir yapısının kalmadığı ve konkordatonun alacaklıların menfaatini koruyacak nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı belirlenmiştir. İİK'nun 292.madde de, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa tabi borçlunun iflasına karar verileceği düzenlenmiş olup, komiser heyeti raporları ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgelerden, borçlu yönünden konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması ve borçlu şirketin borca batık olması nedeniyle İİK'nın 292 nci maddesinde belirtilen koşulların oluşması dikkate alınara iflasının açılmasının alacaklılar açısından daha avantajlı olduğu anlaşıldığından mahkememizce borçluya verilen geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine borçlu şirketin iflasına karar verilmemesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere: 1-Borçlu hakkında mahkememizce verilen geçici mühletin kaldırılarak borçlunun konkordato talebinin REDDİ ile : İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ..... sicil numarasında kayıtlı, muamele merkezi " ..... MAH. ..... SK. YT NO: 5 İÇ KAPI NO: 33 BAĞCILAR / İSTANBUL" olan davacı (borçlu) ..... KARGO GIDA TURİZM İNŞAAT VE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİnin 13/11/2025 günü saat: 09:42 itibariyle İFLASINA, 2-İflas ile ilgili olarak Bakırköy Nöbetçi İflas Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA, 3-İflas ile ilgili olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne BİLDİRİMDE BULUNULMASINA, 4-İflasın, iflas müdürlüğü tarafından İİK'nun 166.maddesinde yazılı usullere göre İLANINA, 5-İflas avansının Bakırköy İcra ve İflas Müdürlüğü'ne AKTARILMASINA, 6-Konkordato komiser heyetinin görevine SON VERİLMESİNE, 7-Mahkememizce verilen tüm tedbirlerin hükümle birlikte KALDIRILMASINA, 8-İİK'nın 308/1. maddesi uyarınca borçluların konkordato talebinin reddine ilişkin kararının Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında İLAN EDİLMESİNE ve İİK'nın 288 nci maddesinde belirtilen yerlere BİLDİRİLMESİNE, 9-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 10-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 11-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere borçlular vekilleri ile bir kısım alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, bir kısım alacaklılar vekillerinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.13/11/2025
Başkan .... ¸e-imzalıdır Üye ....... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Katip ..... ¸e-imzalıdır