İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/427 E. 2025/877 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/427
- Karar No
- 2025/877
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/427 Esas KARAR NO : 2025/877
DAVA : İflas (İflasın Kaldırılması (İİK 182)) DAVA TARİHİ : 26/11/2024 KARAR TARİHİ : 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Kaldırılması (İİK 182)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamı ile şahsi iflasına karar verildiğini, verilen İflas kararı üzerine ... bünyesinde oluşturulan İFlas Tasfiye Daire Başkanlığı tarafından ... sayılı dosyasından tasfiye işlemleri yürütüldüğünü, yürütülen tasfiye işlemleri neticesinde, müvekkilime ait tüm mal varlığı ( Emekli Maaşı hariç ) tasfiyeye tabi tutularak, mallarının satışının yapıldığını, mal varlıkları satılmış olduğunu, gelinen aşamada Emekli maaşı dışında bir gelire sahip olmaması sebebi ile de geriye dönmenin de bir faydası olmayacağından, 26.03.2024 tarihinde ... Tasfiye Dairesi Başkanlığına giderek Tasfiyenin sonlandırılmasını talep ettiğini, tasfiye işleminin sonlandırılmasına yönelik talep kapsamında da, ... ve İflas İdaresi aleyhine açmış/ açacağı davalardan feragat beyanı, yargılama gideri , vekalet ücreti ve her ne nam adı altında olursa olsun bir talepte bulunmayacağı, ..., Fon Kurulu ve İflas İdaresi memurlarını en geniş şekilde gayri kabili rucu ile ibra etme karşılığında tasfiyenin sonlandırılabileceği belirtilmiş ve bu konuda kendisinden beyan alındığını, sonuç itibari ile müvekkili ile ..., Fon Kurulu, iflas idaresinin müvekkilinin mal varlığının bulunmaması sebebi ile de Tasfiyeye devam etmenin hukuki bir faydasının olmaması, müvekkiliminde geçmişe yönelik yaşananları bir kenara bırakarak 70 Yaşına geldiği süreçte yaşamını huzur içinde yürütme amacında olması, halen İflas yükümlülüğü ve baskısı altında hayatını idame ettirmesi durumunda maddi ve manevi baskı ile yaşamını devam ettirmekteki güçlüğünü düşünerek kendisi açısından da uzlaşı içerisinde sonuçlandırma amacına yönelik bu istemi ve iradesini ortaya koyduğunu, gelinen süreç içerisinde taraflar arasında niza edilecek bir husus kalmaması sebebi ile, tasfiye işleminin sonlandırılmasına yönelik talep kapsamında, ..., Fon Kurulu ve iflas idaresi memurlarını en geniş şekilde gayri Kabili rücu ile ibra edildiğine yönelik karar verilmesini, ... ve İflas İdaresi aleyhine açmış olduğu bu dava nedeni ile yargılama gideri , vekalet ücreti ve her ne nam adı altında olursa olsun bir talebinin olmadığını, tarafların Tasfiyenin Sonlandırılması yönündeki iradelerinin de mevcut olması sebebi ile ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile şahsi iflasına dair kararın kaldırılmasına, itibarın iadesine, tasfiye işleminin sonlandırılarak iflas dosyasının kapatılmasına dair talebimizin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK'nın 182. maddesine dayalı iflasın kaldırılması talebine ilişkindir. Talep, niteliği itibariyle çekişmesiz yargı niteliğinde olup HMK m.382/f.2-bend(f) hükmü ile bu durum açıkça belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK m.320 hükmü uyarınca basit yargılama usulüne tabi olan çekişmeli yargıda, taraflar duruşmaya davet olunmaksızın dosya üzerinden hüküm verilmesi mümkündür. Mevcut talebin niteliği, usul ekonomisi kuralları, dosya kapsamı ve özellikle talebin çekişmesiz yargı niteliğinde dahi olması dikkate alınarak dosya üzerinden hüküm verilmesi takdir olunmuştur. Dava, müflisin iflasının kaldırılması istemine ilişkindir. Davanın niteliği gereği mahkememiz görevli ve yetkili olup, basit yargılama usulüne tabi talep açısından ve Yargıtay uygulaması dahi dikkate alındığında bilirkişi incelemesi yaptırılması,buna göre iflasın kaldırılmasını talep eden davacının bütün alacaklılarının itfa olup olmadığını veya bütün alacaklıların taleplerini geri alıp almadığı mutlak suretle saptanmalıdır. İİK'nın 182. maddesi hükmüne göre, “Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunan konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir.” hükmü bulunmaktadır. Bu durumda, borçlunun bütün borçlarının itfa edildiğinin veya alacak taleplerinin geri alındığının belirlenmesi gerektiğinden, gerekirse diğer borçluların haberdar edilerek, borçların tamamının itfa edildiğinin belirlenmesi açısından gerekiyorsa dosya üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi kurulu oluşturularak inceleme yaptırılmak suretiyle İİK'nın 182. maddesinde yazılı koşulların oluşup oluşmadığının belirlenerek bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay -kapatılan- 23. HD'nin .... E. ... K. sayılı kararı) Buna göre; a-)Mahkememizce atanan ve icra iflas hesaplamaları konusunda ehil bilirkişi tarafından sunulan 30/10/2025 tarihli raporda, "... tarafından yapılan incelemelerde, müflisin tüm borçlarını ödediği ve tasfiye işlemlerinin tamamlandığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, İcra ve İflas Kanunu'nun 182. Maddesi uyarınca ... yönünden iflasın kaldırılmasına muvafakat edildiği ifade edilmiştir. Tasfiye sürecinde, müflisin taşınmaz malları (..., ..., ..., ..., ...'daki gayrimenkuller) satılmış; satışlardan elde edilen toplam 845.000,00 TL, ayrıca kooperatif ve banka hesaplarındaki bakiyelerle birlikte masa mevcuduna dahil edilmiştir. Toplam masa nakdi yaklaşık 4.010.000 TL seviyesine ulaşmıştır. Bu tutar, sıra cetvelinde kayıtlı alacaklılara yapılan ödemelerle tamamen tasfiye edilmiştir. Buna göre: * ... Tahsilat ve Hukuk İşleri Daire Başkanlığına toplam 4.311.723,11 TL, * ...Bankası A.Ş.'ye 17.577,04 TL, * Maliye Bakanlığı ... Muhakemat Müdürlüğü ile ... Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi'ne toplam 820,10 TL ödemeler yapılmıştır. Sıra cetveline göre kabul edilmiş tüm alacaklar tamamen ödenmiş, nizalı alacaklara ilişkin davalar (... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ve ... E.) sonuçlanma aşamasına gelmiş olup, Fon Kurulu'nun 19.04.2024 tarihli kararı doğrultusunda bu alacakların konusuz kalacağı öngörülmüştür. Tasfiye işlemleri sonucunda iflas masasında kayıtlı herhangi bir alacaklı kalmadığı, müflisin bütün borçlarını ödediği ve ...'nin iflasın kaldırılmasına muvafakat ettiği raporlanmıştır. İflas Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca iflasın kaldırılması koşullarının tam tespit edilmiştir. İİK m.182 anlamında iflasın kaldırılması için gerekli koşulların OLUŞTUĞU " kanaat açıklınmıştır. b-)... tarafından yapılan beyanda tasfiye işlemlerinin tamamlandığı, bu doğrultuda, icra ve iflas kanunu'nun 182. maddesi uyarınca ... yönünden iflasın kaldırılmasına muvafakat edildiği beyan edilmiştir. c-)Böylece borçların durumu belirlenmiş, alacaklarını masaya yazdırmış olan iflas alacaklıları ile ilgili yapılan incelemelerin sonucunda alacakların itfa olunduğu, kayıt kabul davasının mevcut olmadığı, başkaca haberdar olunması gereken kişinin bulunmadığı, masa alacaklarının ödendiği, kayden anlaşılmıştır. Zaten bu tespitler dayanak olan, iflas müdürlüğü tarafından düzenlenen defter içeriği ile dahi sabittir. c-)Alınan rapor ve iflas müdürlüğü kayıtlarına göre iflasın 17/06/2013 tarihinde kesinleştiği, bu yöne ilişkin şartın da gerçekleştiği anlaşılmaktadır. d-)Öte yandan iflas müdürlüğünden gönderilen kayıt içeriklerine göre dahi borçlu hakkında verilmiş iflas kararının İİK m.166/f.2 gereğince iflas müdürlüğünce ilan edilmesi gerekir. Zaten İİK m.219 hükmüne göre, müflisten alacaklı olduğunu iddia ve talep edenler ile istihkak iddiasında bulunanlar ilandan itibaren bir ay içinde alacak ve istihkaklarını iflas masasına kaydettirebilirler. Böylece müflisten alacaklı ya da istihkakı bulunanların söz konusu haklarını kullanılabilmeleri için yasal ilanların yapılması ve ilandan itibaren bir aylık sürenin başlaması gerekir. Elbette bu süre sona ermeden iflas kararı kaldırılamaz. Zira hakkındaki iflas kararı kaldırılması talep olunan müflisten alacaklı olduğunu iddia edenlerin bu sürenin sonuna kadar alacaklarını veya istihkaklarını masaya yazdırma hakları vardır. Nitekim bu çerçevede ilgili merasime riayet edildiği, ticaret sicil müdürlüğünün... ve .... Gazetesinin ise... tarihli nüshasında tasfiyenin adi usulde yapıldığı, istihkak iddiasında olanların ilandan itibaren belirtilen bir aylık süre içinde iflas müdürlüğüne iddialarını kaydettirmeleri ve delillerini dahi sunmaları hususları ile ilgili yasal açıdan gerekli tüm ihtaratların ilan olunduğu, ayrıca ilk alacaklar toplantısının dahi icra edileceğinin ilan edildiği, iflas müdürlüğünün ilgili dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenle mevcut merasimin tamamlanmış olması nedeniyle dahi iflas kararının kaldırılmasının yasal koşulları bu yönden dahi oluşmuştur. Sonuç olarak; iflas tasfiyesi sırasında, iflas idaresinin eylem ve işlemlerinden doğmuş olan borçların alacakları masa alacakları olarak kabul edilemeyecektir. İflasın kaldırılması için ise masa alacaklarının tam olarak ödenmesi, davacı iddiası, iflas müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve dayanak kayıtlar ve ayrıca bilirkişi raporu ile tespit olunmakla iflasın kaldırılmasının şartları oluşmuştur. (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2019 Sayfa 784.) Yapılan açıklamalar karşısında 2004 sayılı İİK m.182 ve açıklanan diğer hükümleri çerçevesinde müflis şirket hakkındaki iflasın kaldırılmasının yasal koşullarının oluştuğu anlaşılmakla talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda yazılı nedenlerle; 1-Davacının talebinin kabulüne, ... T.C.kimlik numaralı ... hakkında ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. ...K.sayılı ilamına istinaden verilen iflasın kaldırılmasına, İflasın kaldırılmasına dair kararın İİK m.166 hükmü uyarınca iflas dairesine bildirilmesine ve iflasın kaldırıldığının traji 50.000 üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazete ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde iflas dairesince ilan olunmasına, İflasın kararının kesinleşmesi üzerine hakkında iflas kararı verilen gerçek kişinin tasarruf hakkının yeniden doğmasına ve müflis sıfatının ortadan kalkmasına, İflasın kaldırılmasına dair kararın kesinleşmesi üzerine kararın derhal İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından harcanan masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın kesinleşmesi halinde fazla olan avansın davacıya iade edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde ve İstanbul BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle karar verildi. 15/12/2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...