İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/689 E. 2025/1018 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/689
Karar No
2025/1018
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/689 Esas KARAR NO : 2025/1018 Karar

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 13/08/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025

Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Anonim Şirketi'nin sermayesinin beheri 1.000.-TL değerinde 1000 paya ayrılmış olup toplamda 1.000.000.-TL Türk Lirası olduğunu, bu paylardan 250 adede karşılık gelen 250.000.-TL değerindeki payın, müvekkiline ait olduğunu, davalı şirketin Ticaret Sicil kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere kuruluş tarihinden bu yana genel kurul toplantısını düzenlemediğini, şirketin idaresi için gerekliliklerini yerine getirmediğini, davalı şirketin, kuruluşundan bu yana kötü idare edilmekte olup kar elde edemediğini, üstelik kar elde etmek bir yana dursun, teknik iflas ve borca batıklık durumuna geldiğini, bu hususun, yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde de tevsik edileceğini, davalı şirketin, borca batıklık ve teknik iflas hususunda Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen önlemleri almadığını ve halen kanuni süreçleri işletmek yönünde bir girişimde bulunmadığını, müvekkilinin, defaatle şirketin sair ortaklarıyla görüşüp ortaklıktan ayrılmak istediğini, payını devretmek istediğini ifade ettiğini ve bu yönde adım atmışsa da bu girişimleri sonuçsuz bırakıldığını, müvekkilinin ne bilgi ve belge taleplerine, ne de pay devri talebine karşılık verildiğini, neticede davanın kabulü ile davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 531. maddesi gereğince feshine, mahkemece uygun görülmesi halinde TTK md. 531'in gerekçesi ve yerleşik Yargıtay içtihadı da gözetilerek alternatif çözüm olarak müvekkiline pay bedellerinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenmesi suretiyle müvekkilinin şirketten çıkarılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı vekili tarafından şirketin amacının tamamlandığı bu sebeple feshi gerektiği iddiası ortaya atılmış olsa da davacının iddialarının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin esas sözleşmesinde yalnızca tek bir faaliyet alanı değil, birçok ticari faaliyet konusu düzenlendiğini, dolayısıyla şirketin amacının tamamlandığından bahsetmek mümkün olmadığını, şirketin halen faal olduğunu, esas sözleşmesinde öngörülen faaliyet konuları çerçevesinde iş yapma imkânının devam ettiğini, şirketin kötü idare edildiği ve borca batık olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından bilgi edinme haklarının ihlal edildiği iddia edilmişse de davacının bilgi alma hakkının ihlal edilmediğini, davacının haksız ve mesnetsiz anonim şirketin feshi talebinin reddine, şirketin esas sözleşmesinde faaliyet konularının halen devam etmekte olduğunun dikkate alınmasına, fesih yerine alternatif olarak çözüm imkânlarının bulunduğunun göz önünde bulundurulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 17/12/2025 tarihli celsede; "Biz karşı taraf ile sulh olduk, davadan feragat ediyoruz, yargılama gideri ile vekalet ücreti talebimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekili 17/12/2025 tarihli celsede; "Biz karşı taraf ile sulh olduk, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilsin, yargılama gideri ile vekalet ücreti talebimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Taraf vekillerinin vekaletnameleri incelendiğinde davadan feragat ve feragati kabul yetkilerinin bulunduğu görülmüştür. Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Alınması gereken (615,40-TL'nin 2/3'üne denk gelen) 410,27-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 205,13-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 5-Davalı tarafça yatırılan avanstan kalan miktarın talep halinde ilgili tarafa İADESİNE, 6-Taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK' nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2025

Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/689, K. 2025/1018, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-689-e-2025-1018-k-ec3a4d39cc9e