İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/774 E. 2025/1046 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/774
Karar No
2025/1046
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/774 Esas KARAR NO : 2025/1046 Karar

DAVA : Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 07/08/2025 KARAR TARİHİ : 22/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ....'ün, Sinop İli'nde vefat eden bir yakınının cenaze törenine katılmak amacıyla 22/12/2024 tarihinde saat 21:00 sıralarında bir grup akrabası ile birlikte davalı .... isimli şirkete ait araç ile İstanbul'dan Sinop'a doğru yola çıktığını, İstanbul'dan Sinop İli'ne doğru yola çıkan .... plakalı midibüs içerisinde, davalı şirketin çalışanı olan 2 şoför ve ayrıca araçta yolcu olarak yer alan 22 kişi bulunmakta olup, İstanbul'dan yola çıkan aracn, ertesi gün saat 05:30 sıralarında Kastamonu İli, ... İlçesi, Kastamonu-Araç Karayolu, .... Köyü mevkiine geldiği sırada davalı araç şoförü ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle devrilmiş ve metrelerce sürüklenmiş olduğunu, iş bu kaza neticesinde araç içerisinde yer alan yolculardan ....’nın sağ kolu kopmuş ve vücudunun çeşitli bölgelerinden aldığı ağır darbeler nedeniyle feci şekilde hayatını kaybettiğini, araçta bulunan diğer yolcular da vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralanarak çevredeki hastanelere kaldırıldığını, davacı müvekkilinin ise ... Hastanesi'ne kaldırıldığını, işbu kazada araç içerisinde bulunan tüm yolcular akraba olup, kaza sonrası araç içerisinde adeta bir can pazarı yaşanmış olduğunu, yaşanan olay sonrası Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyasında başlatılan soruşturmada araç sürücüsü ...'ın tutuklanarak cezaevine gönderildiğini, soruşturma dosyası kapsamında dosya kusur tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmiş ve adli tıp kurumu tarafından hazırlanan 13/01/2025 tarihli raporda araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu bulunduğunu, buna göre raporda “Sürücü ..., sevk ve idaresindeki otobüs ile bölünmüş yolu takiben seyir halindeyken hızını eğimli, virajlı ve ıslak zeminli yol şartlarına göre ayarlamadan yaklaştığı olay mahallinde, sevk ve idare hatası sonucu, hakimiyetini kaybettiği aracı ile yolun sol tarafına devirmesiyle meydana gelen kazada dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurludur.” denildiğini, işbu davaya konu trafik kazası nedeniyle can pazarının ortasında kalan davacı müvekkilinin büyük bir travma yaşamış ve aylarca yaşadığı olay ve şahit olduğu manzaraların etkisinden kurtulamamış, kan gölüne dönen aracın içerisinden ufak sıyrıklarla kurtulan müvekkilinin aynı gün hastaneden taburcu edilmiş olmasına karşın yaşadığı olayın psikolojik etkisini üzerinden atamamış, yaşanan olay nedeniyle ölümden dönen müvekkilinin yaşadığı acı ve ruhsal çöküntünün bir nebze dinmesini sağlamak amacıyla davacı müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesini ve işbu manevi tazminatın araç işleteni, sürücüsü ve sigortacısından müteselsil sorumluluk kapsamında tazmin edilmesini talep ettiklerini beyan ederek, davanın kabulüne, davacı müvekkilinin 23/12/2024 tarihinde geçirdiği trafik kazasından kaynaklı olarak 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte -davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, tüm yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı ... Vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Cenaze nedeniyle cenaze yakınlarının defin yerine nakledilmesi esnasında Kastamonu il sınırı girişinde sabah saatlerinde davaya konu kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesindeki aracın müvekkilinin sevk ve idaresinde olup araç malikinin davalı Tunamtur olduğunu, müvekkilinin aynı gün işe girmiş ve aynı gün kaza meydana gelmiş olduğunu, araçta iki şoför olup gerekli dinlenmeleri yapmış ve yasal sürelere uyarak araç kullanmış ve kazanın yaşandığı yerde buzlanma nedeniyle kaza meydana gelmiş, Karayolları tarafından buzlanmaya karşı gerekli önlemler alınmamış olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkilinin asli kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında ki kusur oranına itiraz ettiklerini, dosyanın kusur oranı yönünden adli tıp kurumuna sevkine karar verilmesini istediklerini, araç makili tarafından manevi tazminat yönünden sigorta yapıldığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç ... SİGORTA A.Ş tarafından ... poliçe numarası ile kasko .... sigorta poliçesi ile manevi tazminat zararları güvence altına alındığını, ... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası yapıldığını, yine ... SİGORTA A.Ş. tarafından ... poliçe numarası ile genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığını, ... SİGORTA A.Ş. tarafından ... poliçe numarası ile genişletilmiş ferdi kaza sigorta poliçesi ile sigortalandığını, bildikleri kadarıyla ... Sigorta tarafından manevi tazminat yönünden aracın sigortalı olduğunu, davacının zararlarının sigorta ve kasko poliçe limitleri kapsamında olduğunu, öncelikle davacının zararının Zorunlu Mali Sorumluluk ve kasko sigortasından talep etmesi gerektiğini, davanın manevi tazminat yönünden taleplerin karşılanması için ... Sigortaya ve ... sigortaya davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın her iki sigortaya ihbarını talep ettiklerini, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının emniyet kemeri takmadığı için zararın artmasına sebebiyet verdiği için indirim yapılması gerektiğini beyan ederek, ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş ye davanın ihbarına, davacının davasının reddine yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Taşımacılık vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketlerine, davacı tarafından yapılan başvuru Karayolları Trafik Kanunu madde 97 de belirtilen usule göre yapılmadığı için davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın ruhsat sahibi ve işleteni müvekkili şirket olduğunu, müvekkili şirketin, işleten sıfatının olması halinde dahi sorumluluktan kurtulmasının mümkün olduğunu, buna göre müvekkili şirkete ait aracın sürücü olan diğer davalının olay ile ilgili kusurunun bulunup bulunmadığının varsa kusur oranının ne olduğunun tespiti gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu madde 74 e göre; Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. Bu nedenle Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı' nın ... sayılı dosyası kapsamında alınan raporun tarafımızca kabulü mümkün olmayıp, ceza dosyası evraklarının dosya içerisinde alınarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur durumunu gösterir rapor alınmasını talep ettiklerini, yaşanan kaza nedeniyle davacının, ufak tefek yaralanmış ve aynı gün hastaneden taburcu edilmiş olmasına rağmen talep edilen manevi tazminat miktarı hakka ve hukuka aykırı olduğunu, tazminat hukukunun, bireye ait bu değerlerin korunması amacıyla kişilik hakları herhangi bir suretle ihlal edilenlere manevi tazminat davası açma hakkı tanıdığını, bir kimsenin, her üzüntü duyduğu bir olay ve olgu karşısında, manevi tazminat isteme hakkı doğmamış olabileceğini, diğer bir anlatımla, her üzüntü veren olay manevi tazminatı isteme hakkını kazandırmayacağını, bunun için, kişilik değerlerinin saldırıya uğramış olması gerektiğini, manevi zararın, para ile tazmin ve telafisi hiç bir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmemesi gerektiğini, Yargıtayın yerleşik içtihatları göz önünde bulundurulduğunda, manevi tazminatın miktarı bir tarafın zararına ve diğer tarafın zenginleşmesine neden olmamalı, bununla birlikte manevi tazminatın amacı zarara uğrayanda huzur duygusu uyandırmak olup, miktarın belirlenmesinde sayın mahkemece takdir hakkı kullanılırken objektif ölçülere dikkat edilmesi gerekmekte olduğunu, davacının kaza sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat ettiğini, davacının manevi tazminat talebinin günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kazadan sonra meydana geldiği iddia olunan manevi zarara uygun olmadığını, bu nedenle talep olunan manevi tazminat miktarının fahiş ve sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, kaldı ki meydana gelen olay nedeniyle üzüntü ve keder duyulmasının manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli olmadığını, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın; davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından karayolları yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza ve genişletilmiş kasko sigorta poliçeleri ile sigortalandığını, yine iş bu aracın; ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından kasko .... sigorta poliçesi ile sigortalandığını, manevi tazminata ilişkin taleplerin, kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikli olarak genişletilmiş poliçe teminat limitleri dahilinde sigorta şirketlerince karşılanması gerektiğini, Bu nedenle ... Sigorta Anonim Şirketinin davaya dahil edilmesini istediklerini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz isteminin hukuka aykırı olup, bu hususa itiraz ettiklerini beyan ederek, Öncelikle ... Sigorta Anonim Şirketinin davaya dahil edilmesine, davanın reddine, mahkeme aksi kanaate ise açıklanan hususların dikkate alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete Genişletilmiş Kasko Poliçesi-İMM ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı 23.12.2024 tarihli trafik kazada yolcu konumunda olan ...'ün yaralanmasından dolayı manevi tazminat talepleriyle iş bu davanın ikame edildiğini, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı ihtiyari mali mesuliyet teminatlarını havi genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, "Manevi tazminat taleplerinin, bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın (kombine) yıllık azami 1.500.000 TL ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına dahil edildiğini, ancak bu tutarın herhalükarda, kişi başı bedeni zarar tutarının % 50'sini aşamayacağını," müvekkili şirketin manevi tazminat yönünden sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun irdelenmesinin gerektiğini, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdiinin gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe limitinin tüm zarar görenler için tek olduğunu, bu nedenle, kabul anlamına gelmemek üzere, dava konusu kazada maddi ve manevi olarak zarar gören birden fazla şahıs bulunduğundan proporsiyon yapılması suretiyle müvekkili şirketin sorumlu tutulabileceğini, tazminattan indirim gerektiren hususlarda araştırma yapılması gerektiğini, hesaplanacak zarardan emniyet kemeri takmama sebebiyle %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takılı olmadığından ve bu durum zararın artmasına sebebiyet verdiğinden hesaplanan zarardan indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, müvekkili şirket aleyhine ancak yasal faize hükmedilebileceğini beyan ederek, iş bu davanın esastan reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi, 07/08/2025 tarihli, ... Esas, ... Karar numaralı ilamıyla verdiği görevsizlik kararı ile dava mahkememizin yukarıda esas numarasına aydedilmiştir. Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, manevi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; 22/12/2024 tarihli kaza nedeni ile davacının yolcu olarak seyahat ettiği otobüste davalı araç sürücüsünün kusur oranlarının ne olduğu, davacının manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edildi. Davacı vekili tarafından 20/12/2025 tarihli UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçe ile davacı müvekkili ... ve davalılar arasında sulh sağlanmış olduğundan, iş bu davadan feragat ettiklerini, buna göre tam tarafların karşılık olarak birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ederek, müvekkilinin davadan feragati sebebiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmemesini talep etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelendiğinde davadan feragat ve feragati kabul yetkilerinin bulunduğu görülmüştür. HMK madde 307 hükmü;"Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. " HMK madde 309 hükmü; "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. " HMK madde 310 hükmü; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. " HMK madde 311 hükmü; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." Dosya tüm deliller, yasa hükmü ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu 20/12/2025 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiği, feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE 1-Harçlar Kanunu Madde 22 uyarınca feragatın ilk celseden daha sonra gerçekleşmesi nedeni ile alınması gereken 615,40-TL'nin 2/3'üne denk gelen 410,26-TL harcın peşin yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 205,14-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine, 2-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333.maddesi gereğince yatıran tarafa iadesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin tarafların feragat etmesi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Sulh protokolü uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/12/2025

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/774, K. 2025/1046, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-774-e-2025-1046-k-93258550dcae