İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/652 E. 2026/392 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/652
- Karar No
- 2026/392
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/652 Esas - 2026/392 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/652 Esas KARAR NO : 2026/392
.... DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 09/09/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... ile müvekkili Banka arasında düzenlenen Genel Nakdi Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ve Business Card Sözleşmesine istinaden anılan davalıya ....numaralı Borçlu Cari Hesap Kredisi, .... numaralı Ticari Kredili Mevduat Hesabı, .... numaralı ticari kredi kartına ilişkin ürünlerin tahsis edilerek kullandırıldığını, diğer davalı .... ise imzaladığı rehin sözleşmesi ile ...'ün her türlü borcunun teminatı olarak ...marka ... plakalı aracını bankaya rehnettiğini, kredi kartı dönem ekstreleri, ticari kredili mevduat ve borçlu cari hesap hareketleri incelendiğinde, davalı ...'ün borç ödemesi yapmadığının anlaşılacağını, ödenmeyen borçlar nedeniyle davalı asıl borçlu ... ve rehin borçlusu .... Esas sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalılar tarafından mezkur takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, icra dosyası kapsamında bulunan bireysel kredi kartı borcunun Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmesi nedeniyle, harca esas değerden çıkarılarak işbu davaya konu edilmediğini, davaya konu edilen ticari nitelikli ürünlere ilişkin itirazların iptali için dava açılmadan önce, dava şartı arabuluculuk görüşmeleri için başvuru yapılmış ise de bir sonuç alınamadığını, açıklandığı üzere davalı ...'ün asıl borçlu, ....se rehin borçlusu olarak müvekkili bankaya borçlu olduklarının sabit olduğunu, davalıların itirazlarının icra takibini uzatmak ve alacaklıyı zarara uğratmak maksadını taşıdığını ileri sürerek, davanın kabulü ile borçluların .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazların 866.224, 69-TL tutarlı kısmı yönünden iptali ile takibin mezkur icra dosyası üzerinden devamına, borca haksız itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine yürütülen .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalinin talep edildiğini, müvekkili tarafından kredi kartı borcunun ödenmediği, kredi ödemelerinin yapılmadığı iddialarının gerçeğe aykırı olup müvekkilinin alacaklıya borcunun bulunmadığını, bir an için aksinin kabulü halinde ise; talebe konu borcun muaccel olmadığını, güncel dosya borcuna ilişkin hesaplamaların hatalı olduğunu, fahiş hesaplamalara dayalı olarak alacak talebinde bulunulduğunu, müvekkili yönünden yapılan itirazın haklı olması, müvekkilinin kötü niyetle işlem yapmaması doğrultusunda icra inkâr tazminatına yönelik taleplere de itiraz ederek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, aleyhe icra inkâr tazminatı taleplerinin reddine, davacının haksız yere takip başlatması nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı.... vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevli olmadığını, görev kurallarının kamu düzeninden olduğunu, dava şartı olan görev hususunun dikkate alınması gerektiğini, yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişilerin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davacının dava açmakta hukuki ve meşru, doğrudan ve kişisel, doğmuş ve güncel bir yararının bulunmadığını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, derdestlik itirazının dava şartı olduğunu, husumet itirazının taraf sıfatı eksikliğinden kaynaklandığını, genel kredi sözleşmesinin limitsiz olması sebebiyle geçersiz olduğunu, kefilin borcunun feri nitelikte olduğunu, müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, ihtarname içeriğinin soyut ve genel olduğunu, müvekkiline detaylı bilgi verilmediğini, müvekkili .... sadece Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kefil olduğunu, diğer kredi sözleşmelerinde imzasının bulunmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin yazılı olması ve azami miktarın belirtilmesi gerektiğini, müvekkilinin imzasının bulunmadığı sözleşmelerden sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmenin geçerli olması halinde müvekkilinin sorumluluğunun kefalet miktarı olan 650.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin asıl borçlu değil, sadece rehin veren/kefil konumunda olduğunu, sözleşmede başka kefiller de bulunmasına rağmen sadece müvekkiline karşı takip başlatılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak, davacı yanın mesnetsiz tüm iddia ve taleplerinin reddi ile davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalı müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalılar hakkında ..... Esas sayılı dosyası ile başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibine karşı davalılar tarafından yapılan takibe vaki itirazların, 866.224,69-TL tutarlı kısım yönünden iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılamada ön inceleme duruşması sırasında uyuşmazlığın tespiti yapılarak, uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanarak, tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve davalı ...vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü tüm usuli itirazlar ile zamanaşımı def'inin yerinde görülmemesi nedeniyle reddi ile yargılama devam olunmasına karar verildiği, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler .... tarafından düzenlenen 25.03.2026 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulmuş ise de düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olup Mahkememizce hükme esas almaya medar olduğunun takdir edilmesi ile dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi kurulu raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu ....Esas sayılı dosyası üzerinden 16/07/2025 tarihinde başlatılan Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takipte, davalı asıl borçlu ve davalı rehin verene gönderilen Ödeme Emrinde; 1.535.519,16 TL toplam alacağın icra giderleri, avukatlık ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacak için hesaplanacak bakiye temerrüt faizi talep hakkı saklı tutularak, 6.138,98 TL tutarı için yıllık %63,60, 681.841,15 TL tutarı için yıllık %150,00, 692.881,44 TL tutarı için yıllık %60,60 oranından az olmamak üzere artan cari faiz oranında temerrüt faizi, sigorta ve takip giderleri, kredi taahhütnamesinden doğan avukatlık ücreti, faizin %15,00 oranında BSMV'si, Türk Borçlar Kanununun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere mahsubuyla tahsili ve menkul rehnin paraya çevrilmesi istemi olduğu, ....yevmiye nolu ihtarname, ruhsat, genel nakdi ve gayrinakdi kredi ve business card üyelik sözleşmesine istinaden başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi olduğu hususlarının belirtildiği, davalı asıl borçlu vekili tarafından sunulan borca itiraz dilekçesinde; Müvekkilin alacaklıya borcunun bulunmaması nedeniyle icra takibine, borca, faize ve alacağın tüm ferilerine itiraz ettiklerini belirterek, icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, davalı rehin veren vekili tarafından sunulan borca itiraz dilekçesinde; Alacaklı görünen tarafa müvekkilinin hukuken ve fiilen borçlu bulunmadığını, borç karşılığı olarak herhangi bir taşınır, taşınmazın ipotek olarak verilmediğini, yapılan takibin hukuksuz ve mesnetsiz olduğunu, ödeme emri ile talep edilen ipoteğe, asıl alacağa, faizin türüne, miktarına, faizin başlangıç tarihine, dayanak belgelere itiraz ettiklerini, müvekkili .... ilgili dosyada hem kefil hem ipotek veren konumunda bulunmakta olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere ipotek verenin sadece ipotek verdiği tutar kadar borçtan sorumluluğunun olduğunu, ancak ilgili icra takibinde ...'e tüm bedeli kapsayacak şekilde sorumluluk yüklenmiş olup bu durumun hukuka aykırı olduğunu, ödeme emrinde yer alan ipoteğe, asıl alacağa, faize, faizin türüne, yetkiye, dayanak belgelere ve tüm ferileriyle borca itiraz etmeleri nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerinin görüldüğü, duran icra takibinin devamı amacıyla yapılan Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da taraflar arasında bir anlaşma sağlanamaması üzerine açılan işbu davada Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda özetle; "Davaya konu icra takibi davalı rehin veren ...’in maliki olduğu taşıt üzerine tesis edilmiş olan Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu İle başlatılmış ise de davalı rehin veren .....Genel Kredi Sözleşmesinde 650.000,00 TL tutarında müteselsil kefaletinin bulunduğu, işbu kefaletle ilgili kefalet tutarının, kefalet tarihinin ve kefaletin müteselsil olduğunun el yazısı ile yazılmış olduğu ve davalı kefilin eşinden kefalet tarihi itibariyle kefalete ilişkin eş rızasının alınmış olduğunun görüldüğü, dosya kapsamına sunulmuş olup bila tarihli ve limitsiz olan .... Sözleşmesinin davalı asıl borçlu tarafından imzalanmış olduğunun görüldüğü, davacı Bankanın .... arasında ... plaka nolu taşıt ile ilgili Taşıt Rehni Sözleşmesi akdedilmiş olup, sözleşmede; "Rehin veren, kendisinin ve/veya ...’ün her türlü kredi sözleşmelerinden veya her ne sebeple olursa olsun doğmuş ve doğacak, kefalet dahil her türlü borçlarının teminatı olarak … ... plakalı taşıtı Bankaya rehnetmiştir." maddesinin olduğu, davacı Bankanın ...., davalı asıl borçlu ile davalı ve dava dışı kefillere keşide edilen .... yevmiye nolu ihtarnamesinde; 01.07.2025 tarihi itibariyle kat edilerek muaccel hale gelmiş olan 819.140,24 TL'nin 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, keşide edilen ihtarname ile davalı asıl borçluya ödeme için tanınmış olan süre bitmeden icra takibinin başlatılmış olması karşısında, her iki borçlunun da takip tarihinde (16/07/2025) temerrüde düşmüş oldukları sonucuna varıldığı, Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin 10.5. Maddesinin; "Müşterinin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini), masraf, komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun Sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; Müşteri, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Banka’ca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder." şeklinde olduğu, davacı Bankaca temerrüt tarihi itibariyle BCH kredilerine fiilen uygulanan akdi faiz oranı emsal gösterilmek suretiyle %75 olarak bildirildiği, bu durumda davaya konu BCH kredisinden doğan borçlara uygulanacak temerrüt faiz oranının 75,00x 2=%150,00 olarak tespit edildiği, temerrüt tarihi (16/07/2025) itibariyle; KMH borçlarına uygulanacak temerrüt faiz oranı aylık %5,30 (yıllık: %63,60), Kredi Kartı borçlarına uygulanacak temerrüt faiz oranının ise aylık %5,05 (yıllık: %60,60) olarak belirlendiği, davalı borçlular takip tarihinde temerrüde düşmüş olduğundan, temerrüt tarihi itibarı ile hesaplanan borç tutarının aynı zamanda takip tarihi borcu olduğu, davalı ...’in asıl borçlu ...’e 15.01.2023 tarihinde, 650.000,00-TL için el yazısı ile yazılmış “müteselsil” kefil olduğu, davalının eş rızasının da alındığı, bu anlamda kefaletin şekli koşullarının tamamlanmış olduğunun tespit edildiği, davalı her ne kadar bankanın çekmiş olduğu ihtarda, hangi sözleşmeler kapsamında, hangi tutarlardan sorumlu olduğu hususunda açık, anlaşılır ve detaylı bilgi verilmemiş olduğu iddiasında ise de ihtarnamede, borcun kaynakları ve miktarlarının açıkça yazılmış olduğunun görüldüğü, davalı ... cevap dilekçesinde, asıl borçlu değil, sadece rehin veren/kefil konumunda olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde müvekkilin yalnızca ...’ün borçlarını teminat altına almak amacıyla .... marka ... plakalı aracını rehnetmiş olduğunu, dolayısıyla müvekkilin asıl borçlu sıfatının bulunmamakta olduğunu beyan etmekte ise de, davalının hem rehin sözleşmesinde, hem de genel kredi sözleşmesinde imzalarının bulunduğu görülmüş, bu nedenle davalının hem rehin sözleşmesinden hem de genel kredi sözleşmesinden ayrı ayrı sorumluluğu doğduğu kanaatine varıldığı, davalı ...’in diğer bir itirazının da diğer müteselsil kefil ....’ün de aynı sözleşmede kefil sıfatıyla yer almasına rağmen icra takibi başlatılmaması olduğu, oysa davacı Bankanın amacının rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip olduğunun anlaşıldığı, dolayısı ile takibin sadece asıl borçlu ile rehin veren borçluya karşı yönlendirilmiş olmasının bir eksiklik olarak görülmediği, davacı Banka ile davalı asıl borçlu arasında muhtelif tarihlerde 6 adette toplam 2.000.000,00-TL tutarında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin akdedilmiş olduğu, diğer davalının Kredi Sözleşmesinde 15.01.2023 tarihinde 650.000,00-TL limitli kefaleti bulunmakta ise de davaya konu icra takibinin Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu İle başlatılmış olup, dolayısıyla bununla bağlantılı olarak davalı ... ile davacı Banka arasında davalıya ait taşıt ile ilgili akdedilen Taşıt Rehni Sözleşmesinin birinci maddesinin “Rehin Veren, kendisinin ve/veya ...’ün her türlü kredi sözleşmelerinden veya her ne sebeple olursa olsun doğmuş ve doğacak, kefalet dahil her türlü borçlarının teminatı olarak … ... plakalı taşıtı Bankaya rehnetmiştir. …” şeklinde olduğunun görüldüğü, davacı Bankanın .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı asıl borçlu ve davalı rehin verenin temerrüde düşürüldüğü, fakat keşide edilen ihtarname ile davalı asıl borçluya ödeme için tanınmış olan süre bitmeden icra takibinin başlatılmış olması karşısında, davalıların temerrüdünün takip tarihinde oluştuğu, davacı Bankanın .... sayılı dosyasından 16.07.2025 tarihinde başlatılan Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takipte, davalı asıl borçlu ve davalı rehin verene gönderilen Ödeme Emrinde yer alan borç kalemleri toplamı 1.535.519,16-TL ise de davacının, dava dilekçesindeki; “...'ün bireysel kredi kartı borcu da bulunduğundan, Tüketici Mahkemelerinin görev alanına giren alacak için ayrı bir arabuluculuk başvurusu yapılmış ve niteliği itibariyle Mahkemenin görev alanına girmediğinden harca esas değerden ilgili bireysel kredi kartı alacağı tutarı çıkarılarak; işbu davaya konu edilmemiş olduğu, .... Sayılı dosyasına vaki itirazlarının 866.224,69-TL tutarlı kısmı yönünden iptaline…” şeklindeki talebi gözetilerek, talep edilen toplam alacak tutarının 866.224,69-TL olarak dikkate alındığı, davalı borçlular yönünden hesaplanan takip borcunun toplam 848.275,51-TL olarak hesaplanmış olup, toplam 809.308,40-TL tutarındaki asıl alacağın; Ticari Kredili Mevduat Hesabı kredisinden kaynaklanan 6.114,40 TL tutarındaki kısmına % 63,60 oranı üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin %5 oranında BSMV, Ticari Kredi Kartı Kredilerinden kaynaklanan (60.927,25 + 60.624,96)=121.552,21-TL tutarındaki kısmına %60,60 oranı üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin %5 oranında BSMV, BCH Kredisinden kaynaklanan 681.641,79-TL kısmına %150,00 oranı üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin %5 oranında BSMV istenebileceği" hususlarının belirtildiği, Mahkememizce yapılan değerlendirmede; asıl borçlu ...'ün kullanmış olduğu krediler, hesaplar ve kredi kartları davacı Bankaya borçlu olup, işbu dava konusu yapılan ticari nitelikteki ürünlere ilişkin olarak bilirkişilerce yapılan asıl alacak, işlemiş faiz, temerrüt faiz oranları ve BSMV tutarlarının yerinde olduğu, diğer davalı ...'in ise rehin veren sıfatı ile davacı Banka ile yaptığı Taşıt Rehni Sözleşmesi uyarınca ... plakalı aracını ...'ün davacı Bankaya karşı doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak bankaya rehnettiği gibi Genel Kredi Sözleşmesine ilişkin olarak da 650.000,00-TL tutarında geçerli şekilde verdiği müteselsil kefaletinin bulunduğu, davaya konu icra takibinin Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takip olup, davalı ...'in rehin veren sıfatı ile hem de kefalet limiti olan 650.000,00-TL uyarınca ayrı ayrı sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle davalı asıl borçlu ...'ün davacı bankaya olan borçlarından diğer davalı ...'in hem rehin verdiği araç değeri kadar hem de müteselsil kefaleti nedeniyle kefil olduğu tutar kadar sorumlu olduğu anlaşılmakla, asıl borçlu ve rehin veren davalının belirlenen banka alacaklarından sorumluluklarına karar vermek gerekmekle, davanın kısmen kabulüne dair açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; davalıların .... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptıkları itirazın; Asıl Alacak (TKMH) 6.114,40 TL, Asıl Alacak (BCH) 681.641,79 TL, Asıl Alacak (.... 60.624,96 TL, İşlemiş Faiz 150,77 TL, BSMV 7,54 TL, İşlemiş Faiz 28.657,05 TL, BSMV 1.632,21 TL, İşlemiş Faiz 1.428,64 TL, BSMV 71,43 TL, İşlemiş Faiz 1.420,88 TL, BSMV 71,04 TL ve Diğer Masraf 5.527,55 TL olmak üzere Toplam; 848.275,51-TL Alacak üzerinden İPTALİ ile, takibin anılan miktarlar üzerinden ve takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen günler için toplam 809.308,40 TL tutarındaki asıl alacağın; Ticari Kredili Mevduat Hesabı kredisinden kaynaklanan 6.114,40 TL tutarındaki kısmına % 63,60 oranı üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında BSMV, Ticari Kredi Kartı Kredilerinden kaynaklanan toplam (60.927,25 + 60.624,96)= 121.552,21 TL tutarındaki kısmına %60,60 oranı üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında BSMV ile BCH Kredisinden kaynaklanan 681.641,79 TL kısmına %150,00 oranı üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında BSMV hesaplanmak suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla DEVAMINA, 2-Davacının takip konusu fazlaya dair istemlerinin REDDİNE, 3-Takip konusu alacak istemlerinin likit nitelikte olması nedeniyle davacının icra inkâr tazminatına ilişkin feri nitelikteki talebinin kabulü ile, hüküm altına alınan toplam alacak tutarı olan 848.275,51-TL'nin %20’si olan 169.655,10-TL icra inkâr tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 848.275,51-TL üzerinden hesaplanan 57.945,70-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 14.792,96-TL harcın mahsubu sonucu kalan 43.152,74-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 14.792,96-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 15.495,86-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 485,40-TL posta ve tebligat gideri, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 18.510,40-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 18.126,84-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 133.241,33-TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 8-Davalılar davayı bir vekil vasıtası ile takip ettiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 17.949,18-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00-TL arabuluculuk giderinin 4.602,61-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 97,39-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/05/2026
....