İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/648 E. 2026/934 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/648
Karar No
2026/934
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/648 Esas KARAR NO : 2026/934

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 01/07/2020 KARAR TARİHİ : 22/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 01/07/2020 tarihli dava dilekçesinden özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen ... 32.Notertiğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mah., 421 Ada, 1 Parsel, 5 Nolu Bağımsız Bölümde kayıtlı taşınmaz müvekkili şirkete satıldığını. sözleşmenin kanuna uygun şekil ve usulde yapıldığını, bu nedenler ile dava konusu taşınmaz ile ilgili hükmen tescil işleminin yapılmasını, davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tesciline, dava sonuna kadar tapu kaydına teminatsız olarak tedbir konulmasına, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, davacının davasını ispatlaması gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası olarak davasını açamayacağını, yapılacak bir işlemi güvence altına almak üzere düzenlenen ve gerçek iradeyi içermeyen satış vaadinin davaya konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle usule aykırı açılan davanın usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise eksik harcın ikmalinin sağlanmasına, 01/07/2021 tarihli ihtiyati tedbire yönelik ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatteyse ara karardan rücu edilerek, gayrimenkulün değeri üzerinden teminat miktarının belirlenmesine ve davacı tarafından teminat miktarının tamamlanmasına, ayrıca izah edilen ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; ... İli, ... ilçesi, ... Mah. 421 ada 1 parsel 8.522,60m2 yüzölçümlü “Arsa” nitelikli taşınmazın üzerinde inşa edilen kat irtifakı kurulu B Blok Zemin kat ...arsa paylı 5 nolu bağımsız bölümün satış sebebiyle ... tarih ve ... yev ile tam hissesi .... A.Ş. adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde birçok ihtiyati ve icrai haciz şerhleri ile ... tarih ve ... yev ile borçlu... A.Ş. alacaklı ... BANKASI A.Ş. 9.000.000,00TL faizsiz 1. Derecede ipotek mevcut olduğu, ... İli, ... ilçesi, ... Mah. 421 ada 1 parsel 8.522,60m2 yüzölçümlü “Arsa” nitelikli taşınmazın üzerinde inşa edilen kat irtifakı kurulu B Blok Zemin kat ... arsa paylı 5 nolu bağımsız bölümün 3+1 tipinde 112,00m2 net süpürülebilir alanlı ve 3 teraslı (18,00m2) dubleks villanın dava tarihi (01.07.2020) itibariyle değerinin 2.200.000,00TL, Satış Vaadi Tarihi (24.06.2020) itibariyle değerinin 2.200.000,00TL olabileceği görüş ve kanaatlerini Mahkememize bildirmişlerdir. Davacı vekili dava değeri arttırım dilekçesi ile 2.200.000,00 TL'ye yükseltmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kapsamında tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanununun 29. Maddesine göre taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verilmişse de İBAM 7. HD'nin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmekle dosya usulden kaldırılarak mahkememiz işbu esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 11/06/2026 tarihli celsesinde; ".... Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, 2019-2020-2021 ve 2022 yılı ticari defter ve kayıtları incelenerek gayrimenkul satış vadi sözleşmesi nedeniyle şirketler arası para akışı olup olmadığı, iki şirket arasında ticari ilişki olup olmadığı var ise miktarının nelerden ibaret olduğu konusunda bilirkişiden rapor alınmasına..." karar verilmiş olduğu, mahkememizce verilen inceleme günü olan 03/07/2026 tarihinde davacının ve davalının inceleme gün ve saatinde hazır bulunmaması ve davalı şirket tarafından ticari defterlerini hazır etmemesi ve bilirkişi ücretinin yatırılmamış olması nedeniyle incelemenin yapılamadığına ilişkin tutanak düzenlenmiş olduğu görüldü. Davalı taraf davacı şirket yetkilisinin vekaleten bu sözleşmeyi imzaladığını bildiği ancak bu sözleşmenin aslında teminat amacıyla düzenlendiğini ileri sürdüğü, davacı şirket yetkilisinin 1. vekaletnamedeki tevkil yetkisine dayanarak 2. vekaletnameyle yetkili kılındığı ve bu 2. vekaletnameye dayanarak satış vaadi sözleşmesini imzaladığı, vekaletnamede taşınmaza ilişkin işlemler için ...'ın vekil olarak tayin edildiği, vekaletnamede tanınan tevkil yetkisine göre ... tarafından da davacı şirketin tek ortağı ve münferit yetkilisi olan ...'in vekil tayin edildiği anlaşılmıştır. Buna göre, davacı şirket yetkilisinin satış vaad eden davalı tarafa vekaleten davacı şirket lehine satış vaadi sözleşmesi düzenlediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında vekaletname tarihlerinin 23/06/2020, sözleşme tarihinin 24/06/2020, dava tarihinin ise 01/07/2020 olduğu görülmüştür. Bilirkişi raporuna göre taşınmaz değerinin 2.200.000,00 TL olduğu ancak satış bedelinin 150.000,00 TL olarak rayiç bedelin çok altında satıldığı, bedelde muvazaa iddiasının ancak yazılı delille ispatı gerektiğinden davalının beyan dilekçesi kapsamındaki bedele ilişkin muvazaa iddiasının ispata muhtaç olduğu değerlendirilmiştir. Ancak davalı tarafın ileri sürdüğü bu sözleşmenin satın alınan taşınmazlar nedeniyle ...Ltd. Şti.'ne olan borcuna karşılık teminat olarak verildiği hususunun bu şirkete yapılan bir kısım ödemelerin olması, ödenmeyen kambiyo senetlerinin bulunması ve bu şirket yetkilisinin de ... olması nedeniyle ispatlanmış olduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki vekaletname tarihleri, sözleşme tarihi ve dava tarihi birbirine çok yakın olup bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının şirketin tek ortağı ve münferit yetkilisi olarak hareket etmek suretiyle sözleşmeyi imzaladığı ve akabinde bu davayı açtığı, şirketler arası para akışının olup olmadığı ve taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmişse de tarafların ticari defter ve belgelerini sunmadığı, buna göre, davalı savunmalarının aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı, HMK'nun 226. Maddesi kapsamında yemin deliline de başvurulamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 732-TL'nin peşin alınan 2.561,63-TL harç ile sonradan tamamlanan 14.050,00-TL ve Mahkememiz veznesine yatırılan 20.970,00-TL harç olmak üzere toplam 37.581,63-TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan 36.849,63-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 326.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan 445-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/10/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/648, K. 2026/934, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-648-e-2026-934-k-5ee34867aebd