İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/641 E. 2026/268 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/641
- Karar No
- 2026/268
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/641 KARAR NO : 2026/268
HAKİM :... ... KATİP :... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... ...
DAVA : Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili aleyhine davalı tarafından ...Esas sayılı numarasına kayıtlı takip başlatıldığını, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların kesinlikle hiç bir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkili hakkında açılan icra takibinde hiçbir yasal dayanak belirtilmeden açılmış olup takip talebinde borcun sebebi olarak .... sayı numaralı idari para cezası tutanağı gösterildiğini, ancak, idarenin sebep gösterdiği kabahatlerin hiçbiri müvekkili tarafından gerçekleştirilmediği gibi, müvekkilinin hisseleri üzerinde kabahat fiillerine ilişkin tek bir işlem dahi söz konusu olmadığını, takibe konu borcu kabul etmemekle birlikte davalı kooperatifin muaccel olmayan bedellerini takibe koyduğunu, davalı kooperatifin idare tarafından kesilen 863.405,00 TL'yi yapılan görüşmeler neticesinde taksitlendirdiğini, hisse başına düşen 16.929,51 TL olduğunu bu bedelin 4 eşit taksitle ödeneceğini, hisse başına taksit bedelinin 4.232,37 TL olduğunu ve taksit tarihlerinin ise sırayla; 16/07/2025, 14/10/2025, 11/02/2026 ve 11/06/2026 olduğunun belirtildiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile müvekkili aleyhine başlatılan takibin iptaline karar verilmesini, talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava davalı kooperatifin başlatmış olduğu icra takibi uyarınca borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. Dosya kapsamından; dava dışı .... tarafından davacının üyesi olduğu davalı kooperatife 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı kanununun 21. Maddesi uyarınca idari para cezası uygulanmış olduğu anlaşılmaktadır. Davalı kooperatif, 07/05/2025 tarihinde genel kurul toplantısında ceza miktarının ortaklara hisseleri oranında bölüştürerek tahsili yönünde karar almış ve bu kapsamda davacı aleyhine davaya konu icra takibi başlatılmıştır. Davacı taraf idari para cezasının kooperatife ait arazi üzerinde bulunan yapı nedeniyle düzenlendiğini, kendisine ait hisselerde herhangi bir yapı bulunmadığını ileri sürmüştür. Ancak davaya konu idari yaptırım kararı incelendiğinde; dava dışı idarenin, tarla niteliğindeki tarım arazisinin çitler çekilerek ve yapı inşaa edilerek çok sayıda bağımsız bölümler ve tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturulması, parselin 1427 m2 yüz ölçümüne sahip kısmında kazı dolgu ve tesfiye işlemleri vb. İnşası vasıtasıyla yapı ve yol inşaa edildiği bu faaliyetler sonucu belli bir kısmında doğal toprak yapısının ve tarımsal niteliğinin bozulmuş olması nedeniyle idari yaptırım kararı uygulamış olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda; idari yaptırım kararının sadece taşınmaz üzerindeki yapıya ilişkin olmadığı, taşınmazın fiilen bölünerek tarım arazisinin tarımsal niteliğinin bozulmuş olması nedeniyle idari yaptırım kararı uygulanmış olduğu görülmektedir. Anılan idari yaptırım kararına itiraz edildiği ya da idari para cezasına iptal edildiği ileri sürülmüş değildir. Davalı kooperatifin idari yaptırım kararını payları oranında üyelerinden tahsil etmesine yönelik genel kurul kararı da iptal edilmemiş olduğuna göre davaya konu icra takibinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. İdari işlemler yapıldıkları anda kesinlik kazanmakta olup kooperatifin dava dışı idareye yapmış olduğu ödeme tarihinden faiz istemesi de hukuka uygundur. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcındın davacı tarafça peşin yatırılmış 916,16TL'den mahsubu ile bakiye 186,96TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-3.340,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/03/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza