İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/636 E. 2025/1062 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/636
- Karar No
- 2025/1062
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/636 Esas
KARAR NO : 2025/1062
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 05/12/2024
KARAR TARİHİ : 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin Urla .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı ile ... isimli televizyon kanalında yayınlanmak üzere bir dizi çekimi için davalıya senaristlik tefliği yapıldığını bu teklifin davalı tarafça kabul edildiğini, davalının ...'ye göndermek üzere sinopsis hazırlandığını ve bu hikayenin ... tarafından beğenildiğini ve bunun üzerine davalıya aylık 23 bölüm için 180.000,00-TL ödenmesi konusunda sözlü olarak anlaşılmış olduklarını, davacı ve davalının yapmış olduğu görüşme neticesinde davalının banka hesabına 08.07.2022 tarihinde avans mahiyetinde 20.000,00-Tl havale gönderildiğini, bunun üzerine davalının 35 sayfalık bir senaryo taslağı hazırladığını ancak bu taslağın ... tarafından yetersiz bulunduğunu, bunun üzerine Kanal yönetimince davalıya çekilecek dizinin 100 bölümünü içeren bir özet hazırlamasını istediğini ancak davalının bu senaryoyu hazırlamasının zor olacağını ve senaryo ekibi kurulması gerektiğini talep ettiğini, davalı tarafından 100 bölümü içerir senaryo özeti hazırlandığını ve kanal yönetimince yine yetersiz bulunduğunu, bunun üzerine davalı çekilecek dizinin koordinatörlüğüne ...'nun getirilmesini talep ettiğini, davacı tarafça davalının talebinin yerine getirildiğini ve kordinatör için 20.000,00-TL ödeme yapıldığını, davalı tarafından ekipte ... ve ...'ın da olmasını istemesi üzerine davacı tarafça bu kişilere ödeme yapıldığını, davacının söz konusu proje için genel koordinatör ile 01.07.2022 tarihinde aylık 20.000,00-TL, cast direktörü ile de 05.07,2022 tarihinde aylık 10.000,00-TL karşılığında anlaştığını toplamda 165.000,00-TL ödeme yaptığını, davacının söz konusu proje için bir çok toplantı yaptığını, senaryonun tamamlanabilmesi için ödemelerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalının sözleşmeyi imzalamamak için davacıyı oyaladığını, davacı ile davalı arasında 16.01.2023 tarihinde senaryo ve diyalog mali hakları devri sözleşmesinin yapıldığını, davalının sözleşmeyi uzun bir süre sonunda imzaladığını, imzaladıktan sonra senaryoyu eksiksiz olarak teslim etmediğini ve bu nedenle dizinin çekimlerine başlanmadığından davacı tarafın sözleşmeden dönme zorunluluğuna neden olduğunu, davacı tarafça Ankara .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile karşı tarafa gönderildiğini, ve 23.10.2024 tarihinde tebellüğ ettiğini ancak davalının davacı tarafın taleplerini reddettiğini beyan etmiş, davalının sözleşmenin gereği yükümlülükleri yerine getrimemesi sonucunda davacının uğradığı zararın giderilmesini, 40.000,00-TL ön ödemenin davalıya ödenme tarihinden itibareni işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, 1.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça işbu davaya konu edilen iddiaların soyut ve temelsiz olduğunu, gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın iddialarını delillendirmediğini, olayların gelişiminin eksikli ve gerçek dışı bir şekilde aktarıldığını, dava öncesinde taraflar arasında karşılıklı gönderilen bir dizi ihtarname bulunduğunu, ancak davacı tarafça bu ihtarnamelerin dava dilekçesine eksik olarak aktarıldığını, davalı müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, yükümlülüklerini yerine getirmeyenin davacı olduğunu, davalı müvekkilinin sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi sonrasında imzaladıktan sonra da senaryoyu eksiksiz ve tam olarak teslim etmemesi nedeni ile dizi çekimlerine başlanamadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacı sözleşme kapsamında yükümlülüğü olduğu halde, bir televizyon kanalı ile sözleşme imzalamamış, ticari bir başarısızlık göstermiş, bu nedenle de sorumluluktan kaçmak için soyut ve temelsiz iddialarla haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, her yapımcının her projesini satması yönündeki bir iddia hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı taraf sözleşme gereği üzerine düşen esas/temel yükümlülüğü yerine getirmediğini, görüşmelerin hiçbir aşamasında para hususunun konuşulmadığını, bir rakam teklif edilmediğini, yapımcı olan davacıdır ve kendisine yatırımcı aradığını, davalı müvekkilinin böyle bir yükümlülüğü bulunmadığını, yapılan sözleşme gereği sözleşmeyi keyfi olarak fesheden taraf 800.000,00.-TL cezai şart ödeme yükümlülüğünde olup, Davacı ... Davalı Müvekkile bakiye borçlarının yanında (Davacı taraf sözleşme kapsamında vadettiği ödemeleri eksiksiz olarak yapmamıştır) bu cezai şartı ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, tüm bunların yanında, Davacı tarafça sözleşmeden dönülmüş olması nedeni ile “...” isimli eserin tüm hakları (eserin özgün hikayesi, mali hakları vd.) müvekkili ...’e dönmüş bulunduğunu, bu hususlara ilişkin davalı müvekkilin tüm dava ve talep hakları saklı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle; haksız olarak açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/05/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzii edilen dava dosyası, yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Dava, davacı gerçek kişinin yapımcısı olduğu, ...’de gösterime girecek olan TV dizisinde davalının ürünü olan senaryo eserinden doğan, taraflar arasında imzalanan "Senaryo ve Diyalog Mali Hakların Devri Sözleşmesi"nin ihlali iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı dizi yapımcısı ile davalı senaryo eseri sahibi gerçek kişiler arasında senaryonun yapımcıya teslimi, karşılığında eser telif ücreti alımı konusunda anlaşma yapıldığı ancak eser sahibinin yapımcıya senaryoyu tam ve eksiksiz teslim etmediği, senaristlik sözleşmesini imzalamaktan kaçındığı iddiaları ile sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle doğan zararların tazmini ile ödemiş olduğu avansın iadesinin istendiği, eser üzerindeki tasarruf hakkının kime ait olduğu ile davalının senaryo eseri sahibi olarak sözleşmeden kaynaklı mali hakları bulunup bulunmadığı noktalarında uyuşmazlık olduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi; "(1) Dava şartları şunlardır: ..c) Mahkemenin görevli olması."; 115/2 nci maddesi; "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklindedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 4 üncü maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
TTK'nın 5/1 inci maddesi "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." şeklindedir.
6102 sayılı TTK’nın 4/1-a maddesiyle, TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Kanun'un 5/1 inci maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup, asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Öte yandan; bir özel mahkemenin görevine giren dava, genel mahkemede başka bir dava ile birlikte açılamaz. Buna karşılık, ihtisas mahkemesinin görevine giren bir dava ile asliye hukuk mahkemesinin görevine giren bir dava, ihtisas mahkemesinde birlikte açılabilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.II, İstanbul 2001, s. 1498 vd.).
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartları denir. Dava şartlarının neler olduğu HMK'nın 114 üncü maddesinde belirtilmiş olup, anılan düzenlemenin birinci bendinin (c) alt bendinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkeme her şeyden önce görevli olmalıdır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir (Pekcanıtez, Pekcanıtez Usul, s. 930) (Yargıtay ... HD 10.10.2023 T, ... E, ... K).
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu iş, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir (İzmir BAM .... HD 16/10/2025 T, ... E, ... K).
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 1 ve 1/A maddelerinde amaç ve kapsamı düzenlenmiş olup, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahiplerinin ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir (Yargıtay .... HD 10/04/2015 T, ... E, ... K).
5846 Sayılı Kanun kapsamında telif eser, sahibinden özellik taşıyan fikri ürünlerdir. Edebi eser (kitap, makale), güzel sanat eseri, müzik eseri, sinema eseri olarak dış dünyaya yansır. Senaryo, tiyatro oyunu, piyes, dizi, film, video oyunu gibi eserlerin sahnelerini ve akışını gösteren yazılı metinlere verilen isimdir. Bir senaryo olmaksızın film çekimi imkânsızdır. Bu nedenle de senaryonun eser sahibi, film eser sahipleri arasında yer alır.
Senaryonun telif eser olduğuna ve senarist için ödenen ücretin telif eser bedeli olduğuna, eser bedelinin 5846 sayılı Yasa'dan kaynaklanan bir alacak olduğuna kuşku bulunmamaktadır (Yargıtay .... HD'nin 13.10.2022 T, ... E, ... K; 20.12.2022 T, ... E, ... K; 07.05.2007 T, ... E, ... K sayılı kararları).
Senaryonun oluşması ciddi ve çoğu zaman uzun bir sürece yayılır. Senaryo yazma faaliyetine başlanılması için öncelikle bir kaba olay örgüsü olması gerekir. Kaba olay örgüsünü içeren metinler sinopsis diye anılır. Bu metinden yola çıkarak hazırlanacak işlenmiş olay örgüsüne -ki bu senaryonun temelini teşkil eder- ise tretman denilir. Bazen sinopsis aşaması atlanarak doğrudan tretman aşamasına da geçilebilir. Sinopsis veya tretman “sahibinin hususiyetinin” bulunup bulunmasına göre ayrı ayrı eser olarak nitelenebilir veya nitelenmeyebilir. (Tretmanın sahibinin hususiyetini taşıyan senaryodan ayrı bir eser olabileceğine dair bkz. Yargıtay .... HD 22.10.2012 T, ... E, ... K) (Sinopsis yönünden bkz. Yargıtay .... HD 24.02.2020 T, ... E, ... K)
Türkiye'de fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemeleri, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve Sınai Mülkiyet Kanunu ile ilgili hukuki ilişkilerden doğan dava ve işlere bakmakla görevli mahkemelerdir. 5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde "Bu Kanunun düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktarına ve Kanunda gösterilen cezaya bakılmaksızın, görevli mahkeme Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleridir. İhtisas mahkemeleri kurulup yargılama faaliyetlerine başlayıncaya kadar, asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevreleri Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olup bu düzenleme uyarınca 5846 sayılı Yasa'dan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünün ihtisas mahkemelerinin görevi dahilinde olacağı anlaşılmaktadır (Yargıtay .... HD'nin 18/10/2012 T, ... E, ... K; 04/02/2013 T, ... E, ... K; 05.02.2013 T, ... E, ... K sayılı kararları).
Somut olayda sözleşmenin konusu, TV dizisi için senaryo hazırlanması olup; istem, sözleşme kapsamında davalı tarafça hazırlanan sinopsis ve hazırlanacak olan senaryo için ödenen avans bedelinin sözleşmenin feshi nedeniyle iadesine yönelik alacağın tahsili olsa da, hazırlanan yahut hazırlanacak eserin sözleşmede istenilen evsafa uygun olup olmadığı, davalıya ödenen meblağın iadesi gerekip gerekmediği üzerinde durulması gereklidir. Sözleşmenin konusu olan eser bir fikir ve sanat eseri olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında “ilim ve sanat eseri” anlamında fikri bir eser olup olmadığını, bu Kanun hükümlerinden doğan her türlü uyuşmazlıkları çözümlemekle görevlendirilen ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce tartışılması gerekeceğinin kabulü icap eder (Yargıtay .... HD'nin 15.12.2008 T, ... E, ... K; 10.03.2008 T, ... E, ... K sayılı kararları; İstanbul BAM .... HD'nin 29/09/2022 T, ... E,... K; 15/09/2022 T, ... E, ... K sayılı kararları). Somut olay yönünden davaya bakmakla görevli mahkeme söz konusu kanun uyarınca İzmir İli hudutları dahilinde görev yapmak üzere HSYK'nın 24.03.2005 T. ve ... sayılı kararı ile kurulan İzmir Fikri ve Sınai Haklar (Hukuk) Mahkemesidir (Yargıtay .... HD 13/12/2017 T, ... E, ... K).
HMK’nun 21 nci maddesi uyarınca, bir mahkemenin verdiği görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş ise, bu görevsizlik kararı, dosya kendisine gönderilen mahkemeyi bağlamayıp, o mahkemece de görevsizlik kararı verilebilir (Yargıtay 11. HD 15.12.2008 T, ... E, ... K).
Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/05/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Sonuç olarak, Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararı bağlayıcı olmadığından, mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle 6100 Sayılı HMK. 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Hukuk (Ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İzmir BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.26/11/2025 Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı