İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/459 E. 2025/933 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/459
Karar No
2025/933
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/459 Esas KARAR NO : 2025/933 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/05/2025 KARAR TARİHİ : 03/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; -------- sayılı ilamı ile ------Ş. hakkında iflas kararı verildiğini, iflas işlemlerinin ------İcra ve İflas Müdürlüğünün ------- sayılı dosyası ile sürdüğünü, Müflis şirket ile ... firması arasında gerçekleştirilen ------- -------- İnşaatı için iş ortaklığı yapıldığını ve sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında 3.madde uyarınca müflis şirket tarafından -------- ait 23.09.2004 tarihli 1.139.253-USD tutarlı --------- referans numaralı kesin teminat mektubu verildiğini, teminat mektubunun bir kısmının sözleşmeye aykırı olarak ve müflis şirketin rızası hilafına borçlu tarafından iş ortaklığına ait işlerin tamamlanmasında kullanılmış olup geriye 719.377,66-USD teminat kaldığını, sözleşme konusu işin kesin kabulü 12 aylık deneme süresinden sonra 01.03.2011 tarihinde yapıldığını, iflas masasına kayıtlı borçların tamamının ödenmesi amacıyla teminat mektubundan kalan bakiye bedelin masaya gönderilmesi için borçluya 12.06.2023 ve 08.02.2024 tarihli muhtıralar gönderilmişse de bu muhtıralara itiraz edilmediği gibi ödeme de yapılmadığını, bunun üzerine ------- İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapılmışsa da takip davalı/borçlunun haksız itirazı üzerine durmuş olup arabuluculuk görüşmeleri de sonuçsuz kaldığını belirterek -------İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 04.06.2021 ve 16.06.2001 tarihinde bir ortak girişim anlaşması imzalandığını, -------Ş ortak girişim anlaşması çerçevesinde belirlenen şekilde varılan mutabakat ve fiilen işlerin yapımını üstlendiğini, ancak ---------Ş 2007-2008 yıllarından itibaren başta çeşitli tedarikçi firmalar ile sonrasında da işveren idare ve çeşitli sıkıntılar yaşamaya başladığını, bu nedenle ortak girişim gerek işveren -------- gerekse çeşitli borçlulardan ihtarlar almaya aleyhine pek çok davalar açılmaya başlandığını belirterek davanın reddine ve % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava ; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67/1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacının ;------- İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı icra dosyası ile 719.377,66 USD alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, davalının süresinde itiraz ettiği ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafından, davalı aleyhine girişilen icra takip dosyasında hem takip talebinde hem de ödeme emrinde, davacının alacağını yabancı para cinsinden istediği, herhangi bir şekilde harca esas değer veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmediği, yabancı paranın aynen tazmininin istendiği, TBK'nin 99. ve İİK'nın 58/3 maddeleri uyarınca icra takibinin usulsüz olduğu anlaşılmıştır. -------- sayılı kararında "....2. İcra takibinin başlaması için alacaklının icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda bir takip talebinde bulunması gerekir. Takip talebinin 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin öngördüğü hususları kapsaması zorunludur. Bunlar takip konusu alacağın kimliğinin belirlenmesine yarayan unsurlardır. Şöyle ki bu hususlar olduğu gibi ödeme emrine yansıtılarak borçlunun bilgisine sunulacak ve borçlu hangi alacak için takip edildiğini öğrenerek, buna karşı sahip olabileceği tüm savunma sebeplerine göre takibe karşı koymak ya da takibin sürdürülmesine izin vermek yolundaki tercihini kullanabilecektir. Resmî bir uyarı niteliğini taşıyan ödeme emri icra takibinin temelini teşkil eder. Ödeme emri takibin ilk önemli ve zorunlu aşamasını oluşturmakta ve sonraki tüm işlemler bu temel üzerine inşa edilmektedir. Şu hâlde alacağın kimliğini belirlemeye yarayacak zorunlu unsurlardan yoksun olan bir talebi icra müdürü dikkate alamaz ve buna dayanarak ödeme emri düzenleyemez. Aksi takdirde borçlunun şikâyeti üzerine ödeme emrinin iptali gerekir . Ödeme emri (tebliği) bir icra takibinde borçluya karşı yapılan icra takip işlemlerinden birincisidir. İcra dairesinin icra takip işlemleri ödeme emri ile başlar ve ödeme emri bundan sonraki icra takip işlemlerinin şartıdır. Borçlu, kendisine karşı icra takibi yapıldığını, ilk defa ödeme emri (tebliği) ile öğrenir . 2004 sayılı Kanun'un 167 nci maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip talebinde aynı Kanun'un 58 inci maddesindeki hususların bulunması zorunludur. 2004 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) No.lu bendi uyarınca ödeme emrine alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların yazılması gerekir.2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (3) No.lu bendi uyarınca ilâmsız icra takibinin konusu olan alacak yabancı para alacağı ise bu alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi gerekir. Takip talebinde yabancı para alacağı aynen istenmiş (Türk parası ile tutarı gösterilmemiş) ise, icra müdürünün kendiliğinden (resen) takip talebini reddetmesi gerekir, çünkü 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (3) No.lu bendi kamu düzenine ilişkindir ve buna ilişkin şikâyet, süresiz şikâyettir. Bu eksiklik kamu düzenine aykırılık oluşturduğundan icra mahkemesince resen gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekir . Alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi mecburiyeti, takip talepnamesine uygun olarak düzenlenmesi gereken ödeme emri için de geçerlidir . Alacaklı yabancı para alacağını takip talebinde Türk parası olarak göstermiş olmasına rağmen ödeme emrinde alacak yabancı para olarak gösterilmişse süresiz şikâyet yoluna başvurulması mümkündür . Ödeme emrinde de yabancı para alacağının Türk parası ile tutarının gösterilmesi gerekir, yabancı para alacağı üzerinden ödeme emri düzenlenemez. Bu noksanlık kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olup, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır. Buna ilişkin şikâyet süresiz olup bu noksanlık sebebiyle icra mahkemesince ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekir . -------- sayılı kararında da takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası ile karşılığının gösterilmemesinin kamu düzeniyle ilgili olduğundan icra mahkemesince resen takibin iptali gerektiği benimsenmiştir. Diğer taraftan tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak ödeme emrinin takip talebine uygun düzenlenmesi gerekir. Ödeme emrinin takip talebine uygun olmaması süresiz şikâyet sebebidir . Somut olayda ise, alacaklı vekili tarafından borçlular aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip talebinde 74.520,00 EURO yabancı para alacağının Türk parası karşılığı harca esas değer olarak gösterilmiş ancak ödeme emrinde 74.520,00 EURO yabancı para alacağının Türk parası karşılığı gösterilmemiştir. Dolayısıyla ödeme emri takip talebine de uygun düzenlenmemiştir. O hâlde yabancı para alacağı üzerinden ödeme emri düzenlenemeyeceğinden bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olup, takibin her safhasında resen göz önünde tutularak ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekir. Bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olduğundan tarafların bu eksikliği daha önce öğrenmiş olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; alacaklı vekilinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99 uncu maddesi uyarınca seçimlik hakkını dövizin tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığı olarak talep ettiği, icra harçlarının tahsili için takip talebinde dövizin Türk Lirası karşılığının gösterildiği, bu nedenle ödeme emrinde Türk Lirası karşılığının gösterilmemesinin kamu düzeniyle ilgisinin bulunmadığı, bu nedenle direnme kararının genişletilmiş gerekçeyle onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır. bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. --------sayılı kararında ".....IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI :Bölge Adliye Mahkemesince, davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında -------- İcra Müdürlüğünün -------- sayılı dosyası ile 08.11.2021 tarihinde, davalılar aleyhine, taşıma poliçesine dayanarak, 18.373,00 euro asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiğinin düzenlendiği, aynı durumun yine aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince ödeme emri için de söz konusu olduğu, yabancı para alacağının karşılığı Türk Lirasının gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesinin zorunlu olduğu, itirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunmasının ise dava şartı olduğu, somut olayda takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartının gerçekleşmediği, bu durumun da re'sen incelenmesi gerektiği, aynı sebebe dayalı olarak dava usulden red kararı verildiği gözönüne alındığında davalılar vekilleri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin AAÜT'nin 3 üncü maddesine aykırı olduğu, gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle itirazın iptali davasının özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karar davalı -------.Ş. vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, nakliyat emtia sigortacısının sigortalısına ödediği tazminatın taşımacıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemli davada icra dairesinde usulüne uygun takip başlatılıp başlatılmadığı noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." -------Sayılı kararı ile ".... İİK'nın 58/3 maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk lirası karşılığını içeren takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay, alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay, yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir. Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez Anılan noksanlık; kamu düzeni ile ilgili devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde tutulmalıdır .Somut olayda davacı tarafından ------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı icra dosyası ile 719.377,66 alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başlandığı anlaşılmıştır.Takip talebinde ve ödeme emirlerinde, yabancı para alacağının Türk parası karşılığı belirtilmediği gibi, davacı tarafından alacak doğrudan USD cinsinden talep edilmiştir.İİK'nın 67. maddesine göre itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması özel dava şartıdır. İİK'nın 58/3, BK'nın 83/son (6098 sayılı TBK m. 99/son) maddelerine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takibin yapıldığı, UYAP sistemi üzerinden icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve daha sonra yetkili icra dairelerince gönderilen ödeme emirlerinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü gerekir Mahkemece HMK'nın 114/2 ve 115. maddesi uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi, yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığnıda, isabetli olmuştur...." şeklinde kararlar verildiği anlaşılmıştır.HMK'nin 114/1 maddesinde dava şartları sınırlı olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında da "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlardaki dava şartlarına ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır. HMK 115. maddesi hükmü de "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde olup buna göre Mahkemenin dava şartı eksikliği durumunda yapacağı işlemler düzenlenmiştir.Davacı alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmekte iken bu zorunluluğa uyulmadığı, buna göre davacı vekili tarafından yöntemine uygun başlatılmış bir icra takibinden söz edilemeyeceği, yöntemine uygun bir icra takibinin bulunması itirazın iptali davalarında özel dava şartı olduğundan, davalının tahkim itirazı incelenmemiş, davanın, HMK'nin 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca yöntemine uygun icra takibine ilişkin özel dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE 2-HARÇLAR Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 279.796,25 TL harçtan mahsubu ile, fazla alınan 279.180,86 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, b-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/459, K. 2025/933, T. 03.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-459-e-2025-933-k-ad4ab55f352f