İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/627 E. 2026/360 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/627
Karar No
2026/360
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/627 Esas - 2026/360 T. C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR

ESAS NO : 2025/627 KARAR NO : 2026/360

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/12/2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki 07 S 6072 plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, tramer sorgusuna göre davalı sürücünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, kazaya karışan aracın diğer davalı sigorta şirketine 335856640 poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu ve onarım süresince araçtan mahrum kaldığını, dava öncesi sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen yasal sürede ödeme yapılmadığını HMK'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açtıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen, şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ise davalı ...'dan tahsilini, sigorta şirketi yönünden başvuru sonrası 8 iş günlük sürenin bitiminden, araç mahrumiyet bedeli yönünden ise olay tarihi olan 16/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek esasa girilmeden reddini talep ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu ve kaza tarihi itibarıyla poliçe teminat limitinin 120.000,00 TL olduğunu, davacı ...'a daha önce 28/11/2024 tarihinde 8.600,00 TL değer kaybı ve 27/02/2024 tarihinde 12.000,00 TL araç hasarı tazminatı olmak üzere ödemeler yapıldığını ve bu bedellerin faiziyle birlikte mahsup edilmesi gerektiğini, değer kaybı hesabının KTK'nun 90. maddesi ve atfı gereği Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1'de belirtilen formüle göre yapılması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, ayrıca davacı aracının geçmiş hasar kayıtları incelenerek aynı bölgeden mükerrer hasar alması durumunda değer kaybı oluşmayacağının gözetilmesi gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli talebinin ise KTK'nun 92. maddesi uyarınca teminat dışı kalan dolaylı bir zarar olduğunu ve bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, son olarak haksız fiilden kaynaklanan alacağa ticari avans faizi değil, yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, bu talebin kabul görmemesi halinde poliçe teminatı kapsamında olmayan araç mahrumiyeti talebinin reddine, değer kaybı yönünden ise belirtilen yasal esaslara göre bilirkişi incelemesi yapılarak tarafların kusur durumu ve bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına ve hükmedilecek alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. ... .. ... A.ş., Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü, ...Ticaret Odası Başkanlığı, ...Sigorta A.ş., ... Sigorta A.Ş'ye müzekkereler yazıldığı görülmüştür. Mahkememizce bilirkişi İbrahim Karakoç'dan 27/02/2026 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır. Davacı vekilinin harcını yatırarak 17/03/2026 tarihinde sunduğu talep arttırım dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından davalılar... Sigorta A.Ş. ile ...'a karşı açılan mahkememiz dava dosyasında yapılan yargılama sırasında 23/10/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereği yetkisizlik itirazı üzerine davalı Süleyman Kılar yönünden verilen tefrik kararına istinaden davanın mahkememizin 2025/877 esas sırasına kaydının yapıldığı, iş bu davada sigorta şirketine yönelik yargılama devam olunduğu anlaşılmıştır. Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının oluştuğu ileri sürülen maddi tazminatın ( değer kaybı ) davalıdan tazmini isteminden ibarettir. Trafik kazası tespit tutanağı örneği, araç ve sigorta bilgilerini gösterir belgeler, sigorta poliçesi örneği, hasar dosyası, eksper dosyası, fatura/ödeme belgeleri ve diğer belgeler dosyada mevcuttur. 2918 sayılı KTK'da ZMMS (trafik) sigortası ile ilgili ayrıntılı düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenlemeler uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar(2918 sayılı KTK m. 85/1). Trafik sigortası kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan kazanç kaybı, trafik sigortası teminatı dışında kalır. Ancak meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (Bkz. Yargıtay 17. HD 01/04/2010, 2009/9892 E, 2010/3124 K; 17 HD 05/04/2010, 2009/9892 E, 2010/3124 K,). Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihli ve 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Söz konusu karar dikkate alındığında araçta meydana gelen değer kaybının genel şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılması artık mümkün olmadığından, genel şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay uygulamasına dayanılarak ve aracın piyasa rayici gözetilerek belirlenmesi yerinde olacaktır. Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan 07 S 6072 plakalı araç için ZMMS poliçesi düzenlenmiştir. Poliçenin 18/04/2023-18/04/2024 tarihleri arasını kapsadığı, kazanın poliçe vadesi dahilinde meydana geldiği ve poliçenin kaza tarihi itibarıyla araç başına 120.000,00-TL maddi teminat sağladığı anlaşılmaktadır. Talep edilen maddi tazminatın tespiti ve niteliği teknik inceleme gerektirdiğinden mahkememizce bilirkişi İbrahim Karakoç'dan 27/02/2026 tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Kusur Yönünden; 1-Davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı 07 S 6072 plakalı aracın davalı sürücüsü ...'ın olayda yüzde 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 2-Davacı şirkete ait ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'un olayda kusursuz olduğu, Tazminat Yönünden; Dava konusu ... plakalı araçta 25.000,00 TL değer kaybı olacağı, davalı şirket tarafından 8.600,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığından bakiye değer kaybı zararının 16.400,00 TL; onarım sürecindeki araç mahrumiyeti zararının 3.250,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Deliller değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararı sonucu oluşan mevcut durum itibarıyla davacı arasındaki değer kaybına ilişkin hesaplama ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. Bu hususlar nazara alınarak düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsü dava dışı ...'ın önünde bulunan davacı aracına çarptığı trafik kazasında tam kusurlu olduğu, davacının ise kazada kusurlu bulunmadığı, mevcut hasar durumu ve bu kusur oranları gözetilerek davacı aracında meydana gelen değer kaybının 25.000,00-TL olacağı, davalı sigorta şirketinin davacıya dava öncesi 28/11/2024 tarihinde 8.600,00-TL ödemede bulunduğu, talep arttırım dilekçesinde davacının 13.821,41-TL bakiye değer kaybının davalıdan tahsili talebinde bulunduğu, davalı sigorta şirketinin kısmi ödeme tarihi itibarıyla temerrüde düşmüş kabul edileceği, sigortalı aracın kullanım amacı ve cinsi gözetilerek kabul edilecek tutara yasal faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne ve talep arttırım dilekçesinde dosyası tefrik edilen dava dışı ...yönünden talepte bulunulsa da taraf olmayan bu kişi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Açılan davanın kabulü ile, 1-13.821,41 TL'nin 28/11/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile (davalının sigorta teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davacıya ödenmesine, 2-Davacının davada taraf olmayan ... yönünden talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Kabul edilen 13.821,41 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 944,14 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 290,00 TL ıslah harcı toplamı olan 905,40 TL harcın düşümü ile eksik kalan 38,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 290,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.608,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 640,00 TL tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.640,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 13.821,41 TL üzerinden takdir edilen 13.821,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda davanın miktarı itibarıyla istinaf kanun yolu kapalı ve kesin olmak üzere karar verildi.21/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/627, K. 2026/360, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-627-e-2026-360-k-b22a43fd22c8