İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/604 E. 2026/302 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/604
Karar No
2026/302
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/604 KARAR NO : 2026/302

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ...

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/08/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 K.YAZIM TARİHİ : 17/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili Teşekkül, ... Bakanlığı'nın ilgili kuruluşlarından biri olup, bir İktisadi Devlet Teşekkülü olduğunu, İktisadi Devlet Teşekkülü olması nedeniyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi bulunan müvekkili, asıl işi olan elektrik üretmenin dışında herhangi bir mal ya da hizmet alımına ya da yapım işine ihtiyacı olması halinde, bunları 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde ihale yoluyla değişik firmalardan temin ettiğini, davalı şirketin işçisi, Eşref Aydoğdu tarafından müvekkili Teşekkül aleyhine, ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nde, “haksız olarak işten çıkarılması sonucu doğan haklarının tazmini” için dava açıldığını, Mahkemenin 01.12.2016 tarihli ve 2015/342 E.-2016/1066 K. Sayılı Kararı ve birleşen dava olan Mahkemenin 24.05.2016 tarihli ve 2016/778 E.-2016/622 K. Sayılı Kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, mahkeme kararı,... .... .... E. Sayılı Dosyası ile icraya konulduğunu ve mahkeme Kararında hükmedilen tutar, yargılama giderleri, icra masrafları, harçlar, mahkeme ve icra vekalet ücretleriyle birlikte bu kalemlerin işlemiş faizleri olarak güncel hesaplanan toplam 29.855,48-TL müvekkili Teşekkülce 02.05.2017 tarihinde ödendiğini, dava dışı işçiye yapılan ödemelerden davalı şirketlerin Sorumlu olduğunu, bilindiği üzere İş Kanununda Asıl İşveren-Alt İşveren arasındaki ilişkiyi ve sorumluluğu düzenleyen herhangi bir hüküm bulunmadığını, ancak Yargıtay Kararlarıyla konu açıklığa Kavuştuğunu, nitekim YHGK'nun 12.05.2004 tarih ve 2004/11-254 Esas sayılı kararında; “Yasa hükmüyle amaçlanan, asıl işverenle alt işverenin işçileri arasında bir hizmet akdi bulunmamasına karşın, asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı alt işverenle birlikte sorumluluğunun sağlanması, alt işverenin işçilerinin iş akdinden veya iş Yasası'ndan doğan haklarını bu işverenlerden dilediğinden veya birlikte her ikisinden talep edebilmesine olanak sağlayarak güvence altına almaktır.”denildiğini ve asıl işverenin de işçiye karşı ödenmeyen işçilik haklarından sorumlu olmasının tek sebebinin işçinin hukuksal koruma ile alacağının garanti altına alınması olduğunu vurguladığını, teşekkülü ile davalı yükleniciler arasında imzalanan sözleşmelerde ve eklerinde, sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin ücreti ve her türlü işçilik alacaklarından firmaların sorumlu olacağına ilişkin hükümlerin yer aldığını, bu sözleşmeler kapsamında davalılar çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından sorumlu olduğu halde müvekkili aleyhine yukarıda bahsedilen davaların açılmasına sebep olduğunu, dava konusu olan uyuşmazlıkla ilgili olarak arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşılamadığını, açıklanan ve resen görülecek nedenler ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile; Öncelikle duruşma günü beklenmeksizin; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin(İş Mahkemesi Sıfatı) 2015/342 E. sayılı dosyaların celbi, yapılacak yargılama neticesinde toplamda şimdilik 200,00-TL.'nin; davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH:Davacı vekili 20.01.2026 tarihli dilekçesinde:... Makina İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd Şti aleyhine açılan 100-TL lik alacağı 23.668,86-TL'ye, ... Temizlik Özel Sağlık ve Sosyal Hiz. Yem. Ür. Hiz. Nak. İlaçlama Tic. Ltd Şti. aleyhine açılan 100-TL lik alacağı 6.186,62-TL'ye artırdıklarını, alacak miktarına alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketlerden tahsilini talep etmiştir.

CEVAP: ...'ne usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. ...'ne usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, davacı tarafça ödenen işçilik alacaklarının davalılardan rücuen tahsilinin mümkün olup olmadığı ve miktarı hususlarında olduğu anlaşıldı. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür. Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait SGK kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak dosya arasına konulmuştur. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiden alınan 05.01.2026 tarihli raporda:Davacı tarafından rücuya konu ettiği 29.855448 TL yi ... .... .... E. Sayılı dosyasına 02.05.2017 tarihinde ödediğini, “Yargıtay 6. HD. kararlarına göre; davacı ile davalılar arasında imzalanmış olan sözleşmeleri lışı işçiye ödenecek olan alacakları davacının sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, alıntılanan sözleşme ve teknik şartname hükümleri dikkate alındığında, davacının tespit edilen alacakların yarısını mı yoksa tamamını mı talep edebileceği yönündeki takdirin mahkemede olduğunu, davacının hesaplanan tutarların tamamını talep edebileceğinin kabulü halinde rücuya konu miktarların; ... .... Şirketi yönünden 6.186,62TL, ... ... Şirketi yönünden 23.668,86TL olmak üzere toplam 29.855,48TL olduğunu, davacının hesaplanan tutarların yarısını talep edebileceğinin kabulü halinde rücuya konu miktarların ... .... Şirketi yönünden 3.093,31TL, ... ... Şirketi yönünden 11.834,43TL olmak üzere toplam 14.927,74TL olabileceği bildirilmiştir. Bilirkişiden alınan 06.03.2026 tarihli ek raporda:29.01.2026 tarihli resmi gazetede yayınlanan 7573 SK nun 6. Maddesi ile 4857 sayılı yasaya eklenen geçici 12. Madde ile 11.09.2014-15.10.2019 tarihleri (bu tarihler dahil) arasında dava dışı işçiyi çalıştıran alt işverenlere kıdem tazminatı bakımından rücu talebinden bulunulmayacağını, davacının hesaplanan tutarların tamamını talep edebileceğinin kabulü halinde rücuya konu miktarların ... .... Şirketi yönünden 6.041,35TL, ... ... Şirketi yönünden 21.657,94TL olmak üzere toplam 27.699,29TL olduğunu, davacının hesaplanan tutarların yarısını talep edebileceğinin kabulü halinde rücuya konu miktarların ... .... Şirketi yönünden 3.020,67TL, ... ... Şirketi yönünden 10.828,97TL olmak üzere toplam 13.849,65TL olduğunu, 4857 sayılı yasaya eklenen geçici 12. Maddesi kapsamında, işçiyi 11.09.2014-15.10.2019 tarihleri arasında çalıştırmış olan davalılar bakımından (davalı ... için kısmen davalı ... için tüm dönem bakımından ) kıdem tazminatı bakımından rücu edilebilecek bir tutar bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır. İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur (Yargıtay 6. HD 2021/1763 esas 2021/2455 karar sayılı ilamı) İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (Yargıtay 6. HD 2021/876 esas 2021/1507 karar sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğinden davacının yapmış olduğu ödemenin tamamından davalıların sorumlu olduğu değerlendirilmiştir (... BAM 23. HD 2018/2185 esas 2022/562 karar sayılı ilamı). Dava, dava dışı işçiye ödenen işçi alacaklarının taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak rucüen tahsili istemine ilişkindir. 7573 sayılı yasanın 6. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. maddede "10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.” hükmü düzenlenmiştir. 4734 sayılı yasanın 62/1-e bendinin yollamasıyla 5018 sayılı yasa kapsamındaki 5018 sayılı yasaya ekli (1), (2), (3), (4) sayılı cetvellerde sayılan kuruluşlar arasında davacı bulunmadığından bu kanun değişikliğinin eldeki dosyada uygulanamayacağı değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen kök rapor uyarınca dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden ve 20.01.2026 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalılar daha önce temerrüte düşürülmediğinden dava tarihi itibari ile (... BAM 23. HD 2018/2070 esas 2019/1481 karar sayılı, ... BAM 4. HD 2019/132 esas 2021/334 karar sayılı ilamı) davalılardan avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve davanın kabulüne dair takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Davanın KABULÜ ile; 6.186,62 TL rücuen alacağın ...'nden, 23.668,86 TL rücuen alacağın ...'nden, alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine, Alınması gereken 2.039,42TL harçtan peşin alınan 615,40TL ile ıslah harcı 506,44TL'nin mahsubu ile eksik alınan 917,58TL harcın (davalı ...'nin sorumluluğu 190,14TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... 'nin sorumluluğu 727,44TL ile sınırlı olmak üzere,) tüm davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11, 13, 14.md ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri Uyarınca Hesaplanan Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00TL zorunlu arabuluculuk giderinin (davalı ...'nin sorumluluğu 973,93TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... 'nin sorumluluğu 3.726,07TL ile sınırlı olmak üzere,) tüm davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 1.824,74TL harcın (davalı ...'nin sorumluluğu 378,12TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... 'nin sorumluluğu 1.446,62TL ile sınırlı olmak üzere,) tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesap ve takdir olanan 29.855,48TL vekalet ücretinin (davalı ...'nin sorumluluğu 6.186,62TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... 'nin sorumluluğu 23.668,86TL ile sınırlı olmak üzere,) tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 10.815,00TL yargılama giderinin (davalı ...'nin sorumluluğu 2.241,07TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... 'nin sorumluluğu 8.573,93TL ile sınırlı olmak üzere,) tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/04/2026

Katip ... ¸[e-imzalıdır]

Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/604, K. 2026/302, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-604-e-2026-302-k-53a369be5888