İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/599 E. 2026/570 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/599
Karar No
2026/570
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/599 Esas - 2026/570 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/599 Esas KARAR NO : 2026/570 Karar

....

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/08/2025 KARAR TARİHİ : 26/06/2026 YAZIM TARİHİ : 26/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.06.2024 tarihinde davalı .... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın, müvekkillerinin miras bırakanı ....sevk ve idaresindeki ...plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu iddia ederek, müvekkillerinin ait üst segment araçta yaklaşık 160.000,00 TL civarında hasar oluştuğunu ve araçta yüksek oranda değer kaybı meydana geldiğini belirttiğini, davalı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı .... tarafından poliçe limiti olan 200.000,00 TL kapsamında rücu ödemesi yapıldıktan sonra, müvekkillerine değer kaybı kalemi için 120.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak bu tutarın gerçek değer kaybını karşılamakta yetersiz kaldığını, kasko sigortacısı olan ..... ile yürütülen arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL bakiye değer kaybı (belirsiz alacak) bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, ayrıca zararın belirli ve hesaplanabilir nitelikte olması sebebiyle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını ve davanın usulden reddi gerektiğini, Kasko-İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) poliçeleri kapsamında kademeli bir sorumluluk söz konusu olduğunu, Zorunlu Trafik Sigortası poliçesi limiti olan 200.000,00 TL tüketilmeden kendi poliçelerinden doğan sorumluluğun devreye girmeyeceğini ifade ederek, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hasar bedeli belirlenirken piyasa koşulları çerçevesinde iskonto uygulanması ve aracın onarımına dair fatura/belge ibraz edilmemesi sebebiyle hesaplamanın KDV hariç yapılması gerektiğini, kazanın haksız fiilden kaynaklanması ve her iki aracın da ticari kullanımda olmaması nedeniyle avans faizi talebinin yersiz olduğunu, ancak yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Davalılar ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan araçların ticari nitelikte olmaması ve tarafların tacir olmaması sebebiyle uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girdiğini, davanın görev yönünden reddi gerektiğini iddia ederek, davacının ekspertiz süreci ve aldığı ödeme neticesinde zararı objektif olarak belirleyebilecek durumda olması sebebiyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, müvekkili ....ın kaza anında gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, davacı sürücünün kurallara riayet etmemesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini savunarak, kaza tespit tutanağındaki kusur tespitinin eksik ve hatalı olduğunu, bu nedenle uzman bir bilirkişi veya .... Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, kusuru hiçbir surette kabul etmediklerini yinelemekle birlikte, müvekkili tarafından kaza sonrasında davacıya banka yoluyla 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, tarafına kusur atfedilmesi durumunda bu meblağın olası bir tazminat hesabından düşülmesini, ayrıca davanın .....'ye ihbar edilmesini, avans faizi talebinin reddedilmesini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; 16/06/2024 tarihinde.... plakalı araç ile davacıların mirasçısı müteveffa ...'e ait .... plakalı arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle değer kaybı tazminat talebi davasına ilişkindir. ....'nin müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ...'nin müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; Davalı tarafa ait olan (kaza tarihi itibarıyla .... poliçesi,.... plakalı .... marka aracın sürücüsü davalı ....'ın; seyir halindeyken hızını yolun dönemeçli şartlarına göre ayarlamayarak virajı alamadığı, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride dikkatsizce tecavüz ettiği anlaşıldığından; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a ve 46/a maddeleri ile 84/g (şeride tecavüz etme) maddesinde düzenlenen kurallara riayetsizliği nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA ASLİ KUSURLU OLDUĞU, Davacılara ait ....plakalı ....'ın; kendi nizami sağ şeridinde seyrine devam ederken karşı yönden aniden kendi şeridine giren araca karşı alabileceği fiziki bir önlem veya kaçış manevrası bulunmadığından kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin olmadığı ve KUSURSUZ OLDUĞU, Kaza sonucu sol yan cephesinden hasar gören .... plakalı hususi aracın kaza tarihi itibarıyla hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 2.000.000,00 TL, onarım sonrası piyasa değerinin ise 1.800.000,00 TL olduğu tespit edilerek; Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına uygun biçimde serbest piyasa koşullarına göre araçta meydana gelen TOPLAM (REEL) DEĞER KAYBI miktarının 200.000,00 TL olarak hesaplandığı, Dosya kapsamında yapılan ödemelerin incelenmesi neticesinde; davalı tarafın .... sigortacısı ihbar olunan .... tarafından 24.10.2024 tarihinde davacı vekili (Nureddin İlleez) hesabına EFT yoluyla “değer kaybı tazminatı” olarak 120.000,00 TL ödeme yapıldığı; ayrıca aynı sigorta şirketi tarafından 31.12.2024 tarihinde davacı aracın kasko şirketine (... Şirketi) 80.000,00 TL rücuen hasar dosya ödemesi yapılarak 200.000,00 TL'lik poliçe limitinin tüketildiği; bununla birlikte davalı kasko sigortacısı ..... tarafından da 28.03.2025 tarihinde davacı kasko şirketine 74.963,85 TL rücu ödemesi yapıldığı tespit edilmiş olup; Hesaplanan toplam değer kaybından (200.000,00 TL) yapılan değer kaybı ödemesi (120.000,00 TL) mahsup edildiğinde, davacıların talep edebileceği BAKİYE DEĞER KAYBI miktarının 80.000,00 TL olduğu; Zorunlu Trafik Sigortası limitinin tükenmiş olması sebebiyle bu bakiye tutar yönünden İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) poliçesinin devreye girip girmeyeceği ve davalı ....'nin hukuki sorumluluğu hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Her ne kadar davalı sürücü .... tarafından kaza sonrasında (05.09.2024 tarihinde) ...isimli şahsa 10.000,00 TL tutarında FAST işlemi ile şahsi bir ödeme yapıldığı görülmüş ve davalı vekilince bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesi talep edilmiş ise de; sunulan dekontun açıklama kısmında bu ödemenin spesifik olarak değer kaybı için mi yoksa hasar onarımı veya başkaca bir amaçla mı yapıldığına dair hiçbir somut bilgi ve belge bulunmadığından tarafımızca doğrudan bakiye alacaktan mahsup işlemi yapılamadığı, söz konusu 10.000,00 TL'lik ödemenin tazminat tutarından indirilip indirilmeyeceği hususunun mahkemenin takdirine bırakıldığı, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . Somut olayda, davalı vekili tarafından 17.04.2026 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenen tutarın ve ferilerinin davacıya ödendiğinin beyan edildiği, davacılar vekili tarafından son celsede zararın karşılandığının, davanın konusuz kaldığının beyan edildiği anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Zarar karşılandığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 615,40 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 116,60 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacılar vekilinin ve davalı .... vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren .... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/06/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/599, K. 2026/570, T. 26.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-599-e-2026-570-k-8ffb0fee41a4