İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/598 E. 2026/23 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/598
- Karar No
- 2026/23
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/598 KARAR NO : 2026/23
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/07/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 15/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ...... Müşavirliği Lojistik ve Dış Ticaret Anonim Şirketi nezdinde, müvekkil ...... 2018 yılından itibaren yönetim kurulu üyesi sıfatıyla görev yaptığını, bu görev süresi boyunca müvekkilinin, şirketin büyümesine, kurumsallaşmasına ve kâr elde etmesine doğrudan ve somut katkılar sağladığını ayrıca müvekkilinin, aynı zamanda şirketin pay sahibi olup yönetsel sorumluluk üstlendiğini ancak, 2018 yılından bu yana ifa ettiği bu görevin 15.02.2024 tarihinde, herhangi bir haklı ve hukuki gerekçeye dayanmaksızın, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinin sona erdirildiğini, buna rağmen, Türk Ticaret Kanunu’nun 394. maddesi ve devamı hükümlerinde düzenlenen hiçbir mali hakkı ,yönetim kurulu üyeliği ücreti, huzur hakkı, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay dahil olmak üzere müvekkile ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkil ...... lehine şimdilik 150.000,00 TL’nin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 394 ve devamı maddeleri uyarınca davalı şirketten tahsiline (HMK 107 m. Uyarınca belirsiz alacak davasıdır.), söz konusu alacağa, zarar tarihinden itibaren işleyecek şekilde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) avans faizi oranında faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin yapılmadığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, davacının alacaklı olduğu miktarı kuruşu kuruşuna bildiğini, bu durumda eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, dava dilekçesindeki belirsizliklerin davacıya süre verilerek açıklattırılması gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, TTK md.394'ün açık hükmü karşısında, yönetim kurulu üyelerine verilecek mali haklar ya genel kurul kararıyla ya da esas sözleşmede yer alacak hükümle belirlenebileceğini, Genel Kurulda karar alınmadığı yahut esas özleşmede hüküm bulunmadığı durumlarda, mahkemenin pay sahiplerinin 'adesinin yerine geçerek karar alabilmesi ve yönetim kuruluna mali haklar ihdas edebilmesi türk hukuku bakımından mümkün olmadığını, Genel Kurulda karar alınmasına rağmen dağıtılmamış bir mali hak bulunmadığını, müvekkil şirketin davacıya borçlu olmak bir yana, davacıdan alacaklı olduğunu, davacı tarafın kanun maddelerini manipüle etmeye, olmayan - sahte -kurgu Yargıtay Kararları ile mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davacının kötüniyetli olduğunu, davacının gerçek amacının şirketi baskı altına almak olduğunu belirterek usul hukuku yönünden, öncelikle belirsiz alacak olarak açılması mümkün olmayan ve davacının kendi dilekçesinden hareketle kuruşuna kadar tespit edilebilecek gerçek dava değeri olan 614.171,03 TL üzerinden, Harçlar Kanunu 30.maddesi gereğince noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcının tamamlattırılmasına, dava şartı olan arabuluculuk aşaması tamamlanmadığından, arabuluculuk tutanağının sunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, dava dilekçesindeki belirsizliklerin giderilerek, davacı taraftan davasını somutlaştırmasının istenmesine, dilekçesinde hem kar payı talebi, hem genel kurul kararlarının geçersizliği hem yöneticini sorumluluğu hem de yönetim kurulu üyesinin mali haklarını talep eden, karmaşık ve anlam bütünlüğü olmayan bu dava dilekçesinde yer alan tüm hususların davacıya süre verilerek açıklattırılmasına ve bu talebi kimlere karşı ve hangi oranlarda sunduğu hususunda somutlaştırma talep edilmesine, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, mahkemenin diğer mali hakların dağıtımı yönünde bir kanaate ulaşması durumunda ise davanın zamanaşımına uğradığının kabulüne, esas yönünden; Anonim Şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının, münhasıran ortaklar tarafından genel kurulda alınabilecek bir karar yahut esas sözleşmeye konulacak bir hükümle dağıtılabileceğinden ve mahkemenin genel kurulun iradesinin yahut esas sözleşmedeki hükümlerin yerine geçemeyeceğinden bahisle, haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı bu davanın reddine, davacının dilekçesinde yer verdiği ve mahkemeyi yanıltma ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etme amacına hizmet eden ve sadece huzurdaki davada değil, Bakırköy ..... asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... e, sayılı dosyasında, Bakırköy ...... asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... e. Ve Bakırköy .....asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... e dosyalarında da sunduğu ve bu işi adet haline getirdiği sahte Yargıtay kararlarından ötürü, sayın mahkemenin re'sen savcılığa başvuruda bulunup; özel belgede sahtecilik (tck m.207), resmi belgede sahtecilik (tck m.204) ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs (tck m.288) ile yine davacıların bağlı bulunduğu istanbul 1 numaralı barosu ve istanbul 2 numaralı barosu'na başvuruda bulunarak, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "di: cezalarının uygulanacağı haller” başlıklı 34.maddesine aykırılıktan disiplin soruşturması başlatılmasının talep edilmesine, tüm yargılama giderleri ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından sunulan ortak imzalı 09/01/2026 tarihli dilekçe ile sulh nedeniyle davadan feragat edildiği görülmekle, dosyaya sunulan vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragate özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Feragat HMK nun 307. maddesi uyarınca davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.HMK nun 310. Maddesi uyarınca feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin üzerinde tasarruf yetkisi bulunan davadan feragat etmiş olduğu, vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate ilişkin açık yetki bulunduğu anlaşıldığından HMK 307 ve devamı maddeleri uyarınca feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Feragat nedeniyle reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca feragatin ilk duruşmadan sonra gerçekleşmiş olması sebebiyle alınması gereken 732,00.-TL karar harcının 2/3'ü olan 488-TL' nin mahkememiz veznesine yatırılan 2.561,63 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.073,63 TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 247,50 TL posta masrafının üzerinde bırakılmasına 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına 5-Talep edilmediği açıkça belirttiğinden davalı lehine avukatlık ücret takdirine yer olmadığına 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.900,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 7-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair Tarafların yokluğunda , gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.15/01/2026
Katip ...... e-imzalıdır
Hakim ...... e-imzalıdır