İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1079 E. 2026/39 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1079
- Karar No
- 2026/39
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1079 Esas KARAR NO : 2026/39
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/11/2025 KARAR TARİHİ : 19/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şirketinin 20.05.2024 tarihinde Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasından konkordato başvurusunda bulunduğunu, başvuru için hukuken gerekli şartları taşıması nedeniyle geçici mühlet talebinin kabul gördüğünü, ardından konkordato komiser heyetinin olumlu raporları da dikkate alınarak Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı’nca 22.09.2024 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kesin mühlete geçmesine karar verildiğini, davalı tarafın ise, müvekkili aleyhinde Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yaptığını, ilamsız icra takibinde takibe dayanak belgelerin ise fatura olarak ibraz edildiğini ancak; faturaların incelenmesi halinde de takibe dayanak iki faturanın kur farkı faturaları olduğunu ve diğer faturanın da 1.000 adet DENIM pantolon olmak üzere 24.10.2024 tarihli 812.649,20 TL’den ibaret olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin takibe dayanak faturalar sebebiyle davalıya borçlu olmadığını belirterek takip çıkış miktarının %20’sinden aşağı olmayacak şekilde müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirketin de davacı şirketten çek ve fatura alacakları mevcut olup bu süreçte müvekkili şirket alacağını tahsil edemediğini, kendi alacaklılarına karşı ödeme güçlüğüne düştüğünü, davacı şirket tarafından mağdur edildiğini, buna rağmen davacı şirketin konkordato süreci öncesinde müvekkil şirket, davacıya karşı tüm edimlerini yerine getirmiştir. Buna rağmen davacı şirket konkordato zırhından da faydalanarak kendisine karşı işlem yapılamadığı için müvekkil şirketten sonu gelmez ve dayanaksız taleplerde bulunmaya devam ettiğini belirterek Davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı taraf mahkememize vermiş olduğu 16/01/2026 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu dava konusu edilen alacak ve ferilerinden açıkça feragat ettiği, davalı vekilinin ise 19/01/2026 tarihli dilekçesi ile; davacının feragat etmesi nedeniyle işbu dosyanın karara çıkartılarak, yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. HMK'nın 307. maddesinde; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak belirtilmiştir. HMK'nın "Feragat ve kabulün şekli" başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de; feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Davacı vekilinin vekaletinde feragat özel yetkisinin bulunduğu, feragat karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, kesin hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeni ile davanın feragat nedeni ile reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi uyarınca feragat ilk celseden evvel vaki olduğundan alınması gereken 244,00-TL harcın peşin yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu neticesinde fazlaca alındığı anlaşılan 371,40-TL harcın, kararın kesinleşmesine müteakip davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.19/01/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır