İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1119 E. 2026/17 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1119
- Karar No
- 2026/17
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1119 Esas KARAR NO : 2026/17
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2025 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin alacağı Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ispatlandığını, müvekkili tarafından, cari hesap kaynaklı fatura alacağı sebebiyle davalıya karşı 22/07/2024 tarihinde Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... E., sayılı icra dosyası ile müvekkilin cari hesap alacağının bir kısmı olan 681.613,29TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun itiraz etmesi üzerine Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dava dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, işbu mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde müvekkilinin alacağı 803.122,87TL olarak tespit edildiğini, ve 18/09/2025 tarihinde da haklı davanın kabulüne karar verildiği, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya ile 22/10/2025 tarihinde bakiye cari hesap alacağı yönünden yerel mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 121.509,56TL + 22/07/2024 -22/10/2025 tarihleri arası işlemiş reeskont avans geçmiş gün faizi olan 74.378,00TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının süreci uzatmak maksadı ile haksız ve kötü niyetli olarak işbu icra takibine itiraz etmesi üzerine 22/10/2025 Tarihinde Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu'na başvurulmuş olup 28/11/2025 tarihinde ... arabuluculuk numaralı dosyası ile arabuluculuk süreci anlaşamama olarak sonuçlandığını, bunun üzerine işbu davayı açtıklarını, izah edilen nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına , borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen Reeskont Avans Faizi ile ödemeye, davalı/borçlunun kötü niyetli itirazı nedeniyle; takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminataitirazo mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesince özetle; cari hesap ilişkilerinde, uzun süreli ticari işlerde, birden fazla kalem ve para birimi içeren işlemlerde, faturalara itiraz edilmemesi her kalemin kabul edildiği anlamına gelmediğini, davacı yan ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkide ödemeler vadeli şekilde yapıldığını, taraflar arasındaki faturalar ve cari hesap ilişkisi incelendiğinde de tarafların vadeli çalıştığını, ödemeler bir kısmı peşin bakiye kısmı ise vadeli çek ile yapıldığını, sektörde de tüm alım satımların bu şekilde yapıldığını, ancak davacı yan iyi niyetli yaklaşmayıp haksız icra takibi başlattığını, bu sebeple davanın reddinin gerektiği, yine davacı yan her ne kadar icra inkar tazminatı talebinde bulunmuşsa da; taraflar arasındaki husumet yargılamayı gerektirir nitelikte olup icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, müvekkili şirket tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, bir çok yerli ve yabancı dünya çapında bilinir firmalarla çalıştığını, ticari faaliyetin devamlılığının esası içerisinde birçok nakdi ve kaydi işlemler yapma mecburiyetinde bulunan müvekkillinin mahkemece verilen ara karar gereği nakdi ve kaydi hak ve alacaklarına, ihtiyaten haciz konulması mümkün hale geldiğini, ancak bu karar ile müvekkili şirketin özellikle banka hesaplarına konulabilecek ihtiyati haczin doğurcağı zarar işbu mahkemenin korumaya çalıştığı menfaatten kat ve kat üstte olacağını, işbu karar müvekkili şirketin ekonomik hayatını olumsuz anlamda etkileyerek, ticari itibarının sarsılmasını amaçlamaktan öteye geçmeyeceğini, İcra ve İflâs Kanunu’nun 266. maddesinde, “Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir.” hükmü yer aldığını, bu madde ile borçluya geçerli ve yeterli bir teminat göstermesi halinde, malları üzerine konulan ihtiyati haczi kaldırma imkânı tanınmadığını, bu sebeple ihtiyati haciz kararının öncelikli olarak teminatsız olarak kaldırılmasını; mahkemenin aksi yönde kanaatte bulunması halinde ise mahkemece takdir edilecek tutarda teminat mukabilinde ve yatırılacak olan teminatın da alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini, izah edilen nedenlerle haksız davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili UYAP sisteminden sunmuş olduğu 09/01/2025 tarihli beyan dilekçesinde; davalı ile davacının kendi aralarında sulh protokolü düzenlediğini davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: HMK'nın 307. maddesinde; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak belirtilmiştir. HMK'nın "Feragat ve kabulün şekli" başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de; feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Davacı vekilinin vekaletinde feragat özel yetkisinin bulunduğu, feragat karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, kesin hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeni ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş olup davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı gözetilerek hüküm fıkrası buna göre düzenlenmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 2.365,83TL harcın mahsubu ile bakiye 1.633,83TL harcın davacıya iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Sarf edilmeyen gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, 6-Talep olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-İhtiyati haciz kararının kaldırılmasına, bu hususta ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 8-Dosyamıza ihtiyati haciz nedeniyle yatırılan teminatın davacı tarafa iadesine, Dair tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/01/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır