İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/593 E. 2026/436 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/593
- Karar No
- 2026/436
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/593 Esas KARAR NO : 2026/436
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/08/2025 KARAR TARİHİ : 24/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... Ltd. Şti. ile davalı ... Tic. ve Turizm A.Ş. arasında 27.10.2021 tarihinde akdedilen atipik sinallagmatik sözleşme uyarınca davalının ... uygulaması üzerinden müvekkili şirketin otel odalarının pazarlanmasına aracılık ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen 18.11.2024 tarihli ve 95.860,45 TL tutarındaki ... numaralı faturanın davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edilmeyerek ticari defterlere ve cari kayıtlara işlendiğini, davalının söz konusu faturaya konu borcun yalnızca bir kısmını ödediğini, bakiye 41.802,39 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının 21.02.2025 tarihinde haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, uyuşmazlığın çözümü için başvurulan zorunlu arabuluculuk sürecinde 18.04.2025 tarihinde anlaşma sağlanamadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriğinin kesinleştiğini ve ispat yükünün davalıya geçtiğini, davalının cari kayıtları ve taraflar arasındaki yazışmaların borcun varlığını açıkça ortaya koyduğunu, davalının icra takibine yönelik faiz ve faiz oranına ilişkin itirazlarının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi gereğince borcun muaccel hale geldiğini ve davalının 18.11.2024 veya en geç 30.11.2024 tarihinde temerrüde düştüğünü, alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek davalının .... İcra Müdürlüğü nezdindeki 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı haksız itirazların iptaline, takibin devamına, davalının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ödemesine ve takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek tüm iddiaları reddettiğini, müvekkili şirketin www.....com alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu ifade ettiğini, davacı şirketin işletmekte olduğu ... ...isimli otelin odalarının müvekkili şirketin internet sitesi üzerinden satışı için taraflar arasında online sözleşme akdedildiğini bildirdiğini, sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini açıkladığını, yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olmasının hizmetin tam ve eksiksiz verildiğini kanıtlamadığını ve karine teşkil etmediğini vurguladığını, hizmetin verildiği hususundaki ispat yükünün davacı tarafta olduğunu ve davacının bu iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını belirttiğini, müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon ve fatura alacakları bulunduğunu ifade ettiğini, bu alacaklar yönünden takas ve mahsup talebinde bulunduğunu beyan ettiğini, müvekkili şirketin alacaklarının ticari defterlerin incelenmesi neticesinde sabit olacağını savunduğunu, mahkeme tarafından öncelikle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını istediğini, yapılacak inceleme neticesinde haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiğini, kötü niyetli olan davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini istediğini, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ettiğini, ayrıca davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. ISLAH: Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... Ltd. Şti. ile davalı ... Tic. ve Turizm A.Ş. arasında 27.10.2021 tarihinde akdedilen sözleşme uyarınca davalının ... uygulaması üzerinden müvekkili şirketin otel odalarını pazarlamayı ve komisyon kesintisi sonrası bakiye tutarı müvekkili şirkete aktarmayı üstlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap şeklinde takip edildiğini, davalının kendisine yapılan uyarılara rağmen borcunu ödemediğini, 19.03.2026 tarihli bilirkişi raporu ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve davacı lehine bakiye alacağın sabit olduğunun ortaya konulduğunu, davalı şirket yetkilileri ile yapılan whatsapp yazışmalarında davalının borcunu açıkça kabul ettiğini, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili bulunması nedeniyle alacağa avans faizi uygulanması gerektiğini, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talepli davanın HMK 176. maddesi uyarınca tam ıslah yoluyla alacak davasına dönüştürülmesini talep ettiğini, davacı müvekkilinin davalıdan olan 240.684,89 TL tutarındaki alacağının davalıdan tahsilini, alacağa hesaba kaydedildiği tarihten itibaren avans faizi işletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, taraflar arasındaki sözleşme, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, rezervasyon formları, taraflara ait ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali olarak açılan davanın tam ıslahı suretiyle faturaya dayalı alacak (tahsil) isteminden ibarettir. Her ne kadar dava ilk olarak faturaya dayalı ilamsız takibe vaki itirazın iptali davası olarak açılmış ise de; davacı vekili tarafından sunulan 13/05/2026 tarihli tam ıslah dilekçesi ile dava HMK 176. maddesi uyarınca tamamen ıslah edilerek faturaya dayalı alacak (tahsil) davasına dönüştürülmüş, yargılamaya alacak davası niteliğiyle devam olunmuştur. Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Bilişim Uzmanı Bilirkişi ... tarafından 19/03/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Dava konusu; taraflar arasında akdedilen 27.10.2021 tarihli sözleşme kapsamında verilen konaklama hizmetlerinden doğan alacağa istinaden düzenlenen 18.11.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama Bedeli” açıklamalı, 95.860,45 TL tutarlı faturanın davalı tarafından kısmen ödenmesi sonucu bakiye kalan 41.802,39 TL asıl ve 5.034,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.836,68 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024, 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2024, 2025 yıllarında E- Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 18.11.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama Bedeli” açıklamalı, 95.860,45 TL tutarlı faturanın davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği, söz konusu faturaya ilişkin tahsilatın kredi kartı aracılığıyla gerçekleştirilmiş olması nedeniyle ödemenin 108 Hazır Değerler hesabı üzerinden muhasebeleştirildiği, bu durumun işlemin cari hesap yerine banka/kredi kartı tahsilatı niteliğinde olduğunu gösterdiği, yapılan kayıtlar neticesinde davacının takibe konu faturadan kaynaklı olarak takip tarihi (12.02.2025) itibariyle davalıdan bir alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2024, 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2024, 2025 yıllarında E- Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 18.11.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama Bedeli” açıklamalı, 95.860,45 TL tutarlı faturanın davalı muhasebe kayıtlarında İşlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davalının takibe konu faturadan kaynaklı olarak takip tarihi (12.02.2025) itibariyle davacıya 29.817,82 TL tutarında cari hesap bakiye borçlu olduğu, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturanın davacı ve davalı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturanın içeriği incelendiğinde "Konaklama Bedeli” ne ilişkin olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaya, TTK m.21/2'de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturanın içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriğinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, Neticeten; rapor içeriğinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler doğrultusunda, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 18.11.2024 tarihli, ... numaralı ve “Konaklama Bedeli” açıklamalı 95.860,45 TL tutarlı faturanın hem davacı hem de davalı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, ancak söz konusu faturaya ilişkin bedelin kredi kartı aracılığıyla tahsil edilmesi nedeniyle ödemenin davacı kayıtlarında 108 Hazır Değerler hesabı üzerinden muhasebeleştirildiği, bu nedenle takibe konu fatura yönünden davacının takip tarihi (12.02.2025) itibarıyla davalıdan ayrıca bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığı, bununla birlikte, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davalının davacıya karşı takip tarihi itibarıyla 29.817,82 TL tutarında cari hesap borcunun bulunduğu tespit edilmiş, ayrıca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemesi ve ticari defterlere kaydedilmesi hususu dikkate alındığında, taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin varlığının kabulü gerektiği değerlendirilmiş bu çerçevede, davacının davalı kayıtlarına göre takip tarihi (12.02.2025) itibarıyla 29.817,82 TL asıl alacak ve 3.541,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.359,61 TL alacaklı olduğu, Teknik incelemeler yönünden yapılan değerlendirmelerde; dosya kapsamında incelenen sözleşme hükümleri, ... platformundan elde edildiği anlaşılan rezervasyon listeleri, rezervasyon detay sayfaları, otelin kullandığı rezervasyon yönetim sistemi üzerinden alınmış “... Hotel Rezervasyon Formu” çıktıları ve taraflar arasında gerçekleştiği anlaşılan yazışmalar birlikte teknik açıdan değerlendirildiğinde, dava konusu rezervasyonların .... tarafından işletilen çevrimiçi rezervasyon platformu aracılığıyla oluşturulduğu ve bu rezervasyonlara ilişkin bilgilerin hem ... platformu veri kayıtlarında hem de otelin kullandığı rezervasyon veya ön büro yönetim sistemi üzerinde kayıt altına alındığı anlaşıldığı, bu durum, söz konusu rezervasyon işlemlerinin dijital rezervasyon altyapısı üzerinden oluşturulduğunu ve rezervasyonlara ilişkin konaklama tarihleri, rezervasyon bedelleri ve komisyon hesaplamalarının sistem kayıtları içerisinde yer aldığını gösterdiği, Bununla birlikte incelenen belgeler teknik olarak rezervasyonların oluşturulduğunu ve sistem kayıtlarına işlendiğini ortaya koymakla birlikte, rezervasyonlara ilişkin tahsil edilen bedellerin davacı konaklama tesisine fiilen aktarılıp aktarılmadığını doğrulayan banka transfer kayıtları, finansal işlem logları veya ödeme mutabakat kayıtları gibi doğrudan doğrulayıcı finansal veriler içermediği, bu bağlamda mevcut belgeler rezervasyon işlemlerinin oluştuğunu göstermekle birlikte, söz konusu rezervasyonlara ilişkin tahsil edilen tutarların davacı tesise aktarılıp aktarılmadığı hususunda kesin ve doğrudan bir teknik tespit yapılmasına tek başına olanak sağlamadığı," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin konusunun davacı tarafından düzenlenen faturadan kaynaklı alacağa dair olduğu, davalı tarafından ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 7 günlük süre içerisinde borca ve faize itirazda bulunduğu, itirazın iptali yargılaması kapsamında davacı ve davalı tarafa ticari defterlerini sunması hususunda kesin südre verildiği, verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini sunduğu, ticari defterlerin incelenmesi ve takip konusu faturadan kaynaklı davacı tarafın davalıdan alacağı olup olmadığına ilişkin alınan bilirkişi raporunda davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerine ilişkin 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024 ve 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı aynı yıl E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarının yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklendiğini ve onaylandığı, 2024 ve 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 18.11.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama Bedeli” açıklamalı, 95.860,45 TL tutarlı faturanın davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği, söz konusu faturaya ilişkin tahsilatın kredi kartı aracılığıyla gerçekleştirilmiş olması nedeniyle ödemenin 108 Hazır Değerler hesabı üzerinden muhasebeleştirildiği, bu durumun işlemin cari hesap yerine banka/kredi kartı tahsilatı niteliğinde olduğunu gösterdiği, yapılan kayıtlar neticesinde davacının takibe konu faturadan kaynaklı olarak takip tarihi (12.02.2025) itibariyle davalıdan bir alacağının bulunmadığı, davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerine ilişkin 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2024 ve 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı aynı yıl E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarının yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklendiğini ve onaylandığı, 2024 ve 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı, davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 18.11.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama Bedeli” açıklamalı, 95.860,45 TL tutarlı faturanın davalı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davalının takibe konu faturadan kaynaklı olarak takip tarihi (12.02.2025) itibariyle davacıya 29.817,82 TL tutarında cari hesap bakiye borçlu olduğunun belirtildiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturanın davacı ve davalı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturanın içeriği incelendiğinde "Konaklama Bedeli” ne ilişkin olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaya, TTK m.21/2'de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturanın içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriğinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, davalının faize itirazı yönünden ise alınan bilirkişi raporunda ise davacı tarafın 29.817,82 TL alacağa 3.541,79 TL işlemiş faiz talep edebileceğinin belirtildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas almaya yeterli olduğu, davacı tarafın ıslah dilekçesi ile alacağını alacak davasına dönüştürdüğü ve dava değerini 240.684,89 TL olarak ıslah ettiği, davalı tarafın faturaya itiraz etmediği, incelenen ticari defterlerden davalının davacıya 29.817,82 TL borcunun bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 29.817,82 TL'nin 18/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 29.817,82 TL'nin 18/11/2024 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 2.036,86-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.073,54-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 569,88-TL'sinin davalıdan, geri kalan 4.030,12-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 29.817,82-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 2.036,86 TL Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 14.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 511,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.511,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.797,73-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kabul edilen bedel yönünden kesin olmak üzere reddedilen bedel yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 24/06/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır