İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/570 E. 2026/880 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/570
Karar No
2026/880
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/570 Esas KARAR NO : 2026/880

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 06/08/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın, dava dışı ... Şirketi tarafından ihraç edilen emtiaların... numaralı...hava taşıma belgesi ile...'dan ...'e taşınması için davacı firma ile anlaştığını, taşıma sözleşmesi kurulduğunu, davacı tarafından işbu taşıma hizmeti için ... vade tarihli ... numaralı Navlun Faturası düzenlendiğini, davalı yana tebliğ edildiğini, dava konusu hava taşıması tarafların anlaşmaya vardığı şartlar üzerinden yürütüldüğünü, müvekkilinin basiretli bir tacir olarak edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, buna karşın davalı söz konusu taşıma hizmetinden kaynaklanan yükümlüklerini yerine getirmemiş ve borçlarını ödemediğini, işbu taşımadan kaynaklanan ve yukarıda anılan fatura uyarınca davalının cari hesaba göre davacı şirkete 1.234 USD borcu bulunduğunu, davacı şirketin davalıdan navlun alacağı bulunması nedeniyle, 07.08.2024 tarihinde ... 20. İcra Müdürlüğü ...E. dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini, davalının itirazına müteakip ise, 23.05.2025 tarihinde icra dosyası ve tüm fer'ileri için arabuluculuk başvurusu yapıldığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulüne, müvekkili şirketin davalıdan olan alacağına ilişkin .... 20. İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasına vaki itirazın 1.264,33 USD bakımından iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullarla devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kamu banka USD faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, alacağımız likit ve belirlenebilir olduğundan %20 den az olmayan oranda icra inkar tazminatı, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, sunduğu dava dilekçesinde özetle müvekkilinin borçlu olduğunu ileri sürmekteyse de; dayanak gösterdiği faturaların hangi sözleşmeye, hangi taşıma işine veya hangi iradeye dayandığını dava dilekçesinde açıkça belirtmediğini, söz konusu faturalar taraflar arasında karşılıklı mutabakat sonucu oluşmuş bir borç ilişkisine dayanmadığını, dolayısıyla huzurdaki davaya konu edilen alacak likit olmayan, taraflar arasında çekişmeli, tek taraflı düzenlenmiş ve davalı şirket tarafından açıkça kabul edilmemiş cari hesap ekstresine ve faturaya dayandırıldığını, davacı tarafça hazırlanan cari hesap ektresinde yazılı borcun müvekkili şirket tarafından kabul edildiğine dair imzalı, onaylı açık beyanı bulunmadığını, tek taraflı düzenlenen ekstreye karşılık herhangi bir mutabakat metni de gerek dava öncesinde müvekkiline gerekse dava dosyasına sunulmadığını, bu nedenlerle dava konusu alacak çekişmeli ve likit olmayan bir nitelik taşıdığından; itirazın iptali talebinin reddi gerektiği gibi, davacının icra inkar tazminatı talebi de hukuken dayanaktan yoksun olduğunu, aç.ıklanan bu nedenlerle; davacının öncelikle davasının yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, aksi halde haksız ve dayanaktan yoksun olan itirazın iptali talebinin esastan reddine, dava konusu alacak likit olmadığından, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 20. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında hazırlanan bedelin ödenmemesi nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada, davalının, dava dışı ... Şirketi tarafından ihraç edilen emtiaların ...'dan ...'e taşınması için davacı firma ile anlaştığını, davacı tarafından taşıma hizmeti için 17.01.2024 vade tarihli ... numaralı Navlun Faturası düzenlendiğini, davalı yana tebliğ edildiğini, alacağın kısmen ödendiği, ödenmeyen kısmı için icra takibi yapıldığı, yapılan itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yanca faturayı kabul etmediklerini ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki karşılığı taşıma hizmetinin verilip verilmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. Ancak davalı yanca ticari kayıt ve defterlerin inceleme gününde sunulmadığı görülmekle, davalının ticari defterlerinin ibrazdan kaçınmış sayılmalarına ve bilirkişi incelenmesinden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir. Davacının ticari kayıtları incelenerek hazırlanan 27/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının dava dışı ... firması için havayolu ile uluslararası kargo taşımasını organize ettiği, Davacının bu işi davalıdan aldığı ve davalı için organize ettiği değerlendirmesi halinde davacının 3.344,00 USD fatura tutarında alacaklandığı, davacının düzenlediği faturanın davalı ticari defterlerinde yer almakla, davacının bakiye alacak tutarında olduğunun değerlendirildiği, Davacıya ait 2024 yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdik ve beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, Davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir. Dosya kapsamındaki Air Waybill (...), 17.01.2024 tarihli navlun faturası, ... Havayolları taşıma faturası, ... kayıtları, tarafların 2024 yılı BA-BS kayıtları ve davacı cari hesap ekstresi birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, dava konusu hava taşımasının fiilen gerçekleştirildiği, davacı tarafından davalı adına 3.344,00 USD tutarında fatura düzenlendiği, bu faturaya istinaden davalı tarafından 2.110,00 USD tutarında kısmi ödeme yapıldığı, yapılan ödeme sonrasında bakiye alacağın 1.234,00 USD olarak kaldığı, söz konusu bakiye alacağın davacı ticari defterlerinde takip edilmeye devam edildiği ve tahsil edilememesi nedeniyle 31.12.2024 tarihi itibarıyla 128 Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktarıldığı tespit edilmiştir. ... 20. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından borca, yetkiye, faize ve fer’ilerine süresi içerisinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, işbu davanın itirazın iptali niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Netice itibariyle; dosya kapsamındaki mevcut deliller, ticari kayıtlar ve sektörel belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu taşıma hizmetini fiilen yerine getirdiği, davalının bu hizmetten yararlandığı, fatura bedelinin kısmen ödendiği ve bakiye 1.234,00 USD tutarında alacağın davacı lehine mevcut olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz edilmediği anlaşılmıştır. Davacının ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf vergi kayıtlarından belirlenen bedellere uygun olarak düzenlenen faturaların itirazsız olarak kayıtlarına alındığı ve davacı yanca sözleme gereği hizmetin eksiksiz olarak verildiği, davalı yanca kısmi ödeme de yapıldığı, aksi yönde davalı yanca yapılan savunmalara yönelik somut bir delil sunulmadığı gibi rapora karşı itirazının da olmadığı anlaşılmakla Mahkememizce talep edilen asıl alacak yönünden davanın kabulü, temerrüt olmadığından işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... 20.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile TALEPLE BAĞLI KALINARAK takibin 1.234,00 USD asıl alacak ve bu alacağa takip tarihi olan 07/08/2024 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıllık döviz mevduatına uyguladıkları faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin 30,33 USD işlemiş faiz talebin REDDİNE, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 1.234,00 USD alacağın %20'si olan 246,80 USD (takip tarihi itibariyle 1 USD 33,6072 TL olmak üzere 8.294,26 TL) icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 3.427,45 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 2.812,05 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 970,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 18.288,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/570, K. 2026/880, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-570-e-2026-880-k-8740f6ffde34