İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/545 E. 2026/707 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/545
- Karar No
- 2026/707
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2025/545 Esas KARAR NO :2026/707
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :20/09/2023 KARAR TARİHİ :29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firma ile davalı şirket arasında gerçekleşen loading inspection (malın yüklenirken denetimi) hizmeti gereğince davalı firmanın fatura düzenlediği; fatura kesilen firma ... olarak görünse de ilgili firmanın ortağı ve çalışanlarının davalı firma ile tamamen aynı olduğu ve iki şirket arasında doğrudan organik bağ bulunduğu; şirketler arasındaki maillerde de davalı şirketin tüm yazışmaları Seta Uluslararası Denizcilik olarak yaptığı ve iki şirketin adreslerinin de aynı olduğu; davacının davalıya ödemeyi hatırlatmak amacıyla birçok kez mail gönderdiği; davalının hiçbir şekilde ödeme yapmadığı; bu duruma istinaden TTK 1530/4 (a) maddesi gereği davalı aleyhine gecikme faizi işletildiği; davacının 3.047,63 USD cari-fatura alacağına istinaden 10.07.2023 tarihinde ... 36. İcra Müdürlüğü nezdinde açılan ... Esas sayılı icra takibinin, borçlu davalının haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle durduğu öne sürülerek davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalının haksız ve kötüniyetli borca itirazı sebebiyle takibe konu bedelin % 20'si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Şirketi’nin 2003 yılında kurulmuş Türkiye menşeli bir firma olduğu; .... firmasının ise 10.02.2003 yılında Britanya Krallığına bağlı ...'nda kurulmuş bir firma olduğu; her iki firmanın ayrı iştigal alanları olup, her iki firmanın bağımsız bir şekilde faaliyetine devam ettiği ve iki ayrı bağımsız tüzel kişilik bulunduğu; davacının davalıya herhangi bir hizmet vermediği; davacının hizmet verdiği firmanın ...Ltd. firması olduğu; ... firmasının Türkiye'de bir adresi bulunmadığı; davacı tarafın bir alacağı var ise bunu ... firması üzerinden işleme koyması gerektiği; davacı tarafın, hizmeti yurt dışında bulunan ... Ltd. firmasına verdiğini iddia ettiği için düzenlemiş olduğu faturada KDV kalemi yer almadığı; bu kapsamda KDV'siz faturayı yurt dışına kesip yurt içinde davalıdan tahsilat çabasının Vergi Usul Kanunu'na da aykırı olduğu; hizmet kime verilmiş ise faturanın da o firmaya kesileceği; takip talebinde işlemiş faiz talep edildiği; ancak bu konuda herhangi bir temerrüt durumunun söz konusu olmadığı; mahkeme, davalının söz konusu alacaktan sorumlu olduğu kanaatine varacak olursa fatura içeriğinin ve fatura içeriğinde belirtilen hizmetlerin kabul edilmediği öne sürülerek davanın reddine, davacı tarafın açıkça kötü niyetli bir şekilde davalı şirket aleyhine icra takibi başlatması nedeniyle alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti ile ...Vergi Dairesi Başkanlığına, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere Mali Müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen 18/10/2024 tarihli raporda özetle; Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda; davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu; dava konusu icra takibinin dayanağı, dava dışı...Ltd. şirketine düzenlenmiş olan ... tarihli, ... nolu ve 3.005,00 USD tutarlı faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; davacı şirket ticari defterlerinde dava dışı...Ltd.’den alacak olarak görülen 3.005,00 USD’nin davalı ...Ltd. Şti.’den talep edilip edilemeyeceği hususunun, Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu; ilgili fatura bedelinin davalı şirketten talep edilebileceğinin değerlendirilmesi durumunda, 11.07.2023 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 3.005,00 USD asıl alacak ve 116,08 USD işlemiş faiz olmak üzere 3.121,08 USD alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere Nitelikli Hesap Uzmanına ve Mali Müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen 05/06/2026 tarihli raporda özetle; dosyada mevcut tüm belgelerin incelendiğini, ... ile ... arasında hizmet ilişkisi bulunduğu, faturanın vergilerin daha düşük olması sebebiyle ....Ltd. adına düzenlendiği, davalı şirket çalışanlarının sanki dava dışı ...Ltd. yetkilisi/çalışanı gibi davranarak davacı şirket üzerinde güven yarattıkları, bu durumun sorumluluğunun TMK. m. 2, TBK. m. 47 ve TTK. m. 108 kapsamında değerlendirildiği, neticede davacının davalıdan 3.005,00 USD asıl alacak ve 116,08 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.121,08 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği kanaatine varmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce 07/01/2025 tarih ve... E. V...K sayılı kararı ile özetle ''...her ne kadar davacı tarafça .. 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla davalı ... Ltd. aleyhine yapılan icra takibine itiraz nedeniyle işbu itirazın iptali davası açılmış ise de; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 28/03/2013 tarihli, ... E....K. sayılı ilamında “İtirazın iptali davaları, dayanağı olan takiple sıkı sıkıya bağlıdır. Somut olayda takip dayanağı olarak (6) adet fatura gösterildiği halde taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisinin değerlendirme konusu yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda davalının ödeme iddiasının ve davacı defterlerinde gözüken davalı ödemelerinin takip dayanağı faturalar çerçevesinde değerlendirmesi yapılarak ve gerektiğinde bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir” denilmek suretiyle uygulamaya yol gösterildiği, itirazın iptali davasında taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin tespit edileceği, alacak varsa itirazın iptaline karar verileceği, yoksa davanın reddine karar verileceği, bunun dışında taraflar arasındaki organik bağın tespitinin mümkün olmadığı, alınan bilirkişi raporuyla icra takibinin dayanağının, dava dışı ... Ltd. şirketine düzenlenmiş olan ... tarihli, ... nolu ve 3.005,00 USD tutarlı faturanın, davacı şirket ticari defterlerinde ... tarihli ve ... nolu fiş ile 38.997,38 TL olarak kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş olduğu, dolayısıyla davacının dava dışı ...Ltd. Şirketinden alacaklı olduğu, davalı tarafın ise davacıya borçlu olduğuna ilişkin dosya içerisinde ve tarafların ticari defterlerinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf her iki firma arasında bir takım iddialarla organik bağ olduğunu iddia ederek davalı ... yönünden itirazın iptalini talep etmiş ise de; yukarıda belirtilen Yargıtay kararı gereğince organik bağ iddiasının itirazın iptali davasında dinlenemeyeceği, dolayısıyla davalı tarafın davada taraf sıfatı bulunmadığı anlaşıldığından davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine...'' karar verilmiş ve mahkememiz kararının İstanbul Bam 45. HD.nin 09/07/2025 tarih ve...E ve ... K sayılı ilamı ile özetle, ''....İtirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir ve ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davasında, mahkemece tarafların iddia, savunma ve delilleri yalnızca takibe konu belgeler çerçevesinde değerlendirilip incelenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından, takibe itiraz eden borçluya karşı açılır. Borcun muhatabı olmayan kişi hakkında takip başlatılması ve itirazın iptali davası açılması halinde ise bu husus usulüne uygun bir icra takibi başlatılıp başlatılmadığı yani itirazın iptali davası yönünden ön şartın gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılarak değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/11/2023 tarihli ... E. ...K sayılı ilamında; "...İtirazın iptali davasında husumet takip dosyasındaki taraflara ait olup, anılan davanın ön şartı, usulüne uygun (mesmu) takibin bulunmasıdır. Her ne kadar pasif husumet yokluğu nedeni ile ret kararı verilmiş ise de iş bu davanın, icra takip dosyasında borçlu görünen ve takibe itiraz eden davalı aleyhine açılmış olması dolayısıyla adı geçene husumet yöneltilmesi usul ve yasaya uygundur. Ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin gerekçelerinde de belirtildiği üzere takibe konu sözleşmenin tarafları arasında davalının yer almadığı, dolayısıyla icra takibinin yükü taşıtan/yükleten K...A.Ş.’ye yönelik başlatılması gerektiği hususları dikkate alındığında, itirazın iptali davasının ön şartı olan usulüne uygun takip şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde davanın bu nedenle reddi gerekirken, pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir..." şeklinde karar verilmiştir. Tüzel kişiler, kendilerini oluşturan kişi veya mal topluluklarından bağımsız ve ayrı hukuki kişiliğe sahiptir ve kendilerini oluşturan kişilerden bağımsız olarak hukuki işlemelere taraf olurlar. Tüzel kişi ile onu oluşturan üyeleri arasındaki, kişilikler ve malvarlıkları yönünden ayrılık prensibi geçerlidir. Somut olayda; takibe konu faturada dava dışı .... Ltd şirketinin unvanının yazılı olduğu , icra takibinin ve davanın ise davalı şirkete yönelik açıldığı sabittir. Dava dilekçesinde de davalı ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğu iddia edilmiştir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; icra takip dosyasında borçlu görünen ve takibe itiraz eden davalı aleyhine istinafa konu iş bu davanın açılmış olması nazara alındığında, davalıya husumet yöneltilmesi usul ve yasaya uygundur. Ancak, yargılama aşamasında davacının sunduğu mail yazışmaları incelenmemiş ve davalı defterlerinde herhangi bir bilirkişi incelemesi de yapılmamıştır. Sadece davacının ticari defterlerindeki kayıtlara dayalı olarak davanın reddine dair karar verilmesi yerinde değildir. Aynı zamanda yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, davacı tarafın dava dilekçesinde organik bağ yönünde bir iddiası üzerinde durularak, davanın bu iddia çerçevesinde incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir...'' bozularak kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bozma sonrasında, bozma ilamı uyarınca yeniden rapor alınmış ve raporda özetle; dosyada mevcut tüm belgelerin incelendiği, ... ile ... arasında hizmet ilişkisi bulunduğu, faturanın vergilerin daha düşük olması sebebiyle ...Ltd. adına düzenlendiği, davalı şirket çalışanlarının sanki dava dışı ... yetkilisi/çalışanı gibi davranarak davacı şirket üzerinde güven yarattıkları, bu durumun sorumluluğunun TMK. m. 2., TBK. m. 47. ve TTK. m. 108. kapsamında değerlendirildiği, neticede davacının davalıdan 3.005,00 USD asıl alacak ve 116,08 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.121,08 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği tespit edilmiştir. Dosya kapsamından, davacı tarafın, dava dışı ...Ltd. Şirketine kesmiş olduğu fatura alacağını, davalı ...ni borçlu göstererek, icra takibine konu etmesi üzerine borca ve ferilerine itiraz ile birlikte, dava dışı şirket ile davalı şirket arasında organik bağ olduğu iddia edilerek, açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Emsal mahiyette, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/12/2015 tarih ve... E. ... K sayılı ile; ''...raporunda davacının dava dışı ... A.Ş.ye 64.372,52 TL faturaya bağlı alacaklı olduğunu bildirdiği, davalı ...A.Ş ile dava dışı ...A.Ş arasında iş yerlerinin adresi her iki şirketin ortak ve yöneticilerinin yönetim kurulu üyelerinin aynı kişi oldukları şirketler arasında organik ve hukuki bağ bulunduğu, alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin .. esas ...karar sayılı ilamında organik ve hukuki bağ bulunması durumunda tek bir şirket olarak değerlendirilmesinin gerektiğinin bildirildiği, borçlu dava dışı ... A.Ş.nin borcundan davalı ...A.Ş.nin de taraflar arasındaki organik ve hukuki bağlantıdan dolayı sorumlu olacağı davacının davasını faturaya bağlı 64.372,52 TL bakımından ispatladığı alacağın faturaya bağlı likit bir alacak olup aralarında hukuki ve fiili bağ bulunan ortakları yönetim kurulu üyeleri aynı olan davalı şirket tarafından da borcun bilinmesi gerektiği...'' şeklindeki gerekçe ile verilen kabul kararının, Yargıtay 19 HD'nin 14/03/2017 tarih ve ... E ve ... K sayılı ilamı ile ''...Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, borçlu dava dışı ...AŞ.'nin borcundan davalı ... A.Ş.'nin de taraflar arasındaki organik ve hukuki bağlantıdan dolayı sorumlu olacağı, davanın faturaya bağlı 64.372,52 TL bakımından ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın toplam 64.372,52 TL üzerinden iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı alacaklı takip ve itirazın iptali davasını davalı ... A.Ş aleyhine yapmış olup takip dayanağı faturanın davalı ile ilgisi olmadığı, ... A.Ş.'ne yönelik olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda davanın reddi gerekirken fatura borçlusu ile davalı borçlu arasında organik bağ bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü yerinde olmamış, mahkemece kararının bozulması gerekmiştir...'' şeklindeki gerekçe takibe konu fatura borçlusu ile davalı borçlu arasında organik bağ bulunduğu gerekçesi davanın kabulüne dair kararın bozulmasına karar verilmiştir. Somut olayda mahkememizce verilen kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ve emsal mahiyetteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/11/2023 tarihli... E.... K ilamı kaldırılmasına karar verilmiş ise de; ilgili karar incelendiğinde -takibe konu sözleşmenin tarafları arasında davalının yer almadığı, dolayısıyla icra takibinin yükü taşıtan/yükleten ....A.Ş.’ye yönelik başlatılması gerektiği hususları dikkate alındığında, itirazın iptali davasının ön şartı olan usulüne uygun takip şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde davanın bu nedenle reddi gerekirken, pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir- şeklindeki gerekçe ile davanın pasif husumet yokluğundan değil esastan reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bam bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile, davalı şirket ile dava dışı ... Ltd şirket arasında yoğun bir ticari faaliyet olduğu, dosya kapsamındaki e-posta yazışmalarından, davalı şirket çalışanlarının, davacı şirketle dava/takip konusu edilen fatura konusu hizmet sebebiyle yapılan yazışmalarda, dava dışı fatura borçlusu ... Ltd şirketi adına (sanki davalı şirketle aynı şirketlermiş veya dava dışı ... Ltd Şti adına da hareket ediyorlarmış gibi hareket ettikleri ve karşı tarafa bu yönde bir görünüş ve kanaat oluşturdukları tespit edilmiş ise de; dava dışı ... Ltd şirketi Türkiye'de kurulu olmadığından ve ticari defterleri incelenemediğinden bu kriterlerin kontrol edilmesinin mümkün olmadığı, her iki şirketin faaliyet konusu benzer olduğu, şirketlerin ortaklarının, yetkililerinin ve çalışanlarının aynı olduğu ve yine aynı müşteri çevresine sahip olduğu konusunda kesin bir tespit yapılamadığı tespit edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, her ne kadar her ne kadar davacı tarafça ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla davalı ...Tic. Ltd. aleyhine yapılan icra takibine itiraz nedeniyle işbu itirazın iptali davası açılmış ise de; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 28/03/2013 tarihli, ... E.... K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, “İtirazın iptali davaları, dayanağı olan takiple sıkı sıkıya bağlıdır. Somut olayda takip dayanağı olarak (6) adet fatura gösterildiği halde taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisinin değerlendirme konusu yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda davalının ödeme iddiasının ve davacı defterlerinde gözüken davalı ödemelerinin takip dayanağı faturalar çerçevesinde değerlendirmesi yapılarak ve gerektiğinde bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir” denilmek suretiyle uygulamaya yol gösterildiği, itirazın iptali davasında taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin tespit edileceği, alacak varsa itirazın iptaline karar verileceği, yoksa davanın reddine karar verileceği, bunun dışında taraflar arasındaki organik bağın tespitinin mümkün olmadığı, alınan bilirkişi raporuyla icra takibinin dayanağının, dava dışı ...Ltd. şirketine düzenlenmiş olan ... tarihli, .. nolu ve 3.005,00 USD tutarlı faturanın, davacı şirket ticari defterlerinde ... tarihli ve ... nolu fiş ile 38.997,38 TL olarak kaydedilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğu, dolayısıyla davacının dava dışı ... Ltd. Şirketinden alacaklı olduğu, davalı tarafın ise davacıya borçlu olduğuna ilişkin dosya içerisinde ve tarafların ticari defterlerinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf her iki firma arasında bir takım iddialarla organik bağ olduğunu iddia ederek davalı ... yönünden itirazın iptalini talep etmiş ise de; yukarıda belirtilen Yargıtay 19 HD'nin 14/03/2017 tarih ve ...E ve ... K sayılı ilamında da belirtildiği üzere organik bağ iddiasının itirazın iptali davasında dinlenemeyeceği, zira ... Şirketinin taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığı, kaldı ki bozma ilamı uyarınca organik bağ yönünden yapılan araştırmada, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile, davalı şirket ile dava dışı ... Ltd şirket arasında yoğun bir ticari faaliyet olduğu, dosya kapsamındaki e-posta yazışmalarından, davalı şirket çalışanlarının, davacı şirketle dava/takip konusu edilen fatura konusu hizmet sebebiyle yapılan yazışmalarda, dava dışı fatura borçlusu ... Ltd şirketi adına (sanki davalı şirketle aynı şirketlermiş veya dava dışı ...Şti adına da hareket ediyorlarmış gibi hareket ettikleri ve karşı tarafa bu yönde bir görünüş ve kanaat oluşturdukları tespit edilmiş ise de; dava dışı ... şirketi Türkiye'de kurulu olmadığından ve ticari defterleri incelenemediğinden bu kriterlerin kontrol edilmesinin mümkün olmadığı, her iki şirketin faaliyet konusu benzer olduğu, şirketlerin ortaklarının, yetkililerinin ve çalışanlarının aynı olduğu veya aynı müşteri çevresine sahip olduğu konusunda kesin bir tespit yapılamadığının tespit edildiği, bizzat davalı şirkete hizmet faturası kesme imkanı olan davacı tarafın, salt daha az vergi ödemek uğruna, Türkiye'de kayıtlı olmayan dava dışı şirkete fatura kesip, takibi ise, Türkiye'de kain ve kayıtlı farklı tüzel kişiliğe sahip davalı şirket aleyhine başlatmasının MK. 2 maddesi ile de bağdaşamadığı, dolayısı ile davacının her iki şirket arasındaki organik bağ iddiasını kesin olarak ispat edemediği, bizzat kendi ticari defter ve kayıtlarında dava dışı ... Ltd şirketinden alacaklı olduğu, davalı taraftan alacaklı olduğuna dair dosyada somut delil bulunmadığı anlaşıldığından emsal mahiyetteki ve yukarıda belirtilen Yargıtay kararları uyarınca davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.013,08 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 281,08 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine, 3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 29/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır