İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/544 E. 2026/459 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/544
Karar No
2026/459
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/544 KARAR NO : 2026/459

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/06/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla --- İcra Müdürlüğü ----- esas sayılı dosyası üzerinden davalı asil hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlattığını, davalının borca ve yetkiye itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yetki itirazı nedeniyle dosyanın yetkili icra dairesine tevdii edildiğini ve takibe ---- İcra Müdürlüğü ----- esas sayılı dosyası üzerinden devam edildiğini, davalının yetkili icra müdürlüğünden devam edilen takibe tekrar borçlu olmadığını iddia ettiğini ve borca itirazı sonucu takibin durduğunu, sonuç olarak; davalının itirazının 223.296,74 TL üzerinden iptalini ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamını, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a dava dilekçesi ve ekleri 09/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK md. 128 uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır. Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir-----Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez. İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir (Yargıtay ---HD ------. İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 326.878,95 TL alacağın davalıdan tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 18/02/2025 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir. Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davalının ---- İcra müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın yerinde olup olmadığı, davacının alacaklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın mali muhasip bilirkişiye tevdi ile tarafların 2023-2024 yılları ticari defter ve kayıtları ve dosya arasına alınan sözleşme ve diğer kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının alacaklı olup olmadığı ve uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Temin edilen 23/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı tarafın ibraz ettiği 2023-2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür.Davalı taraf incelemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalı defter incelemesi yapılamamıştır. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı defterlerinde davalı taraf adına yürütülen 2023-2024 yılları ----- kodlu muavin defter kayıtlarına göre, davacı tarafından 06.11.2023 tarihinden 30.12.2023 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 25.770,65 TL tutarında satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 10.000,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 31.12.2023 tarihi itibariyle davalı taraftan 15.770,65 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2024 yılına devir ettiği Davacı tarafından 04.01.2024 ile 22.02.2024 tarihleri arasında davalıya 14 adet fatura ile toplam 365.976,54 TL tutarında satış yaptığı. Davacı defter kayıtları üzerinde 01.01.2024 tarihinde yapılan hesaplar arası virman işlemiyle, 54.549,55 TL’nin davalı hesabına borç, '----' kodlu hesaba alacak kaydedilerek, davalının borç bakiyesine eklendiği ve bu süreçte davalı taraftan farklı tarihlerde toplam 213.000,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 22.02.2024 tarihi itibarıyla davacının, davalıdan 223.296,74 TL alacaklı olduğu görülmüştür.  Dosya kapsamında virman işlemi davalı borcuna kayıt edilen 54.549,55 TL’nin neye istinaden davalı borcuna kayıt edildiğine dair dayanak belge bulunmadığı.  Takip konusu cari hesap alacağını oluşturan 16 adet 391.747,19 TL tutarındaki a-arşiv faturalardan oluştuğu, 12 adet ve toplam 331.435,04 TL tutarındaki a.arşiv faturalara konu olan malların teslim edildiğine dair irsaliyeler üzerinde isim ve imza bulunduğu. 3 adet ve toplam 32.410,90 TL tutarındaki a.arşiv faturalara konu olan malların teslim edildiğine dair 08.01.2024 tarihli ----- nolu, 08.01.2024 tarihli ---- nolu, 08.01.2024 tarihli ------ nolu irsaliye üzerinde isim ve soyisminin okunaklı olmadığı ancak imza bulunduğu. 09.01.2024 tarihli ---- seri numarlı 27.901,25 TL tutarındaki a.arsiv faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğine veya bu faturaya konu olan malların davalıya teslim edildiğine dair imzalı sevk irsaliyesi bulunmadığı. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davacı defter kayıtlarında 01.01.2024 tarihinde hesaplar arası virman işlemiyle, 54.549,55 TL’nin neye istinaden davalı borcuna eklendiğine dair dosya kapsamında herhangi bir dayanak belge bulunmadığından, bu tutarın davalı borcuna eklenemeyeceğin, 27.901,25 TL tutarlı ---- nolu faturaya konu olan malların davalı tarafa teslim edildiğine dair dosyada imzalı sevk irsaliyesi bulunmadığından, bu faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kanıtlanamadığın,12 adet ve toplam 331.435,04 TL tutarındaki a-arşiv faturalara konu olan malların teslim edildiğine dair sevk irsaliyeleri üzerinde hem isim hem de imza bulunduğundan, bu faturalara konu malların davalı tarafa teslim edildiğin,3 adet ve toplam 32.410,90 TL tutarındaki a-arşiv faturalara konu olan malların teslimine dair sevk irsaliyeleri üzerindeki isimlerin okunaksız olduğu, ancak söz konusu irsaliyeler üzerinde imza bulunması sebebiyle, bu faturalara konu malların da davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü halinde; Davacının 15 adet 363.845,94 TL (331.435,04 + 32.410,90) tutarındaki e-arşiv faturalarından davalının toplam 223.000,00 TL tutarındaki ödemenin mahsubu neticesinde; 23.01.2025 icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan cari hesap alacağının 140.845,94 TL (363.845,94223.000,00=) tutarında olduğu hesaplanmaktadır. 3. Faiz Yönünde: Takip alacaklısı davacı taraf 21.01.2025 tarihli icra takibinde 223.296,74 TL asıl alacağına, 103.585,21 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Takip alacaklısı davacı taraf huzurdaki davada işlemiş faiz talebinde bulunmamış, 223.296,74 TL harca esas değer üzerinden itirazın iptal davası açmıştır. ---- verilerinden 23.01.2025 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %49,25 olduğu görüldüğünden, Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacal asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %49,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği" belirlemelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının 15 adet 363.845,94 TL (331.435,04 + 32.410,90) tutarındaki e-arşiv faturalarından davalının toplam 223.000,00 TL tutarındaki ödemenin mahsubu neticesinde; 23.01.2025 icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan cari hesap alacağının 140.845,94 TL (363.845,94223.000,00=) tutarında olduğu; davalının temerrüde düşürüldüğüne dair kaydın bulunmadığı, dolayısıyla faiz başlangıcının takip tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı taraf mali incelemeye iştirak etmeyerek ilgili ticari defter ve kayıtları sunmadığından davacı yanın defter kayıtları kendi lehine delil olarak kabul edilmiş ve rapor doğrultusunda hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.-Davanın kısmen kabulü ile, davalının ---İcra Müdürlüğü’nün ----- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 140.845,94 Türk Lirası asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %49,25 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, aşan kısmın reddine, Likit olduğu değerlendirilmekle asıl alacağın %20 si tutarında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 9.621,18 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 2.178,95 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik bakiye 7.442,23 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ a-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için taktir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.901,22 TL'sinin davalıdan, 1.698,78 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 2.794,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 6.500,00 TL Bilirkişi ücreti ve 488,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 6.988,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 4.407,33 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, d-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/544, K. 2026/459, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-544-e-2026-459-k-a0ae1a3605fe