İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/540 E. 2026/564 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/540
Karar No
2026/564
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2025/540 KARAR NO : 2026/564

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25.07.2025 KARAR TARİHİ : 06.07.2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında .... nolu Kurumsal abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı borçlu adına düzenlenen Ağustos 2024 dönemine ait 16.045,00-TL ödenmeyen fatura borcu sebebiyle davalı aleyhine ferileri ile birlikte takip çıkışı toplamda 18.187,23-TL olan borca ilişkin ... MTS numaralı Merkezi Takip sistemi üzerinden yasal takip yoluna başvurulduğunu, borca haksız olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı, cevap dilekçesinde özetle; hizmetin ayıplı ve kusurlu olduğunu, şebeke problemi yaşadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari hizmet (GSM Abonelik Sözleşmesi) satım ilişkisi nedeniyle düzenlenen fatura borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı ve davalının ödeme savunması getirmediğinden, fatura borcunun hizmetin ayıplı olması nedeniyle ödenmediği tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki hizmeti davalıya teslim edip etmediği, hizmetin ayıplı olup olmadığı, varsa alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının Merkezi Takip Sistemi (MTS)'nin ... sayılı dosyası ile 06.12.2024 tarihinde, davalı aleyhine, "Abone/Müşteri No :..., Belge/Fatura Tarihi :18/08/2024, Son Ödeme Tarihi :02/09/2024, Tutar :16.045,00 TL, Ayrıntısı MTS de kayıtlı 1 adet fatura borcu" açıklamasıyla, 16.045,00.-TL asıl alacak, 1.968,19.-TL işlemiş faiz, 78,04.-TL Masraf, 96,00.-TL Vekaletname Baro Pulu olmak üzere toplam 18.187,23.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 11.12.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 17.12.2024 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 25.07.2025 tarihinde 18.187,23.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı ... Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 01.08.2025 tarih ve...) - ... sayılı cevabi yazıları ile "Dairemiz ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...'ın (T.C.:...) tarh dosyası ve bilgisayar kayıtlarımızın tetkikinde; ticari kazancının gerçek usulde vergilendirmeye tabi olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun (Birinci Sınıf Tüccarlar başlıklı) 177 nci maddesi uyarınca birinci sınıf tüccar sayıldığı ve bilanço esasına göre defter tuttuğu görülmüş olup sicil bilgilerine ilişkin döküm yazımız ekinde gönderilmiştir." denilmiştir. Davalı ... ile davacı ... Şirketi arasında 27.06.2023 tarihinde fatura tebligat adresi... adresi beyan edilerek Kurumsal Aboneler için Numara Taşıma Talep Formu ve hat aktivasyon işlemleri tamamlanarak ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... no'lu GSM hatları ile hizmet alımına başlandığı, hizmet alımı devam ederken davalı tarafından 16.05.2024 tarihinde Kurumsal %65 Kampanyası 12 Ay hizmetinden yararlanmak için kurumsal bir şirket olduğunu beyan için vergi levhası beyan edilerek ... A.Ş ile 12 ay taahhütte bulunarak kampanyaya geçişi sağlandığı, 16.05.2024 tarihinde kampanya indirimine başlandığı, davalı şirket tarafından taahhüt süresi dolmadan ve taahhüt süresinin 3 ayı tamamlandıktan sonra numara taşıma talep formu ile davacı şirketteki kurumsal abonelik sözleşmesini sonlandırarak operatör değişikliği yaptığı davacı şirket tarafından, son ödeme tarihi ... tarih ve 1D: ... sayılı, Ağustos 2024 (16 Temmuz-15 Ağustos) dönemi için taahhütlü aboneliğin süresinden önce feshi nedeniyle toplam 16.045,00 TL bedelli fatura tahakkuku yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce alınan 05.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde: Davalının tüketici olmadığı, tacir sıfatıyla hareket ettiği, bu nedenle tüketici mevzuatına dayanarak cezasız fesih hakkı bulunmadığı, taraflar arasında geçerli bir 12 ay taahhütlü Kurumsal Abonelik Sözleşmesi bulunduğu, davalının bu sözleşmeyi süresinden önce (3. ayda) haksız şekilde feshettiği, davacı tarafından tahakkuk ettirilen 16.045,00 TL cayma bedelinin sözleşme kapsamında talep edilebilir nitelikte olduğu, davalının hizmetin ayıplı olduğu iddiasını yeterli delille ispatlayamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının alacak talebinin yerinde olduğu, davalının itirazının haksız olduğu, İtirazın iptali ile takibin devamı gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Öncelikle davalı tüketici konumunda değildir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da tüketicinin tanımı yapılmış olup, yasanın 3/1-k, maddesi gereğince tüketici “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Defterdarlığı Ege Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yukarıda belirtilen yazılarından da anlaşılacağı üzere bilanço esasına göre defter tutan birinci sınıf tacirdir. Davalının, kurumsal hatlar kullandığı (çoklu GSM hattı) ve vergi levhası sunarak Kurumsal Kampanyadan yararlandığı, aboneliğin ticari faaliyet kapsamında iş hatları olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı tüketici değil, tacir sıfatına haiz olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Bu nedenle davalının cevap dilekçesinde dayandığı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 52.maddesi ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği'nin 22.maddesi somut olayda uygulanamaz. Bilirkişi tespit ve görüşü yerindedir. İkinci olarak; Davalı taraf hizmetin ayıplı ve kusurlu olduğunu, böylelikle hizmetten gereği gibi yararlanamadığını ileri sürmüş ve GSM operatör değişikliğinde haklı olduğunu savunmuş ise de bu iddiaların raporda da işaret edildiği gibi teknik veri, ölçüm, resmi kayıt veya somut delillerle desteklenmesi gerekir. Bu husus tanık beyanı ile ispatlanamaz. Bu nedenle davalının bu yöndeki teknik hususlarda tanık dinletme talebi de kabul edilmemiştir. Hizmetin sürekli ve ciddi şekilde ayıplı olduğu ispatlanamadığından sözleşmenin haklı nedenlerle feshedidiği savunması da ispatlanamamış durumdadır. Fatura ve cayma bedeline ilişkin bedelin sözleşmeye uygun olup olmadığı, fahiş veya hatalı bir faturalandırma yapılıp yapılmadığı yönünden ise; 12 aylık taahhüdün yalnızca 3 ayının kullanıldığı, 9 aylık sürenin ihlal edildiği, davacı tarafından faturalandırılarak talep edilen 16.045,00 TL'nin indirimlerin iadesi + cayma bedeli niteliğinde olduğu, bu bedelde taraflarca imzalanan ... Taahhüt Özeti formunda açıkça düzenlendiği, bu nedenle kullanılan indirimlerle orantılı ve uygun olduğu, dosyada aksini gösteren bir hesap hatası veya fahişlik tespiti bulunmadığı teknik bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bu tespiti kabul etmemek için bir neden görülmediğinden mahkememizce de benimsenmiş, hükme esas alınmıştır. İcra takibinde 78,04.-TL Masraf, 96,00.-TL Vekaletname Baro Pulu da talep edilmiştir. Vekâletname ve örneklerine pul yapıştırma yükümlülüğü vekil edene değil, vekâletnameyi ilgili makama sunan avukata aittir (Emsal; Anayasa Mahkemesi'nin 15.02.2006 tarih ve ... E.... K. İle Yargıtay 16.HD.nin 25.09.2013 tarih ve ... E. ... K.). Baro pulu icra gideri de olmadığı gibi (Emsal; Yargıtay 12.HD.nin 06.04.2021 tarih ve ... E.... K.) yargılama gideri de değildir. Zira HMK.nun Madde 323 uyarınca vekalet ücreti ve diğer masraflar yargılama gideridir. Ancak avukatın mesleki aidat/pul giderleri maddede sayılmadığı gibi diğer masraflar kapsamında değildir. Avukat Baro Pulu ancak avukatın mesleki giderlerinden olup, vergi usul kanunu hükümleri çerçevesinde mesleki faaliyetlerin idamesi açısından gider olarak gösterilebilir. Bu nedenle söz konusu alacak kalemi kabul edilmemiştir. Öte yandan 78,04.-TL masrafın da ne olduğu anlaşılamamıştır. Buna ilişkin icra takip dosyasında bir belge de yoktur. Bu nedenle söz konusu alacak kalemi de kabul edilmemiştir. İşlemiş faiz hesabında ise: mahkememizce yapılan hesaplamada işlemiş faiz hesabı 2.004,53 TL olarak hesaplanmış ise de (... hesapla.aspx) taleple bağlı kalınmıştır. Sonuç olarak; Davanın kısmen kabulü ile davacının Merkezi Takip Sistemi (MTS)'nin ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine itirazın kısmen iptaline, takibin (16.045,00.-TL asıl alacak + 1.968,19.-TL işlemiş faiz =) 18.013,19.-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmasına, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve faturaya ilişkin olması nedeniyle likit (belirlenebilir) olduğu kabul edilen ve hüküm altına alınan alacak (18.013,19.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 3.602,63.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının Merkezi Takip Sistemi (MTS)'nin ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin (16.045,00.-TL asıl alacak + 1.968,19.-TL işlemiş faiz =) 18.013,19.-TL üzerinden DEVAMINA, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (18.013,19.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 3.602,63.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.230,48-TL olup, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 615,08-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç toplamı 1.230,80-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 1.595,00-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL'den oluşan 13.595,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 13.464,90-TL'sinin davalıdan alınarak davcıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 18.013,19-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; A) 4.555,98-TL'sinin davalıdan alınarak, B) 44,02-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06.07.2026

KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/540, K. 2026/564, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-540-e-2026-564-k-b1bb743d88d4