İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/513 E. 2025/733 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/513
Karar No
2025/733
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2025/513 Esas KARAR NO:2025/733

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:17/07/2025 KARAR TARİHİ:18/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ...Ltd.Şti.'ait işyerinin, müvekkili şirket tarafından ... poliçe numaralı “Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesi” ile 19.01.2024-19.01.2025 tarihleri arası dönem için sigortalandığını, riziko adresi'nin ... olduğunu,18.09.2024 tarihinde sigortalıya ait riziko adresinde ; davalı ... ana borusundan sigortalı iş yeri su sayacına bağlanan noktadan patlama olduğunu , suyun tazyikli şekilde patlaması sonucunda giriş kata yayıldığı ve zemindeki boşluktan boyama işlemi yapılan alana aktığı ve bu nedenle makine elektrik panosuna denk geldiği tespit edildiğini, olay neticesinde makinenin zarar gördüğünü ve hasar sonucunda 18.10.2024 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalısına toplamda 9.200,00-TL hasar tazminatı ödendiğini, müvekkili şirket yapılan ödeme ile TTK md.1472-1481 uyarınca zarara sebebiyet veren ve zarardan sorumlu olan davalılardan sigortalısına halef olarak rücu hakkını elde ettiğini, TTK md.1472’de aynen “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak ifade edildiğini, eksper raporu ve hasar dosyası evraklarından da anlaşılacağı üzere sigortalı konutta oluşan hasarın nedeni davalının bakım ve sorumluluğunda olan tesisat hattı olduğunu, bu nedenlerle davalı ...'nin, hasardan sorumlu olduğunu, TTK m.18 ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davalı tarafın bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığını bu nedenle davalı tarafın, haksız eylem niteliğindeki tutumundan kaynaklanan uyuşmazlığın da adli yargı yerinde çözümlenebilmesi adına işbu davanın açılması zaruriyeti doğduğunu, davalı tarafın oluşan hasardan sorumluluğu yapı malikinin kusursuz sorumluluğu esasına dayandığını keza işbu dava konusuna ilişkin TBK md.69’da aynen “Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.” olarak ifade edildiğini, tüm bu anılan sebeplerle ödenen tazminat miktarının hasardan sorumlu olan davalı borçludan rücu edilmesi maksadıyla öncelikle .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin davalının haksız itirazları nedeni ile durduğunu, konuya ilişkin başvurulan zorunlu arabuluculuk sürecinden de bir sonuç elde edilemediğini belirterek davalı tarafın takibe haksız itirazının iptalini ve en az alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davanın tazminat davası olduğunu, Borçlar Kanununa göre tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kasıt, ihmal, teseyyüp ya da kusurunun olması; tazminat talep edilen ile hasar arasında bir illiyet bağının bulunması gerektiğini, müvekkil idarenin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığını ve müvekkili idare arasında bir illiyet bağının kurulması da mümkün olmadığını, olayın meydana gelmesinde müvekkili idarenin dahili söz konusu olmadığını, tazminat hukuku açısından tazminat sorumluluğunun doğması için, zarara neden olayla tazminat talep edilen tarafın eylemi arasında bir illiyet bağının bulunması gerektiğini, müvekkili idare açısından böyle bir illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığını, öte yandan zarara uğrayan tarafın tazminat talebinde bulunabilmesi için, zarara kendi kusuruyla sebebiyet vermemiş olması gerektiğini, mevzuattaki ilgili hükümlere göre, gerekli fenni tedbirlerin alınmaması halinde idaremizin sorumlu olmayacağının belirtildiğini, hasara maruz kalan konutun , gerek ... Deşarj Yönetmeliğine, gerek ilgili diğer mevzuat hükümlerine ve inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması halinde doğacak hasar ve zararlardan idarelerinin sorumlu olmayacağını, dolayısıyla davacının sigortalısı gereken önlemleri almamış ve hasarın meydana gelmesine kendisi sebebiyet vermişse hasar ile müvekkili idare arasındaki illiyet bağının kesileceğini, iş yerinin harici su baskınlarına karşı tedbirsiz olması ve inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması nedeniyle meydana gelen hasardan taraflarına kusur yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, davada talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, tazmini gereken ancak hasara uğrayan emtia bedeli olduğunu bunun da sigortalı şirketin alım bedeli olduğunu, mal alım ve teslimine ilişkin fatura ve belgelerinin ibrazı gerektiğini, rayiç bedel incelemesi, fatura ve teslim belgeleri üzerinde yapılması gerektiğini, hasara ilişkin bedelin tarafsız bilirkişiler tarafından yeniden tespit edilmesi gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz talebi ve % 20 icra inkar tazminatı istemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idarenin davacıya kesinleşmiş bir borcu olmadığını, dolayısıyla idarenin temerrüdü söz konusu olmadığını ancak dava tarihinden sonrası için ve ancak yasal faiz istenebileceğini belirterek haksız davanın usul ve esastan reddini, mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas Sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi; Genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''Örnek No:7'' ödeme emri düzenlendiği anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; sigorta kapsamında ödenen hasar tazminatının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''Örnek No:7'' ödeme emri düzenlendiği, davalılar tarafından süresinde takibe, ödeme emrine , anapara, faiz ,faiz oranına, ferilerine ,tüm borca, yetkiye itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu icra takip dosyası alacağının, davalı ... ait ana boruda davacı tarafın sigortalısının iş yeri su sayacına bağlanan noktada patlama olması sonucunda sigortalının iş yerinde meydana gelen zararın davacı sigorta şirketi tarafından karşılanması ile, meydana gelen zararda davalı kurumun kusuru olduğu iddiası ile ödenen bedelin tahsiline ilişkin olduğu, davalı kurumun kamu tüzel kişisi olup görmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmeti sırasında verdiği iddia olunan zararlardan dolayı sorumluluğun özel hukuk hükümlerine tabi olmamasına, kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırken oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup bu zararların tazmini amacıyla idarelere karşı hizmet kusurlarına dayanılarak İdari Yargılama Usul Kanunu 2. madde hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikamesi gerektiği, iş bu doğrultuda yargı yolunun caiz olmadığı anlaşılmakla açılan davanın yargı yolu caiz olmadığından HMK 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın yargı yolu caiz olmadığından HMK 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.684,73-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 4.600,00 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin( eduruşma yolu ile) yüzüne karşı karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/513, K. 2025/733, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-513-e-2025-733-k-0c90334e6a2e