İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/59 E. 2025/879 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/59
Karar No
2025/879
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2025/59 KARAR NO : 2025/879

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26.01.2025 KARAR TARİHİ : 15.12.2025

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalı şirket adına kayıtlı olan aracının bakımı ve onarımını yaparak 19.10.2023 tarihli ... sayılı (21.400,00.-TL bedelli) fatura düzenlediğini, davalının fatura borcunu ödememesi üzerine ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari hizmet (Oto Servis Bakım) satım ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 26.12.2023 tarihinde, davalı aleyhine, 19.10.2023 tarihli ... sayılı (21.400,00.-TL bedelli) faturaya dayanarak, 22.140,00.-TL asıl alacak, 371,22.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.511,22.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 01.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 28.12.2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 26.01.2025 tarihinde 22.511,22.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Borca İtiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığından davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir. Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki hizmeti davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2023 - 2024 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davacının 2023 yılı ve 2024 yılı defter kayıtlarına göre davalının cari hesabının 120 Alıcılar hesabında takip edildiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Davacının 2023 yılı ticari defterlerinden kesilen fatura ve gelen ödemelerin gösterildiği cari hesap ekstrasından davacının davalıya ilgili tarihte düzenlediği 7 adet E- Fatura toplamından kalan 22.140,00.- TL tutarında alacak kaldığı ve bunun karşılığında herhangi bir ödeme yapmadığı ve 31.12.2024 tarihli kapanış yevmiye kaydında davacının davalıdan 22.140,00.- TL kayıtlı olduğu ve takibinde bu tutar üzerinden başlatıldığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Yine davacının dava dilekçesi ekinde sunular 1 adet E-Fatura örneklerinin incelendiğinde E-Fatura davalıya teslim edildiği, ... Vergi Dairesinin 29.01.2025 ve 04.02.2025 tarihinde dosya ekinde mevcut Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizine bakıldığında kesilen fatura davacı ve davalı tarafından işleme alındığını bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Davalı usulüne uygun tebligata rağmen defter ve belgelerini inceleme gününde ibraz etmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre icra takibi itibariyle davalıdan toplamda 22.140,00.-TL faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davacının davalıdan takip tarihi itibariyle bu miktar kadar alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekili her ne kadar verilen hizmetin ayıplı olduğunu belirterek bir makine mühendisi de eklenerek yeni bir heyet oluşturulmasını ve yeni bir rapor alınmasını talep etmiş ise de davalı tarafın davaya cevap vermediğinden, iddialarla sınırlı olarak cevap verebileceği, delil sunabileceği, ayıp iddiasının savunmanın genişletilmesi kapsamında olduğu gibi zaten buna ilişkin bir delil de sunmadığı, defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle fatura içeriğinin kabul edilmiş olduğu, yukarıda açıklandığı üzere faturanın BA/BS formlarında yer aldığı gözlendiğinden talebi yerinde görülmemiştir. Bu nedenle 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek yeni bir heyetten rapor almaya gerek duyulmamıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının ... 2. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 22.140,00.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda temerrüt faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (22.140,00.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 4.428,00-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.512,38 -TL olup, peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 896,98-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 145,00-TL, bilirkişi ücreti 9.000,00-TL toplamı 9.145,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 8.994,19-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Dava açılırken yatırılan toplam 1.230,80-TL (615,40-tl başvurma harcı, 615,40-TL Peşin harç) harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 22.140,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 371,22-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK. 341/2.maddesi uyarınca kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/12/2025

KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/59, K. 2025/879, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-59-e-2025-879-k-2ad2d5d635f7