İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/450 E. 2026/806 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/450
Karar No
2026/806
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/450 Esas KARAR NO : 2026/806

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 30/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete ... tarih ve .... no.lu poliçe ile yangın sigortası yaptırdığını, müvekkili şirketin Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 09 Nisan 2025 tarihli ve 1038 sayılı kararı ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 20 nci maddesi kapsamında, gerekli sermayenin nakden Şirket hesaplarına intikal ettirildiğinin tevsik edilmesine kadar ...AŞ'nin tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesi üzerine 14.04.2025 tarihinde akdettiği poliçeyi iptal ettiğini, 14.04.2025 tarihinde müvekkili şirket tarafından prim iadesi talep edilmesine rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, acente tarafından prim iade tutarının 63.224,27TL olarak hesaplandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 63.224,27TL prim iadesinin faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçe iadesine dair herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ödemenin yapılmasına karar verilmesi halinde davacının mükerrer ödemeden ötürü sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve aksi kanaatte olunması durumunda: müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi açısından, gerçek zarar ilkesi doğrultusunda denetime elverişli bilirkişi raporu olmadan zarar belirlemek mümkün olmadığını, davanın öncelikle esasa girilmeksizin usuli itirazlarının değerlendirilmesi doğrultusunda usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, iptal edilen sigorta poliçesi nedeniyle sigorta prim iadesi istemine ilişkindir. Davacı yanca, poliçe, iade makbuzu, SEDDK Kurul Kararı ve arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyasının uyap kayıtları celbedilmiştir. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, davacının sigorta poliçesinin iptal etmesi nedeniyle davacıya prim iade koşullarının oluşup oluşmadığının, oluşmuşsa miktarının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır. Her ne kadar davalı tarafından alacağın zaman aşımına uğradığına yönelik def'i de bulunulmuş ise de 6102 sayılı TTK'nın 1420. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden kaynaklı davaların 2 yıllık zamanaşımına tabi olması şeklindeki düzenleme gereğince 29/11/2024 sözleşme ve 30/06/2025 dava tarihi dikkate alındığında davalının bu yöndeki def'inin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 29.04.2026 tarihli raporunda; taraflar arasında kurulu sigorta sözleşmesine istinaden düzenlenen ... no.lu 1 senelik poliçeye istinaden; yıllık poliçe dava dosyasında görülemediği için, 229 günlük iade primin hesabı yapılamamış olmakla beraber, sistem iptal zeyili tarafından yapılan 229 günlük iade prim hesabının doğru olabileceği, ilgili prim iade tarihinin vadesinin 14.04.2025 olduğu, davalının beyan etmiş olduğu geri ödeme yönünden açıklamaya rağmen, dava dışı banka tarafından yapılan inceleme sonucu yapılan beyanda, kredi kartı hesabından + 63.224,27TL'lik bir işlem olmadığının belirtildiği, bu durumda, davacının 14.04.2025 tarihinden itibaren davalıdan 63.224,27TL alacağı bulunduğu hesap edilmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1419. maddesindeki "Sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde, Kanunda aksi öngörülmemişse, işlemeyen günlere ait ödenmiş primler sigorta ettirene geri verilir" şeklindeki hüküm tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 29/11/2024 tanzim, 29/11/2024 başlama ve ... bitiş tarihli ve ... poliçe nolu akaryakıt paket sigorta poliçesi ile sigorta ilişkisine yönelik sözleşme tanzim edildiği, poliçenin davacının tek taraflı feshe yönelik beyanı ile 14/04/2025 tarihinde iptal ettiği, dolayısıyla sigorta pirim iadesi vadesi başlangıç tarihinin 14/04/2025 olduğu, davalı tarafından her ne kadar hesaplanan pirimin davacının kredi kartına iade edildiğine dair cevap dilekçesi ile beyanda bulunulmuş ise de ilgili banka tarafından mahkememize verilen cevapta prim iadesine yönelik herhangi bir kaydın banka kayıtları arasında görülmediğinin belirtildiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davalı sigorta şirketinin davacıya 229 günlük prim günü iadesi karşılığında 63.224,27 TL borçlu olduğunun hesaplandığı anlaşılmakla 63.224,27 TL'nin vade başlangıç tarihi olan 14/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile; 63.224,27 TL tazminatın 14/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 4.318,85-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 1.079,72‬-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.239,13‬-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.079,72-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacının yaptığı ilk masraf 615,40 TL, bilirkişi ücreti 12.000,00 TL, posta gideri ‭‭‭303,5‬0 TL olmak üzere toplam 12.918,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.14/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/450, K. 2026/806, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-450-e-2026-806-k-33193729bc4c