İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/616 E. 2026/382 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/616
Karar No
2026/382
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/616 Esas KARAR NO : 2026/382

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/08/2025 KARAR TARİHİ : 06/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, davalı taraf ile muhtelif araçları için Kara Taşıtları Kasko Poliçesini Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar aralarında ekte sunmuş olduğumuz poliçe tanzim edilmiştir. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından E-...-044-... sayılı karara istinaden, davalı sermaye artırımı durumu netleşinceye sigorta poliçesi üretimini durdurduğunu, Davalı ,SEDDK tarafından uygulanan tedbirden dolayı hasar ödemelerini yapamadığını, iş bu nedenden dolayı müvekkili ... (Poliçe No: ... ) aracın kara taşıtları kasko poliçesi iptal zorunda kaldığını, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun MADDE 1401 belirtilidği şekilde; "Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir. " SEDDK, davalıya bir takim idari tedbirler uygulamış ve poliçe düzenleme yetkisini durdurduğunu, bu süre zarfında meydana gelen hasarlar da davalı tarafından ödenmediğini, müvekkili şirket bu durumu öğrenir öğrenmez poliçelerin iptali için Sigorta acentesine başvuru yapmıştır. Davalı poliçelerin iptal edilmemesi için kötü niyetli bir şekilde ekranalrını kapatarak iptallere onay vermediğini, müvekkillerinin mağdur olduğunu, müvekkili şirketin yukarıda plakalarının belirtildiği araçları için poliçleri iptal etmiş olduğu halde davalı taraf sözleşmeye aykırı davranarak poliçe primlerin iadelerini yapmadığını, TTK 1419 Maddesinde belirtildiği şekilde; Sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde, Kanunda aksi öngörülmemişse, işlemeyen günlere ait ödenmiş primler sigorta ettirene geri verilir." şeklinde olduğunu, müvekkili şirket, davalı tarafa 16. Haziran 2025 tarihinde prim iadelerinin yapılması konusunda ihtar etmiş olmasına rağmen davalı taraf talebimize hiçbir cevap vermeyerek talebimizi zımni olarak ret ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin poliçe iadesine dair herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sigortacılık ve özel emeklilik düzenleme ve denetleme kurulu kararı uyarınca tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırıldığını, yargılama süresince poliçe fiilen yürürlükte kalmış, geçerliliğini sürdürmüş ve sigortalı bu süre boyunca poliçeden kaynaklı korumadan yararlanmaya devam ettiğini, bu durumda, poliçeden fiilen yararlanılmış bir döneme ilişkin olarak prim iadesine karar verilmesi halinde, müvekkili şirket aleyhine, geçerli bir olan bedelin haksız şekilde sigortalıya tahsil ettirilmesi sonucu doğacağından; söz konusu prim karar tarihi itibarıyla hesaplanması suretiyle hüküm kurulması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve aksi kanaatte olunması durumunda müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi açısından, gerçek zarar ilkesi doğrultusunda denetime elverişli bilirkişi raporu olmadan zarar belirlemenin mümkün olmayacağını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, sigorta poliçesinin iptali sebebiyle iptal edilen döneme ilişkin ödenmiş sigorta prim bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 23/03/2026 tarihli raporunda özetle; "1-Davaya konu poliçenin 29.04.2025 tarihinde iptal edildiği, 2-İşlemeyen günlere ait 25.545,77 TL prim iadesinin hesaplandığı, 3-Bu hesaplamanın Türk Ticaret Kanunu m.1419 hükümlerine uygun olduğu, 4-Hesaplanan tutarın davacıya ödendiğine dair herhangi bir belge bulunmadığını, 5-Söz konusu iade yükümlülüğünün Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından alınan idari kararlar ile ortadan kalkmadığı, sigorta şirketinin mevcut sözleşmelerden doğan prim iadesi borcunun devam ettiği," şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; sigorta poliçesinin 29/04/2025 tarihinde iptal edildiği sabit olup, iptal tarihinden itibaren poliçe bitiş tarihine kadar ödenen prim toplamının yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile 25.545,77 TL olarak tespit edildiği, bu miktarın davacıya iadesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulü ile 25.545,77-TL prim bedelinin poliçe iptal tarihi olan 29/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 25.545,77-TL prim bedelinin poliçe iptal tarihi olan 29/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 1.745,03-TL karar ve ilam harcından 615,40-TL peşin + 437,00-TL ıslah harcın mahsubu ile geriye kalan 692,63-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.318,30-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 7.877,50-TL masraf olmak üzere toplam 9.195,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 25.545,77-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-4.600,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/616, K. 2026/382, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-616-e-2026-382-k-a5651b908c3e