İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/444 E. 2026/322 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/444
- Karar No
- 2026/322
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/444 Esas - 2026/322 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/444 KARAR NO : 2026/322
... DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) DAVA TARİHİ : 10/10/2025 KARAR TARİHİ : 01/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026 Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili ...’un “AYT Türk Dili ve Edebiyatı Sosyal Bilimler Deneme Sınavı” adlı eserin Türk Dili ve Edebiyatı bölümünün ve “.... kapsamında eser niteliğinde olduğunu; müvekkilinin bu eserler üzerinde mali ve manevi haklara sahip olduğunu, müvekkili ile davalı yayıncı arasında değişik tarihlerde, işbu davaya konu eserler de dahil, fakat onlarla sınırlı olmamak üzere mali hak devir sözleşmeleri yapıldığını; sözleşmelerin, davayı yayın şirketi tarafından tek taraflı şekilde ve TBK hükümlerine açıkça aykırı olarak düzenlendiğini ve müvekkiline dayatıldığını; müvekkilinin ise emeğinin zayi olmayacağı bilinci ve iyi niyetli tutumu ile bu sözleşmeleri imzaladığını; sözleşmeler uyarınca eserlerin müvekkili tarafından hazırlanıp TBK hükümlerine uygun olarak davalıya teslim edildiğini; davalının ise teslim alınan eserleri ... dağıtım şirketi vasıtası ile piyasaya arz ettiğini; iyi niyetli hareket eden müvekkilinin ve diğer eser sahiplerinin, eserlerinin gerek baskı gerek bandrol sayılarının kendilerine bildirilenden farklı olduğunu, rakamlar arasında uyumsuzluk olduğunu fark ettiklerini ve yaptıkları araştırma ile de bu sonucu tespit ettiklerini, müvekkilinin eser sahibi olarak eserini tanıtmak/dağıtmak amacıyla, dava tarihinden birkaç yıl önce, .... dağıtım şirketinin Ankara ile Sıhhiye bölgesinde bulunan toptan satış yerine gittiğini, tam bu esnada depo içinde kendi eserlerine ait balyaların bir kısmının bandrolsüz olduğunu, bir kısmının ise eserin taşıması gereken bandrolü taşımadığı, yani esere sahte bandrol basıldığını tespit ettiğini; müvekkilinin ilgili depodan bandrolsüz basımı yapılan eserine ilişkin bir balyayı alarak evine getirdiğini, bunların fotoğraflarının ekte sunulduğunu; dava süreçleri sonrasında, özellikle keşif sonrasında davalı tarafın gerekli önlemleri alacağı ihtimaline binaen bu balyayı alarak davalının açıkça bandrolsüz baskı yaptığını kanıtladığını, bu olaydan sonra müvekkilinin durumu derhal ihbar ettiğini ve ....’nin daha büyük olan depo alanında bilirkişi tespiti için hukuki yola başvurduğunu, ancak değişik iş dosyasının açılması ve akabinde keşif için bilirkişiler depoya intikal ettiklerinde davalı şirket tarafından bir kısım önlemlerin alındığını; keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda “Kurulumuzca tespit mahalli Palme Yayın, dağıtım ve pazarlamaya ait depoda yapılan incelemede, tespiti istenen eserle ilgili olarak gerek fiili sayım gerekse kurum çalışanı tarafından verilen bilgisayar çıktısından tespit edilen rakamlar yukarıdaki gibidir. Eserlerin üzerinde satış fiyatı mevcut değildir. Kitapların arka sayfasında bandrol olduğu ancak bir kurum çalışanının verdiği bilgiye göre bandrolsüz kitapların da depoya geldiği ve dağıtıldığı yönündedir.” İfadelerine yer verildiğini; bilirkişi raporu ve .... sayılı dosyanın delilleri arasında yer aldığını, müvekkilinin, eserlerinin bandrolsüz şekilde çoğaltılıp satıldığını öğrenmekle kalmayıp, pek çok öğrencisi ile görüştüğünü ve ellerinde bulunan ve kendi eserleri olan kitapları incelendiğinde kitapların bandrollerinin sahte olduğunu keşfettiğini, müvekkilinin eserlerinden olan .... Deneme Sınavı adlı eserin %60 telif hakkının kitabın yazarlarından olan müvekkiline ait olduğunu; davalının bandrol ücreti ödememek, vergiden kaçmak ve telif hakkı ödememek amacıyla hareket ettiğini, bu tespitin aynı zamanda müvekkili tarafından davalı şirkete ikame edilen .... sayı ile derdest olan dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, bu raporun da ekte sunulduğunu, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, dilekçe ekinde sahte bandrollü eser ve bandrolsüz eserlere ilişkin görsellerin dilekçe ekinde sunulduğunu, tanık beyanları ile durumun sabit hale geleceğini; ayrıca söz konusu eserlerin dağıtımı ve satışı yapılan yerlere ilişkin bilgilerin dilekçede belirtildiğini ve buralardan gerekli örneklerin toplatılmasını talep ettiklerini, sonuç olarak, eser sahibi olan müvekkilinin izni olmaksızın sahte bandrole ve bandrolsüz şekilde eserleri çoğaltan, piyasaya süren, satışa çıkartan, telif ücretlerini sözleşmeye aykırı olarak ödemeyen ve müvekkilinin mali ve manevi haklarına zarar veren davalı aleyhine, eksik ödenen telif ücretlerine ilişkin davanın derdest dosya kapsamında devam etmekle birlikte; sahte bandrol ve bandrolsüz şekilde çoğaltılan, satışa sunulan eserler ile ilgili de müvekkilinin mali ve manevi hakları ihlal edildiği için huzurdaki davanın açıldığını, zira bu hususların... m.81’e aykırılık oluşturduğunu, bundan dolayı Cumhuriyete Başsavcılığı’na da suç duyurusunda bulunulduğunu; davalının, müvekkilinin, eserleri üzerinden doğan kazancından mahrum bıraktığını; eserin izinsiz ve bandrolsüz, sahte bandrol ile çoğaltılmasının ayrıca manevi zarara da sebep olduğunu beyan ederek davalı tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine; davalının, müvekkiline ait eserin yayımlanması ve her türlü kullanımı nedeni ile sebebiyet verdiği maddi ve manevi zararın tazminine; “Müvekkilinin alacak zararının tazmini için .... md.68 uyarınca üç katı tazminat talebi ile birlikte, şimdilik sonradan artırılmak kaydı ile 100,00.-TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine (uygulanacak faizi ile birlikte) karar verilmesini…” talep ve dava etmiştir. CEVAP : Usule ilişkin açıklamalar başlığı altında, hak düşürücü süre ve zamanaşımı def’inde bulunduklarını; davacının müvekkili şirkette hiçbir alacağı bulunmamakla birlikte harca esas değer ile sonuç ve istem kısmında belirtilen manevi tazminat tutarı asasında çelişki bulunduğunu; huzurdaki davanın derdest olduğunu, zira aynı iddialar kapsamında .... Sayılı davanın bulunduğunu ve istinaf aşamasında olduğunu, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacının ileri sürdüğü iddiaların soyut, dayanaktan yoksun ve gerçeğe aykırı olduğunu, aksi yöndeki iddia ve taleplerin kabul edilemeyeceğini; mali hak devir sözleşmelerinin tek taraflı hazırlandığını ve dayatma suretiyle imzalatıldığı yönündeki iddiaların soyut ve mesnetsiz olduğunu; sözleşmelerin müzakere ve serbest irade çerçevesinde imzalandığını; buna dayanarak davalının uzun yıllar boyunca aynı şartlarda eser üretmeye ve telif ödemelerini almaya devam ettiğini; davaya konu eserlere ilişkin Mali Hak Devir Sözleşmelerinin ekte sunulduğunu; eserlerin baskı ve bandrol sayılarının gerek ...ve gerekse müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, bu verilerin hem ..... Sayılı davaya ilişkin dosyada hem de bilirkişi raporlarında incelendiğini ve herhangi bir uyumsuzluk tespit edilmediğini, davacı tarafın bandrolsüz ve sahte bandrollü kitaplara ilişkin somut delil sunamadığını, yalnızca bir balya aldığını ve bazı öğrencilerde sahte bandrol gördüğünü beyan etmekle yetindiğini; ayrıca ... D.İs sayılı dosyada yaptırılan tespit ve bilirkişi raporuna dayanarak müvekkili şirkete ait depolarda bandrolsüz veya sahte bandrollü kitap bulunduğu iddia edilmiş ise de raporun içeriğinin bu iddiayı desteklemediğini; raporda, eserler üzerinde bandrol bulunduğunun açıkça belirtildiğini, yalnızca bir kurum çalışanının bandrolsüz kitapların da depoya geldiği yönündeki soyut beyanına yer verildiğini, bunun somut bir tespit veya resmi kayıtla doğrulanmadığını, dolayısıyla raporun, davacının iddia ettiği şekilde bandrolsüz veya sahte bandrollü satışın yapıldığına dair bir tespit içermediğini, dava konusu ... Deneme Sınavı adlı eserin üzerinde bulunan bandrollerin sahte olduğuna, bandrol numaralarının farklı bir esere ait bulunduğunu iddia ettiğini ve bunu .... E. Sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporuna dayandırdığını, ancak bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını; anılan raporun davacı tarafça çarpıtıldığını, raporda sahte bandrol kullanıldığına dair kesin bir tespitin olmadığını, raporun hiçbir yerinde müvekkili şirketin sahte bandrol bastırdığı ya da bandrolsüz satış yaptığı yönünde bir kanaat bulunmadığını, davanın reddedildiğini, müvekkili şirketin tüm eserlerine ilişkin bandrollerin Bakanlık Bandrol Sorgulama Sistemi üzerinden alındığını ve resmi kayıtlarla tam uyumlu olduğunu; taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca tüm telif ödemelerinin eksiksiz yapıldığını ve davacının telif veya tazminat alacağının bulunmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının eserine davalı tarafından tecavüz edilip edilmediği, telif tazminat ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DEĞERLENDİRMELER: Davacının Haklarının İhlal Edilip Edilmediği ... Delil tespiti amacıyla açılan davaya ilişkin dilekçede davacı vekili, müvekkili ile tespit istenen yayıncı arasında tespite konu kitaplar için değişik tarihlerde imzalanan mali hak devir sözleşmeleri uyarınca yayıncı tarafından basılan kitapların Palme adlı dağıtım şirketi tarafından piyasaya sunulduğunu; ancak yapılan araştırmalar sonucunda eserlerin gerek baskı gerekse bandrol sayılarının yayıncı tarafından kendilerine bildirilenlerle uyumsuzluk içinde olduğunun tespit edildiğini; ileride açılacak davaya esas olmak üzere durumun tespiti gerekliliğinin doğduğunu belirterek, anılan dağıtım şirketinin deposunda yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda, müvekkillerine ait kitapların baskı tarihi itibariyle bandrolsüz ya da usulsüz bandrol yapıştırılmış nüshalarının bulunup bulunmadığının; eserlerin tespit tarihi itibariyle depoda bulunan mevcut sayılarının ve satış fiyatlarının tespitini talep etmiştir. Bu dava kapsamında alınan 21.07.2022 tarihli Bilirkişi Tespit Raporu’nda; tespit isteyen tarafından, tespit istenen .... adresindeki tespit mahalline gidilerek, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 11. SINIF KONU KİTABI TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 11. SINIF SORU KİTABI TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 9. SINIF SORU KİTABI TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 9. SINIF KONU KİTABI TYT TÜRKÇE SORU KİTABI AYT EDEBİYAT KONU KİTABI AYT EDEBİYAT SORU KİTABI TYT TÜRKÇE 15 DENEME SINAVI AYT TÜRKÇE DENEME SINAVI adlı eserlerin baskı tarihi itibariyle bandrolsüz ya da usulsüz bandrol yapıştırılmış nüshalarının bulunup bulunmadığının, eserlerin tespit tarihi itibariyle depoda bulunan mevcut sayılarının ve satış fiyatlarının tespitinin talep edildiği, Anılan eserlerin yayın, dağıtım ve pazarlamasını yapan Palme adlı şirketin yukarıda belirtilen adresteki deposunda yapılan incelemedeki tespitlerin şu şekilde olduğu; Depodaki Fiili Sayım (Adet) Bilgisayar Çıktısı (Adet) TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 11. SINIF KONU KİTABI 1.501 3.619 TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 11. SINIF SORU KİTABI 963 1.043 TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 9. SINIF SORU KİTABI 5.612 5.704 TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 9. SINIF KONU KİTABI 4.407 4.408 TYT TÜRKÇE SORU KİTABI 3.780 3.368 AYT EDEBİYAT SORU KİTABI 1.639 4.022 AYT EDEBİYAT KONU KİTABI 1.260 2.065 TYT TÜRKÇE 15 DENEME SINAVI 512 646 ....1.718 1.756 Eserlerin üzerinde satış fiyatının mevcut olmadığı; kitapların arka sayfasında bandrol olduğu, ancak bir kurum çalışanın bandrolsüz kitapların da depoya geldiği ve dağıtıldığı yönünde bilgi verdiği, belirtilmiştir. Karşı taraf vekili 14.12.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile, kitapların bandrollü olup kaç adet basıldığının belli olduğunu; bandrolün en kesin delil olduğunu; raporda bir kurum çalışanına atfen belirtilen beyanın kabulünün mümkün olmadığını; heyetin, varsa bandrolsüzleri tespit edip tutanak altına alacağını, fotoğraf çekeceğini ve tespitini yapacağını; sözleşmeye göre, dönemler halinde satışlardan yazarlara bedel ödendiğini; basılan, satılan ve alınan bandroller ile satış fiyatlarının belli-kayıtlı olduğunu; satılmayan kitapların depolarda bulunduğunu, tespitin eksik yapıldığını; tespit tarihindeki rakamların, bilirkişiye bildirilen rakamlar olduğunu belirtmiştir. Anılan Değişik İş dosyası kapsamında yapılan tespitlerde, raporda yer verilen ve aralarında davaya konu kitapların da bulunduğu eserlerin arka sayfalarında bandrol olduğu, ancak satış fiyatının mevcut olmadığı hususlarına yer verilmiştir. ...E. dosya numarası ile görülen dava kapsamında düzenlenen ve davacı tarafından dosyaya sunulan Bilirkişi 2. Ek Raporu’nda; “D.iş dosyasına göre tespit tarihi itibariyle ....adlı kitaptan davalı şirketin stokunda 1.718 adet bulunduğunun tespit edildiği gözetilerek, kitabın arka kapağında yapışık olan bondrol numarasının cep telefonu uygulaması marifetiyle....Sorgulama Sisteminden sorulması neticesinde, ...seri nolu bandrolün dava konusu kitaba ait olmadığının saptandığı, Bu bilgiler doğrultusunda D. İş dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, şirket stokunda bulunduğu belirtilen 1.718 adet kitabın davalı şirket tarafından kayıt dışı olarak bastırıldığı ve satıldığı kanaatine ulaşılmıştır. Kitabın kapak sayfasında eser sahipleri ..., ... olarak görünmektedir. Bu tespitlerden başkaca herhangi bir belge ve bilgiye gerek dosya kapsamında gerekse davalı şirketin defter kayıtlarında rastlanılmadığı, bu nedenle davacılardan ...’un bu kitap için hangi oranda telif hakkına sahip olduğunun da tespit edilemediği, ...adlı eserden ...’un payına düşen telif hakkı oranının, diğer kitaplarla ilgili sözleşmelerdeki telif hakkı oranları da göz önünde bulundurularak bir değerlendirme yapıldığında, en yüksek telif hakkı oranı olan (%8)’in telif ücreti olarak belirlenmesinin makul olacağı, kitabın satış fiyatının da diğer kitapların en yüksek satış fiyatı kadar olacağı, Davacı tarafından balya içinde dosyaya sunulan kitaplarda bandrol bulunmadığı, kitapların baskı kalitesinin, bandrollü olarak dosyaya sunulan kitaplar ile aynı olduğu, kitap içeriklerinin ve yayıncının (Yazıt Yayınları) aynı olduğu, Davacı tarafından dosyaya ayrıca Delil-2 olarak bir poşet içinde 6 adet kitap sunulmuş ve poşetin üzerinde bu kitapların sahte bandrol taşıdığı belirtilmiş ise de bu kitapların 3 adeti “....” adlı kitap olduğu, bu üç kitabın ikisinde bandrol bulunduğu ve ... Sorgu adlı mobil uygulaması marifetiyle yapılan sorgulamada, kitapların arkalarında yer alan bandrollerin, sunulan kitaplara ait olduğu, Dosyaya sunulan ...başlıklı 3 kitaptan birisinde bandrol yer almadığı, diğer iki kitaptaki bandrollerin ise bu kitaplara ait olduğu, sunulan diğer üç kitabın ise ....Sorgu adlı mobil uygulaması marifetiyle yapılan sorgulamada, kitapların arkalarında yer alan bandrollerin, sunulan kitaplara ait olduğu, .... başlıklı 3 kitaptan birisinde bandrol yer almadığı; diğer iki kitaptaki bandrollerin ise bu kitaplara ait olduğu, davacının davasına dayanak ... D.İş dosyası kapsamında yapılan keşif sonucunda düzenlenen raporda, tespite konu ve aralarında huzurdaki davaya konu kitapların da bulunduğu eserlerin arka sayfalarında bandrol olduğu, ancak satış fiyatının mevcut olmadığı hususlarına yer verildiği; dolayısıyla, bu raporda, ... adlı şirketin (davalı Yazıt Yayın) deposunda bulunan kitapların bandrolsüz veya sahte bandrollü olduğuna dair herhangi bir tespitin yer almadığı; davacı vekili dava dilekçesinde “Müvekkilinin eser sahibi olarak eserini tanıtmak/dağıtmak amacıyla, dava tarihinden birkaç yıl önce, Palme dağıtım şirketinin Ankara ile Sıhhiye bölgesinde bulunan toptan satış yerine gittiğini, tam bu esnada depo içinde kendi eserlerine ait balyaların bir kısmının bandrolsüz olduğunu, bir kısmının ise eserin taşıması gereken bandrolü taşımadığı, yani esere sahte bandrol basıldığını tespit ettiğini; müvekkilinin ilgili depodan bandrolsüz basımı yapılan eserine ilişkin bir balyayı alarak evine getirdiğini, bunların fotoğraflarının ekte sunulduğunu; dava süreçleri sonrasında, özellikle keşif sonrasında davalı tarafın gerekli önlemleri alacağı ihtimaline binaen bu balyayı alarak davalının açıkça bandrolsüz baskı yaptığını kanıtladığını” beyan etmişse de; davacının davalıya ait depodan aldığını iddia ettiği balyaların/kitapların davalıdan temin edildiği, davalı tarafından çoğaltıldığı, basıldığı, satışa arz edildiği hususlarında herhangi bir bilgi-belge bulunmadığı, söz konusu kitapların davalı şirketle ilişkilendirilmesinin mevcut dosya durumu itibari ile mümkün olmadığı, davalının, davacının ... doğan haklarının ihlal edildiği sonucuna varılamayacağı ve tazminat koşullarının oluşmadığı, Netice itibariyle, .... dosyası kapsamında yapılan keşif sonucunda düzenlenen raporda, tespite konu ve aralarında huzurdaki davaya konu kitapların da bulunduğu eserlerin arka sayfalarında bandrol olduğu, ancak satış fiyatının mevcut olmadığı hususlarına yer verildiği; dolayısıyla, bu raporda, .... adlı şirketin (davalı Yazıt Yayın) deposunda bulunan kitapların bandrolsüz veya sahte bandrollü olduğuna dair herhangi bir tespitin yer almadığı, Davacı tarafından, balya olarak nitelenen bir şekilde Delil-1 olarak dosyaya sunulan 20 adet ...” adlı kitapta bandrol bulunmadığı; kitapların baskı kalitesinin, bandrollü olarak dosyaya sunulan kitaplar ile aynı olduğu, kitap içeriklerinin ve yayıncının (Yazıt Yayınları) aynı olduğu, Davacı tarafından sunulan kitaplarda yer alan (Delil-2 adı altında sunulan altı kitaptan dördünde yer alan) bandrollerin sahte olmadığı, yapılan sorgulamada, bandrollerin üzerine yapıştırıldığı kitaplara ait olduğu, Davacının davalıya ait depodan aldığını iddia ettiği balyaların/kitapların davalıdan temin edildiği, davalı tarafından çoğaltıldığı, basıldığı, satışa arz edildiği hususlarında herhangi bir bilgi-belge bulunmadığı, bu hususta dosyada herhangi bir bulguya rastlanmadığı, Bu bulgular karşısında, davalının, davacının ....’ten doğan haklarının ihlal edildiği sonucuna varılamayacağı ve tazminat koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatlerine varılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Peşin alınan 1.709,46.-TL harçtan alınması gereken 732,00.-TL harcın mahsubu ile kalanın istek halinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi m.7/3 hükmü uyarınca 3.833,33 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Davalı şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen maddi tazminat için hesap olunan takdiren 100,00.-TL nispi, reddedilen manevi tazminat için 55.000,00.-TL maktu ile reddedilen diğer maddi istemler için 55.000,00.-TL maktu olmak üzere üç ayrı ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır