İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/434 E. 2026/231 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/434
Karar No
2026/231
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/434 Esas - 2026/231 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/434 KARAR NO : 2026/231

.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali İle Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 06/10/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin uzun yıllardır gıda ve restoran sektöründe faaliyet gösteren ve alanında herkesçe yaygın olarak "..." adı altında bilinen tanınmış bir firma olduğunu, İzmir, Ankara, Aydın, Samsun İllerinde çeşitli şubeleriyle sürdürdüğü restoran ve cafe hizmetlerini Nevşehir (Kapadokya) ilinde de genişletme hazırlığı içerisinde olan müvekkilinin Kıbrıs'ta da hizmet verdiğini, işbu işletmelerin gerek konsepti gerek ürün kalitesi gerekse hizmet kalitesi bakımından; gündüzleri elit restoran ve kafe hizmetleri sunduğu gibi gece hayatının da nezih ve gözde mekanlarından sayıldığını, müvekkilinin, bu hizmet anlayışı ve konseptiyle hizmet sunmadığı illerde dahi bilinmekte olduğunu ve şubelerinin bulunduğu ilin çevrelerindeki illerden dahi müşteri ağırladığını, müvekkilinin, sunduğu hizmet konsepti hakkında gösterdiği hassasiyeti ismi hususunda da göstererek kullanmakta olduğu ticari adlarını ....." ibareli ve yoğun kullanımı olan markalarını .... nezdinde tescil ettirdiğini, Bu markaların yanı sıra müvekkilinin, 43. sınıfta "..." şekil ve ibareli markasını da .... nolu tescil ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin tescilli markalarını uzun yıllardır yoğun şekilde kullanmasına rağmen, davalılardan Mustafa Uver; markalar arasındaki benzerlik, mal ve hizmetlerin aynı/benzer/ilişkili olması, aynı sınıfta yer almaları ve karıştırılma ihtimalinin bulunması gibi hususlara rağmen, müvekkilinin sektöründe tanınmış marka olma vasfını da kötüye kullanmak amacıyla ısrarlı bir şekilde "çnk's ... burger" ve benzeri ibareleri içeren marka tescil başvurularını yıllardır sürdürmekte olduğunu, bu başvurulara karşı müvekkili tarafından yapılan itirazlar sonucunda, sözkonusu tescil taleplerinin reddedildiğini, davalının davaya konu markası "çnk's ... burger" müvekkiline ait "..." markasını bire bir içerisinde barındırmakta olduğunu ve vurgunun müvekkiline ait marka olan "..." ibaresinde yoğunlaştığını, davalının, müvekkilinin emek vererek oluşturduğu konseptini, ürünlerini, müşteri nezdinde yaptığı tanıtımlarını haksız biçimde kendi lehine kullanarak menfaat sağlamaya çalışmakta olduğunu ve müvekkilinin zararlarına sebep olduğunu, davalının düzenli olarak müvekkilinin tescilli markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer marka başvuruları yaptığını ve söz konusu başvurulara müvekkili tarafından yapılan itirazların Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından da yerinde olduğu değerlendirilerek söz konusu başvurular reddedildiğini, ancak davalının kötü niyetli başvurularını ısrarlı bir şekilde sürdürmesi ve tescil olmamasına rağmen kullanımlarını sürdürmesi üzerine, ayrıca marka hakkına tecavüz niteliğindeki fiiller nedeniyle şikayetlerde bulunulduğunu, işbu şikayetler çerçevesinde;.... , gerek kendi adına gerekse ilgili bulunduğu dava dışı gerçek ve tüzel kişi aracılığı ile yıllardır "..." ibaresi içeren çeşitli marka başvuruları yaptığını ve müvekkilinin itirazı üzerine başvurularının reddedildiğini, bu sebeple müvekkiline ait markayı bilmemesi mümkün olmadığını, davalı tarafından doğrudan ya da dolaylı yollarla yapılan dört marka tescil başvurusundan üçünün yapılan itirazlar neticesinde reddedildiğini, yalnızca işbu davaya konu tek başvuru kabul edildiğini, bu durumun , davalı kurumun kendi kararları arasında çelişkiye düştüğünü açıkça gözler önüne sermekte olduğunu, zira evvelce .... nolu başvurulara yönelik olarak yapılan itirazların, davalı kuruma sunulan kullanım delillerinin de yeterli bulunması üzerine haklı görüldüğünü ve anılan başvuruların reddine karar verildiğini, davalı ....’in, diğer başvurularda sundukları gerekçelerin yanı sıra kullanım delillerini yeterli bularak red kararı vermesine rağmen, işbu davaya konu kararında "kullanımın ispatına ilişkin sunulan delillerin yeterli bulunmadığı" gerekçesiyle itirazlarını reddettiğini ve davalı .... tarafından yapılan ".... ibareli marka tescil talebini kabul ettiğini, davalı ...’in, yıllardır "..." ibaresi içeren çeşitli marka başvurularını itirazlarımız üzerine tarafımızca sunulan kullanım delillerini yeterli bularak söz konusu başvuruları reddetmiş olmasına rağmen, benzer nitelikteki başvuru hakkında tamamen farklı bir gerekçeyle karar verilmesi, kurumun kendi yerleşik uygulamalarıyla çelişmekte olduğunu, müvekkiline ait tescilli markaların, uzun yıllardır sektörde kullanılmakta, tanınmışlık kazanmış ve önemli ekonomik değer yaratmakta olduğunu, davalının benzer nitelikteki markaları tescil ettirerek kötü niyetli bir biçimde müvekkilinin tanınmış markasından faydalanmayı amaçladığı, önceki başvuruların reddi ve ısrarlı yeni başvurularla açıkça görülmekte olduğunu beyan ederek, davalı .... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesiyle kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili dilekçeleriyle özetle, dava konusu edilen .... ... Burger markasının esas unsurunun, ... ibaresi olduğu, davacı tarafın markalarında böyle bir ibarenin yer almadığı, bahse konu markalar arasındaki tek benzerliğin ... ibaresi olduğunu, davacı tarafın, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ... ibaresinin tescil tek hak sahibi gibi beyanlarda bulunduğunu, kurum kararının hukuka uygun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, .... sayılı başvurunun 43. Sınıflarda yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”ni kapsayacak şekilde başvuru konusu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 27.07.2023 tarih ve 425 sayılı bültende ilanına karar verildiği, ilana karşı davacının bir kısım markalarına dayalı itiraz gerçekleştirdiği ve başvuru sahibinin kullanım ispatı talebi sebebiyle davacı tarafından sunulan kullanım ispatına ilişkin delillerin yeterli bulunmayarak itirazın reddine ve davalı markasının tesciline karar verildiği, anılan tescil kararına karşı davacının başvurunun reddi istemiyle .... sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; SMK Madde 19/2 Bakımından Davacı Delillerinin Kullanıp İspatı; Değerlendirme, öncelikle Sınai Mülkiyet Kanunu madde 19/2’de hükmolunduğu haliyle, davacı markasının tescilli markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullandığını ispatlamak üzere sunduğu kullanım ispatını delillerinin Türkiye’de ciddi kullanımı ispatlayıp ispatlanmadığının tespiti bakımından yapılacaktır. Kullanım ispatı talebi üzerine sunulacak deliller, markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığını göstermelidir. İşbu delillerin, itiraza dayanak gösteren mal ve/veya hizmetler bakımından sunulması önemlidir. Bakıldığında itiraza konu olan markanın sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir. Tüm bunlara ek olarak kullanım ispatı delilleri itiraza konu olan başvurunun, başvuru ya da rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içindeki kullanımlarına yönelik olmalıdır. .... tarafından sunulan Kullanım İspatı Kılavuzu uyarınca faturalar, katalog, fiyat listesi ve ürün kodları, ürün, ambalaj ve tabela örnekleri, reklam, tanıtım, promosyon, pazar araştırması, kamuoyu araştırması gibi deliller, kullanım ispatı olarak sunulabilir. Markanın kullanıldığını kanıtlamak için sunulacak söz konusu delillerin, markanın yurt sınırları dahilinde, marka sahibi ya da onun rızasıyla üçüncü kişiler tarafından, temel işlevine uygun olarak, ayırt edici özelliğini kaybetmeyecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığını göstermesi gerekmektedir. Ciddi Kullanıma ilişkin genel bir kural koymak güçtür. Bu nedenle önemli olan marka sahibinin markasının kullanıldığına ilişkin delil sunarak, markanın Türkiye’de ticari etki oluşturacak şekilde kullanıldığını ispatlayabilmesidir. Dolayısıyla marka sahibinden beklenen, şüphe yaratmayacak biçimde, mümkünse süreklilik arz eden bir kullanımda bulunmasıdır. Aksi halde, ilgili marka ne kadar tanınmış marka olursa olsun, üçüncü kişilerin müdahalesine açık hale gelebilecektir. Bu kapsamda deliller, başka bir bilgiye ihtiyaç duymaksızın değerlendirme yapabilmesine imkan verecek şekilde açık, anlaşılır ve güvenilir nitelikte olmalıdır. Delillerin markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından, kullanım şekli, yeri, zamanı ve kapsamına ilişkin yeterli bilgiyi içermesi gerekir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, .... sayı ve ibaresi ile 43. Sınıfta yapılan başvuruya itiraz ettiği, kullanım ispatı talebine istinaden sunulan delillerin 43. Sınıftaki hizmetler bakımından kabul edildiği ve markanın SMK 6/1 maddesi uyarınca reddedildiği, Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu deliller ve internet arama motorları üzerinden yine deliller arasında sunulan Instagram, .... gibi sosyal medya platformları incelendiğinde, sunulan delillerin davacının ... esas unsurlu markalarını başta ... olmak üzere, farklı şehirlerde beş yıldan uzun süredir, kesintisiz olarak ve ciddi biçimde kullandığı, eğlence hayatında sektöründe bilinen bir marka olduğunun tespit edildiği, bilirkişi heyeti resen Ankara’daki yiyecek ve içecek sektöründeki işletmeler üzerinden yaptığı araştırmada, ... ibareli davacı işletmelerinin kendi sektöründe bilinirliğinin yüksek olduğunu, beş yıldan uzun süredir aktif olarak faaliyetlerine devam ettiğini belirlediği, SMK Madde 6/1 Uyarınca Markaların Benzer Olup Olmadığı; Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Marka tescilinde nispi ret nedenleri başlığı altında, “MADDE 6 – (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” Şeklinde düzenlenmiştir. Dava konusu Marka, Görseli ve Tescilli Sınıfları: 43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Davaya konu marka incelendiğinde; Arka planda sarı ve siyah renkler ile ... kafası silüeti üzerine “... ....” ibarelerinden oluştuğu görülmüştür. Davalının cevap dilekçesinde markalar arasında tek benzerliğin ... ibaresi olduğunu ve markanın esas unsuru olduğunu iddia ettiği ....” ibaresi ise, ... silüetinin boynuzunda takılı olan bir etiket görselinin içinde yer almakta olup çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük yazılmış olup marka olma özelliği taşımamaktadır. Markada ilk göze çarpan ... başının üzerine büyük harflerle yazılmış olan ... ibaresi olup, Burger sözcüğünün ise markanın esas unsuru olma özelliği taşımadığı, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu, DAVACI MARKALARI: Davacının davaya gerekçe gösterdiği markaları ise, düz yazı ile yazılan "....", "..." İbarelerinden oluşmakta olup markaların esas unsuru ... ibaresidir. Davacının “....... sayılı ve ... gastro ibareli markaları davaya konu markadan sonra başvuruları yapılıp tescil edildiği için değerlendirmeye alınmamıştır. TARAF MARKALARI ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; SMK 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu, EMTİALARIN BENZERLİĞİ; Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “....” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir. Nitekim EUIPO nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir. Dava konusu markada yer alan 43. Sınıf davalı markasında aynen yer almaktadır. Bu bağlamda daha fazla açıklama yapmaya gerek duyulmamış, benzerliği tespit olunan bu hizmetler arasındaki bu ilişkinin işaretler arasında iltibas ihtimali yaratıp yaratmadığı hususunun tespiti, işaretler yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın mümkün olmadığından aşağıda markaları oluşturan işaretlerin de ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI; Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. ABAD kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir. Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. Somut olay bakımından değerlendirildiğinde; tüketicinin bahsedilen araştırmaları yapmak için zamanı olmayacaktır. Bu nedenle tüketici kitlesinin ortalama bir dikkatinin olduğu, dava konusuyla ilgili değerlendirmelerin yapılması sırasında dikkat düzeyi ortalama tüketicinin tüketim tercihlerinin göz önünde bulundurulması gerektiği, İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır. Yukarıdaki açıklamalardan sonra dava konusu markanın ..... markası olduğu, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu, zira...’S ibaresinin ... başı görslinin bunuzunda asılı etiket üzerinde marka örneğinde açıkça görülemeyecek kadar küçük harflerle betimlendiği görülmüştür. Her ne kadar davalı, markasının esas unsurunun...’S ibaresi olduğunu belirtmiş olsa da markanın konumlandırılması incelendiğinde tereddüt yaratmayacak şekilde esas unsurun ... ibaresi olduğu görülmektedir. Davacının davaya gerekçe gösterdiği markalarının da esas unsuru ... ibaresidir. Dava konusu markada ... ibaresinin üzerine konumlandırıldığı ... başı görseli ... ibaresini daha da ön plana çıkarmadığı, markaların esas unsurlarının aynı olması sebebiyle, görsel açıdan markaların benzediği, İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Somut olayda dava konusu markalar yazıldığı şekilde okunacak ... şeklinde telaffuz edilecektir. Hal böyle oluncai esas unsur olan ... ibaresinin fonetik olarak benzemesi nedeniyle, markalar arasında işitsel benzerlik olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı markasının esas unsurunun...’S olduğunu belirtmiş ise de, ... kelimesinin markaların ortak unsuru olduğunu da beyan etmiş olup markanın esas unsuru oldukça baskın bir biçimde ... ibaresidir ve yardımcı unsur niteliğinde olan...’S ibaresi oldukça küçük ve silik yazılmıştır. Bu bağlamda rahatlıkla gözden kaçabilecek düzeydedir. Kaldı ki okunsa bile markaların ilk kelimeleri aynıdır fonetik açıdan aynıdır. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Dava konusu marka ... “erkek sığır” demektir. Markaların esas unsuru olan ... ibaresi her iki taraf markasında da “erkek sığır” anlamında kullanılmış, dava konusu markada ... başı kullanılarak bu anlam vurgulanmıştır. Bu sebeple markalar arasında kavramsal benzerlik olduğu, Davacının sunduğu kullanım ispatına ilişkin delillerin davalının ... esas unsurlu markalarının kullandığını ispatlamaya yeterli olduğu, Tanınmışlık İddiaları; Her ne kadar davacı markasının belirli ölçüde tanıtım faaliyetleri yürüttüğünü ve markanın kullanımını ortaya koyar nitelikte ise de markanın Türkiye’de tanınmış hale geldiğini ispatlamaya yeterli olmadığı, Sonuç olarak, sunulan belgelerin, davacıya ait markanın Türkiye’de tüketici nezdinde tanınmış olup olmadığının tespit edilebilmesi için yeterli nitelikte olmadığı, sunulan belgelerin tanınmışlığı gösterir nitelikte olmadığı, KÖTÜ NİYET İDDİALARI; Marka tescil başvurusunun kötü niyetli olup olmadığı hususunun belirlenmesinde genel geçer kriterler bulunmamakta, konunun her somut olay bazında değerlendirilmesi gerekmektedir. Doktrine ve yerleşik içtihatlara göre; kötü niyetli tescilden söz edilebilmesi için başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp, yedekleme, marka ticareti yapmak amacına yönelik bir davranışta bulunmak kötü niyet göstergesi kabul edilebilir. Esasen markaların ayniyet derecesinde ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olması dahi kötü niyetin varlığını tespit için tek başına yeterli değildir. Medeni Kanun 3. maddesi kapsamında iyi niyet esas olup, aksini iddia eden davacının kötü niyete ilişkin iddialarını delillerle ispat etmesinin gerektiği, davacı tarafça başvuru ve dava aşamasında kötü niyet iddiasını destekler nitelikte yeterli delil sunulmadığı, NETİCE İTİBARİYLE, Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan hizmetlerin davacının 43. Sınıfta tescilli markalarında yer alan hizmetler ile aynı olduğu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı markasının tanınmışlığının ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, .... sayılı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu sonuçlarına varılmış davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın kabulüne, ....sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, Davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 25.652,00.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Kâtip Hâkim.... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 2.947,00.-TL Gider Avansı :22.705,00.-TL TOPLAM :25.652,00.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/434, K. 2026/231, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-434-e-2026-231-k-8ac1bc8d07f8