İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/418 E. 2026/232 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/418
Karar No
2026/232
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/418 Esas KARAR NO :2026/232

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:19/06/2025 KARAR TARİHİ:15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün lider kuruluşlarından olduğunu, davalı şirketin talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkili şirketin, davalı borçludan 1.768.546,85-TL tutarında alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin, davalı/borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcu doğduğunu ancak davalı/borçlunun borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak müracaat edildiğini ancak herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, durdurulan icra takibinin devamı amacıyla müvekkili şirket tarafından ilk olarak arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabulucu tarafından gönderilen davet mektubuna her iki taraf icabet ettiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca, masrafa, faize, yetkiye ve tüm ferilerine itirazlarının iptaline, davalı/borçlu aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve delil listesi HMK’nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, yasaların emredici hükmü gereği davacı dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu, delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmadığını, icra takibi ve davanın yetkisiz yer mahkemesinde açıldığını, müvekkilinin adresi ... İ olduğunu, bu nedenle icra takibinin ... İcra Dairelerinde ve davanın ... Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, müvekkillerinin dava dilekçesinin içeriğinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçları bulunmadığını, davacı taraf %20 icra inkar tazminatı talep etmesine karşın iddiasının aksine icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, müvekkili firmanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/... Esas sayılı dosyasından verilen geçici mühlet süresi içinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından konkordato başvurusu yapıldığını ve şirkete 24.06.2025 tarihinde İİK kapsamında 1 yıllık kesin mühlet verildiğini, karar kapsamında şirket aleyhine 6183 Saylı Amme Alacaklarının Tahsili kanununa göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmaması yönünde ve derdest takip dosyaları yönünden ihtiyati tedbir yolu ile takip işlemlerinin durdurulmasına, bu konuda karar tarihinden itibaren yeni icra ve iflas takibi yapılmamasına, yeni bir ihtiyati haciz ve haciz kararı alınmaması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, cari hesaptan veya faturalardan vs. dolayı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davaya konu alacak talebinin müvekkili şirketle bir ilgisi olmadığını, müvekkili aleyhine açılan bu dava kötü niyetli olduğunu ve bu iddiayı ispatlayacak somut herhangi bir delil ortaya konulamadığını, davacının da iddialarını kanıtlayamadığını, müvekkiline teslim edilen bir mal söz konusu olmadığı gibi taraflar arasında sözlü ya da yazılı bir sözleşme kurulmadığını, bu sebeplerle; genel mahkemeler nezdinde Menfi Tespit davası açma hakkı saklı kalmak kaydı ile davanın yetkisiz yer mahkemesinde açılması sebebiyle davanın usulden reddine, müvekkillerin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddine, davanın açılmasına sebebiyet veren davacı şirket aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, fatura, taşımaya ilişkin evraklar, taşıma sözleşmesi, hesap ekstresi, davacıya ait ticari defter ile kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafından davalı aleyhine fatura alacağına ilişkin başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı tarafa kargo taşıma hizmeti verildiğini, aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden faturaların düzenlendiğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin davacı tarafa herhangi bir şekilde borcunun bulunmadığını, davacı tarafın faturadan kaynaklı alacaklı olduğuna dair herhangi bir bilgi belge sunmadığını, talep edilen faiz bedelinin haksız olduğunu belirterek davanın reddiyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 10/03/2025 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 1.768,546,85 TL borcun ödenmesi amacıyla 27/12/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 06/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 13/01/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından yapılan yetki itirazı mahkememizin ön inceleme celsesinde değerlendirilerek HMK madde 17 gereği tarafların aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veye birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler düzenlemesi gereği mahkememiz yetkili olarak belirlendiğinden yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını Mahkememizce belirlenen inceleme gününde sunması için öninceleme duruşmasında ihtaratın yapıldığı ancak belirlenen inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından ticari defter ve kayıtlarına dayanmaktan vazgeçtiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Taşıma Uzmanı Bilirkişi ... tarafından 02/02/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Dava konusu; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı tarafından davalıya sunulan yurtiçi ve yurtdışı kargo taşıma hizmetleri karşılığında düzenlenen faturalardankaynaklanan 1.768.546,85 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2023 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2023, 2024 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2023, 2024 yıllarında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2023, 2024 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davacının faturalardan kaynaklı takip tarihi (28.12.2024) itibariyle davalıdan 1.768.546,85 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalı 15/12/2025 günü saat 14:10'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların tamamının, davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde, tamamının "Taşımacılık Hizmeti” ne ilişkin olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21 maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaların hiçbirine, TTK m.21/2'de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, faturalar e-fatura sistemi üzerinden davalıya gönderilmiş ve davalı tarafından faturaların kabul edildiği görülmekle faturaların içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi (28.12.2024) itibarıyla davalıdan 1.768.546,85 TL alacaklı olduğu, Davaya konu faturalara dayanak oluşturan taşıma hizmetlerinin gerçekleştiğini gösterir konşimentolar, gümrük belgeleri gibi sek belgelerinin dosya içerisinde mevcut olduğu; bu yönüyle Davacı Taşıyıcının taşıma hizmetini yerine getirmiş olduğunun tespit edildiği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). Taraflar arasında nakliye sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde fatura düzenlendiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu e-faturaların düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacının alacağına dayanak olan faturaların e-fatura niteliğinde olduğu, ve faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara itiraz olmadığı, faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Davalının TTK 21/2 maddesi gereği süresinde faturaları iade etmediği faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, bu haliyle davacı taraf takip konusu fatura alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu fatura alacağından kaynaklanan 1.768.546,85 TL asıl alacağının bulunduğu sabit olmuştur. Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si (353.709,37-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 1.768.546,85 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (353.709,37-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 120.809,44-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 21.359,63-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 99.449,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 265.597,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 21.359,63-TL Peşin/nisbi Harcı, 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 475,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 34.450,03-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/04/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/418, K. 2026/232, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-418-e-2026-232-k-1daf51b18aff