İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/414 E. 2026/321 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/414
- Karar No
- 2026/321
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/04/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'un sürücüsü, davalı ... İletişim İnş. Nakl. Elektrik Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı araç ile mülkiyeti müvekkil ...'a ait olan, sürücüsünün ... olduğu ... plakalı araç arasında 02.11.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 02.11.2023 tarihinde meydana gelen kazada trafik polislerince tutulan kaza tespit tutanağı incelendiğinde müvekkili şirketin araç sürücüsünün %50 oranında, davalı sürücünün ise meydana gelen kazada %50 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, müvekkiline ait araçta toplamda 534.000,00 TL maddi hasar meydana geldiğini, hasarın 432.000,00 TL'lik kısmı müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın kasko şirketi tarafından karşılandığını, bakiye miktarın %50'si olan 51.000,00 TL (davalının kusur oranı) için davalılar aleyhinde ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, icra takibine dair ödeme emri davalı araç sürücüsü ...'a 10.12.2024 tarihinde, davalı araç maliki ... İletişim İnş. Nakl. Elektrik Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 09.12.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, tarafların icra takibine karşı itiraz ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelişinde davacının kusurlu olduğunu, her ne kadar kaza tespit tutanağı ile müvekkili ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/1-e( kavşaklarda gereksiz olarak duraklamak, yavaşlamak) kuralını ihlal ettiği belirtilmişse de müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç şerit içerisinde değil yol kenarındaki park alanında park halinde olduğunu, polis ekiplerince düzenlenen tutanakta kusur oranlarının bağlayıcı olmadığını, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde açılan işbu dava trafik kazasından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 16/12/2026 tarihli raporda " 02.11.2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde ... plakalı, 2013 model, ... marka araçta KDV dahil 534.000 TL parça ve işçilik hasarı oluştuğu,Aracın onarımının ... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. firması tarafından düzenlenmiş 03.01.2024 tarih ve 534.000 TL bedelli fatura ile yapıldığının anlaşıldığı,Dosya içeriğinde ödeme dekontu olmamakla birlikte davacı tarafın oluşan hasarın 432.000 TL’sini kasko sigortacısı ... Sigorta şirketine yansıttığı,Alınan ödemenin tenzili ile 534.000 – 432.000 = 102.000 TL bakiye hasar zararı kaldığı,Adli trafik bilirkişisince davaya konu kazanın yaşanmasında davalı yanın %25 oranında kusurlu olduğu belirlendiğinden oluşan 102.000 TL bakiye hasar zararının 102.000 x %25 = 25.500 TL’sinin davalı yan sorumluluğunda olduğu" tespit edilmiştir. Davacı vekili 10/03/2026 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek harcı tamamlamıştır. ... 2. Genel İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... -... Ulaşım Toplu Taşım İşletmeciliği Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından borçlu ... ve ... İletişim İnşaat Nakliyat Elektrik Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 51.000,00-TL asıl alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava; davacının aracında meydana gelen hasar bedelinden kasko şirketi tarafından ödenen kısmından bakiye kalan kısmı için, kusurlu olduğu iddia edilen araç sürücüsü ve araç işletenine karşı başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Trafik kazası haksız fiilin bir türü olup, somut bir durumda haksız fiilden söz edilebilmesi için, hukuka aykırı eylem, kusur, zarar, zarar ile hukuka aykırı eylem arasındaki uygun illiyet bağı unsurlarının bulunması gerekmektedir. Somut durumda da bu unsurların tespiti amacı ile dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 16/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda meydana gelen trafik kazasında davalının %25 oranında kusurlu olduğu, yapılan araç onarım işlemine ilişkin bilgi belgeler ve yapılan ödemeler değerlendirildiğinde bakiye 102.000,00 TL bulunduğu ve davalının kusuruna göre 25.500,00 TL zarardan sorumlu olacağı rapor edilmiştir. Kusur durumunun değerlendirilmesinde kaza mahallinin fotoğraflarının bilirkişi raporunda yer aldığı, kazanın kroki üzerinde gösterildiği ve kazanın teknik ve yasal değerlendirmesinin detaylı ve gerekçeli olarak yapıldığı anlaşılmış olup, her ne kadar davacı tarafça kaza tespit tutanağın göre tarafların eşit kusurlu olduğu kabulü ile takip başlatılmış ise de, trafik kaza tespit tutanağında davacıya ait aracın sürücüsünün asli kusurlu olarak belirtilmesi ve mahkememizce alınan iş bu raporda da bu hususta bir çelişki meydana getirilmemiş olması da göz önüne alınarak bilirkişi raporuna itibar etmek gerekmiştir. Zarar incelemesi yönünden ise davacı tarafça hasar onarımı için yapılan işlemlerin, ödenen bedellerin ayrı ayrı gösterildiği, onarım faturalarının rapor içeriğinde mevcut olduğu anlaşılmakla zarar hesabı yönünden de bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülerek rapora itibar etmek gerekmiştir. Davacı tarafça dava 07/04/2025 tarihinde kısmı olarak açılmış ve 10/03/2026 tarihli dilekçe ile ıslah edilmiştir. Somut duruma emsal ... 6. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2023/ K sayılı ilamında ''...Her ne kadar davalı borçlunun itirazı davacı alacaklıya 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/I gereğince tebliğ edilmemişse de, davacı alacaklı işbu itirazın iptali davasını 25/12/2015 tarihinde açtığından kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin de 25/12/2015 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Davacı alacaklı vekili yargılama sırasında takibe giren ve davada talep edilmeyen bakiye alacağa ilişkin olarak 02/01/2017 tarihinde ıslah harcı yatırmak suretiyle harç ikmalinde bulunmuşsa da, işbu harç ikmalinin 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Hak düşürücü süre, itiraz niteliğinde olup hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği gibi...'' şeklinde belirtildiği üzere itirazın iptali davası kısmi olarak açılabilir ise de, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ıslah dilekçesinin sunulması gerektiği aksi halde ıslah edilmeyen kısım yönünden hak düşürücü sürenini dolacağının kabulü ve oluşan hukuki duruma göre değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Somut duruma bakıldığında, icra dosyasında itirazın davacıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge tespit edilememiş, dava 07/04/2025 tarihinde kısmı olarak açılmış ve 10/03/2026 tarihli dilekçe ile ıslah edilmiş olduğundan süresi içerisinde ıslah dilekçesinin sunulduğu kabul edilmiştir.Mahkememizce 16/09/2025 tarihli celse ile davacı tarafa bilirkişi ücretinin yatırılması için 2 haftalık süre verildiği, ancak davacı tarafın bu ücreti süresinden sonra ve bir sonraki celseden önceki tarih olan 01/12/2025 tarihinde yatırdığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça her ne kadar bu doğrultuda davanın reddi gerektiği savunulmuş ise de, ... 6. Hukuk Dairesinin 2014/ E, 2015/ K sayılı ilamında ''... Somut olayda mahkemece gider avansının ikmal edilmesi hususunda davacıya kesin süre verilmiş ise de, talep edilen giderin bilirkişi ücret gideri olduğu mahkemenin 13.11.2013 tarihli ara kararından anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece depo edilmesi istenen avansın 6100 Sayılı HMK.nun 324.maddesi gereği delil ikame gideri olduğu anlaşılmaktadır. Davacı kurum tarafından 2 haftalık kesin süre geçtikten sonra 09.01.2014 tarihinde 300,00 TL bilirkişi ücretini yatırıldığı dosyada mevcut tahsilat makbuzundan anlaşılmaktadır. Davacı kurum vekili, ödenek sıkıntısı nedeniyle bilirkişi ücretinin süresinde yatırılamadığını belirtmiştir. Davacı son celseden önce bilirkişi ücreti yatırdığına göre davanın da uzamasına sebep olmadığı dikkate alınarak HMK 324 uyarınca işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...'' şeklindeki emsal ilamında bakıldığında, celse talikine sebebiyet verilmeden delil avansının ikmal edilmesi halinde salt bu nedenden davanın reddine karar verilemeyeceği belirtilmiş olup, izah edilen emsal bozma ilamı doğrultusunda celse talikine sebebiyet verilmemesi sebebi ile dosya bilirkişi tevdi edilmiş ve esasa yönelik değerlendirme yapılarak karar verilmiş, davalı tarafın bu savunmasına itibar edilmemiştir.Yapılan tüm bu değerlendirmeler göz önüne alındığında, usule uygun bir şekilde alınan bilirkişi raporu ve bu rapordaki değerlendirmeler ile usule uygun ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, her ne kadar verilen davaya konu uyuşmazlık miktarı dava açılış tarihi olan 2025 yılı itibari ile ... kesinlik sınırı altında ise de ... 6. Hukuk Dairesinin 2025/ E, 2025/ K sayılı ilamında ''...Dava dilekçesinde, davalı idare tarafından irad kaydedilen 301.360,15 TL teminat mektubundan şimdilik 10.000,00 TL kısmın avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, bir diğer alacak kalemi olan kâr mahrumiyeti talebinin de HMK m. 107 uyarınca belirsizlik alacak davası şeklinde 1.000,00 TL'nin tahsilini içerdiği, dava değerinin toplam 11.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Kısmi veya belirsiz alacak davalarında, kanun yolu sınırının alacağın tamamına bakılarak belirlenmesi gereklidir. İrad kaydedilen teminat mektubu tutarının 301.360,15 TL olduğu ve bir diğer talep olan kâr mahrumiyetinin de HMK m. 107 gereği belirsiz alacak şeklinde istendiği gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı HMK m. 341/2 gereği ... kanun yolu açıktır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi'nce, işin esasına girilerek, davacının ... sebepleri kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle başvurunun usulden reddine dair karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, ... incelemesi yapılması amacıyla dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere ... kesinlik sınırında alacağın talep edilen kısmına göre değil tamamına göre değerlendirme yapılması gerektiği anlaşıldığından, icra takibine konu alacak miktarı olan 51.000,00 TL üzerinden değerlendirme yapılarak mahkememizce verilen karar ... yasa yolu açılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... 2. Genel İcra Dairesi 2024/... E. dosyasına davalı tarafın yaptığı itirazın taleple bağlı kalınarak iptali ile 25.500,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline, 25.500,00 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, 2-Davacı tarafın icra inkar, davalı tarafın kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine, 3-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 11.550,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 1.741,90 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL ve 436,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 690,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Peşin harç 615,40 TL ve ıslah harcı 436,00 TL ve 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.666,80 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 14/04/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır