İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/438 E. 2026/348 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/438
Karar No
2026/348
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/438 Esas KARAR NO : 2026/348 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026

DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 20/05/2025 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; 10.03.2025 tarihinde davalı şirkete ait, diğer davalının sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracın; temlik edenin ---------- plaka sayılı aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre davalı araç, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza neticesinde alacağı temlik alınan aracın hasarlandığını belirterek müvekkilinin HMK m.107 gereği belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak 100,00 TL, değer kaybı olarak 100,00 TL, araç mahrumiyet bedeli olarak 100,00 TL alacağın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin temlik alınan araçtadaki meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin temlik alınan araçtaki meydana gelen hasarın sorumluluğu ve kusur tespiti yapılması amacıyla kusur bilirkişisine ödenen kusur rapor hizmeti ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalılardan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı ... vekili 25/06/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin genel müdürlük adresi --------- olduğunu, bu sebeple yetkili mahkeme -------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafın aracı ticari değil, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, davacı taraf, zararlarının trafik sigortası kapsamında olduğu açıkça sabit olmasına rağmen, herhangi bir gerekçe göstermeksizin doğrudan müvekkili şirkete başvurarak dava açtığını ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 ve 99. maddeleri gereğince bu tür taleplerin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, davanın öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazlarının kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, aksi halde davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :---------- 10/06/2025 ve 26/01/2026 tarihli yazı cevapları ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 30/10/2025 tarihli yazı cevabı ---------- Şirketi'nin 10/12/2025 tarihli yazı cevabı

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya temlik edilen ---------- plakalı araçtaki hasar bedeli, araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybının tazmin edilmesi istemine ilişkindir.Davacı vekilinin 25/12/2025 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olduklarını ve davanın konusuz kaldığını, sulh protokolü gereğince tarafların karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği ve davanın konusuz kaldığına ilişkin karar verilmesini talep ettiği , davalı şirket vekilinin 15/04/2026 tarihli mazeret dilekçesi ile davanın konusuz kaldığına ilişkin beyanda bulunduğu görüldü. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı tarafça dava dışı şirkete ait temlik alınan --------- plakalı aracın kazıştığı trafik kazasında hasarlandığı iddiası ile hasar bedeli, araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybının tazmin edilmesi istemini talep etmiş olup yargılama sırasında sulh protokolü sunarak davalılardan ödeme aldığını beyanla davanın konusuz kaldığını, sulh protokolü gereğince tarafların karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği ve davanın konusuz kaldığına ilişkin karar verilmesini talep ettiği anlaşılmış olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/1. maddesinde düzenlenen “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” hükmü de nazara alınarak Mahkememizce alınan sunulan beyan dilekçeleri ve sulh protokolü birlikte değerlendirildiğinde davanın açıldığı tarihteki davacının haklılık durumu, davadan sonra ödeme yapılmış olması hususu da gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti talebi bulunmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-Tarafların yapmış oldukları yargılama giderlerinin talepleri doğrultusunda kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin sulh protokolünün incelenmesinde arabulucuk giderinin ödenmesine ilişkin bir anlaşma olmadığından davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna ve davalı şirket yönünden arabuluculuk dava şartının zorunlu olması nedeniyle arabuluculuk giderinin davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda davanın belirsiz olarak açılması nedeniyle gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/438, K. 2026/348, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-438-e-2026-348-k-ee39cfa02e7c