İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/409 E. 2026/314 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/409
- Karar No
- 2026/314
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/409 KARAR NO : 2026/314
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya, çalıştığı davalı şirket tarafından şirketin kaybolan ürünlerinin sorumluğunun çalışanda olduğu ve bu ürünlerin ödemesini müvekkilinin yapması gerektiği söylenilerek ödeme yapması gerektiği ve yapılacak bu ödemelerin sehven ödeme tutarı iadesi açıklaması ile gönderilmesi konusunda baskı yapıldığını, yapılan bu baskılar sonucunda tutarın zorla davalı şirket hesabına gönderildiğini, akabinde davacıya yönelik baskıların devam ettiğini ve 8 saat boyunca bir odada tutularak paranın davacı tarafından ödeneceği yönünde ikna edilmeye çalışıldığını, davacının 24.06.2024 tarihinde baskı altında zorla enet imzalatıldığını, bunun yanında davacının kendi hesabınından şirket hesabına sehven ödeme tutarı iadesi açıklaması ile 1.600.443,21 TL ödeme gönderilmesi yönünde baskı yapıldığını ve bu tutarın zorla davalı şirket hesabına gönderildiğini, bu baskılar sonucunda müvekkiline zorla senet imzalatıldığını ve aynı zamanda davalı şirket yetkilileri tarafından kurgulanarak müvekkilinin borçlandırıldığını, davacının borçlu durumda olmamasına rağmen 12.06.2024 ve 24.06.2024 tarihlerinde ödeme yapılmaya zorlandığını ve davacı tarafından davalı şirketin İBAN hesabına; ------ 24/06/2024 tarihli 1.600.443,21 TL tutarlı, ---- 12/06/2024 tarihli 100.000,00 TL tutarlı, ----- 12/06/2024 tarihli 100.000,00 TL tutarlı, ----- 12/06/2024 tarihli 100.000,00 TL tutarlı, ---- 12/06/2024 tarihli 100.000,00 TL tutarlı ödemeler yapıldığını, ilgili ödemelerin yapılmasına müteakip ödenen senedin müvekkiline iade edilmediğini, akabinde zorla baskı ile imzalatılan senedin davalı şirket tarafından haksız olarak takibe konulduğunu ve davacıya karşı haksız olarak takip başlatıldığını, tüm bu nedenler ile --- İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyası ile davalı şirkete hiç bir borcu bulunmayan müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, başlatılan icra takibinin öncelikle teminatsız olarak veya mahkemenin belirleyeceği uygun bir teminat karşılığında durdurulmasına alacağın % 20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın davacı borçlu tarafından Ticaret Mahkemelerinde ikame edilmiş olsa da dava konusu alacağın taraflar arasında herhangi bir ticari işten kaynaklı fatura, cari hesap, sözleşme ilişkisinden kaynaklı alacak olmadığından mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak da; davacının davalı şirketin eski çalışanı olup, haksız ve hukuka aykırı eylemleri ile müvekkili şirketin 10.166.200,00 TL zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacının ileri sürdüğü iddiaların dayanaksız ve kendi içerisinde de çelişkili olmasının yanı sıra aynı zamanda davacının el yazısını ve imzasını havi dilekçe ekinde sunulan belgeler ile de örtüşmediğini belirterek davacı borçlunun haksız , yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile davalının alacaklı olduğunun tespitine müvekkili şirketin alacağının geciktirilme sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE; Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından keşide edilerek, davalı şirkete verilen ve ---- İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyasından takibe konu yapılan 30.12.2024 vade tarihlyi 3.000.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı ...'nun davalı şirket nezdinde 02.06.2014 tarihinde işe başladığı, 12.06.2024 tarihinde iş akdinin sonlandırılarak işten çıkarıldığı, işten çıkarılma tarihinde dava konusu bononun düzenlenerek davalı şirkete verildiği, davacının hizmet sözleşmesi ile işçi olarak çalışırken şirkete verdiği zararın tazmini amacıyla dava konusu bononun işveren şirketin yetkilileri tarafından alındığı hususu taraflar arasında ihtilaf konusu değildir.4857 Sayılı Kanunun 1. madde hükümlerinde bu kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlendiği, Bu Kanun, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanacağı,İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı oldukları, Anılan Kanunun 2. madde hükümlerinde de bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denilmektedir. İş kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca İş Mahkemeleridir. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde ise davalara Asliye Hukuk Mahkemeleri (İş Mahkemesi sıfatıyla) bakar. Bu davalar, işçi-işveren arasındaki hizmet sözleşmesinden doğan tazminat, alacak ve işe iade gibi uyuşmazlıkları kapsar.Taraflar arasında işçi ve işveren ilişkisinin sabit olduğu, işçi işveren arasındaki ilişkilerde ispat kuralları daha geniş kapsamlı olması, işçi senedin geçersizliği yönündeki iddiasını her türlü delille ispatlayabilmesi, iş hukuku , işçi ve işveren ilişkisinde işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması, işçinin korunması ve işçi lehine yorum ilkeleri dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiği, bu şekliyle davaya bakma görevinin İş Mahkemesi olduğu, ( ----- karar sayılı ilamı) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. HMK.nun 114/1 madde hükümlerinde dava şartları düzenlenmiştir. HMK.nun 114/1-c madde hükümlerinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak belirtilmiştir. Somut uyuşmazlığa genel mahkemelerde bakılamayacağı, görev kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkememizce bu husus resen göz önünde tutularak , mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve istem halinde dava dosyasının ------ İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
H Ü K Ü M : Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere ; 1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın ------ İş Mahkemesine gönderilmesine, HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.