İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/462 E. 2026/249 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/462
Karar No
2026/249
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/462 Esas KARAR NO : 2026/249 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi tarafından --------- poliçe numarası ile sigortalanmış olan --------plakalı araç ile müvekkile ait-------- plakalı araç arasında 01.06.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde araçta hasar meyana gelmiş olup, bilirkişi incelemesi sonrasında hasar onarım bedeli alacağının belirlenebileceğini, müteakip arttırım hakkı saklı kalmak kaydıyla söz konusu hasar onarım bedeli alacağı için şimdilik 100,00-TL talep edildiği, bu kaza sonucu müvekkilin aracında değer kaybı da meydana geldiği, değer kaybı bedeline ilişkin yargılama sırasında celbedilecek belge, resim ve sair deliller doğrultusunda yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrasında değer kaybı bedeli alacağının belirlenebilir hale geleceğini, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 10,00-TL değer kaybı bedeli talebinde bulunulduğunu, dava konusu kaza sebebiyle, müvekkilin aracında meydana gelen hasar onarım ve değer kaybı bedelinin tazmini amacıyla, davalıya 28.02.2025 tebliğ tarihli ihtarname gönderildiği ancak davalı tarafça talepleri karşılayacak şekilde bir ödeme yapılmadığını, bu doğrultuda hasar onarım ve değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden tazmini için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, tarafların anlaşamaması üzerine anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, bu sebeple oluşan hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin 01.06.2023 tarihli kazaya ilişkin olarak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sorumluluğunu yerine getirdiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket tarafından, 04/08/2023 tarihinde --------- 17.650,00 TL hasar ödemesi yapıldığı, kazanın meydana geldiği 2023 yılı itibarıyla poliçe teminat limitinin 120.000,00 TL olduğunu, söz konusu limitin üzerinde kalan tutardan müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla başvurucu onarımın yapıldığına dair herhangi bilgi ve belge ibraz etmediğinden, KDV hariç karar verilmesi gerektiğini, trafik kazası sonrasında değer kaybına konu olacak parçanın, daha öncesinde başka bir kazaya konu olmaması ve onarım görmüş olmaması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zararı nispetinde olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekili 23.12.2025 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; Kaza sebebiyle dava dilekçelerindeki sonuç ve istem kısmında 100,00-TL olarak talep ettikleri hasar onarım bedeli alacaklarının 3.430,00-TL ve değer kaybı alacaklarını 32.990,00-TL artırarak, 3.530,00-TL hasar onarım bedeli alacaklarının ve 33.000,00-TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminini talep etmiştir. Davalı vekili talep arttırım dilekçesine karşı sunduğu beyan dilekçesinde özetle; Davacının aracı çekme belgeli ve hurda belgeli işemi görmüş araç olduğunu, ZMMS Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan esaslara göre teminat dışında olduğunu, bu sebeple müvekkili sigorta şirketinin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacının zararı kaza tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuata göre tamamen karşılandığını beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, 01.06.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı -------- plakalı araç ile davacıya ait ------- plakalı aracın çarpışması sonucu, kusurun irdelenmesi, davacıya ait ---------- plakalı araçta değer kaybı alacağı ve hasar alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 110,00 TL tazminat davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 17.12.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında,--------- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/b maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacıya ait --------- plakalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, --------- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu ve hasarın KDV dahil 21.180,00 TL olduğu, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 33.000,00 TL olabileceği, yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye hasar bedelinin 3.530,00 TL olabileceği rapor edilmiştir.Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda 23.12.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini 33.000,00 TL'ye, hasar bedeline ilişkin alacak taleplerini 3.530,00 TL'ye çıkarmıştır. Artırılan bedeli poliçe teminatı limitinde kaldığı görülmüştür.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur. --------- sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça yasal faiz talebinde bulunulmuş olup, taleple bağlılık ilkesi uyarınca yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalı sigorta şirketi yönünden, başvurudan itibaren sekiz iş günü sonrasına tekabül eden 13.03.2025 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, netice olarak davacının davasının kabulü ile, toplam 36.530,00 TL'nin (3.530,00 TL hasar onarım bedeli, 33.000,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere) 13.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile toplam 36.530,00 TL'nin (3.530,00 TL hasar onarım bedeli, 33.000,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere) 13.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.495,36 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL ile 621,97 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.237,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.257,99 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından peşin alınan 615,40 TL ile 621,97 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.237,37 TL harç gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 112,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 16.349,87 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 36.530,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/462, K. 2026/249, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-462-e-2026-249-k-ed1cc5b5bbee