İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/408 E. 2026/283 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/408
- Karar No
- 2026/283
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/408 KARAR NO : 2026/283
DAVA : Muarazanın Giderilmesi DAVA TARİHİ : 05/06/2025 KARAR TARİHİ : 13/04/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA VE İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın müşterisi ...Ltd.Şti.nin, kendisine ait olmayan telefon faturalarının bilgisi haricinde hesaplarından otomatik olarak ödendiği ile ilgili olarak müvekkili bankaya yaptığı başvuru üzerine inceleme yapıldığını, banka kayıtlarında ilgili müşterinin otomatik ödemeye ilişkin yazılı bir talimatına rastlanmadığını, bu sebeple müşterisinin zararının müvekkili bankaca giderildiğini,... telefon numaralı abonenin kimlik ve iletişim bilgilerinin kendileri tarafından bilinememesi sebebiyle, ilgili kişi hakkında arabuluculuk başvurusunda bulunma, icra takibi başlatma veya dava açma yoluna gidilmek suretiyle yasal haklarının kullanılması mümkün olamadığını, gelinen aşamada ... numaralı davalı kurum abonesi ve davalı kurum müvekkili banka aleyhine sebepsiz zenginleşmiş bulunduğunu, müvekkili banka tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye gönderilen dilekçe ile faturaları sehven ve sebepsiz yere ödenen davalı kurumun ...numaralı abonesinin kimlik ve iletişim bilgilerinin bilinmemesi sebebiyle ilgili kişi hakkında yasal hakları kullanılmasının mümkün olmadığını ve telefon numarası verilen şahsın kimlik ve adres bilgilerinin elektronik ortamda müvekkili banka ile paylaşılması talep olunduğunu, başvurularının dava dışı ... A.Ş.'ye tebliğ edilmiş ancak tarafına olumlu olumsuz herhangi bir dönüş yapılmadığını, akabinde muarazanın menî davasına esas olmak üzere arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ancak numaranın ... A.Ş.'ye taşındığı anlaşılmış ve görüşmeler anlaşmama ile sonuçlanmış olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalı kurumdan ... numaralı abonenin kimlik ve adres bilgilerinin verilmemesi nedeniyle müvekkili banka tarafından ödenmek zorunda kalınan tutarın iadesi için açılacak icra takibine esas olmak üzere ... numaralı aboneye ait kimlik ve adres bilgilerinin kendilerine verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu telefon numarasının müvekkili şirkete ait olmadığını, bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu, davacı bankanın müvekkili şirketin ödemelere ilişkin sebepsiz zenginleştiği yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davanın açılmasına müvekkili şirket sebebiyet vermediğinden ve herhangi bir kusuru da bulunmadığından aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek; haksız ve mesnetsiz açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dava dosyası, ... 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/06/2025 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı gönderme kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir. Dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, BTK yazı cevabı içeriği, arabuluculuk tutanağı ve tüm dosya kapsamı... GEREKÇE : Dava, davacı bankanın müşterisi olan dava dışı şirkete ait olmadığı iddia edilen telefon faturalarının otomatik hesaptan ödenmesi nedeniyle zararın iadesi istemine esas olmak üzere ... numaralı aboneye ait kimlik ve adres bilgilerinin tespiti istemine ilişkindir. Davacının iddiasının, müşterisi olan dava dışı ... şirketinin kendisine ait olmayan telefon faturalarının bilgisi ve yazılı talimatı haricinde hesaplarından otomatik olarak ödenmesi sebebiyle müşterisi zararının giderildiğini, hat sahibi abonenin kimlik ve iletişim bilgileri bilinmediğinden aleyhine yasal haklarının kullanılmasının mümkün olmadığını, davalı kurum ve abonesinin bu şekilde sebepsiz zenginleştiğini beyan ederek ilgili telefon numarasının kime ait olduğu ve muarazanın giderilmesi talebinde bulunduğu, Davalının savunmasının ise, söz konusu telefon numarası hattının davalı şirkete ait olmadığını, husumete ilişkin itirazlarının bulunduğunu, ödemelere ilişkin sebepsiz zenginleşme durumunun söz konusu olmadığını beyan etmekle; Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Dava konusu ... numaralı aboneye ait kimlik ve adres bilgilerinin davalı şirkete ait olup olmadığı ve davalının husumetinin bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır. Dava şartlarının somut olayda bulunduğu ve davalının ilk itirazların bulunmadığı anlaşılmakla davanın esastan incelenmesine geçilmiştir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Baki, Kuru: Medeni Usul El Kitabı, Ankara 2020, C.I, s. 332). Mahkemenin de taraflar arasındaki dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve Mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 27.01.2016 tarihli ve ... Esas, ... Karar; 30.11.2021 tarihli ve ...Esas, ... Karar ve 24.02.2022 tarihli ve... Esas,...Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacının dava konusu ... numaralı aboneye ait kimlik ve adres bilgilerinin tespitini talep ettiği, davalının ise söz konusu numaranın kendi aboneliklerinde bulunmadığını beyan ettiği, bu kapsamda Mahkememizce BTK'ya müzekkere yazıldığı, gelen yazı cevabı uyarınca söz konusu numaranın kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla; somut uyuşmazlıkta söz konusu hattın davalıya ait abonelik kaydının bulunmadığı ve dava konusu hattın davalıya ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla davalının somut olayda pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı tarafından hattın hangi şirkete ait olduğu hususunda araştırma yapılması talebinde bulunmuş ise de, davacının talebinin idari işlemler ile yahut soruşturma işlemleri ile giderilebileceği ve Mahkememizin ancak iki taraf arasındaki hususlara ilişkin delil toplayabileceği dikkate alınarak davacının talebi yerinde görülmemiş ve yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL harar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 Maddesi gereğince hesap ve takdir edilen 7.122,76 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.833,33-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.13.04.2026
KATİP e-imzalıdır
HAKİM e-imzalıdır